"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 309
| Kuran ve Yüzey Gerilimi Evrim ve Kuran sayfasındada bahsettiğim gibi Kuran'ın alegorik sembolik yapısına bir örnek daha; “O Allah’tır ki, iki denizi salıverdi: Şu biri tatlı, bu beriki tuzlu ve acıdır. Aralarında da kudretten bir engel ve birbirine kavuşmayı önleyici bir perde koydu”(Nahl:8) “İki denizi salıvermiş birbirlerine kavuşuyorlar. Fakat birbirine karışmaya mani Allah(c.c.) tarafından bir engel vardır.”(Yasin:42) Sıvı maddelerde, yüzey gerilimi kanunu vardır. Bir sıvının moleküllerinde bulunan çekim kuvveti, bir diğerinden tamamen ayrıdır. Böylece her iki sıvı durumunu muhafaza eder... Pek az Müslümanın ilgisini çeken bu ayet-i kerimeler dünyaca ünlü deniz araştırmacısı Fransız Jaques Coustau(Kaptan Kusto)’yu adeta çarpmış ve Müslüman olmasına sebep olmuştur. İslama giriş sebebini Kaptan Kusto şöyle anlatmaktadır; “Bazı araştırmaların farklı deniz kütlelerini birbirinden ayıran engellerin bulunduklarına dair ileri sürdükleri görüşleri inceliyorduk. Araştırmalar sonucu gördük ki, Akdeniz’in kendisine has sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu var. Aynı zamanda kendine has canlıları barındırıyor. Sonra Atlas Okyanusu’ndaki su kütlesini inceledik ve Akdeniz’den tamamen farklı olduğunu gördük. Bu iki su kütlesi Cebel-i Tarık boğazında birleşiyor ve bu birleşme binlerce yıldan beri sürüyordu. Buna göre, bu iki denizin karışması ve sonuç olarak; tuzlulukta, yoğunlukta ve ihtiva ettiği madde oranında eşit veya eşite yakın bir durumun mevcut olmaları gerekirdi. Oysa böyle bir durumun mevcut olmadığını, yani su kütlelerinin birbirine karışmadığını, her iki denizin yakınlarında yapılan araştırmalarda bizi şaşırtan bir durumla karşılaştık. Çünkü, bu iki denizin karışmasına, birleşme noktasında bulunan harika bir su engeli mani oluyordu. Aynı türdeki su engeli, 1962 yılında Alman bilim adamları tarafından Aden Körfezi ile Kızıl deniz’in birleştiği Bab-ı Mendep boğazında da bulunmuştu. Sonraki araştırmalarımızda, farklı yapıdaki bütün denizlerin birleşme noktalarında aynı su engelinin bulunduğunu müşahede ettik.” Denizlerde bulunan su engeli konusundaki açıklamasından sonra yakın arkadaşı ve daha önceleri Müslüman olmuş tıp bilgini Prof. Dr. Maurice Bucaille, Kaptan Kusto’ya, bu söylediklerinin yeni bir buluş olmadığını, çünkü bunun Kuran’da belirtildiğini söyler. Bu sözler Kaptan Kusto’yu büyük bir şaşkınlık içerisinde bırakmıştı.. Kur’an’dan yukarıdaki ayetleri büyük bir şaşkınlık içinde dinledikten sonra şunları söylemiştir: “Modern ilmin ondört asır geriden takip ettiği Kur’an, ben şehadet ederim ki, Allah’ın kelamıdır.” Emine ŞENLİKOĞLU – Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar ( sf. 91,92,93 ) |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|