"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Rum Yazar, Rumların Katliamlarını Anlatan Kitabını Tanıttı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Admin ![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 4,543
| Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere yönelik katliamlarını konu alan "Kanın Sesi-Yeşil Hat'ta Sıkışıp Kalmak" kitabının yazarı Rum Tony Angastiniotis, Kıbrıslı Türkleri öldürüp katlettiklerini kabul ederek özür dilemeleri gerektiğini söyledi ve "Ölenler Kıbrıslı Türk olduğu için sorun olmuyor ve araştırılmıyor bile" dedi. Dış Basın Birliği'nde düzenlediği basın toplantısında,kitabının ikinci baskısını tanıtan Angastiniotis, "Adada dört çeşit insan bulunduğunu, bunların 'Rumları seven Türkler', 'sevmeyen Türkler'; 'Türkleri seven Rumlar' ve 'sevmeyen Rumlar' diye ayrıldığını" ifade ederek, kendisinin hiçbir gruba dahil olmadığını, "Kıbrıs'ı seven bir insan" olduğunu söyledi. "Barışa bir şans verelim, tek halk olalım" ifadesini kullanan Angastiniotis, Türklerin yaşadığı acılarla Rumların yaşadıklarını dengeli bir şekilde anlatmaya çalıştığını, insanların da "Kıbrıs" bilincini yaratmaya çalışması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Kalplerimiz doğru yerde olmadığı sürece bulunacak her çözüm 24 saatten fazla yaşamaz. Ben her zaman bunu söyledim; nefrete karşıyım, Türk tarafından da gelse, Rum tarafından da gelse karşıyım. Eğer taksim olacaksa, ki bu adadaki çoğu insanın istediği şeydir, birbirimizin acılarına saygı göstermezsek hiçbir zaman iyi komşular olarak yaşayamayız. Eğer birleşirsek o kadar iyi ilişkiler kurmalıyız ki evlatlarımız birbirleriyle evlenebilsinler." Karşılıklı Özür Dilenmeli "Kitabı eline alıp belgeseli izleyenlerin 'Bakın Rumlar Türklere neler yapmış' diyebileceğini" ifade eden Angastiniotis, "Türk tarafında kimin eline kamerasını alıp böyle bir belgesel yapacağını da merak ettiğini" belirtti. "Katliamların karşılıklı olarak yapıldığını ve iki tarafın da suçlu olduğunu" iddia eden Angastiniotis, "İki tarafın da uzlaşarak yaptıklarından dolayı özür dilemeleri gerektiğini" söyledi. "Taraflı tarafsız, sağlı-sollu, tüm Rum basın-yayın organlarını basın toplantısına davet etmesine rağmen hiçbirinin gelmediğini" kaydeden Angastiniotis, "Buraya gelip neden gerçeklerimizle yüzleşmek istemiyorlar, neden diğer tarafı etkileyen durumlardan kaçıyorlar? Bu, bizim yaptıklarımızı tekrar yapabileceğimizi gösterir" dedi. "Ben şu anda Rum tarafı için yokum, ben burada değilim, sözde bir kişiyim" diyen Angastiniotis, şöyle devam etti: "Eğer yaşıyor olsaydım onlar da burada olurdu, onlar için de burada Kıbrıs'ın gerçeklerini anlatan bir kitap tanıtılıyor olurdu. Ama bazı Türkler de burada değiller. Çünkü o kadar Rum yanlısıdırlar ki onlar da gerçeklerden kaçıyorlar. Eğer bir sürü insan öldürüp katletmişsek bunu kabullenip özür dilememiz gerekir. Bu bizim görevimizdir. Çünkü o kişilerin arkasından üzülen insanlar vardır." “Katiller Vatansever, Ben Vatan Haini Oluyorum” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Angastiniotis, bir soruya karşılık, "Muratağa ve Sandallar'da toplu katliam yapan insanlar kahvelerde oturup tavla ve kağıt oynuyorlar, bunlar vatansever oluyorlar, ben ise 'vatan haini' ilan ediliyorum. Bu benim bir insan olarak kabullenebileceğim bir şey değil" dedi. "Sadece 30 yıl önce olan ve Rum siyaseti yüzünden örtbas edilen şeylerin hikayesini yazdığını" ifade eden Angastiniotis, şöyle konuştu: "Bunların üzerindeki sis perdesi kalkmalıdır. Çünkü benim Ali Faik diye bir arkadaşım var. Bu adamın üç çocuğunu, annesini, babasını ve karısını öldürdüler. Burada bir vatandaş, diğer bir vatandaşın tüm ailesini öldürüyor, fakat ölenler Kıbrıslı Türk olduğu için sorun olmuyor ve araştırılmıyor bile. Size, kitapta ve belgeselde olmayan sonradan edindiğim bir bilgiyi de veriyorum: Kleridis (eski Rum lideri Glafkos) ofisine o katillerden birini çağırıyor ve 'Neden yaptınız?' diye soruyor, o da 'E işte yaptık' diyor. Fakat neden Kleridis bu adamı tutuklatmıyor ve gitmesine izin veriyor? Savaşın her ne şekilde olursa olsun bir bahanesi olamaz." Örtbas Adası Kıbrıs'ın bir "örtbas adası" olduğu görüşünü savunan Angastiniotis, şöyle devam etti: "Bir sürü hikaye var; iki Rum vuruldu diye, Magosa'da yakalanıp canlı canlı gömülen Türkler var. Benim kızım Grivas hakkında kötü konuştuğu gerekçesiyle dövüldü. Okulda 'Türkler kardeşimizdir' yazılı çantasından dolayı uyarı aldı. Geçen Güzelyurt'ta arabalar yakıldı. Her şey örtbas ediliyor. Bu ada bir örtbas adası oldu. Her şeyi kendimiz araştırmamız lazım. Hiçbir kitap bizlere 1963'te neler olduğunu anlatmıyor çünkü." "Şüphe İçinde Yaşıyorum" Angastiniotis, "Rum kesiminde bu yıl 'EOKA yılı' ilan edildi. Bazı fanatik gruplar da var. Siz bu yazıp çizdiklerinizden dolayı bir korku duyuyor musunuz?" sorusuna karşılık ise şunları söyledi: "Gece yolda arabamla ilerlerken hep aynalarımı kontrol ediyorum. Evin dışında bir ses duyduğumda şüpheleniyorum. Köpeğimi geçen yıl üç kere zehirlediler. Acayip acayip e-postalar alıyorum, fakat onları önemsemiyorum. Bu ülkeyi çok seviyorum. Bu ne kadar cesur olduğumla ilgili değil, insanları seviyorum, kalbimde nefrete yer yok. Neden kalplerimizi nefretle doldurup kirletelim? Yazmaya ve yayımlamaya da devam edeceğim." |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 522
| slm. Sıra şimdi Bir Türk Yazarın Türk Katliamlarını yazmasında . |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431
| Bir kaç sene boyunca yaz tatillerinde ve bazen, bayram tatillerinde eş-dost kıbrıs'a gidiyorduk. Yılda en az iki kez gittiğimiz için, zamanla,hakkımızda "Denktaş sizi nüfusuna kaydetecek" söylentileri de çıkarılmıştı.( Bu söylentiler arttığı için daha sonra tatilimizi Antalya ve yöresinde geçirmeye karar vermiştik.) İlk gidişimizde bir tur'a katılmış ve Barış Harekatı sırasında Rumların yaptığı katliamları gösteren anıtları gezme fırsatımız olmuştu. daha sonraki gidişlerimizde, turlara katılmasak bile, tur operatörü ile bir dostluğumuz oluşmuştu.Otelde görüşürdük." Buradaki anıtların aynısı, Rum tarafında da var. Biz burda onların yaptıklarını, onlar orda bizlerin yaptığını gösteriyor." derdi. Düşmanlıkların artık kaşınmaması gerektiğini yinelerdi. Türkiye'nin adada uyguladığı politikalar yüzünden ada halkını tembelliğe alıştırdığını söylerdi. Dünyaya açık bir insandı. Zaten Kıbrıs'a gidip yerli halkla konuştuğunuzda kültürlü ve sorunlarını sahiplenen bir özelliğini fark ediyorsunuz. Kıbrıs'taki çözüm politikalarının, Kıbrıs'ta oluşan irade doğrultusunda çözülmesi, en büyük dileğimiz olmalıdır, diye düşünüyorum. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 522
| slm. Gerçek Barışın temelleri yolunun atılabilmesi için onların ve bizlerin yaptıklarını kabul edip karşılıklı özür dilemekten geçer.Gerçek Barış Toplumların Birbirlerine yaptıkları ve yaptıklarının kabul edilmesinden ve karşılıklı vede içten birbirlerinden özürdilemekten geçer. |
|
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431
| Sn.Kehleti, Size katılıyorum. En azından, geride kalan üzücü olayların hortlatılmaması için gereken çaba ve sağduyu gösterilmelidir. Sevgiyi çoğaltmalıyız. Sevgiyi yeşertmeliyiz. Sevginin olduğu bir yerde, düşmanlık olamaz.Kötülük olamaz. Livaneli'nin dediği gibi: "Sevgi kurtaracak dünyayı..." |
|
| #6 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Rumların yaptığı katliamlar çok uzun bir zaman aralığını kapsıyor. Türk tarafının yaptıkları da Rumlara paralel mi. Yani aynı zamanlardamı oluşmuş. Yoksa sadece savaş ortamında mı? __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431
| Sn.İbra, "Kim daha fazla katliam yaptı ?" sorusunu araştıracak ve bu konuda bir çetele tutacak kişileri objektif bir şekilde saptamak ve oluşturmak çok zor bir iş, diye düşünüyorum.Ayrıca bunun hiç kimseye bir yararı olduğunu da sanmıyorum.Tarihi artık tarihçilere bırakmalıyız. Önemli olan gelecek. İki toplumun ortak geleceği nasıl şekillenmeli,ortak bir yarar ilkesi etrafında nasıl bir örgütsel yapı oluşturulabilir?Bu konularda nasıl hareket edilmeli? Toplumsal barış, adadaki huzur... ada halklarının istek ve ortak çıkarları doğrultusunda nasıl şekillenebilir? Sanıyorum, önceliklerimiz bu olmalıdır, artık. |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 522
| slm @İbra arkadaş Alıntı:
Kimin daha önce başladığı ve kimin daha çok yaptığından çok iki tarafın da bunu kabul edip karşılıklı özür dilemesi önemli. İki taraf da dolaylı yada dolaysız birbirlerini katletmeye savaş durumlarından çok önce başladılar. İşin en dramatik boyutu Rumlar tarafından öldürülüp olay çıkarmak için suçu Türklere atılan Rum kurbanlar olduğu gibi. Türkler tarafından öldürülüp suçun rumlara atıldığı Türk kurbanlar da var. İşin daha da dramatik bir tarafı var. Bu insanlar kendi soydaşları tarafından katledilirken diğer tarafın yeraltı örgütlerince durum biliniyordu fakat gerektiğinde açıklanmıyor ve olayların başlamasına göz yumuluyordu. 1960 lı yıllarında öldürülen iki aydınımız ın ölüm yıldönümlerinde birkaç ay önce "Onları Rumlar öldürdü" açıklamasına gelen rum cevabı "Evet biz Türk öldürdük ama konu edilen iki Türkü Türkler öldürdü " açıklaması karşısında bizim poılitikacılarımızdan ses seda çıkmamıştır. Bu da kabullendiklerini göstermiştir. Bugün yapılan bu açıklamalar cinayetlerin işlendiği zamanlarda yapılmış olsaydı belkide Kıbrısta hiçbirzaman iki toplum arasında silahlı çatışma çıkmazdı. Ama ne yazıkki bazı kesimlerin olmayacak rüya görmeleri bizleri bu duruma getirmiştir. | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|