"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Diğer > Konu Dışı > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski14-09-05, 14:59  #1
ışık
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
Ne kadar para, o kadar eğitim



Ne kadar para, o kadar eğitim

İstanbul’da bir ilköğretim okulunda okula kayıt parası vermeyen ailelerin çocuklarının bir sınıfta toplanarak, sadece okuma-yazma öğretileceği bildirildi. Okul yönetiminin bu kararı amatör kamera ile kaydedilirken, kayıt parası veremeyen veliler ise çocuklarının, para veren diğerleri gibi tüm dersleri almasını istiyor.


İstanbul Gazi Mahallesindeki Gazi İlköğretim Okulu’na kaydedilen, ailelerinin bağış yapmadığı çocukların 1-D sınıfına gönderilirken, veliler tepki gösterdi.

1-D sınıfındaki 44 öğrenciden 7 yaşındaki Yoldaş Sancar'ın babası Özcan Sancar, evlerinin hemen yakınındaki Gazi ilköğretim Okulu'na kayıt ettirmek için gittiğinde okul müdürü Cevat Şahin’in kayıt parası ısrarı ile karşılaştığını öne sürdü.


Özcan Sancar, müdürün kayıt için 200 YTL, ardından ‘indirim yaptığını’ söyleyerek 150 YTL istediğini iddia etti.

8 aydan bu yana işsiz olduğunun belirten Özcan Sancar bu parayı veremeyeceğini söylediğinde Okul Müdürü Cevat Şahin'in, “Çocuğunuzu iyi sınıfa yazdırmam. Sadece okuma- yazma öğrenir, okula öylesine gider- gelir” sözleri ile karşı karşılaştı.


AMATÖR KAMERA KAYDI İLE MÜDÜR-VELİ DİYALOGU

Amatör kamera ile kaydedilen Okul Müdürü Cevat Şahin ile Özcan Sancar arasında şu diyaloglar geçti:


Müdür: Çocuğun senin için kıymetliyse, değerliyse bağışı yapacaksın.

Veli: İsteğimize kalmış bir şey mi?

Müdür: 100 milyondan aşağı bağış olmaz.

Veli: Başbakan, Adalet Bakanı diyor ki; bağış vermeyin, verenleri de şikayet edin.

Müdür: Git kardeşim şikayet edin o zaman. Şikayet mercisi açık. Ama yarın çocuğun tuvalette enfeksiyon kaptığı zaman bize bir şey söylemeyeceksin.

Veli: Devlet karşılamıyor mu masrafı? Onlar size almayacaksınız diyor

Müdür: Devlet bana diyor ki bildiğin gibi yap, sen okul müdürüsün.

Veli: O zaman Başbakan ikiyüzlülük yapıyor, siyaset yapıyor.

Müdür: Siyasetçi. Siyaset işi o.

Veli: Yani paramız yok. İşimiz yoksa okutamayacak mıyız çocuğumuzu?

Müdür: Okutacaksın. Ama çocuk sadece okur-yazar olacak.Okur yazar olacak sadece.

Veli: Eğitimde para verenler farklı olacak, vermeyenler farklı mı olacak?

Müdür: Mecbur. Napalım Kendini benim yerime koy da bana çare söyle. Vatandaş bana, ‘para vermiyorum. Ama şöyle yapalım’ diyecek. Temizlik paralarını nereden vereceğiz. Cam kırılması, telefon parasını söylemiyorum daha.

“GARİBAN LİSTESİ”

Özcan Sancar, oğlunun öğrenim göreceği sınıf öğrencilerinin kayıt parası vermeyen ailelerin çocuklarından oluştuğunu anlatırken, şöyle dedi:

“Okul müdürü, ' 44 tane insan var' diyor. Bunun 30 tanesi paraları olmadığı için veremeyen insanlar. Bunların geri kalanları da bağışı az veren insanlar. Bu liste gariban listesi. Gariban sınıfı, yoksullar sınıfı. Müdür bana diyor ki; bu parayı vermezseniz çocuğunuz okula sadece gelecek gidecek, okur-yazar olacak. Sonuna kadar çocuğumun hakkını arayacağım, gereken neresiyse müracaat edeceğim.”

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0...~630929,00.asp

Kayıt zamanı başladı, gene bildik manzaralar. Yazık.
ışık is offline  
Eski14-09-05, 15:14  #2
petricli
 
Mesajlar: n/a

Öğretmenlik kutsal bir meslek(ti).

Onuda bozdular. Öğretmenlerde bu tüccar zihniyeti nasıl oluştu? Hata kimde yada kimlerde?
 
Eski14-09-05, 15:16  #3
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927

TV de milli eğitim bakanlığının okullara öğretmen maaşlarının dışında yolladığı ödeneğin çok az olduğu söylendi ve ayrıca bir yıllık okul su faturasının 200 milyar olduğu söylendi.

Eğer söylenenler doğru ise velilerinde katkılarını bekleyen okul yönetimlerini çok da haksız bulmamak gerekir bence.

Keşke adı geçen veliye ayda ne kadar sigara ve içkiye para harcadığıda sorulsaydı.......
ugurozaltn is offline  
Eski14-09-05, 15:23  #4
ibra
Forum Kurucu Üyesi
 
ibra'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650

Okul yönetimleri okul açılırken bağış toplamada gösterdiği hassasiyeti, ciddiyeti ve zorlamayı yıl sonunda harcamalarını gösterirken, belgelendirirken de gösteriyor mu?
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar.

Beyin Fırtınası Geri Döndü
ibra is offline  
Eski14-09-05, 17:56  #5
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431

Oktay Akbal, bir yazısında İkinci Dünya Savaşı yıllarını anlatırken," Önce ekmekler bozuldu" der,"ve sonra her şey."

Uyarlayabilirsek, bir 12 eylül oldu ve sonra her şey bozuldu.

Kitlelerin depolitizasyonu, eski siyasilerin politikadan uzaklaşmaları, siyasi partilerin kapatılarak, yeni partiler ve yeni anlayışların egemen olması değer yargılarının değişebilirliği açısından bir devrim niteliğindeydi.(!)

Ülkede "papatyalar" dönemi egemenliğini kurmuştu. Yurt dışından "prensler "getirilmişti.Bu dönem aynı zamanda yurt dışı borçlanmanın da doruklara vardığı bir dönemdi...

Herkes mutluydu.(!) Herkes hayatın anlamını çözmüştü. Bir dönemlerin "her mahallede bir milyoner" sloganı, artık,"herkes köşe dönmelidir"e dönüşmüştü. Hepimiz köşe dönebilmenin inceliklerini öğrenmeye başlamıştık..."Benim memurum işini bilir mantığı" toplumun bütün katmanlarında geçerliydi.

Üretmeden kazanma ve tüketme dönemi başlamıştı artık...Kimin eli kimin cebinde belli değildi. Haksız kazanç, rüşvet gırlaydı...Yeni yeni meslekler(!) de türemişti. Hazine arazileri parsellenip-parsellenip birileri tarafından satılıyordu. Çek senet işleri için yeni organizasyonlar oluşturuluyor, arabasını evinin önüne çekmek isteyenlerden "birileri" park parası alıyordu. Biz bunlarla uğraşırken bankaların da içi boşaltılıyordu. Devletse, içeriye ve dışarıya habire borçlanarak, işlerini yürütmeye çalışıyordu.

Ama bir gün deniz bitti. Genel bütçe iç ve dış borçların faiziyle, bürokrasinin maaşlarına ve askeri harcamalara anca yetmeye başladı... Devlette kısıtlama (!) başladı. En iyisi eğitim ve sağlıktan başlamaktı.

Sağlık bir başka konu...

Eğitimde okulsuzluk-öğretmensizlik bir yana, sınıflarda 70-80 kişilik dersliklerde eğitim ve öğretim kararı alındı. İki ayrı sınıf yerine tek bir sınıf çözüm olabilirdi. Ama o da olmadı. Bu kez sosyal devletin öngördüğü parasız eğitim ve öğretim rafa kaldırıldı.

Okula kayıt olan her öğrenci eğitim giderinin bir bölümünü karşılayacak!

Ya yoksa?

(....)

Yine bu dönemlerde toplumsal yapının her yanına köylü kurnazlığı sindi.

Ama paranın bir yüce değer, bir amaç gibi nitelendirildiği toplumlarda da bu kaçınılmaz bir durumdu.

Kaç zamandır, okulların açılış dönemlerinde Milli Eğitim Bakanlarının, "eğitim parasızdır. Kayıt sırasında hiç bir öğrenci velisinden para alınmayacak" sözleri de yukarda anlatılanlardan farklı bir anlam taşımamaktadır. Milli Eğitim Müdürleri kayıt sırasında bağış adı altında para toplanacağını, bu para toplama işinin nasıl düzenlenmesi gerektiğini ve toplanan paraların,bir kısmının milli eğitim müdürlüğüne verildikten sonra, kalanının nasıl harcanacağını da planlamaktadır.

Her okul bir rant ocağı haline dönmüştür. Okul aile birlikleri, okuldaki harcama komisyonları...servisler, yemekhaneler, kantinler... Garibim öğretmen ne yapsın! Bu çarkın dışındakiler de bu kadar yanlış giden bir çarkı nasıl düzeltebilirler ki!!

Kimisi işleyen çarka katılıyor,kimisinin aklı ticarethanelerinde, kimisi (umuyorum) geleceğimizin derdinde...

Bir kere çivi çıkmayagörsün....
melnur is offline  
Eski14-09-05, 18:43  #6
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927

Bu kadar pisliğe batışta ANAP zihniyetinin payı çok büyük.
Karton zenginler işin içine etti.
ugurozaltn is offline  
Eski18-09-05, 01:01  #7
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431

Sn. Özaltın,

Sn.Azadli'nin yazısını hatırlayın:

"Biz de suçluyuz."
melnur is offline  
Eski18-09-05, 14:42  #8
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927

Tabiki biz de suçluyuz, suça karışmamış olsakta susarak ortak olduk.
Yanlışın düzeltimesi için doğrunun mücadelesini yapmak ve eldeki tüm imkanları kullanmak her ferdin boynunun borcudur.
Suçlular ve susanlar çoğaldıkça o toplum bir felaket yaşayacak demektir.
Ben bugünde aynı şeyleri görüyorum ve yarın için endişeliyim.

Dünkü yanlışlar bugünkü sıkıntıları doğurdu ve sonuçlarını hepimiz yaşıyoruz.Bugünkü yanlışlarda yarınların sıkıntılarını otomatikman doğurağına göre 3-4 yıl sonrası hiç de iyi görünmüyor bana.Çünkü suçlular ve susanlar 70 yıllarla kıyaslanmaz vaziyette çok.
saygılar
ugurozaltn is offline  
Eski18-09-05, 18:14  #9
Timuçin
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 162

Son derece normal bir durum.Türkiye Cumhuriyeti kapitalist sistemi benimsemiştir.
İnsanlığın değil paranın değeri vardır,paranın hükmü geçer.
Bir zamanlar adını ağzıma bile almak istemediğim siyasetçi bozuntusu bir kişi küçük Amerika hayali kurmuştu ve bu hayal bugün gercekleşti.
Paranız yoksa cocugunuzu eğitecek bir okul bulamazsınız.
Paranız yoksa hastalanan babanızı-eşinizi-çocuğunuzu götürecek bir hastane bulamaz kapı kapı sokakta gezersiniz en sonunda hastane bulunur ama cok geç kalınmıştır.
Ensesi kalın parası olan sözü geçen bir dayınız yoksa iş bulamazsınız.
BUNLAR TÜRKİYE'NİN ACI GERCEKLERİ sadece birkaç örnek,daha neler var neler bunları görmek için alavere dalavereci maliye bakanın agzına degil sokaklara bir cıkıp bakmanız yeterli olacaktır.
İşta ABD nin bize satmak istediği sey buydu Venezuella devlet baskanın dediği gibi Katrina kasırgasında parası olan zenginler kaçıp kurtuldu ,yaa gerisi fakirler ise sular altında boguldu.Hayatta kalanlaar ise ırkçılık politikası ile yok edilmeye devam ediliyor işte ABD'NİN BİZE VE DÜNYAYA SATMAYA CALISTIGI SEY BUDUR.
Timuçin is offline  
Eski18-09-05, 22:54  #10
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Değerli arkadaşlar! Eğitim konusu ülkemizin önemli bir meselesi,fakat öte alem bundan da çok önemli.Eğer cami yaptırma derneklerinin yarısını okul yaptırma derneklerine yönlendirebilseydik,bugün çok daha başka konular konuşuyor olabilirdik.Cuma,bayram ve kandil günleri dışında % 5-10 kapasiteyle namaz kılanlar,çoçuk ve torunlarını hınca hınç dolu sınıflarda okutmaya razı oluyorlar.Onlara göre bu alem geçici,öte alem ebedi.Her istekleri yerine getirilen bir cennet,hurilerde bonus ,böyle bir alem için dünya alemi neden feda edilmesin ki...saygılarımla
Türesin is offline  
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:26.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz