| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 169
| Ben hiçbir düşünce akımını mahkum etmek için sorgulamam bilince çıkarmak için sorgularım. Bilince çıkardıktan sonra ise ona katılarak yada katılmayarak taraf olurum. Sonrasında taraf olduğum düşüncenin açmazlarını sorgularım bunlar o düşünce içinde giderilemeyecek olgular ise yeni bir düşünce ortaya atar bu düşüncemi insanlarla paylaşırım. Ben kadere inanan bir insan olarak kaderi şöyle tarif ediyorum. Eğer hiçbir şey nedensiz değil ise hiçbir şey tesadüf değildir. Her oluş ve oluşun konumlanışı nedenleriyle beraber oradadır. Örnek vermek gerekirse ben nüfus cüzdanıma baktığım zaman şunu görüyorum. Soy adım Adım Baba adım Anne adım Doğum yerim Doğum tarihim Dinim Kızlık soy adım Mesela cinsiyetim yazmıyor bunu nüfus cüzdanımın renginden ve fotoğrafımdan görsel dil aracılığıyla öğreniyorum. Ayrıca şimdi inceledim kızlık soyadı diye bir bölüm var bu ifadeyle kadın olduğum anlaşılıyor. Bu bilgiler ışığında kim olduğumu fark ediyorum yani tesadüfen bu ailenin kızı olmadığımı bir soydan geldiğimi şans eseri bir başkasının soyundan gelemeyeceğimi eğer böyle bir şey olsaydı da bu kişinin ben olmayacağımı beni ben yapan şeyin tarihi, sosyal ve genetik gelişim sürecim olduğunu bu sebeple bu kişiliğe sahip olduğumu anlıyorum. Eğer şuan bulunduğum konumdan hoşnut değilsem bundan sadece şuan içinde yaşadığımız sistemin sorumlu olmadığını sistemleri insanların kurduğunu benim atalarımın gündelik düşünmek yerine her türlü olasılığı göz önünde bulundurarak yarın benim torunlarımın torunları benden maddi ve manevi anlamda düşük seviyede doğabilir bu onların hayatını zorlaştırabilir ne yapmalıyım ki onlar hangi asırda dünyaya gelirlerse gelsinler mutlu yaşayabilsinler diye düşünemediğini. Şuan her şey yolunda ama bir gün sular tersine akabilir o zaman sonsuz mutluluğa ulaşmak için tek gerçek var oda iyilik samimiyet ve dengedir diyemediklerini deseler bile torunlarının bu mirasa sahip çıkamadığı için bunların unutulduğunu ve gündemden çıkarıldığını görüyorum. Özetle ben kader denince bunu anlıyorum Ama zekanın ve niyetin kaderin sonsuz varış yolları için bir kılavuz olarak bize sunulduğunu düşünüyorum. Elimizde bize ait hiçbir belge olmasa dahi aklımız vasıtasıyla ipuçlarını yakalayabileceğimizi görüyorum. Bu temelde önce kendi tarihsel geçmişimi sonra insanlığın tarihini masaya yatırıp en doğru düşünceyi keşfetmeyi veya yaratmayı hedefliyorum çünkü ben bir anne olarak torunlarıma aldığım mirası olduğu gibi vermek değil onu tadilata sokup onlar için daha doğru bir kılavuz olarak şekillendirip ellerine vermek istiyorum. Biliyorum ki bunu eğer başarabilirsem Onlara maddi imkanlarla ölçülemeyecek kadar değerli bir miras bırakmış olacağım. Ve yarın benim soyum benden aldığı bu mirasla yeşerecek güzelleşecek yeni buluşlar ortaya koyacak ve güzele giden yolda yeni icatlar oluşturacaklar. Sizler oğullarınıza ve kızlarınıza nasıl bir miras bırakmak istersiniz paylaşırsanız sevinirim. Saygılar __________________
içimizdeki sahil |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Özgür, demoktratik laik, hak esitligini benimsemis bir cumhuriyet... Cok güc, ama nafile demek istemiyorum, cabamiz bu yönde zaten. saygiyla __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm |
| #3 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,061
| Özgür bir yaşam.. Güç olanı istiyoruz.. __________________
.. sanatçının karesinde yaşam bir yerde biterken diğer yerde başlangıç yaratır.. sancılı geçen çözümsüzlüğünde yeni bir son yeni bir başlangıç doğar .. |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|