Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

2. Geleneksel Yaziyaz Amator Şiir Yarışması



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Toplumumuzda aile yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski11-03-07, 22:57  #1
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 967
Toplumumuzda aile yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?



Türk toplumunda aile yapısı genel olarak; koruyucu, müdahaleci ve baskındır. Ataerkil bir yapısı vardır. Aileler çocukların doğumundan itibaren sürekli onları koruma içgüdüsü ile hareket ederken, çocuğun okula başlayıp sosyal yaşama atılmasıyla da müdahale devam eder.
Çocuklarının hata yapmasından korkan aileler, sürekli çocuğu denetim altında tutar ve kendi başına karar almasına izin vermez. Ayrıca çoğu ailede hala önemli kararlar alınırken çocukların fikri alınmaz ve çocuk kendini birey olarak göremez. Aşırı müdahaleci bir ailede yaşayan çocuk, kendi kendine karar verebilmekten yoksun kalır ve bağımlı kişilik geliştirir. Bu durum da ilerki yaşamını etkileyerek, sürekli birilerine bağlanma gereği duyar ve kendi başına kaldığında kendi kararlarını veremez duruma gelir. Sadece çocukluk dönemi için de geçerli değildir bu durum. Üniversite çağına gelen bir birey de aynı sorunlarla karşılaşır. Özellikle aileden anne yada baba kendi gösteremediği başarıları çocuğundan beklediği için onları zorlar ve kendi istedikleri doğrultuda seçimler yapmasını bekler. Ayrıca çocuklar sürekli başarılı olmaları gerekiyor gibi bu konuda da zorlanırlar ve başarısız olduklarında aile tarafından eleştirilirler. Çoğu genç üniversite sınavını kazanamadığında suçluluk duygusuna kapılır; bu duygunun asıl nedeni ise ailesine karşı duyduğu sorumluluk ve ona empoze edilen başarılı olma zorunluluğudur.
Diğer tarafta ise kendi gördüğü baskıyı çocuğuna yaşatmak istemeyen ailelerde disiplin konusunda bocalar. Ya çok tutucu ve sert bir tutum içine girer yada çocuğun her istediğini yaparak ve maddi anlamada da her ihtiyacını karşılayarak, çocuğun ilerki yaşamında kendi ayakları üzerinde durmasına engel olur. Çünkü ne zaman başı sıkışsa ailesinin desteğini alacağını bilen kişi, hayatta kendi adına birşeyler de yapmaktan kaçınır ve yine bireyleşme sorunu ortaya çıkar.
Bazı istisnalar olsa da toplumumuza bakınca bu iki uç arasında gidip gelindiği görülmektedir. Sonuçta çocuk üzerindeki etki çoğu zaman onun bireyselliğini ortadan kaldırarak, bağımlı bir kişilik edinmesine neden olur. Sizce bu denge nasıl kurulmalıdır. Çocuğun hayatında müdahaleci olmak mı yoksa sadece fikirlerini belirtip, ona doğru ve yanlışı gösterip kendi kararlarını alması mı sağlanmalıdır? Hatta gerekirse hata yapmasına izin verilip, kendi hatalarından mı sonuç çıkarması onun gelişimi için daha sağlıklıdır?
__________________
“Manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır.” Bertrand Russell
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 04:03  #2
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,933

daha önceki yazılarımda da söylemiştim, hafiften tekrar olacak ama olsun; ebeveynlerin çocuğa ahlaki değerleri, iyiyi-doğruyu öğretmekten başka birşey öğretmesi gerektiğini düşünmüyorum. Ahlak dışındaki neredeyse her türlü değer çocuk tarafından ileriki yıllarda kendiliğinden bulunacaktır, hatta dış baskı olmadoğından dolayı daha sağlam ve kendi düşüncesine daha uygu olan değerler benimsenecektir bence.
Bazı ailler diyorlar ki çocukları bu derecede serbest bıraktığımızda başıboş kaldıklarından ötürü kendilerini yeterince geliştiremeyecekler ve hayattan kopuk, şımarık bir insan haline gelecekler. Baa göre bu tarz düşünceler yanlıştır. Çocuğa eğitimini iyi verdikten sonra ve onu okumaya-çalışmaya yönlendirdikten sonra çocuk yaşıtlarından daha üst düzeyde bir sorumluluk bilinci kazanacaktır ve kişiliğinde utangaçlık/uyum sağlayamama gibi sorunlar yaşamayacaktır.
Çok uykum geldiği için şimdilik bırakmak zorundayım. Başka yorumlar yazılınca ben de devam edeceğim. iyi uykular herkese.
__________________
Türkiye soluna en çok zararı veren; farklı ülke koşullarını göz ardı etmesi ve Lenin sonrasında SSCB'de karşı-devrimin (irticanın) olduğunu savunması nedeniyle Trotsky olmuştur!
esitlik is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 13:01  #3
zezze
 
zezze'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 298

büyük ölçüde baskıcı,fazla muhafazakar,fazla korumacı..
ancak bunların yanısıra birlik olma bilinci, destek olma güzel.zaten bunların varlığından dolayı ilk saydığım grup kendini gösteriyor.özgürlük pek kalmıyor...doğru ya da yanlış ayrımı kişinin kendine bırakılmıyor ebeveynler tarafından..çocuk kendi kararını verip onun arkasında duramıyor.bu da zaman içerisinde özgüven eksikliği yaratıyor...Ki bu toplumumuzun en büyük problemi...
zezze is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 13:35  #4
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 967

Sorun burada işte. Toplumumuzda aile koruyucu, baskıcı ama bir o kadar da birlik olmuş ve destekleyici. Büyük bir sevgi duyuluyor çoğu ailede ve aile bağları çok kuvvetli. Ama çocuk, dış dünyayla karşılaştığında bocalama yaşıyor. Çünkü dış dünya kendi ailesinde gördüğü gibi güven verici ve koruyucu değil. Bu nedenle çevreyle uyum sorunları yaşayıp, ailesine bağımlı duruma geliyor. İlerleyen zamanlarda aile baskısı ve yönlendiresi azalsa bile kendi kararlarını veremeyen kişi, bu kez de kendi isteğiyle ailesine sığınıyor.
__________________
“Manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır.” Bertrand Russell
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 22:51  #5
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,483

Toplumsal bir kurum olan ailenin bana göre belli bir yaştan sonra insanlar üzerinde olumlu etkilerinden çok olumsuz etkileri dikkat çekmekte.

Bana göre olması gereken ise; aile belli bir yaşa kadar çocukları için fedakarlıklarda bulunmalıdır.
Bu yaş ise herkeste aynı olmamalı; kişinin ve ailenin ortak kararına bırakılmalıdır.

O yaş içinde hem özellikle anne ve baba sonra da birey kendini tatmin ettikten sonra özgürlük başlamalıdır.

Özgürlüğün başladığı bu ortamda artık birey istediği yere gidebilmeli ve bu Türk toplumundaki gibi önce anne babayla kavga edip, evden para olmadan ve suçluluk duygusuyla değil; orda doya doya yaşayacağı şekilde olmalı.

Şunu da eklemek istiyorum; hem kendim hem de yakın çevremdeki izlenimlerime dayanarak söylüyorum; aile kişiliğin oluşmasında çok önemli ve ne yazık ki belli bir yaştan sonra bu daha çok olumsuz olmakta.

Hepimiz ilerde aile kuracağız, benden size bir düşünce (öğüt diyecek yaşta değilim):

Çocuklarınızı kendiniz gibi yetiştirmeye çalışmayın, herkesin yetenekleri, ilgi alanları farklı.
Bunda doğum öncesi-sonrası çok önemli.

Çocuklarınızı istemediğiniz yerlere gitmek istiyor ve engelleyemiyorsanız onlara bağrırıp onlarla kavga etmek yerine bundan mutlu oluyormuşsunuz gibi yapın ki o mutlu olabilsin, hayal kırıklığı dolu bir güne mecbur kalmasın.

Neyse konu çizgisinden sapmasın, aile belli bir yaşa kadar vardır ve o yaştan sonra birey 2 aileyi (öz ailesiyle sonradan kurduğu) birden kaldıramaz.
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel
barış is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 23:05  #6
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 967

Sayın Barış Akar;
Görüşlerinizin büyük bölümüne katılsam da, çocuğun gitmek istediği yer ve yaşına göre de bu durum değişmez mi? Belli bir yaştan sonra kimseyi kısıtlayamayız ve yapacağı yanlışlar da kendisine aittir, sonuçlarına katlanmak da. Ama küçük yaşta özellikle de ergenlik çağında birçok genç bazen yaşadığı ruhsal sorunlardan, bazen kişiliğini oluşturmaya çalışırken içine düştüğü boşluktan, bazen de yanlış arkadaş seçiminden dolayı hatalı ve ömür boyu ona zarar verecek hatalar yapabilmektedir. Bu durumda ailenin müdahalesi gerekir bence. Çünkü aile olmanın en önemli yanı budur. Bana göre aile her zaman çocuğunun ne yaptığını ona fark ettirmeden denetlemeli ve ciddi bir sorun olmadığı takdirde ona özgürlük sağlamalıdır. Aile çocuğunu korusun ki, çocuk da ileride anne yada baba olduğunda çocuğunu sıkmadan ama onun büyük hatalar da yapmasına da neden olmadan yetiştirebilsin.
Ayrıca bence çocuğa zarar vereceği bir yere gitmesindense, hayal kırıklığı birgün geçirsin. Tabi burda ben uç örnekleri düşünüyorum. Aşırı baskı kadar aşırı özgürlük de çocuk için zararlıdır.
__________________
“Manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır.” Bertrand Russell
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 23:16  #7
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,483

Eğer ailesi psikologsa evet bence de o boşlukta ona yardımcı olmalı.
Her zor durumda ailesi bireye karışırsa bu sefer de zorluklar karşısında dirençsiz bir birey oluşacak ve neyi neden yaptığını bilemeyecektir.

Her bireyin dostları vardır ve bence sorunlar kalıcı çözülmek isteniyorsa bu dostlarla olmalıdır.
Sizce aileyle mi çözülmeli ?
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel
barış is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 23:28  #8
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 967

Benim bahsettiğim henüz bireyselliğinin farkına varmamış, henüz kişilik çatışması yaşayan ve gelişme çağındaki gençlerdir. ayrıca bu dönemdeki gençlerin, yine aynı bunalımlara sahip dostlarıyla sorunlarını konuşması iki kişiyi de daha büyük bir çıkmaza sokmaktadır. Hem benim bahsettiğim aile ilişkilerinde sizin yazdığınız gibi çocuğa bunu yapma diyip, neden açıklamamak ve çocuğun neyi neden yapmadığını bilmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Ona doğruyu gösterip, neyi neden yapmaması gerektiğini açıklamalı, sonuçlarının neler olabileceğini anlatmalıdır. Yine yukarıdaki yazımda belirttiğim gibi her zor durumda değil, kişinin yaşamını etkileyecek büyük hatalar eşiğindeyken ailenin desteği alınmalı ve onların müdahalesi olmalıdır.
Hergün biraz daha düşen uyuşturucu kullanma yaşının; sağlıklı ve yeri geldiğinde müdahale edip nedenlerini açıklayarak çocuğunu koruyan ailelerden kaynaklandığını değil, düştüğü boşluklarla ailesinden kopan ve kendi gibi sorunları olan "dostlarıyla" paylaşımından kaynaklandığını düşünüyorum.
__________________
“Manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır.” Bertrand Russell
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 23:44  #9
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,483

Burda daha önceki yazımda dediğim belli bir yaşa kadar sözümüze bir açıklama getirmek gereiyor sanırım.
Sizce bu yaş ortalama kaç olmalıdır ?

Türk ailelerin çocuklarına kendilerince haklı-iyi nedenlerle karışması ya da sizin vurguladığınız gibi zor zamanlarda ailenin yanında olması birey için ne anlam ifade etmektedir; eğer birey bundan memnunsa size katılıyorum ama bazı aile içi ilişkiler var ki o zor zamanlarda ailesinin yanında olmasını istemez, onların sorun çözeceğine inanmaz(inanın bana var) ; onun için dostlarıyla o sorunları çözmeli dedim.

Şuanki Türkiye'deki ekonomik-sosyal-siyasal... durumlardan dolayı aile çocukların ihtiyacını da karşılayamamakta; bu da çocuğun ailenin gereksiz olmasına inanmasına yol açmakta.
Bence de bir yaştan sonra fazla bir ihtiyacı kalmıyor ama o yaşa kadar kesinlikle gerekli.
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel
barış is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-03-07, 23:51  #10
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 967

Belirli bir yaş söylemek doğru olmaz. Herkesin gelişimi farklıdır. Bazı insan küçük yaşlarda olgunlaşır, bazısı ise daha geç. Bu çocuğun yapısına bağlı bence. Zor zamanlarda ailenin yanında olmasının çocuk için ne ifade edeceğini sormuşsunuz. Çocuk sevgi görürse, ileride sevgi dolu bir birey olur, ilgi görür sorunlarıyla ailesinin ilgilendiğini bilirse, o da insan ilişkilerinde duyarlı olur. Herşeyden önemlidir sevgi ve güven ortamında yetişmek. Ancak o zaman sağlıklı bireyler yetişebilir. Aile sadece maddi bir destek değildir. Bu nedenle çocuk ekonomik durumdan aileyi gereksiz göremez. Aileden alacağı en önemli şey maneviyat ve sevgidir. Siyasal ve sosyal durumlardan dolayı bir insan nasıl aileyi yadsır orasını bilemiyorum. Böyle birşey ne duydum ne de gördüm. Siz açıklarsanız sevinirim.
__________________
“Manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır.” Bertrand Russell
lachesis is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 03:08.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz