| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Masonlar'ın Dünya Siyaseti'ne etkileri nelerdir ?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,510
| Masonlar ne zamandır Dünya Siyaseti'ne karışmakta, amaçları-yöntemleri ve şuanki nüfuzları neledir ? __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
|
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Konu derin, şu an epey geç oldu, yarın birşeyler yazmayı düşünüyorum ama şimdi de kitap tavsiye edebilirim. Aytunç Altındal'ın kitaplarını okumanı (herkesin okumasını) tavsiye edebilirim. (Mesela şu an aklıma gelen "Gül ve Haç kardeşliği" kitabı) Diğer internetten toplama piyasa kitapları gibi değildir. Saygılarımla, iyi geceler |
|
| #3 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 18
| Masonlar ilk olarak Haçlı Seferleri'nde Kudüs'ün alınmasıyla ortaya çıktılar. Burada şehrin güvenliğini sağlamakla görevlendirildiler. O zaman ki adları Tapınak Şovalyeleri'ydi. Kudüs'te bulunan Süleyman Tapınağı bunlara verildi. Zaman geçtikçe tapınakta kazılar yaparak çeşitli yazıtlarla karşılaştılar bu yazıtlarda birçok önemli belge de vardı. Ticareti denizciliği mimariyi bu yazıtlardan öğrendiler ve geliştirdiler.(Gotik mimari masonların geliştirdiği bir mimaridir. Ayrıca Kristof Kolomb'un ve Vascö de Gama'nın da Tapınak Şövalyesi olduğu söylenir. Bunların gemilerinin flamalarında Tapınak Şövalyeleri'nin diğer simgesi olan kırmızı haç vardır. Ve Tapınak Şövalyelerine mali kaynak sağlamak için seferler yaptıkları söylenir.) Zamanla bu yazıtlarda ki dini düşünceleride benimsemeye başladılar. Bunu daha da ilerleterek Pagan bir inanışı benimsemeye başladılar. Gündüzleri normal bir şekilde şehirde dolaşıyorlardı. Geceleri ise sapkın ayinlerini gerçekleştiriyorlardı. Kardeşliklerinin simgesi de bir atın üzerinde iki şovalyeydi. Bazı söylentilere göre bu simge onların sapkın inançlarını da temsil ediyordu. Selahaddin Eyyübi şehri tekrar geri aldığında ise Tapınak Şövalyeleri gemilerle Avrupa'ya kaçarlar. Tapınaktan çıkan belgelerle birlikte Avrupa'ya kaçarlar. Bu yazıtlardan öğrendikleri gibi ticaret yapmaya başlarlar. Bu dönemde Avrupa'nın en tanınmış bankerleri tefecileri Tapınak Şövalyeleri'ndendir. Kendilerine büyük şatolar(Gotik Mimari'yle) yaparlar ve buralarda yaşarlar. Çok zengindirler ve Avrupa'daki tüm krallar bunlara borçludur. Öyleki onlardan izin almadan sefere çıkamazlar. Fransa Kralı Philippe Le Bel bu durumdan rahatsız olur ve kiliseyle anlaşır. Bütün Avrupa'ya 13 Ekim 1307 Cuma günü aynı saatte açılmak üzere kırmızı mühürlü zarflar yollanır. Bu zarflarda Tapınak Şövalyeleri'ne birçok suçlamada bulunuluyor ve zarf okunduğunda hepsinin öldürülmesi söyleniyordu. Tapınak Şövalyeleri 13 Ekim 1307 Cuma günü büyük işkencelere maruz kalarak öldürüldüler. Özellikle de büyük üstatları Fransa'da tüm halkın gözleri önünde giyotinle öldürüldü. Tabi ki bütün Tapınak Şövalyeleri'ni yakalayamadılar. Bunların çok güçlü bağlantıları vardı.İçlerinde bazıları kaçmayı başardı ve o zamanlar Kilise'yi tanımayan tek ülke olan İskoçya'ya kaçtılar(Bu yüzden Masonların derecelendirilmesinde İskoç Riti sistemi vardır). Aynı zamanda çok iyi inşaat ustaları oldukları için bu ülkedeki Mason(taş işçisi) localarına girdiler ve zamanla burada çoğunluğu ele geçirerek locaya hakim oldular. Zamanla tekrar Avrupa'ya geçerek burada da Mason locaları kurmaya başladılar ve bir süre sonra da burada büyüyerek güçlendiler. İmtikamlarını almak için Fransız İhtilali'ni çıkardılar. Ve halk kralı idama hazırlarken içlerinden biri öldürülen büyük üstatlarının ismini bağırarak söyler. ''İmtikamın alındı Jacques de Molay!!!'' Jacques de Molay Fransa'da büyük törenlerle anıldı. Daha sonra da örgütün çeşitli büyük eylemleri olur. Örneğin Karındeşen Jack olayı. Bu cinayetleri işleyen tek bir kişi değildir ve örgüt bu cinayetleri bir hayat kadınıyla evlenen İngiltere kralı 7. Edward'a tepki olarak işledi. Aynı zamanda Mason locası İlluminati örgütüylede büyük işbirliği içerisindedir. Hatta Fransız Devrimi'ni birlikte hazırlamışlardır. Aynı zamanda sayın Ulukoca'nında dediği gibi Aytunç Altındal'ın bazı kitaplarını da okuyabilirsin. Ayrıca http://selamunaleykum3.blogcu.com/1822306/ ve http://tr.wikipedia.org/wiki/Mason#Masonluk_Nedir.3F adreslerine de bakabilirsin. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 365
| yok edilmekten kaçıp ispanyaya geldiklerinde,duvar ustalığına başlayan masonlar kısa sürede sağlamış oldukları nüfuz la ilk olarak ispanyada sonra avrupada siyasete girmişlerdi. saygılar... __________________
alem büyük insandır;insan küçük alemdir....FARABİ |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Akilli insanlarin; mason, yahudi, ermeni kürt vb. sendromu olmaz düsüncesindeyim... __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,339
| Akıllı İnsan İle İyi İnsan olabilmek Farklı Şeylerdir! |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Alıntı:
![]() __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm | |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Sayın Hoca dediğinize katılıyorum akıllı insanların masonlar diye bir sendromu olmaz. Ama hastalık sebeplerini bilmeden ilaç bulunamaz. Saygılarımla |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Alıntı:
Akil, basararamayaci noktalarda, tortularla cebelles olmak ister.. Bizim niyetimiz bu degildi aslinda... Onu, yani akli gercekten iyi kullanmak olmali... saygiyla __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm | |
|
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| siz sağolun sayın Hoca, niyetiniz anladım aam yanlış anlaşılmaması için yazmıştım. sizin yazınızı okuyunca aklıma geldi, şu an tam hatırlamıyorum ama galiba şöyleydi: "küçük akıllar kişileri,orta akıllar olayları, büyük akıllar fikirleri konuşur" Aslında bizim masonluk vb. gibi şeyleri konuşmamamızın nedeni işin özüne inmeye çalışmak. Sonuçta masonluk olsun, diğer çeşitli -izm'ler olsun insan ürünü. Bunları oluşturan fikri yapıyı öğrenmek asıl amaç olmalı. Yoksa masonlar şuna şöyle demiş, bu buna şu emri vermiş, mahalle dedikodusundan farkı kalmaz. Saygılarımla |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|