| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| İlim nedir - Bilim nedir ? İlim soyut - Bilim somut mudur ? |
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Sn.Özaltın, Bilimin ne olduğu hem topik açarak hem de diğer bölümlerde yeri geldiğince konuşuldu. İlim ise kullananlar tarafından ne olduğu bir türlü anlatılmadı ya da anlatılamadı. Aslında böyle bir başlığın belki de çok önceden atılması ve konunun iyice anlaşılması gerekirdi. Öncelikle ilimin ne olduğu örneklerle anlatılabilse, sanırım oldukça yararlı olacaktır. |
| #3 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Arkadaşlar, Aslında zannettiğiniz kadar karışık bir şey değil. Kelime kökenine bakarsak; İlim, aslen arapça bir kelime olup, ilm'den gelmektedir. İlim sahibine alim denir. Bilim, bilmek kelimesinden türetilmiştir. Detayına lüzum yok. Merak eden arkadaşlar arama bölümünden bilim kelimesini ararlarsa konu ile ilgili açıklamaları bulurlar. --------------------------------------------------------------------------- Anlam bakımından; İlim, pozitif bilimler dediğimiz fen, matematik gibi bilimlerle beraber, batıni bilimleri de kapsar. Batıni bilimlere; tefsir, hadis, akaid, tasavvuf, fıkıh vb. gibi bilimleri örnek gösterebilirim. Yanılmıyorsam 76 tane olması lazım. Bilim denildiğinde ise; fen bilimleri, matematik, astronomi vb gibi bilimleri sayabilirim. Yani bilim ve ilim aslında aynı şeyler. Tek farkları, bilimin batıni bilimleri kendisinden saymamasıdır. Saygılar, |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Sayın petriçliden net ve doyurucu bir cevap geldi kendisine teşekkür ederim küçük bir eklemede bulunmak istiyorum : İlim : sıfattır, Bilim : bilmek, bölüm kısım yani zahiri, somuttur İlim bir deniz, bilim gemi gibidir. |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| :-) denize, deniz oldugunu hissettirmek icin; bir gemi, mutlaka gerekli mi acaba:-) Konuya yaklasirsak, egtim dünyanin her yerinde iki amaca yöneliktir. 1)Ögrenciye, yasamda kulanacagi bilgiyi vermek.(ilk-ortaokul dönemi) 2)Arastirma bilgisi vermek.(lise-üniversite dönemi) Ama kimi ülkeler(!) sürekli birinci maddeyi uyguladiklarindan, gelismeye yönelik alanda geri kalmislardir. Kisa bir örnek verirsek, cocuk bakkala gidecegi kadar matematik, büyük kentlerde kaybolmayacak kadar okuma yazma ögrenir. ikinci maddeye göre de; egitim, arastirmaya yöneliktir. Örnegin H2O nun su anlamina geldigini bilmekle kalmaz, bu gazlari digerleriyle birlestirip farkli bilesikler arayarak kullanima sürmek ister. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Sayın Canugur evet gemi gereklidir, gemi bir araçtır, bir numunedir. gemi bir isim, bir ölçüdür, somuttur,zahirdir o yüzden gereklidir. eğitimde çocuğun kullanacağı bilgiyi vermek ve araştırma yeteneği kazandırmak başlı başına büyük bir iş gerçekten. ilk planda standart bilgiyi çocuğa yükleyip snra ondaki kabiliyete göre onu yönlendirmek bence onu en verimli hale getirir.kişinin yaptığı işi sevmesi veya sevdiği işi yapması başarıyı mutlaka getirecektir. galiba ülkemizde bu yanlışlık bizi geriletiyor.üniversite imtihanları öğrencileri sevmedikleri meslekleri yapmaya veya yapmayacakları meslekleri seçmeye itekliyor sonuçta mutsuz insanlar türüyor.işinin hakkını veremeyen,mesleğinde ustalaşamayan yarı kalfa zihniyetli meslekler can çekişir hale geliyor. yarım doktor candan, yarım hoca imandan eder sözü ülkemizde sık görülüyor çünkü usta yetişmiyor, yetiştirilmiyor. |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Evet, icin asil önemli yani burada zaten. Ülkemizde milyonlarca insan istemedigi seyleri yapiyor. Yönlendirme elbet okuldan baslar:-) Neden güldüm dersiniz? Ilk ögretmen oldugum yillarda, matematik fen derslerinde cok zayif, sesi ise mükemmel olan bir ögrencimin yönlendirme dosyasina, TSM üzerine basarilidir ve konservatuara gidebilir diye yazdigimda (karnesinde de belirtmistim) babasi okula beni dövmeye gelmisti:-) Müdür araya girmis ve ceza almaktan kurtulmustu adamcagiz. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-10-05 08:57 . |
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Sn.Petricli, Sizden "Batıni Bilimler" sözünü sıkça duymaktayız. Bu konuda herhalde açıklamalarınız da vardır. Öncelikle "Batıni" ne demektir? TDK sözlüğünde, s,Ar.1.fels.İçrek. 2.öz.a.Batınıye mezhebinden olan kimse. deniliyor. Batıniye sözcüğüne baktığımızda...öz.a.Ar.Kur'an'daki sözcüklere asıl anlamını değil de, mecaz yolu ile birtakım anlamlar vererek din buyruklarını başka türlü anlayan bir mezhep. İçrek sözcüğüne baktığımızda ise, s.İçte kalan,saklı.Mahrem. tanımlamalarıyla karşılaşıyoruz. Siz hangi anlamda kullanıyorsunuz? Bir de ilginç bir şekilde, Batıni bilimlere örnek verirken, "...tefsir, hadis, tasavvuf..."derken "yanılmıyorsam 76 tane olması lazım." diyorsunuz. Bu konularda kaynak gösterirseniz seviniriz. Yani gerçekten, şaşırtıcı bir değerlendirme. Eğer bu bilgi İslam Toplumları için yaygın bir durumsa, gerçekten değerlendirilmesi gereken bir olgu olarak nitelendirilmelidir, diye düşünüyorum. |
| #9 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Melnur, Batıni adında mezhep olması sizi şaşırtmasın. Bir çok konuda ve bir çok isimde hak veya batıl mezhepler olagelmiştir. Benim bahsettiğim şey bir mezhep veya bir mezhebin felsefesi değildir. Batıni; içsel, gönül gözü, manevi vb. gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Zahiri; gözle görülen, açıkta olan anlamında olup batıni kelimesinin zıttıdır. Batıni, manevi alemle ilgili olan, deneyle ispatlanamayan anlamına gelir bir bakıma. Bir örnek gösterecek olursam; ...Tasavvufta sâlikin batıni yolculuklardan sonra hakikate ulaşacağı varsayıldığı gibi kavvali güftesini de anlamak için onun zahiri anlamının dışında batıni anlamının kavranması gerekir ki asıl vurgulanmak istenen de verilmek istenen mesaj da orada gizlidir. Dolayısıyla kavvali güftesinde mecaz sanatının sıkça kullanıldığı görülür. http://members.tripod.com/MustafaCem...IC/kavvali.htm Batıni kelimesinin kullanılışına güzel bir örnektir. Bir başkası şöyledir; Osmanlı dönemi tasavvuf düşüncesi, gerek ortaya çıkan türlü akımlar ve gerekse yetiştirdiği tesiri çağlar ötesini aşan mütefekkir mutasavvıflar açısından son derece calib-i dikkattir. İsmail Hakkı Bursevi de bu coğrafyanın 120 eser vermiş bir değeri, velüd bir müellifidir. Bursevi kendini zahiri ve batıni ilimler bakımından çok iyi yetiştirmiş, müteşerri bi mutasavvıftır. XVIII. yy.'da Osmanlı Devleti'nin bütün müesseselerinde yaşanan çöküş, tekkelerde de başlamış, ehil olmayan kimeler kendilerini ilan etmişlerdir. http://www.yenisayfa.com/pgs/prdA/pr...AuthorNO=17298 Batıni kelimesi Kur'an'da da geçmektedir. Batıni kelimesinin manasını anlamanız açısından aşağıdaki alıntı önemli bir örnektir. İşari tefsire "Allah size zahir ve batın ni'metlerini bolca ihsan etti" (Lokman 20) ayetiyle işaret edilmektedir. Yani Kur'anın bir zahiri birde batın yönü vardır. Ayrıca Efendimizin "ilim ikidir: Biri kalpte gizli bir ilimdir ki faydalı olan da odur." Hadisi sure tefsir için delildir. Ayrıca Hz. Ömer'in Efendimizden "Bugün size dinimizi tamamladım" ayetini duyup bunun aslında efendimizin irtihali anlamına geldiğini anlayıp hıçkıra hıçkıra ağlaması Kur'anın zahiri manası Mücerred arapça mavhumudur. Batıni manası ise lafızlar ve terkiplerin arkasında kastedilen manasıdır. Zahiri manayı anlamak için iyi bir Arapça bilgisi gerekirken batıni manayı anlamak için Allah'ın kalbe atacağı nura, basirete ve kalb ehli olmaya bağlıdır. Batın mananın sıhhatli olabilmesi için: a) Batın mananın zahir manayla çelişmemesi b) Bu mananın doğruluğunun başka bir yerde de ispatlanması c) bu manaya Şer'i ve akli muarizin bulunmaması d) Bu mananın tek mana olduğunun ileri sürülmemesi gerekir. http://www.yuksekhedef.com/kozet/tas...fi_tefsiri.htm Bu sayfayı okursanız batıni ilimlerden ne kasdettiğimi anlayacağınızdan eminim. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadisi şerifinde; "Muhakkak her ayet için bir zahiri (sarih) mana bir batıni (işari) mana ve muttali olunan bir had vardır. Ayrıca herbiri için dallar, füruat, budaklar ve fünun (ayrı ayrı mevzular ve ilimlerle ilgili manalar) vardır" (Deylemi) buyurmuştur. Sözlükte ise şöyle yazmaktadır; http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=batıni http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=batın Yani gördüğünüz gibi benim bahsettiğim şeylerin aleviliğin bir kolu olan batınilikle bir alakası yoktur. Batıni ilimlere manevi ilimler de diyebiliriz. Saygılar, |
| #10 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Melnur, Tasavvuf hakkında güzel bir özet diyebilirim. Buyrun; http://www.muratgraz.5u.com/B/tasavvuf.htm Arama motorlarında batıni ilimler şeklinde bir arama yaparsanız, ne kadar yaygın bir kelime olduğunu görürsünüz. Saygılar, petricli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-10-05 13:07 . |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bilim nedir? | melnur | Doğa Bilimleri | 93 | 26-06-08 22:36 |
| Evrende yalnız mıyız? | petricli | Doğa Bilimleri | 229 | 02-06-08 20:05 |