Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > Bilim (Genel) ve Rasyonel Bilimler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

"Hukuk herkese; haksızlık yeter."

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Bilimsel kavramlar-Mantık, Matematik, Hukuk


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski24-03-07, 16:23  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
"Hukuk herkese; haksızlık yeter."



(Kasıtlı olarak ‘yargılanmaya’ devam ettirilmem hakkında dilekçe..)


TC. Cumhurbaşkanı Sayın A.Necdet Sezer
TC. Başbakanı Sayın T.Recep Erdoğan
TC. Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek
TC. İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu

Ankara


Ben, 1982 yılından beri,mülteci olarak –ağırlıkla-Fransa’da yaşıyorum. 25 yılı aşkın bu süre içinde, Türkiye’ye dönüşü yasal sorunlara baglı olarak engelli bir TC vatandaşı olarak da kalmayı tercih ettim.
Hala TC. nüfus cuzdanım var ve yenileniyor;bir başka ülke vatandaşlığı yönünde herhangi bir tercihim olmadı.Türkiye’mizde Başbakan ve Bakan’ların, ‘hukuk için’ başvurduğu* Avrupa mahkemeleri nezdinde de,hukuken bana karsı yapılmış hatalara karşı, su ana kadar herhangi bir başvuru girisimim olmadı.

Her insanın kişisel geçmişine ait bilgiler,kişisel geçmişe ait bilgiler olarak kalır,bunlari değistiremeyiz.Türkiye’nin geçmişinden koparılamayacak olan kendi özel geçmişimi,bunun için hazırlanmış özel blog sayfalarında olduğu gibi açıkladım.Bu bilgilerin çogu, şu andaki Türkiye için artık unutulmuş olsa da, öncelikle etik nedenlerle bunları aktardım.

Fakat bireyin 30 yil önceki kişisel geçmişine ait bilgiler,o kişinin 30 yıl sonra bulunduğu noktaya ait bilgiler demek degildir. Geçmişimde hata olarak gördüğüm noktaları da yazılarımda ,sayfalarımda açıklamaya çalısıyorum.Kabul etmeliyiz ki,hata yapma hakkı,sadece devlet veya hükümet yöneticilerine ait bir imtiyaz degildir.Kaldı ki,bugüne değin herhangi bir mahkeme tarafından,hukuken,herhangi bir ceza almış da değilim.

Öte yandan,ben gerçek kişisel hata ve sorumluluklarımın farkında olarak,bunun ceremesini fazlasıyla da çekerek, 30 yıla yayılan bir dışlanmıslık,itelenme duygularına karşı, sızlanmadım;sorumluluğumun sonuçlarını kabullendim. Kişisel hinç,kin duygularından olabildigince uzak kalmaya çabaladım.

Yazılarımda benim eski hatalarımla ilgili olarak,o tür hataları sürdürenlere karşı ögretici yanları one çıkarmaya çalışıyor,sorumluluk duygusunu teşvik ediyorum. Yazma çabası,tek basına ‘yazma’ kavramına duyulan alerji nedeniyle kötülenmemeli; ‘potansiyel bir tehdit’ olarak algılanmamalıdır. Birikimlerimi kendimle mezara götürmemin kimseye faydası olmaz. Yaşanmışlığın bilgilerini aktarmam yerine,yozlastırıcı yazılar yazmamın beklenmediğini de ummak isterim. Toplumun, tarihin,devletin degişik sorunlarına kafa yoruyor,onlar uzerine düşünceler geliştirebilmek için çabalıyorsam, bu hepimizin,bizden sonra çocuklarımızın geleceğini düşündüğüm içindir.

1992 yılindan bu yana,resmi başvurularla,Turkiye’ye yasal olarak donme isteğime,yetkili mercilere bildirmiş olmama karşın,bugune değin,bu noktada olumlu bir yanıt verilmedi.Bu dileğimi,hiçbir kişisel kine bağlı kalmaksızın,benim hakkımda,ben sadece, ‘sanık’, ‘şupheli’ olduğum bir sırada,adalet ve vicdan dışı bir şekilde ,Bakanlık ve Hukumet kararıyla hakkımda ‘vur emri’** çıkarmış aynı başbakanımız Süleyman Demirel’e iletmekten geri durmamıs,duygularımın esiri olmamıştım.

Daha öncesinde ve o dönemlerde, Turkiye’de, yokluğumda,bir bölümü hiç bir somut doğru gerekçeye baglı olmayan mahkemeler açıldı ve devam etti.Sonuçta bu süreçte Kanunlarda yapılan düzenlemeler, zaman aşımı gibi faktörlerle,hakkımdaki dosyaların tamamına yakını yasal olarak kapandı.Bunlardan bir teki,hayatımda hiç gitmedigim Artvin sehrinde olanı,hukuk bakımından tam bir anlamsızlık örnegi olarak, devam ediyordu.

Devletin yetkili birimleri,benim hiçbir zaman Artvin’de olmadıgımı bilecek durumdadırlar.O dönemlerin Savaş Ay gibi muhabirlerinin, benimle ilgili çogunlugu uydurma olan sansasyonel haberleri bile, benim Artvin’de hiç bulunmadıgımın istihbarat birimlerimiz tarafından bilindigini kolaylıkla gösteren örneklerdir.
Bu mahkemenin içerik ve usul yönünden degerlendirilmesi ayri bir konu olmakla birlikte,iki yil öncesinden beri,mahkeme suresince ortaya çıkan olgulara göre,bu dava ile benim ilişkim,6 Mart 2007 tarihinde bitiyor olmalıydı.

14 Mart 2007 tarihindeki duruşmada , dosyaya iliskin zaman aşımı kararının alınmasını bekledigimiz mahkeme,bu kararı almadığı gibi,tekrar yeni bir duruşma kararı almış,bunu da 23 Mayıs tarihine atmıştır.
Avukatla yaptığım görüşmeler neticesinde,mahkemenin 14 Mart 2007’deki duruşmada,konunun sonuca bağlanmamasının herhangi bir hukuki dayanagının bulunmadığı bilgisine de ulaşmış durumdayım.

Hukuki olarak,bu noktada hukuk dışına çıkılmasında,sadece o mahkemeye bağlı olmayan nedenlerin de düşünülmeye başlanacak olacağı açıktır.Bende oluşan, benim yurtdışında olmem beklentisine gore kurgulanmış bir hukukun işletildigi;yeni neden veya gerekçeler yaratarak Türkiye’ye donüşümün engellenmek istendiği yönündeki kaygıların nedensiz olmadığı,tarafınızdan da kabul edilebilir.

Hukuki sureçle ilgili olarak güvenimi hep muhafaza ettim ve bu tur kaygilarimin genelleştigi ana kadar da sabırlıca bekledim.Fakat artık bundan sonra aynı beklentiyi sürdürmeye gücümün yetip yetmeyeceğini bilemiyorum.Toplumun bunca sorunu arasında,benim kişisel durumumla ilgili bir hukuki sorunu öne çıkarmanın çok fazla bir önem taşımaması gerektiğine inanıyordum.Benimle ilgili yapılan hukuk hatasınin ortadan kaldırılmasıyla, bu noktadaki tereddütlerin genelleşmesine de firsat verilmemiş olacaktır.

Avukatların deyimi ile “ceza hukuku tarihinde ender görülecek biçimde trajik, hatta traji-komik” bir hataya, yanlış anlaşılma veya dikkatsizlige bağli olan ve bunların sonucu yıllardır gıyabi tutuklu olarak aranmama yol açan bu dava ile ilgili ,farkli tarihlerdeki üç dilekçe örneğini de bilgilerinize sunmak istiyorum.


Özetle bu dilekçekler,faili saptanmıs,faili yakalanmış,faili cezalandırılmış olan bir suçu benim islediğim anlamsız kurgusu üzerine kurulmuştur ve 20 yıldan uzun bir süredir, bu şekildeki bir dava, ısrarla, kinle,hınçla sürdürülmektedir.Devletin ,herkes için geçerli bir hukuk düşüncesi dışında kin,hinç duygularıyla hareket etmemesi gerektigi malumunuzdur.Bu durum öte yandan, hiç ilişkili olmadığım bu davalara, adımın kasıtlı olarak karıştırılmış olması ihtimalini de oldukça güçlü kılmaktadır.


Bu haksız,temelsiz davada,20 yıl beklemek yetmemiş gibi,zaman aşımının dolduğu noktada ise,bu kez de zaman aşımı kuralı uygulanmamaktadır.

Kısacası bu dava ,artık “Bu kadarı da olur mu?” dedirtecek cinsten bir dava halini almıştır.

Bu konuda verilmiş dilekçelerin bazılarını,mahkemenin ve davanın hukuki yönden de değerlendirilebilmesi için ilgilerinize sunuyorum.
Yasal sürecin objektif alanda isletilmesi için yetkililerimizin gereken çabayı göstereceğine olan inancımı belirtir, şahsınızın da bu sürece olumlu katkıda bulunması istegimi saygılarımla arz ederim.

Safa Kaçmaz
20 Mart 2007
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-07, 16:32  #2
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Sn.Safa Kaçmaz'ı dergideki yazılarından tanıyor olmalısınız. Her ay düzenli olarak yazı gönderiyor ve bizler de bunları yayınlıyoruz. Bir iki gün önce böyle bir yazı gönderdi. Dergi yerine forum alanında yayınlamayı daha uygun gördük.
Ne denilebilir ki?

Okuduğumda sadece aklıma A.Kadir'in "Mutlu Olmak Varken" adlı kitabının uzun önsözünde yazdığı bir bölüm aklıma geldi. Hatırladığım kadarıyla şöyle diyordu:

"Şu ülkede suçsuz yere okka altına giden insanların sayısı kimbilir ne kadar çoktur!"

Umarım bir an önce yurdunuza dönersiniz, Sn.Safa Kaçmaz.
Bir an önce!
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-03-07, 19:51  #3
Salih AS
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 197

İlgili makamlara bugün itibariyle ulaşılmış isteneni verecek başvuru ve gereken işlemler yapılmıştır.
Siz değerli dostlarımın bilgilerine arz eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Devleti Aliye''de vatandaşıda hem kendisiyle hem de birlikte vardır, varolur.
Sadece tabiyeti de esas almaz.
İnsan ve insanlığın olduğu her yer ve her durum(lar)da...
Hürmetler...

Salih AS Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-03-07 20:03 .Sebep: imla
Salih AS is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 21:25.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz