"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 386
| konuyla ilgili birkaç soru var aklımda; Kuran hz. ebubekir döneminde kitap haline getirildi, bu olay olduğunda hz. muhammed hayatta değildi, bu döneme kadar; okuma-yazması olmayan hz. muhammed tüm vahiyleri aklında mı tuttu? vahiyleri çevresindekilere ezberletti mi, peygamberinkine mucize desek de -bildiğim kadarıyla kuranda geçen öyle bir mucize yok- diğer insanlar yazılı olmayan sözleri nasıl ezberleyebildi ki muhammed öldüğünde vahiyler kitap haline getirilebildi? daha başka sorular da vardı soracağım fakat şimdilik aklıma gelenler bunlar.. __________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! |
| #2 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 392
| Alıntı:
Sizinde deiğiniz gibi Kur'an-ı Kerim Hz.Ebu Bekir döneminde kitap olarak bir araya getirilmiş ve toplanmıştır. İslam tarihini incelerseniz(ki eğer isterseniz size bu konuda öneride de bulunabilirim)Hz.Peygamberin olduğu dönem içinde çevresinde hep kendisi ile beraber gezen,gelen ayetleri anında kayda geçen Ehli Suffa denilen bir gurup mevcuttu.Bu kişiler zaten bekar olmaları nedeniyle çoğu zaman Resulullahın hemen yanı başında olur hatta çoğu zaman Mescid-i Nebevi ismi verilen ve Resulullahın namazları kıldırdığı ve hemen yanında evi olan ibadethanenin çoğu zaman yanında yatar kalkarlardı. Çoğunluğu hafızlardan oluşan bu kişiler evlendikleri zaman bu Ehli Suffadan ayrılmış olurlardı. Hz.Ebubekir döneminde müseylimet'ül kezzap adı ile bilinen sahte peygamberle yapılan mücadelede bir çok hafız şehit düşünce bu durumu göz önüne alan büyük sahabe Hz.Ebu Bekir Ehli suffanın en önde gelen kişilerinden olan Zetd Bin Sabit başkanlığında bir heyet kurarak o güne kadar kayıt altında ve ezberde tutulan ayetleri bir araya getirip bir kitap haline getirtmiştir. Burda ki yanlış algılama şu sanırım:Kur'an-ı Kerim belli bir düzen dahilinde ve olaylara göre inmiştir.Yani bir sure bitip diğerine başlama şeklinde gelmemiştir Bu nedenle zannedilen gibi Kur'an-ı Kerimin kitap haline getirilmesi;olmayan ve ya ezberde olupta unutulması ihtimali olan bir hafıza kaydının kitaplaştırılması değildir. Kitaplaştırma tüm bu kayıtlı ayetlerin bir araya getirilip bu günkü gibi ayet sırasına konulması şeklinde olmuştur. Saygılarımla. | |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 386
| yani kuran kitaplaştırılmadan önce de yazılı haldeydi diyorsunuz, anladım, bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.. __________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! |
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 103
| Alıntı:
TUR 1. Yemin olsun Tûra, 2. Satır satır yazılmış Kitap'a, 3. Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır Allah kitabının parşömen üzerine yazıldığını söylüyor. Eğer rivayetlerdeki gibi yassı taşlara kemiklere hurma dallarına yazılmış olsa bunu kim toplayabilecek? Çünkü Kuran sizinde belirttiğiniz gibi vahyedildiği sıraya göre dizilmemiştir.Bu diziliş vahye göredir. Peygamberimizden sonra kime vahiy gelmişki Kuran toplanıp dizilebilsin. Diyelimki bu gün bir vahiy geldi,hafızlar ezberledi,ezberlenen süre 2 yıl önce inmiş bir sureye veya 4 yıl sonra inecek bir sureye eklenecek.Bunu kim becerebilecek? Bunu ancak vahiyle bildirilerek peygamberimiz yapabilir. Dolayısıyla bu rivayetlerin aslı astarı yoktur. Kuran Peygamberimiz zamanında bu günkü haliyle iki kapak arasına alınıp ümmete teslim edilmiştir. Veda hutbesinde de bu açıkça belirtilmiştir: "Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır." Yassı taşlara kemiklere vs yazılmış olabilir ancak bunlar ezberlemek isteyenler tarafından kendileri için yazılmıştır. Yoksa vahiy katipleri tarafından yazılanlar peygamberimizin yanında muhafaza ediliyordu,katipler yazdıklarını alıp gitmiyordu.Dolayısı ile toplamaya gerek yoktu. saygılar | |
| #5 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1
| Demek ki "kutsal kitap" diye birşey yokmuş. Yapılan yorumlardan bu anlaşılıyor ki; gerçekte de aslında böyle. |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 140
| Sn.Zeygue o yazdığınız kitap diye kast edilen kuran değil tevrat. |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 103
| Alıntı:
Benim vurgulamak istediğim Kuranın sonradan şurdan burdan toplanmadığı, peygamberimizin nezaratinde vahiy katiplerince derli toplu yazıldığıdır. | |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 140
| Sayın Zeygue Kuran aynen dediğiniz gibi sağdan soldan toplanmıştır ve o zamanki halinden bayağı eksik ve ilavelidir.Bu durumda Allak kuranı korumakla ilgili sözünü tutamamış böylecede Kuranın Allah kelamı olmadığı kendi kendine ispatlanmıştır. Forumda arayın bulamazsanız kaynak konusunda yardımcı olmaya çalışırım. |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,051
| 1.Süreç olarak değiştirilmediğine delil: Biliyorsunuz ki Emeviler İslam’ın bize yanlış tanıtılmasında büyük bir sebep teşkil etmişlerdir. Uydurmaya çalıştıkları hadislerle bunun bir kısmını başarmış olup yapmayanı da çarpıtmışlardır. Tüm çabalara rağmen kuranın metni üzerinde oynama yaparak, değiştirecek bir güç bulamamışlardır. Emevi soyunun idarecileri, Ömer b. Abdülaziz istisna edilecek olursa, Kur’an ve Sünnet’i dünyevi hırs ve menfaatler uğruna feda edebilmiş ve tarihte “İslam” değil “Arap” devleti adıyla şöhret kazanmışlardır. Bu durum çoğu zaman kuranın kendisi üzerinde de oynamalar yapılabileceğinin şüphesini bazılarında oluşturmuştur. Ancak tarihin genel seyri ve sağlamlaşmış haberlere bakıldığında bunun böyle olmayacağını görmek mümkündür. Çünkü Peygamberin çok sayıda insana, daha vahiy inerken Kuran’ı birebir bütünüyle ezberlettiğini değişik yollardan bir sürü rivayet göstermiştir. Emevilerin bunca yaptıklarını görenler neden bunun da farkına varmasınlardı. Demek ki Kur'an Peygamberin ağzından çıktığı gibi yazılmış, kitap olarak toplatılmıştır. Eğer yazıya geçerken arada bir takım zorlamalar, hinlikler, üçkâğıtlar, yanlışlıklar olsaydı mutlaka bu günümüze kadar sürer gelir, bütün bu oynamaların değiştirmelerin taraftarları ya da karşı çıkanları olurdu. Hele Şiiler, Hariciler, Mutezile gibi muhalif görüşler buna da el atarlardı. Çünkü Müslümanlar dini konuları enine boyuna tartışmayı çok sevmişlerdir. Dolayısıyla süreç olarak bunun değiştirildiğini ilmi çalışmalar red etmektedir. 2.Rivayetlere göre değişmediğine delil: Kuran gibi onbinlerce yolla gelene inanmayanların tek bir kişiden rivayet olunan ve ona ait olma ihtimali de zayıf olan haberlere inanmaları ve onu araştırmalarına dayanak oluşturmaları bilimsel tarafsızlıktan uzak bir davranıştır. Ancak bu haberlerde bile gerçek bir dayanak bulmak mümkün değildir.Mesela yakma olaylarının yaşandığı dönemlerde zaten kuran binlerce insanın ezberinde idi.Hz.ebubekir kitap haline getirdikten sonra kemik v.b üzerinde yazılanları yakmış ki tek ölçü oluşturulan kitap olsun.Hz.Osman kitapları çoğaltmayı denediğinde okuyuş farklılıkları olan mushaflar vardı.Karşık çıkmasın diye diğerlerini yakmıştır.Görülüyor ki tamamen tek elden kaynağa ulaşma niyeti vardır. 3. Fazlalık olmadığı ve kurana batıl hiçbir hükmün girmediği ve ellerimizdeki kuranın tamamen ilahi olduğu konusunda herkes sözbirliği içindedir ve muhalif söz söyleyen hiçbir insan yoktur. Bence bunu iddia edenler de buna inanmıyor. Allaha inanmadığını başka şeklerde dile getirebilir. Uydurdu bile diyebilir ama değiştirildi diyemezler. 4. Çok önemli bir delil de içinde çelişkinin bulunmayışıdır. Belki çoğunuz bu konuda çelişkilerle dolu diyecektir. Ama önyargısız bir şekilde kuranı bütünlüğü içerisinde okuyan her insan çelişki değil birbirini tamamlama görür. Yeter ki o şekil bakmak isteyelim özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-04-07 11:09 . |
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| >>> Eğer yazıya geçerken arada bir takım zorlamalar, hinlikler, üçkâğıtlar, yanlışlıklar olsaydı mutlaka bu günümüze kadar sürer gelir, bütün bu oynamaların değiştirmelerin taraftarları ya da karşı çıkanları olurdu. Hele Şiiler, Hariciler, Mutezile gibi muhalif görüşler buna da el atarlardı. Olmadığını nerden çıkardınız ki? Bu defaten olmuştur, ama genelde bir taraf öbür tarafın boğazını keserek sorunu tatlıya bağlamıştır, müslüman usülü.. Mesela, nispeten yakın tarihteki hurufilik ve Fatih'in bu mezhebi yok etmesi meselesi size bir hayli faydalı olacaktır.. Ve evet, bugün Edip Yüksel gibileri de dahil, tarih boyunca kuranın değişip değişmediği hep tartışılır olmuştur.. Mesela Ibn Omer derki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Suyuti, el İtkan, 2/32.) Kuran değişmiştir, değişmemiştir tartışması havanda su döğek olur bu açıdan.. Ama sizin şu kuranın değişmediğinde herkesin söz birliği ettiği varsayımı, kökten çürüktür, yanlıştır. Diğer yandan sizin hiç hadis vs. den de haberiniz yok gibi görünüyor. Muhammed öldüğünde kuranı ezbere bilen kişi sayısı 4, sayıyla dörttür. Siz çıkmış nerden bulduysanız binlerce hafızdan bahsetmişsiniz. Kuran, tam tersine külliyeten çelişki yumağıdır. Dahası pek çok hususu hadise başvurmadan izah edemezsiniz. Bir şeyin doğruluğunun ilk şartı, bakana göre değişmemesidir. Bu da en güzel ölçme ile yapılır.. Siz eğer bir şeyin çelişki olması için ölçütünüzü koyarsanız, bu bu kurla uymayan/uyan çelişkidir derseniz ve bu tanım üzerinde anlaşırsak, ki anlaşırız, ondan soran kuranda çelişki var mıymış buna bakabiliriz.. Kuranda batıl olmadığı konusunda sözbirliği vardır demeniz cidden komik bir şey olmuş. Lütfen bizi bu kadar keriz yerine koymayınız.. Salman Rüşdi mevzusunu ne çabuk unuttunuz? Bana sorarsanız kuran bir batıl toplu mezarlığıdır.. Sizin onu baştan mutlak doğru sayarak içindeki herşeyi hak kabul etmeniz kimseyi bağlamaz.. Kaldı ki, 3.5 Milyar hristiyan için kuran bir bedevinin batıl masalından öte bir şey değildir.. Şu habere bakarsanız, kuranın en eski kopyasının nasıl bulunduğunu öğrenirsiniz: http://www.guardian.co.uk/Archive/Ar...048586,00.html Şurayada bakarsanız, bu kuranın bilinen kurandan değişik olduğunu görürsünüz.. http://www.theatlantic.com/doc/prem/199901/koran Bu bize "hangisi doğru?" sorusunu sorma hakkı verir. Diyelim ki, bildiğimiz kuran doğru.. Bu sizin kuran üzeirndeki ittifak vs. hususlarınızın yanlış olduğunu gösterir sadece.. Kuanın orjinalliği asla güvenilebilir bir husus değildir.. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Modaya Uyduk | ibra | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 8 | 26-03-08 12:59 |
| YazıYaz Kitap Kampanyası olsa.. Nasıl olurdu?? | orkhun | Forum Hakkında | 21 | 22-11-06 13:42 |
| Türkiye nasıl gelişmiş bir ülke haline gelir? | Nostrum | Türkiye Siyaseti | 27 | 13-11-06 19:38 |
| Kur'an Bilimsel konulardan bahseder mi? | ibra | Arşiv | 62 | 28-09-06 21:51 |
| Kitap - Kuran ın ikili simetrik yapısı | ugurozaltn | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 6 | 11-03-06 20:15 |