"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Kerkük'te etnik temizliğe yeni kılıf.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| "Irak hükümeti, Saddam Hüseyin döneminde Kerkük'e yerleştirilen Arapların başka yere taşınması planını onayladı. Buna göre 14 Nisan 1968'den itibaren Kerkük'e yerleştirilen Araplar geldikleri şehre geri dönecek ve kendilerine tazminat ödenecek. ...." http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=77156 Şu haberleri görüp hala dostluktan kardeşlikten bahsedenelerin, hala oradaki aşiret reislerini muhatap kabul etme şeref yoksunluğundan bahsedenlerin kulakları çınlasın... Kukla hükümetle kukla aşiretler bbir olup birilerine "vaad edilmiş topraklarını" hediye etmek istiyor, bunların sonunda ama görebilen yok.... Saygılarımla |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: DİYARBEKİR
Mesajlar: 718
| -Kerkük, Xaneqin ve diğer bazı bölgelerden sürülenlerin listesi: - 1991, 1992 ve 1993 yıllarında 13.367 aile - 1994 yılında 112 aile - 1995 yılında 393 aile - 1996 yılında 282 aile - 1997 yılında 710 aile - 1998 yılında 394 aile - 1999 yılında 449 aile - 1.1.2000 ile 10.5.2000 tarihleri arasında 123 aile - 1991 Yılındaki ayaklanmanın başlangıcından 10.05.2000 tarihine kadar göçertilenlerin toplam sayısı 15.831 ailedir. Kerkük’teki evlerinden çıkarılıp, Irak hükümetinin denetimi dışındaki Kürt bölgesi Süleymaniye’ye sürülen kişilerin sayısı ve dağılımı aşağıdaki gibidir: Sıra No Bölge Kişi sayısı 1. Süleymaniye’içinde dağıtılanlar 7.835 2. Süleymaniye içindeki merkezlerde 14.905 3. Darbanikan-Kalar-Kifri bölgesi 18.003 4. Ranya 5.332 5. Şehrazor 4.527 6. Çemçemal 32.727 7. 1997 Yılında göçertilenler 3.638 8. 1998 Yılında göçertilenler 2.446 9. Takya kampı 740 10. Yeni kaydedilenler 421 11. 1999 Yılında göçertilenler 2.576 12. 1/10 ile 10/5 2000 arasında göçertilenler 688 Toplam 93.838 (-)Irak Hükümeti, 01.01.2000 ile 09.07.2000 tarihleri arasında, Kerkük ile Xaneqin’den 155 Kürt aileyi, Kürt denetimindeki Erbil ve Süleymaniye vilayetlerine sürmüştür. (-)Irak “Devrim Komuta Konseyi” (DKK) 16.5.2000 tarihinde Kerkük ve Diyala valilerine Kürtlerin el konulan evlerinin ve arazilerinin kimseye verilmemesini bildirmiştir. DKK, söz konusu ev ve arazilerin bölgeye getirilecek Filistinliler’e dağıtılmasına karar verinceye kadar valilerin beklenmesi istenmiştir. (-)01-20.06.2000 tarihleri arasında Kerkük şehrinin Domez ve Saddam adlı mahallelerine yaklaşık olarak 270 Filistinli aile yerleştirilmiştir. (-)Devlet başkanlığı 11.06.2000 tarihinde bir bildirge yayınlayarak Tuzkurmatoo, Daqooq, Haweeceh ve Xeniqin’de ikamet eden tüm Kürtlerin ve Türkmenlerin Arap uyruğuna geçmelerini emretmiştir. Bunu yapmadıkları taktirde, onların Kürt bölgesi Süleymaniye’ye sürülecekleri belirtilmiştir. (-)Kerkük Valisi Sabah Nuri Alwan, 13.06.2000 tarihinde Kerkük’teki tüm üst düzey yetkilerle bir toplantı yaptı. Bu toplantıda yetkililerden dikkatli bir çalışmayla Kerkük’teki Kürtleri sürüp onların yerine Filistinlilerin yerleştirilmesini istemiştir. (-)Irak rejimi tapu kadastro idaresindeki tüm güvenilir yetkililerden başlangıçta Araplaştırma kampanyası çerçevesinde Kerkük’e getirilmiş ama daha sonra şehirden ayrılmış olan Arap aileleri tarafından terk edilen tüm evlerin listesini çıkarmasını istedi. Rejimin bunu yapmaktaki amancı bu evleri ve arazileri yeniden Arap ailelere dağıtmaktır. (-) Altı büyük Kürt partisi, Kerkük’teki yoğun Araplaştırma kampanyası ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’a bir protesto bildirisi sunmuştur. Söz konusu partiler, Kerkük’ün bir Kürt şehri olduğu ve üstelik çok uzun zaman öncesinden böyle olduğu konusunda çeşitli tarihsel kanıtlar da sunmuşlardır. Kürt partileri tezlerini 1957 yılında yapılan genel nüfus sayımı ile desteklemişlerdir; bu nüfus sayımına göre, Kerkük nüfusunun %48’i Kürt, %28’i Arap ve %21’i de Türkmen’di. Kürt partileri söz konusu bildirinin sonunda, Irak rejiminin şu anda Kerkük’e Filistinlileri yerleştirmeyi planladığını ileri sürmüşlerdir. (-)Kerkük’ten sürülen Kürtler için Birleşmiş Milletler tarafından Süleymaniye bölgesinde kurulan Barda Qaraman kampındaki insanlar sefalet içinde yaşamaktadır. Bu insanlar soğuk kış havasında bile çadırlarda yaşamaktadır. Su ve elektrik şebekesi bulunmamaktadır. Kampta okul ya da hastane yoktur. Birleşmiş Milletler ‹nsani Yardımlar Müdürü ve Irak’ta petrol-karşılığı-gıda anlaşmasından sorumlu olan sayın Binon Syvan, bu duruma bizzat tanıklık etmiştir. Binon Syvan 9.8.2000 tarihinde kampı ziyaret etmiştir. Kamp sakinleri sayın Binon Syvan’a Kürt oldukları için kendi kimliliklerinden vazgeçerek Araplaşmayı kabul etmedikleri için evlerinden sürüldüklerini açıklamışlardır. Kamp sakinleri BM yetkilisinden, evlerine geri dönebilmelerine yardım etmesini ve BM 688 sayılı kararına uyması için Irak’a baskı yapmasını istemişlerdir. Sayın Binon Syvan kamp sakinlerine onların durumunu New York’ta gündeme getireceğine ve onların taleplerini New York’taki yetkililere iletmek için elinden geleni yapacağına söz vermiştir. Devam edecek...ve ortadaki büyük yanılgı düzeltilecek...umarım.. __________________
"""Ve Cellat Uyandı Yatağında Bir gece,Tanrım dedi !!! Bune Zor Bilmece ...Öldükçe Çoğalıyor Alanlar ...Ben Tükenmekteyin Öldürdükçe....""" |
|
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| İtibar edilecek belgeler Osmanlı nüfus kayıtları ve tapu kayıtlarıdır. Ne ingiliz desteğiyle kurulan kukla ırak, ne ABD desteğiyle başa gelen saddam ne de 1991 sonrası ABD çıkarlarına çalışan aşiret reislerinin kontrolündeki bölgeler de kaynka diye sunulanlar gerçeği tam olarak yansıtmaz. Niye yansıtmaz, açıklayalım. 1991'e kadar Irak'ta bir araplaştırma politikası sürdürülmüştür, o nedenle belge olarak ortaya konulan nüfus kayıtları, seçim sonuçları, tapu kayıtları,... tam olarak gerçeği yansıtmaz. 1991'den sonra ise ABD oynadığı atı değiştirip, saddam'ı bırakınca özellikle kuzeyde dünkü araplaştırma politikası gibi "kürtleştirme" politikası güdülmektedir. ITC Türkiye Temsilcisinin söylediği, altıyüz bin kürt kerkük ve civarına yerleştirilmiştir. Bunu diğer kaynakalrdan da isterseniz teyit edebilirsiniz. Orada şu an göçe zorlanan eziyet gören Türkmen ve araplardan bahsetmeye gerek duymuyorum; zaten biliniyor sadece görmezden geliniyor. Şu gerçeği de ortaya koyalım ki; ABD ve İsrail çıkarına hizmet eden, bozuk idealler uğruna insanlara zarar veren aşiret reisleri, haklarını koruduklarını söyledikleri kürtlere de zulüm etmektedir. İleride yapılacak nüfus sayımı için sayıyı çok göstermek üzere Kerkük'e getirilen altıyüz bin kürt tam anlamıyla rezil koşullar altında yaşamaktadır. Yani bunların sadist düşünceleri ırk, din, dil ayrımı yapmıyor. Sayın stran, verdiğiniz bilgilerin güvenilirliğinden emin olmamakla beraber kaynağını göstemenizi istesem heralde yanlış anlamazsınız. Saygılarımla |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: DİYARBEKİR
Mesajlar: 718
| Bölgede tırmanan şiddet olayları nedeniyle Türkiye 'Kerkük' hassasiyetini her fırsatta yinelerken, Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi yanlısı Türkmen Reform Hareketi, Türkiye'nin Kuzey Irak’a yönelik olası müdahalesinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini açıkladı. Türkmen Reform Hareketi, Kuzey Irak'taki Erbil kentinde 'Kürt, Türkmen, Keldani ve Asurilerden oluşan Kürdistan Halkı, Irak Daimi Anayasası'nın 140'ıncı Maddesi'nin Uygulanmasını İstiyor' konulu bir panel düzenledi. Panelde konuşan Türkmen Reform Hareketi lideri Abdulkadir Bazırgan, Kerkük ve Türkmen meselesinin birbirleriyle ilintili olduğunu ve Türkiye'nin buna müdahale etme hakkının olmadığını iddia etti. Bazırgan, Kerkük'ün tarihi ve coğrafi olarak Kürt bir kenti olduğunu öne sürdü ve "Hiç kimse Kerkük'ün Kürdistan kenti olduğunun realitesini değiştiremez. Kerkük'ün Kürdistan bölgesine bağlanmasındaki amaç petrol ve petrol gelirleri değildir. Çünkü, Kerkük’ün tarihi ve coğrafi olarak Kürdistan için başka bir anlamı vardır" dedi. Bazırgan, Kürt bölgesinde çok sayıda parti, örgüt ve organizasyonu olan Türkmen, Keldani ve Asurilerin hiçbir baskıya maruz kalmadan, Kürt örgütleriyle eşit düzeyde özgürce faaliyet yürüttüklerini savundu. Türkiye'nin Kuzey Irak’taki yönetimin içişlerine müdahale olasılığını da değerlendiren Türkmen Reform Hareketi lideri, "Türkiye'nin 'Türkmenleri savunma' bahanesiyle Kuzey Irak ve Kerkük'ün iç meselelerine karışmasına karşıyız. Çünkü Kerkük ve Türkmen meselesi birbirleriyle ilintili olan bir meseledir. Türkiye'nin buna müdahale etme hakkı yoktur" şeklinde konuştu. Panelde, Kerkük'te asırlardan bu yana birlikte yaşayan Kürtler ile Türkmenlerin aynı kaderi paylaştıkları ve sonsuza kadar birlik ve beraberliklerinin korunması ve eşit haklara sahip olması gerektiği vurgulandı. Panelde konuşan Türkmen temsilciler, lraklı Türkmenlerin geleceği ve çıkarlarının Kürtlerin yanında ve Kürt Bölge Yönetimi'nin çatısı altında olduğunu, Kerkük’ün Kürt bölgesine bağlanmasını desteklediklerini ve 140’ıncı maddenin de bir an önce uygulamaya konulmasını istedi. Erbil’deki Türkmeneli Konferans Salonu'nda düzenlenen panele çok sayıda Kürt siyasi parti temsilci, yerel Kürt Parlamentosu’ndaki milletvekilleri, Kürt gruplara yakın olarak bilinen Türkmen partileri ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. http://www.milliyet.com.tr/2007/02/15/son/sondun17.asp Sn ulucakoca buyrun yukarıdaki yazıyı ve linki okuyun... temizlikten kasıt ve türkmenlerin asıl ağızlarının sözleri buyrun... )__________________
"""Ve Cellat Uyandı Yatağında Bir gece,Tanrım dedi !!! Bune Zor Bilmece ...Öldükçe Çoğalıyor Alanlar ...Ben Tükenmekteyin Öldürdükçe....""" |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
| Sanki Kürt'ler Amerikan mandası değilmiş gibi himaye edebiliyorlar mı ?Orada dönem oyunları bu şekilde değil oraya girerek çözebiliriz ki yarın belki yarından da yakın olacağıda bu gibi. __________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın... |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| Türkmenlerin asıl ağzı, aşiret reislerinin ve ABD, israil ingiltere üçlüsünün politikasını söylüyor. İlginç.... Kurtuluş savaşında da asıl temsilci olarak damat ferit hükümeti gösteriliyordu. Yani kimin asıl temsilci olduğunu anlamak için tarihe bakmak lazım...Temizlikten kasıt, birilerinin sadist hayallerini gerçekleştirmek için, kardeşi kardeşe düşürmek. Bunun için de ABD çıkarına çalışan aşiret reislerini, hatta Türkmen bilmem bişey hareketi diye çıkanları kullanıyorlar... Türkmenlerin asıl ağzı Telafer'de katledilen Türkmenlerdir, ya da Kerkük'te ırzına geçilen kadınlar, ya da katledilen masumlar.... Saygılarımla |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Sayın Ulukoca açtığınız bu konuda ben de acizane görüşlerimi kısım kısım sunmaya çalışacağım...Şimdilik sadece kısa bir açılış diyelim... Türkmeneli denilen bölgenin kaderini,bazı kesimlerce kurdurulmuş sayıları 11 adet olan tabela partileri tek başlarına belirleyemeyecek... Türkiye'nin o bölgeye olan ilgisini bazi çevrelerin iddia ettiği gibi salt petrol işiyle sınırlandırmak,tarihi bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor... Mavi zemin üzerinde ay ve 6 yıldız olan bayrak....Bayraktaki 6 yıldız..Türkmenlerin bin yıldan beri yaşadıkları o topraklardaki kurdukları Devletleri göstermektedir.. Irak selçuklu Devleti-Atabeylikler(Musul- Erbil)-İlhanlılar Devleti-Celayirler Devleti-Karakoyunlu devleti-Akkoyunlu Devletini simgeliyor...Ayrıca Türkmenler milli bir marşada sahip.... Osmanlının dağılmasından sonra Türklerin üçte ikisi 45 ülke toprakları içerisinde kalmışlardır..Dolayısıyla Türkiye bu konulara gücü olduğu sürece ilgilidir....Türkmeneli bölgesinin geleceğini tarih belirleyecektir... Saygılarla....Harbey.... |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| Sayın Harbey, sizin araştırmalarınızı bekliyoruz. Ermeni soykırımı iftirası ile ilgili yazılarınızdan sizi tanıyorum. Benim zamanım olsa bu konuyla ilgili bir yazı hazırlamayı düşünüyorum ama bakalım, inşallah vakit bulabilirm. Bir konuda izninizle ekleme yapmak istiyorum. Türkiye'nin ilgisi dediğiniz gibi salt petrol nedeniyle kaynaklanmıyor. Bunun böyl olduğunu düşünen kişiler aslında kendi ideolojilerinde var olan "insan ekonomik bir hayvandır" mantığıyla konuşuyorlar ve bu milletin paradan başka amaçlar için hareket etmesini mantıksız buluyorlar. (kendilerine göre) Onlara da insan denen varlığın, sadece biyolojik olmadığını inşallah göstereceğiz.... Saygılaırmla |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Bu sorunun cevabını Türkiye'nin yayılmacılık arzusu veya Enerji kaynaklarından pay almak isteğiyle sınırlayanlar çok yanılırlar...O kadar basit değil bu sorunun cevabı.... Türk Milleti tarihinde çok zorlu ve sıkıntılı dönemler yaşadı....Hep bedeller ödeyerek o sıkıntıları aştı....Hayatını kaybetmeden evel, Merhum tarihçi Cemal Kutay'ın ağzından içinde bulunduğumuz şu yılların,tarihi süreç içerisinde yaşanan en sıkıntılı sayılacak dönemlerden biri olduğunu dinlemiştim...Bu beni hiç de şaşırtmamıştı.... Emperyalistlerin 19 Yüzyılda hasta adam diye tabir ettikleri Osmanlı topraklarına,ilk fırsatta her koldan salyalarını akıta,akıta hışımla saldırmaları,ilk aşamada Balkanlar,Kafkaslar ve Ortadoğudan kovup,ikinci aşamada da Anadolu topraklarında bu milleti boğma planlarını acımasızca uygulamaları...Varlığını koruyabilmek için,milletin çok ağır bir bedel ödemesinide gündeme getirmişti... Anadolu en sonunda kurtarılmıştı ama....Osmanlının evlatları yani İSLAMLAR ,etnik kökenine falan bakılmadan yaşadıkları topraklardan kovulmuşlar veya başka ülkelerin egemenlikleri altına girmişlerdi... Bugün geldiğimiz noktada Türkler ve Osmanlı evlatları vaktiyle 19 milyon km kare olan,ülkelerini kaybedip....Üzerinde kurulan tam 45 ülkenin bayrağı altında yaşamanın sonucuyla karşılaşmışlardı....Halen Türkiye Cumhuriyetinde yaşayanlar dünyadaki Türklerin sadece üçte birini oluşturuyor....... İşte Türkmeneli bölgesinde yaşayan, Türkmenler kaybedilmiş topraklarda bugün yaşamını sürdürmeye çalışan,I.Dünya savaşından sonra her türlü acıları yaşasa da varlığına sahip çıkmış soydaşlarımızdır... Coğrafi anlamda Türkmeneli Bölgesi ,Irak'ın Kuzeybatısındaki TELAFER'den,güneydoğu tarafındaki Mendeli'ye kadar olan bölgeyi kapsıyor...Bu bölge 50 km eninde,250 km uzunluğunda...Türkmenler Erbil,Musul,Kerkük,Selahaddin,Diyala gibi merkezlerde yaşamlarını devam ettirmeye çalıştılar hep..... Uzun yıllardan beri azınlık haline dönüştürülmeye çalışılan,asimilasyon ve katliamlara uğramış bu mazlumların acı kaderleri,ABD işgalinden sonra,farklı bir kulvara girmiş durumda... Kim bu Türkmenler ....O bölgeye nereden ve ne zaman gelmişler...Orada ne yapmışlar...Nasıl yaşamışlar.... Türkiye Kerkükle niye ilgileniyor....Ne demek niye ilgileniyor...İngiliz niye ilgileniyor....ABD niye ilgileniyor....Orada bu milletin bir tarihi var...İzi var...Başkalarınında vardır....Ona da bir şey diyen yok...Ancak kimse Türkmenleri yok sayamaz....Türkiye'nin eli ayağı tuttuğu sürece orayla ilgilenir...ve ilgilenecektir..... Gün oldu Kıbrıs meselesinde Türkiye'yi kıpırdatmadılar...Herkesler alay etti.....Türkiye'ye bak....Soydaşlarını nasılda ezdiriyor...Sonra ne oldu...20.Temmuz.1974'de gereğini yaptı..... Şimdi o bölgede yaşayan halkların hepsi bizim kardeşlerimiz...Akrabalarımız...En büyük temennim Türkmenlerin 6 DEVLET kurduğu o coğrafyada,haklarının teminat altına alınması...Ve olayın barışçıl şekilde çözülmesi.... TÜRKİYE'nin TOPRAK ve PETROL peşinde olduğu iddiaları doğru değildir...... Bu meselenin tarihsel boyutu incelendiğinde bizim için ne ifade ettiği ortaya çıkar......................................... . KERKÜK tarihi M.Ö 2600 yılına kadar uzanır...O dönemler adı ARAPHA olan bu kent daha sonraları Kerhini,Kerkura,Suluki isimleriyle anıldı...İlk defa TÜRKMEN KARAKOYUNLU Devleti zamanında KERKÜK adını aldı... Irak Selçuklu,Atabeylikler,İlhanlılar,Celayirler,Karako yunlu,Akkoyunlu Devletlerinin hükmettiği dönemlerden sonra bölge,1520 yılında OSMANLI Devletinin egemenliğine geçip,1918 yılına kadar yönetildi... Türkmenler ilk defa M.S 676 yılında Emevi hükümdarı Ubeydullah Bin Ziyad zamanında Basra'ya yerleştirildiler..1055 yılında Selçuklu hakanı Tuğrul Bey Irak'a girip,aynı yılın Aralık.15'inde kenddi adına hutbe okuttu...Bu vakitten sonra Türkmenler oraya iyice yerleştiler...Hüküm sürdüler... Osmanlı döneminde Eyalet haline gelen KERKÜK bölgesi bir ara,Nadir Şah tarafından İran topraklarına dahil edildiyse de 1746 anlaşmasıyla tekrar Osmanlıya iade edildi.... Ancak I.Dünya savaşından sonra 10 Kasım.1918 de Mondros mütakeresinin 7.maddesine dayanarak İngilizler tarafından işgal edildi...Konu daha sonra Lozan'da halledilemedi..Türkiye daha sonra herkesin bildiği bir iç isyan nedeniyle,zor durumda kalınca 5.haziran.1926 da yapılan Ankara anlaşmasıyla Musul Ve Kerkükteki haklarını 2 yıllık petrol gelirleri karşılığı İNGİLİZ MANDASINA terketti. Sonrasında 14.Aralık 1927'de Irakta İngilizler tarafından Kral Faysal'a bağımsızlık verildi...14.Temmuz 1958 de darbe yapıldı...General Abdulkerim Kasım Cumhuriyet ilan etti....8 Şubat 1963'de Abdulselam ve Abdurahman Arif kardeşler 5 yıl yönetti......17 Temmuz 1968 tarihinde Arap Baas yine darbe yaptı...Başa Ahmet Hasan El-Bakır geçti....Son olarakta SADDAM HÜSEYİN 1979 yılında El-Bakır'ın yerine geçti....SONRASI MALUM.....Kronoloji bu şekilde..... Türkmenlerin başına ne geldiyse....1918 İngiliz işgalinden sonra geldi...Asıl incelenmesi gereken asimilasyon ve katliamlar dönemi İngiliz işgaliyle başladı.....ve.......devam etti............... Nüfusları ne kadar ?....Kültürel ve sosyal yapıları...Dini inançları....Eğitim düzeyleri...Yaşam biçimleri ve diğer halklarla olan ilişkileri...Azınlık sayılmaları...Uğradıkları haksızlıklar.....Bunları incelemeden Kerkük ve Türkmenlerin,Türkiye için ne ifade ettiği konusunda görüş koymak mümkünmü acaba..... Şimdilik mesajı daha fazla uzatmamak adına.....Saygılarımı sunuyorum...Harbey....... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-04-07 22:50 . |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Her şey İngiliz işgaliyle başladı............... Erbilli saygın din adamı,Küçük Molla Efendi'nin çağrıları neticesinde Türkmenler 1920 yılında işgalci İngiliz'lere karşı Telafer'den başlayarak, sonrasında Kerkük'te mücadele başlattılar......Bu dönemde İngilizler bir çok aydın,şair,öğretmen ve ileri gelen Türkmeni sürgün ve hapsetti.......Ancak bu kadarı yetmedi...halkı sindirmeleri gerekiyordu..... Kerkük'teki ilk katliamı 1924 yılının mayıs ayında PARALI İNGİLİZ askerleri gerçekleştirdi...LEVİ isimli bu katliam çek dehşetliydi ve ilkti... Türkmenler POTANSİYEL TÜRKİYE CASUSU ve Türkiye'nin amaçlarına hizmet eden kimseler olarak görülüyordu,bu bakış sonraları da hiç değişmedi..... Baskılar hiç durmadı..1939 yılında hapis,sürgün ve ölümler tekrar sahneye kondu.....Hemen ardından....1946 yılında ismine GAVURBAĞI adı verilen, kanlı bir katliam daha gerçekleşiyordu...Bu defa kadın ve çocuklar da öldürülüyordu... Ancak katliamın büyüğünü 1959 yılında gerçekleştirdiler...3 gün aralıksız öldürdüler...(Halbuki 1958 yılında Cumhuriyet ilan edilmişti..Türkmenler artık rahat edeceklerdi...Üniversitelerde Türkmen Öğrenci Birlikleri kurulmuş sosyal ve kültürel faaliyetlere başlamışlardı..Umut fazla sürmedi..) Bu katliam çok ağırdı......14 Temmuz.1959 daki operasyonlarda öldürülenler sokaklarda sürükleniyordu...Türkmen lideri ATA HAYRULLAH'ta cesedi sürüklenenler arasındaydı....Araştırmacılar bu katliamlar için "eşi benzeri az" değerlendirmesini yaparlar... Ancak bu zülum Türkmenler için,uyanışı simgeledi... Katliamın ardından Irak ve Türkiye'de "Türkmen Öğrenci Birliği" ve " Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri" kuruldu....Örgütlenme çabaları hızlandı... Tabiki idamların ve tutuklamaların ardı arkası kesilmiyordu...... 1968 BAAS darbesi, yok etme biçimlerine yeni yorumlar kattı...Demografik yapı değişmeliydi...Buna yönelik faaliyetler daha bir sinsice yapılmaya başlandı..24 Ocak 1970 de ilkokullarda Türkçe eğitim,Irak radyosunda daha fazla Türkçe yayın,matbuat serbestliği gibi bazı haklar tanımışlardı...Fakat bu kağıt üzerinde kalmıştı......Derken oyun başlatıldı.. Daha üzerinden aylar geçmeden ilkokullardaki Türkçe eğitim yasaklandı..Türkmenlerin bu durumu proresto etmeleri üzerine BAAS rejimi Kerkük bölgesindeki okulları kapatmaya ve sağladıkları hakları ortadan kaldırmaya başladı...Prorestocular hemen işkenceye alınıyordu..Yüzlerceydi...Bu işkencelerde halk arasında " Tembel Abbas " olarak tanınan,TİYATRO sanatçısı Hüseyin Ali Tuzlu hayatını kaybediyordu... Türkmen liderlerin idamlarına ve yüzlerce öğrencinin hapise atılmalarına hiç ara verilmedi...1980 den itibaren ARAPLAŞTIRMA politikaları daha bir ivme kazandı......Çünkü kim vardı başrolde...SADDAM tabiki...(1979 da yönetime geldi..) Kerkükte mahalleler dağıtılıp,mülklere el konulmaya başlandı...Türkmenlerin elindeki araziler ucuz fiyatlardan kamulaştırılıp,Arap kökenlilere verildi...Kerkük Türkmenleri Arap bölgelerine topluca sürülüp,dışarıdan getirilen kitlelerde Kerkük bölgesine yerleştirildi.. Nüfusunun tamamı Türkmenlerden oluşan köy ve kasabalar haritadan silindi...(Bu kasaba ve köylerin isimleri tek tek bellidir...)...Türkmen varlığı yok ediliyordu...Ekonomik anlamda çökertme operasyonu da eş zamanlı devam ediyordu... Tabii idamsız gidermi bu asimilasyon ve yok etme politikası...O yılların Türkmen liderleri Necdet Koçak,Abdullah Abdurrahman,Adil Şerif,Dr.Rıza Demirci Bağdat'ta idam ediliyordu.....Bu son idamlardan sonra Türkmen siyasi hareketleri yavaşlama sürecine giriyordu.... Artık takatları kalmadı derken,idamlara tepki olarak Irak Milli Demokratik Örgütü kuruldu... 1985 de kapandı..1988 yılında ilk Türkmen siyasi partisi olan Milli Türkmen Partisi,BAAS şartları nedeniyle kendisini 1991 de ortaya koyabildi...Sonrasında devam eden körfez krizi ve Türkmen siyasi süreci farklı şekilde incelenmeye değecek bir konu... Evet ,çok kısaca anlatmaya çalıştığım, bu katliam ve baskılar Kerkük meselesiyle ilgilenenlerin derinlemesine araştırması gereken nitelikte olsa gerek.......Saygılarla.............Harbey......... .... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-04-07 01:03 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| MHP Ve Yeni Milliyetçilik Anlayışı... | sonakıncı | Türkiye Siyaseti | 56 | 28-01-08 21:05 |
| Yeni bir Sosyalizm,yeni bir Dünya mümkün! Ödp | küçükkarabalık | Türkiye Siyaseti | 58 | 20-05-07 12:53 |
| Bush'un yeni rotası: İran'ı sıkıştırmak | SupHi | Dünya Siyaseti | 31 | 24-02-07 23:08 |
| İntel'den yeni işlemciler | melek | Bilişim | 1 | 07-02-06 18:05 |