| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Forumumuzda Kürtlük ve kimlikler üzerinde bu konunun tartışıldığı bölümler var.Ancak dini bakış açısıyla bunu gündeme getirildiği olmamıştır.Bu başlık dini pencereden sorunları ve çözümleri tartışmak için açılmış olduğundan dini bir yorumda bulumayayacak olanların bu konuya en azından''Bu sorunun dini yönü sosyalist yönü yoktur insani yönü vardır'' tipinden konuyu amacından saptıracak mesajlar yazmamaları temennimizdir. Kavim(Ulus) Kavramı Kavimler kulluk objesi, fiziki varlıklardır. İslam ise vahyi ilke bildirir, hayat yolunu gösterir. Kavimler itaat etme konumundadır; İslam kural koyma konumundadır. İki unsuru sentezlemek, kavim olgusuna Rabbani bir mevki vermek olur. Kavimleri vahye kulluk objesi olmaktan çıkarttığımızda, kendini din edinme başlar ki buna Türkçülük veya Kürtçülük diyoruz. Bu açıdan vahye dayanmayan Türk devleti de Türk de, Kürt devleti de Kürt de, kendine tapınma yanı tağileşme, tağutlaşma objesi olur. Maalesef Müslümanlar genellikle, Türk kavminden olsun Kürt kavminden olsun, seküler bir vakıa olan ulus/millet olma sürecini doğru okuyamamışlar veya aldatılmışlardır. Müslümanlar, Türklüğü veya Kürtlüğü ulusculuktan ayrıştıramadıkları müddetçe İslami kimlikten uzaklaşmakta, birbirlerinden ayrışmakta ve küresel kapitalizmin kucağına düşmektedirler. İslam olmak kavmi özellikleri reddetmek değildir. Kavimler ve diller Allah’ın ayetlerindendir. Ve insanlık tarihi kadar eskidir. Oysa ulusçuluk Batı’da sanayi toplumuyla din karşıtlığı temelinde üretilen modern bir oluşumdur. Aslında sorun açık. Kutsalı vatan, ırk, dil, tarih olan seküler/laik bir ulusçuluk mu? Yoksa kutsalı vahye ram olan veya olmayan vahyin fıtrı özelliklerimiz olarak belirttiği bir kavim gerçeği mi.İşin ilginç tarafı, Türkler ülke bölünecek diye Kürt ayrılıkçılığına karşı çıkıyor, Kürtler de bağımsız bir devlet istiyor. Ama her iki taraf da Avrupa Birliği'ne girmek için yanıp tutuşuyor. Oysa AB ile sahip oldukları ve olmak istedikleri egemenlikten vazgeçmek durumunda olmalarına rağmen... Kürtçülük veya Kürd meselesi neden bitmiyor? 1. Kendini İslam’a nispet edenlerin büyük çoğunluğu bu zulmün karşısında ya sessiz kaldılar, ya da çeşitli sebeplerle zalimleri meşru gören bir adaletsizliğe sürüklendiler. Vahyin belirleyiciliğinde tevhidi bilince ulaşmış bulunan Müslümanlar ancak Kur’an ölçüleri içinde adil bir yaklaşımı sergileyebildiler. Çünkü kendini İslam’a nispet eden büyük kitle ile genel olarak Müslümanlar (tevhidi bilince sahip olanlar dışında); öncelikle vahyin ölçülerinden habersiz oldukları için ve müspet yaklaşmadıkları için bitmedi. Nitekim aynı durumdaki çoğunluğun 28 Şubat sonrası Kendi İnançları için de ne kadar samimiyetsiz oldukları tescillenmiştir. İsyan etmeleri gerektiğini değil, tüm hukuki yönlerini kullanmaları gerekirken bu iş sadece birkaç derneğe kalmıştır.Büyük Müslüman çoğunluk bu konuda da sorunun çözümsüzlüğünün sebebidir. Bu sebeple, Kürt halkı, arasında sıkıştığı dayatmacı iki seçenekten kendisine yakın olanını tercih etmek zorunda kalmıştır. Derdinin asıl dermanı olan İslam ilacı kendisine ulaştırılmadığından, acil olan fiziki varlığını ve fıtri kimliğini koruma, hastalığın yakıcı ıstırabından bir an önce kurtulma can havliyle PKK’ya eğilim göstermiş, hastalığını daha da azdıracak sahte ilaçlarla tedaviye teslim olmuştur. Kürt halkı, tarih içinde İran, Irak ve Suriye’de de olduğu gibi hakim ulusalcılığın sopasını yiye yiye, tabiri caizse zorla Ulusalcı bir çizgiye getirildi. 2. Bitmeyişin ikinci bir sebebi ise dışarıda.. Türkçülüğü esas alan Cumhuriyet kadroların Türk kesiminde modernleşmeyi, batılılaşmayı sağlamada daha tesirli olmaları, Kürtlerin ise buna direnmeleri ve yeniden İslami uyanış için önemli bir potansiyeli barındırıyor olmaları, hem yerli oligarşinin, hem de arkasındaki Batılıların ortak tespitleri ve rahatsızlıklarıydı.Onlar İslam kardeşliğini hem dünyacı seküler bakışa hem de sömürüye en büyük engel olduklarından Kürtçü Batıcı muhalif kesimlerin(pkk gibi) yolunu açtılar.Pkk Kürt bölgelerinde devletin 70 yılda yapamadığı manevi tahribatı gerçekleştirmiştir. Görüşüm ve çözümler 1. Müslümanların çiğnenen tüm konularda yapılması gereken ilk şey resmi ideoloji ile hesaplaşmaktır. Bütün bu zulümlere sebep olan sistemi ve bir din gibi dayattığı tek tipçi, tek ulusçu, farklılıkları yok sayan ideolojisini sorgulamak ve reddetmektir. Şüphesiz ki mazlumdan yana olup zalime karşı durmak, yapılması gereken en öncelikli görev ve yerine getirilmesi gereken en önemli İslami ve insani sorumluluktur.Ancak bunu fiili bir isyanla değil her türlü demokratik haklarıyla yapmalıdırlar.Biz buna karşı çıktığımızda İnancımızın gereği olmasına rağmen öncellikle kimliğimizin gereği olarak sanılması bizi üzmektedir. 2.Gerçek, kalıcı ve adil çözümü içeren İslami sistemin kurulmasıdır. Bu, zulmün doğumuna yataklık yapan seküler paradigmaya dayalı sistemin toptan reddedilip, yerine bölgedeki bütün halkların kimliğine ve köklerine de ait olan ve hepsini adaletle kucaklayıp kardeşleştiren tevhit akidesine dayalı yeni bir inşayı gerçekleştirmek ve vahyin ölçülerini hakim kılacak adalet sistemini kurmaktır. Bu çözüm, uzun vadeli gibi görünse de, aslında en sahici, en kesin ve en adil tek çözüm olmak bakımından, zulmün kesin olarak sona erdirilmesine giden en emin ve bundan dolayı da en kısa yoldur. 3. Birbirinizi “tanımak için” ya da karşılıklı “tanışmanız için” anlamına gelen, “li tearafu” kavramının; Kur’an bütünlüğü dikkate alındığında, zulüm görmeden kendi kimliğini korumayı, kendi ana dilinde eğitim yapmayı, Allah’ın dinini ve kevni ayetleri olan yasalarını, tabii ilimleri kendi dilinde okuyup, yazmayı, kendi diliyle akledip, düşünmeyi, düşünce üretmeyi ve onu kendi diliyle beyan edip yaymayı da içerdiği sonucuna ulaşmak zor olmayacaktır. Her biri Allah’ın ayetleri olan bölgemizdeki bütün Müslüman kavimlerin, eşit ve gönüllü katılımıyla, bütün kavimleri eşdeğer, saygıdeğer ve eşit hakların sahibi kabul eden bir adalet anlayışıyla, vahyin belirleyiciliğinde bir İslam Birliğini gerçekleşmelidir.Bu birlikten tek bir ulusun bile dışarıda bırakılması ümmet olma bilincinin yakalanmamış olduğunu gösterecektir. 4 – Kürdler açısından sorunun baştada söylediğim gibi zalime özenmek ile olmayacağını bilerek pkk denilen mikrobu kendilerinin temsilcisi olarak görme eğiliminden kurtulmaları, Müslüman kardeşlerinin kanını akıtmamaları gerekir.Aksi takdir de resmi İdeolojinin kopyası olacak ve zalim yeni bir yönetime yardımcı olmaktan başka işe yaramayacaktır.Kürtler emperyalist kuşatmanın farkında olmalı ve onların destekçisi olmamalıdır. 5 – Ulusal sınırlar tutkunu işbirlikçi yönetimlerin ihtiraslarının faturasını hep ve en önce Müslüman halklar ödedi, en fazla da Kürdller. Emperyalist işgalciler, bölgemizde bazı aşiret liderlerine ve sığınmacı lobilere iktidar ve devlet olma hakkı tanıdılar, Türk, Fars ve Arap ulusçuluğunun kurumlaşmasını arzuladılar; ama Kürtlerin bir devlete sahip olma arzularını hep bölgedeki çıkar hesaplarının bir siyasi manivelası olarak kullandılar. Şimdi federe de olsa Kürtlere bir devlet tahsis ediliyor. Konuyla ilgili yaşanan sorun, Kürt devletinde değil, Irak'ı işgal eden ABD, bölgede İslam hukukundan ve İslami kimlikten ayrıştırılmış, Müslümanlığı alt kimliğe indirgemiş bir Kürt devletinin kurulmasına sıcak bakmakta ve teşvik etmektedir. Aynı 1920'lerde İngiliz-Fransız işgal kuvvetlerinin batıcı, laik, ulusçu bir Türk devletinin kurulmasına hoşgörüyle baktığı gibi.. Dolayısıyla cahili bir sorunun çözümü, cahili bir tutum olmamalıdır. Bizler inancımızın ve İslami kimliğimizin özgür olduğu ülkelerde yaşamıyoruz. Üst kimlik olarak dayatılan tüm ulus ideolojiler, vahiy temelli bir kimliğin varlığına ve tanıklığına dayanmazlar. Ama bizler tüm kuşatılmışlıklarımıza rağmen, hakkı ve adaleti ayakta tutmaya ve hukukumuzu savunmaya mecburuz. Vahiy öncesi Hılfu'l Fudul anlaşması da bir hukuk arayışı idi, vahiy sonrası himaye müessesesi veya panayırlardan yararlanılması da bir hukuk arayışı idi. Türkiyedeki sisteme karşı hukuki mücadeleniz gibi içindeki seküler yapılanmalara da karşı hukuki mücadelede içinde olmalısınız. Halkın giderek seküler bir dünya görüşüne yöneldiği,dini hassasiyetlerin milli hassasiyete yerini bıraktığı böyle bir dönemde söylediklerimizin ütopya olduğunu iddia edecek olanlar çıkacaktır.Fakat vahyin temelinde bir inancı hayatına geçirmiş ve yerel oligarşik çıkarcıların dayattığı ideolojilerden kendisi ayrıştırmış bir Müslüman varsa böyle olmalıdır.Aksi takdirde nebevi metodla hareket eden bilinçli bir Müslüman değil,dinini Emevi kültüründen almış her türlü cahili kalıntıları akidesine yerleştirmiş sözde müslüman olacaktır. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Kürt halkının uyanışı ve mücadelesinin sosyalist eksene kayması üzerine, hakim sınıflar bu mücadeleyi kasıtlı olarak dine yöneltmişlerdir. Doğu'da özellikle de 12 Eylülden sonra, Kürtler arasında şeriatçılık ve ümmetçilik pompalanmıştır. Amaç bellidir. Bu mücadeleyi kırmak, Kürt demokratik hareketinin sosyalizme yönelmesini de, Kürt milliyetçiliğine yönelmesini de engellemek. Önemli ölçüde de etkili olunmuştur. Gerçi Kürt milliyetçiliği de yükselmiştir ama, şeriatçılar kök salmıştır. Bugün birkaç istisna dışında Doğu ve Güney Doğu'da Kürtlerin çoğunluk oluşturduğu illerin milletvekillerinin hepsi AKP'lidir. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,503
| Kürtler islam ümmetinin yetimleridirler... Ne hikmetse islamın hiç bir kesiminden kürtlerle ilgili tek bir hakkaniyet sesleri gelmez. Bir pkk şirretliğini bahane eder bu müslümanlar. Dünyanın gözünün önünde halepçede bu müslkümanlar çol çocuk demeden katledilirken gıkları çıkmaz. Müslüman ülke denilince akıllara endonezya veya osmanlı yadigarı açe gelir... Bir savaş olur milyonlarca kürt sığınacak yerler arar. Her biri biryerlere dağılmışlardır. Birileri gelip yaşadıkları toprakları tel örgülerle ayırır, kardeş, baba , oğul, emmi, teyze, dayı birbirinden kopar... Gidin ceylanpınara her bayramda bu eşsiz manzarayı gözlerinizle görün... Yetmez gidin üstüne birde proragandayı izleyin. kürtlerin yüzyılını inceleyin, bakın neler göreceksiniz. Kendini müslüman zanneden kürt düşmanları vardır aramızda. Aslında kürttler onların kardeşleridir. Ama bunun için "şu kürtlük denen illeti" bırakacaklardır. Uslu uslu türk olacaklar ondan sonra onlara cumhurbaşkanlığı bile kapıları açılabilir... Oysa bu kürtler; Kurtuluş savaşında tüm araplar müslümanlığın sancağını taşıyan osmanlıyı terk ederken tert etmemişler, Türklerle beraber savaşmışlardır. Bunlar müslümansa BEN EBU CEHİLİM ! phidas Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-04-07 10:18 . |
|
| |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Hiç kuşkusuz sorun, sadece hakları zorla ellerinden alınmış bir yetimler topluluğu sorunu değildir. Bence sorun, çok daha büyüktür. Kim ne derse desin, bence sorun, hak ve batıl meselesidir. |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Alıntı:
| |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 392
| Sayın özedönüş yazdığınız konunun her bir satırını bu forumda hiç bir konuya göstermediğim bir dikkat ile okudum. Sunduğunuz çözüm yolu ve kardeşliğin tesisi için getirdiğiniz referansların hepsine canı gönülden katılıyorum. Bu işin kaynağı tamamiyle ortak olunan değerlerdir ki bununda en başta geleni dindir. Bu noktada sağlanacak birliğin tüm diğer ara başlıkları halledebileceğine eminim. Çünkü böyle bir birlikteliğin diğer tüm her şeyden daha kucaklayıcı olacağını düşünüyorum.Hele bölge insanının değerlerine olan düşkünlüğü göz önüne alınınca bu en akıllıca olandır. pkk konusunda ki tespitleriniz ise tamamen hakka dayalı olmuş.Kaynağı belli olan bir bataklığa insanımız zorla sürüklenmektedir.Bunu yapanlar ise alenen ortada ancak gelin görün ki bunlara karşı olduğunu söyleyenler bile gereksiz bir kavganın içindeler. Hasılı konu açıldıkça çok daha dikkatle izlediğimizde göreceğiz ki birlikteliğin ve ayrılmaz bölünmez kardeşliğin anahtarı tekdir. Saygılarımla... |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Cahiliyye ahlakının siyasal izdüşümlerinden biridir kavmiyetçilik. Fakat benim veya benim gibi düşünenlerin kavmiyetçilik yapmadığını, acaba nasıl bizi "kavmiyetçilik" ile suçlayan kardeşlerimize anlatacağız? Şahsen ben bu dertten muzdaribim. Bunlar çok önemli şeyler. Bunları hesap dışı tutarak tartışmak birbirimizin kalbini kırmaktan, bağırıp çağırmaktan başka bir bir sonuca götürmez bizi. Onun için Kürt sorunu konusunda tatışmak isteyen bütün kardeşlerimden ricam; en azından son yüzyıllık Kürt tarihini bilmeleri, Kürt mücadele adamlarının kişilik ve sosyal etkileri hakkında birinci ağızdan bilgi edinmelerini, Kürt isyanlarının doğasını, Kuzey Irak'ta teşekkül eden devletin tarihsel arkplanını, Kürtlerin uğradığı çok boyutlu mağduriyetleri Kürtler'den de öğrensinler. ondan sonra belki tartışacak imkanlara sahip oluruz. birkaç gün önce ateistlere de seslenmiştim.Siz hep dini dinin düşmanlarından öğrendiniz.Biraz da dostlarından öğrenin,dediğiniz gibi çıkacak mı?Olmuyor işte.Türk Miliyetçilerini biraz daha Kürdler hakkında bilgi almalarını öneriyorum. sevgilerimle... |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,583
| Alıntı:
Bunun nedeni DTP'nin meclise girememiş olması.Yoksa Akp birçok Doğu ilinde %10ları zor geçti. __________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Alıntı:
Düşünmemiz gereken, müslümanın mağduriyetine karşı gösterdeğimiz reaksiyonun nefsi bir mücadele olup olmadığı noktasındadır. Yaşadığımız çağda ve coğrafyada olanları doğru okuyabilmemiz gerekir, yaşadığımız olaylar Harb-i Umumi'nin (1. Dünya Savaşı) devamıdır ve siyonist proje bazen mehter adımıyla üç ileri iki geri olsada adım adım ilerlemektedir. Bu proje uyarınca müslüman halklar bir birleriyle asla oturup konuşamayacaklar ama daima batıyı aracı koyarak birbirlerine gol atacaklar.Bu süreçte, pire için yorgan yakmaktan ve bu milletin (millet-i islam) arasına kan davası sokmaktan başka bir şey olmayan Milliyetçilik adı altında Türk ve Kürt halkı bir birine düşman kılındı ve siyonist kuklası Cumhuriyet kadrları ve eski kulağı kesik MİT yeni MOSSAD ajanı Apo komutasındaki sözde özgürlük savaşçısı PKK arasında bu halk cendereye alındı, buna alternatif olabileceklerin hepsi gerek DEVLET gerekse PKK eliyle ayrı ayrı tasfiye edildi. Tekrar ediyorum,sorun büyüktür.Ama günümüz piyonlarını suçlamak yerine hedeflenen nelerdir,kimler bu konuda zarar görmektedir,onu okumamız lazım.Ama kimse okumayacak.Çünkü zalimler onları en zayıf noktalarından kullanmaktadır. | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,979
| Bunun tartışılacak bir yönü yok. Sonuçları internette bulmak olası. DEHAP birinci parti konumundaydı ama, kalan tüm partiler içinde AKP öndeydi. Hatta bazı yerlerde DEHAP'tan bile çok oyu var. Bölgede DEHAP ve AKP çekişti zaten. Ötekiler oy alamadı. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|