"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski12-04-07, 11:25  #1
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,050
İslam dini ile hristyanlık ideolojisi arasındaki farklar



Geçen makalemde İslam ile İslamcılık ideolojisi arasındaki farkları yazmıştım.Biraz da hristyanlık ideolojisi ile islamvahyi arasındaki farkları ele almak istiyorum.

1 - Dinin kaynağı olan vahy açık ve net olarak ortada durmalı. Vahye ilişkin yorumlarının farklılığı ayrı, kaynağın kendisinin farklı olması ayrı bir konudur. Bu konuda bana sorarsanız bütün Hıristiyanlık tecrübesi boyunca ortaya çıkan yüzlerce incil’in (bugün genelde dördü kabul edilir) ortaya çıkardığı kaynak belirsizliği Allah'ın kendi kuluna reva göremeyeceği bir zulümdür. Mesajın açık ve anlaşılır olması ilahi adaletin bir gereğidir çünkü

2 - Allah ile kul arasında herhangi bir mercinin bulunmaması, insanın günahlarını affeden, ona cennetten yer ayırtan yetkin dini şahsiyetlerin bulunmaması gerekmektedir. Çünkü bunları ilahi tasarruflar olarak kabul etmek zorundayız. Yoksa onun ilah olmasının hiçbir anlamı olamaz. Dinda asla imtiyalı bir sınıf ilke olarak kabul edilemez. İslam ile Hıristiyanlık arasındaki temel farklardan biri de budur.

3 - Din'nin kendisi ontolojik bir mesele olarak asla boşluk kabul etmeyen bir alandır. Dinin insan hayatına ilişkin temel ilkeleri açık olmalı ve boşluk kabul etmemelidir. Çünkü Din ilahi iradenin insana bildirimidir ve ilahi irade, ilahi irade gibi olmalıdır. İnsan hayatının bir çok alanını boş bırakan Hıristiyanlık ile İslam arasındaki farklardan biri de budur.

4 - İnanç konularının mitolojik referanslar içermemesi gerekir. Tanrı'nın oğlu olamaz. Bunu bilmek için batının aykırı filozofu Spinoza veya mitolojik inancın yılmaz düşmanı Xenophanes olmak gerekmiyor.

Ben İslamdan başka yeryüzündeki hiçbir dinin ilahi niteliğini muhafaza etmediğini düşünenlerdenim.

Bugün dünyada İslam'ın güçlü felsefi yorumunu, onlarca hukuk ekolu ve temel ahlak ilkelerini bir kenara bırakıp onu oldukça "pop" ve tabii samimiyetsiz bir alanda tartışıldığını görüyoruz. Sanki İslam gibi bir din sadece kadınların örtünmesinden, hırsızların elini kesmesinden, çok evliliğe verdiği müsaadeden ve cihaddan ibaretmiş.

Halbuki islam, temel ilkeleri ile bir din olarak anlaşılmaya çalışılmadan oldukça ikincil meseleler üzerinde yoğunlaşıp kalmak onu anlamamakta ısrar etmek olur diye düşünürüm
özedönüş is online now  
Eski12-04-07, 11:37  #2
Ulukoca
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
SAyın özedönüş

Öncelikle yazınız için teşekkürler, gerçekten mantıklı ve anlaşılır olmuş. Ama yanlış anlaşılmazsam eğer, gerçi bu yazınızda genel de kendi görüşleriniz var ama yine de kaynaklı yazarsanız çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.

Konunun hem hassasiyeti hem de özel uğraş ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle ben sadece izleyici olacağım. Zaten sizin de yazdıa belirttiğiniz bir sorun olan yüzeysel tartışmanın bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Yani biraz argo tabirle "ağzı olan konuşuyor" mantığı. Yanlış bilgilere sahip olunca yorumlar da yanlış yapılıyor, bakış açıları da yanlış oluyor.

Yanlış anlaşılmadığımı umarım,

Saygılarımla
Ulukoca is offline  
Eski12-04-07, 11:51  #3
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> 1 - Dinin kaynağı olan vahy açık ve net olarak ortada durmalı. Vahye ilişkin yorumlarının farklılığı ayrı, kaynağın kendisinin farklı olması ayrı bir konudur. Bu konuda bana sorarsanız bütün Hıristiyanlık tecrübesi boyunca ortaya çıkan yüzlerce incil’in (bugün genelde dördü kabul edilir) ortaya çıkardığı kaynak belirsizliği Allah'ın kendi kuluna reva göremeyeceği bir zulümdür. Mesajın açık ve anlaşılır olması ilahi adaletin bir gereğidir çünkü

İlginç.. Oysa kuranın başından da benzer bir süreç geçmiştir. Bazı ayetleri keçilerin yediği vs. söylenir. Hatta, Tevbe suresinin son iki ayetini yok sayanlarda vardır..

Kısaca, bu biraz zorlama bir argüman olmuş. İncil ve kuranın mantaliteleri farklıdır. İslamdaki vahiy anlayışıyla hristiyanlığı siğaya çekemezsiniz. Hristiyanlıktaki vahiy anlayışı farklıdır. Siz, kuranda yazan isa tasvirini düşünüyorsunuz, ama hristiyanlıktaki isa tasviri tamamen başka bir şeydir..


>>> 2 - Allah ile kul arasında herhangi bir mercinin bulunmaması, insanın günahlarını affeden, ona cennetten yer ayırtan yetkin dini şahsiyetlerin bulunmaması gerekmektedir. Çünkü bunları ilahi tasarruflar olarak kabul etmek zorundayız. Yoksa onun ilah olmasının hiçbir anlamı olamaz. Dinda asla imtiyalı bir sınıf ilke olarak kabul edilemez. İslam ile Hıristiyanlık arasındaki temel farklardan biri de budur.

Hristiyanlıkta da böyle bir sınıf tarif edilmiş değildir. Bunu nerden çıkardınız ki? Ama biz islama bakalım.. Hakka ulaşmanın tek yolunun bir kamil-i mürşid bulmaktan geçtiğini söyleyenler azınlıkta mıdır? Şeyhler vs. nedir? Şeyhülislam meselesi nedir? Fatih allah adına nasıl karar verip kardeşini öldürtmeye fetva çıkarmıştır?

Bunlar islamda yok amma, sonradan işte adamlar böyle etmiş, eylemiş diyeceksiniz. İşte aynısını hristiyanlar yapmış zamanında. Taa ki, matbaanın icadına kadar. Matbaa icat edilince İngiliz kralımıydı, onun sözleri ilginçtir: "Artık herkes incili okuyabilecek, papazlara sormadan dinimizi öğreneceğiz." babında bir laf etmiştir. Demekki, hristiyanlıkta da öyle bir ruhban sınıfı yok. Birileri "siz anlamazsınız, okumanız yok, bilginiz yok" vs. diyerek insanlara dini öğretmeye soyunmuş, kilise ortaya çıkmış.. Peki bugün bizde diyanet, iranda mollalar konseyi vs. yok mu? Farzedelim, kuranı okudunuz ettiniz ve bir şekilde, anadan doğma gemzeniz gerektiği sonucunu çıkardınız. Sizce "Biz kulla allah arasına giremeyiz.." mi diyecektir diğer müslümanlar?

Evet, bu argümanınız da baştan aşağıya çürük, yanlış, görebildiyseniz..


>>> 3 - Din'nin kendisi ontolojik bir mesele olarak asla boşluk kabul etmeyen bir alandır. Dinin insan hayatına ilişkin temel ilkeleri açık olmalı ve boşluk kabul etmemelidir. Çünkü Din ilahi iradenin insana bildirimidir ve ilahi irade, ilahi irade gibi olmalıdır. İnsan hayatının bir çok alanını boş bırakan Hıristiyanlık ile İslam arasındaki farklardan biri de budur.

Hristiyanlık ile isalm buy önden de benzerdir. İslamın insan hayatının boş bıraktığı o kadar çok alanı vardır ki, saymakla bitmez.. Ben bu noktada elle tutulur bir karşılaştırma beklerdim.. Hristiyanlığı bir hayli bilirim, yıllarca içlerinde kaldım ama bu açıdan islamdan zayıf bir yönünü görmedim.. Kısaca, gene yanılıyorsunuz.. Eğer aksini düşünüyorsanız, şuraya yazınız, görelim, neymiş bunlar?

>>> 4 - İnanç konularının mitolojik referanslar içermemesi gerekir. Tanrı'nın oğlu olamaz. Bunu bilmek için batının aykırı filozofu Spinoza veya mitolojik inancın yılmaz düşmanı Xenophanes olmak gerekmiyor.

Nerden biliyor sunuz? Tanrının oğul sahibi olmaya gücü yetmez mi? Sizin allah dediğiniz tanrıya biçtiğiniz sıfatların neden tüm tanrıla için geçerli olacağını düşünüyorsunuz ki?

Hristiyanlıktaki tanrı ve insan kavramını bilmiyorsunuz sanırım.. Bu tanımlar kendi içlerinde bir bütünlük arzeder ve islam tanrısından daha fazla saçma değildir. Kısaca, allah şöyledir, böyledir vs. diyebilirsiniz, bu allahı bağlar. Hristiyanlığın tanrı kavramını değil.. 6 günde koca dünyayı yaratan, kaburga kemiğinden dişi yapan bir tanrının oğlu olması neden garip olsun ki?


>>> Ben İslamdan başka yeryüzündeki hiçbir dinin ilahi niteliğini muhafaza etmediğini düşünenlerdenim.

Hristiyanlar ise, tam aksini düşünüyor, genel olarak, muhammedi incil ve tevrattn arakçı bir sahtekar olarak nitelendiriyorlar..


>>> Bugün dünyada İslam'ın güçlü felsefi yorumunu, onlarca hukuk ekolu ve temel ahlak ilkelerini bir kenara bırakıp onu oldukça "pop" ve tabii samimiyetsiz bir alanda tartışıldığını görüyoruz. Sanki İslam gibi bir din sadece kadınların örtünmesinden, hırsızların elini kesmesinden, çok evliliğe verdiği müsaadeden ve cihaddan ibaretmiş.

İslamın güçlü bir felsefi yorumu filan yoktur.. İslamda çoğu eski yunandan kalma olan safsataların ardına saklanır ve felsefi olarak mesnetsizdir.

>>> Halbuki islam, temel ilkeleri ile bir din olarak anlaşılmaya çalışılmadan oldukça ikincil meseleler üzerinde yoğunlaşıp kalmak onu anlamamakta ısrar etmek olur diye düşünürüm

Siz aynısını hristiyanlık için yapıyorsunuz.. Bence islam ile hristiyanlık arasında zerre kadar fark yok.. Al birini vur ötekine.. Ama kendinizi kandırmayın.. Hristiyanlık, islamın bir versiyonu değildir.. Onu kendi bütünlüğü içinde sorgulamalısınız..

Yaptığınız şey, "Ben diyorum, öyleyse öyledir.." gibi sığ bir şey.. Herhangi bir somut veri, somut kıyaslamanız vs. yok.. Öyleki, sizin için geçerli doğruları evrensel doğrular kabul ediyorsunuz ama, onlar karşı taraf için geçerli değil.. Sizin tanrı, ilahiyat, fıkıh vs. ölçütleriniz sadece sizi bağlar, bunların doğru olduğuna dair hiç bir şey ortaya koyamazsınız.. Yani elinzde sadece iddia var, somut bir şey yok.. Bu yüzden de kimse bu sözlerinizi ciddiye almaz.. Kim haricinde? "Ya, yüce mevlam bir rabbim ne büyüksün" diyen, körü körüne bağlanmış malum kitleler haricinde..
anibal is offline  
Eski12-04-07, 15:08  #4
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,050

Alıntı:
Sayın Ulukoca şöyle demiş:

Mesajı Göster
Öncelikle yazınız için teşekkürler, gerçekten mantıklı ve anlaşılır olmuş. Ama yanlış anlaşılmazsam eğer, gerçi bu yazınızda genel de kendi görüşleriniz var ama yine de kaynaklı yazarsanız çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.

Konunun hem hassasiyeti hem de özel uğraş ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle ben sadece izleyici olacağım. Zaten sizin de yazdıa belirttiğiniz bir sorun olan yüzeysel tartışmanın bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Yani biraz argo tabirle "ağzı olan konuşuyor" mantığı. Yanlış bilgilere sahip olunca yorumlar da yanlış yapılıyor, bakış açıları da yanlış oluyor.

Yanlış anlaşılmadığımı umarım,

Saygılarımla
Bu nezaketiniz için teşekkürler. Sanırım bu forumda akli kaynaklar, eserlere dayanan kaynaklara göre daha verimli ve lazımdır.Ancak ilk başlık her zaman giriş görevini görür.Diğerlerinin yorumlarıyla değişik kaynaklardan beslenmeye başlar.
özedönüş is online now  
Eski12-04-07, 15:10  #5
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,050

Sayın anibal

Giriş babında yazdıklarım dayanaksız gibi görülse de cevapların daha da dayanaksızdır. Yani bir nevi her dediğime hayır demiş bir vaziyettesiniz.4 iddia ortada vardır

1.İslam kaynak olarak nettir(yorumlar farklı olsa da), Hıristiyanlık bulanık

2.İslam’da hırıstyanlık gibi mitolojik efsaneler yoktur.

3.İslamın insan hayatına dair de görüşü var ama Hıristiyanlığın sadece diğer dünyaya dair görüşü var.

4.İslam güçlü bir felsefi ve bilgi geçmişine sahip. Hırıstyanlığın böyle bir geçmişi yok.
özedönüş is online now  
Eski12-04-07, 16:27  #6
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

Evet, 4 iddia var, ama hiç biri ne sağlam bir zemine sahip, nede elle tutulur bir kanıta..

1.İslam kaynak olarak nettir(yorumlar farklı olsa da), Hıristiyanlık bulanık


İslamın net olduğu sizin fikriniz. Bugün kuran dahil, tüm islami kaynaklar temelde rivayetten ibarettir. Ama dahası şudur. Hristiyanlığın kutsal kitap anlayışı, islamın kutsal kitap anlayışından farklıdır. Bu durumda netlik veya değillik bir seçim kriteri olamaz.. Kaldı ki, islam bu kadar netse, biribirini öldüren bu mezhepler nerden çıkmaktadır?

2.İslam’da hırıstyanlık gibi mitolojik efsaneler yoktur.

Adem havva efsanesi, Süleyman, yedi uyurlar, denizi yaran musa vs. sizce mitolojik hikaye değil midir? İslam aynı hikayeleri kopyalamaktan öte bir şey getirmiş midir?

3.İslamın insan hayatına dair de görüşü var ama Hıristiyanlığın sadece diğer dünyaya dair görüşü var.

Gene tamamen kabulden ibaret bir yaklaşım.. Dahası, ben hristiyanların içinde yaşadım ve hristiyanlığın bu dünyaya dair pek çok görüşü olduğunu rahatça söyleyebilirim. en basit yönden, nikah vardır, boşama yoktur..

4.İslam güçlü bir felsefi ve bilgi geçmişine sahip. Hırıstyanlığın böyle bir geçmişi yok.

İslam herhangi bir felsefi geçmişe filan sahip değil. İslam malumdur.. Genişlemesi sırasında, endülüse gelene kadar eski yunan vs. felsefesini güzelce işlemiştir islam dünyası alimleri, ama endülüsle birlikte teizm ile tanışırlar. Böylece din bilimi işin içine girer ve Gazali gibileriyle birlikte islam mevcut felsefelere yamanmaya çalışılır. Sonuçta, islamın kökeninde olmayan bazı felsefi doktrinler vs. islama monte edilir. Hoş, bu doktrinler bir safsatadır.. Fakat, aynı doktrinlerin hristiyanlığa monte edildiği de unutulur.. Yani, bu açıdan her iki dinin herhangi bir ayrımı yoktur..

Bugün bile, mesela, big bang denir, müslümanlar alır, ahanda allahın ispatı der, hristiyanların alır, tanrının ispatı der. Oysa big bang ikisine de işaret etmez..

Mesele, hristiyanlığın üstünlüğü filan değildir. 3. Kişi olarak ben size bir hristiyanlık - islam karşılaştırması yapsam, çok çok ilginç şeyler çıkardı sanıyorum. Ama siz, islam ile hristiynalığı ayıracak herhangi bir argüman ortaya koymuş değilsiniz. Bahsettiğiniz argümanlar birebir islam içinde geçerli. Dilerseniz, misyoner sitelerinde hristiyanlığın savunmasını bir okuyun önce..
anibal is offline  
Eski13-04-07, 02:58  #7
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Geçen makalemde İslam ile İslamcılık ideolojisi arasındaki farkları yazmıştım.Biraz da hristyanlık ideolojisi ile islamvahyi arasındaki farkları ele almak istiyorum.

1 - Dinin kaynağı olan vahy açık ve net olarak ortada durmalı. Vahye ilişkin yorumlarının farklılığı ayrı, kaynağın kendisinin farklı olması ayrı bir konudur. Bu konuda bana sorarsanız bütün Hıristiyanlık tecrübesi boyunca ortaya çıkan yüzlerce incil’in (bugün genelde dördü kabul edilir) ortaya çıkardığı kaynak belirsizliği Allah'ın kendi kuluna reva göremeyeceği bir zulümdür. Mesajın açık ve anlaşılır olması ilahi adaletin bir gereğidir çünkü

2 - Allah ile kul arasında herhangi bir mercinin bulunmaması, insanın günahlarını affeden, ona cennetten yer ayırtan yetkin dini şahsiyetlerin bulunmaması gerekmektedir. Çünkü bunları ilahi tasarruflar olarak kabul etmek zorundayız. Yoksa onun ilah olmasının hiçbir anlamı olamaz. Dinda asla imtiyalı bir sınıf ilke olarak kabul edilemez. İslam ile Hıristiyanlık arasındaki temel farklardan biri de budur.

3 - Din'nin kendisi ontolojik bir mesele olarak asla boşluk kabul etmeyen bir alandır. Dinin insan hayatına ilişkin temel ilkeleri açık olmalı ve boşluk kabul etmemelidir. Çünkü Din ilahi iradenin insana bildirimidir ve ilahi irade, ilahi irade gibi olmalıdır. İnsan hayatının bir çok alanını boş bırakan Hıristiyanlık ile İslam arasındaki farklardan biri de budur.

4 - İnanç konularının mitolojik referanslar içermemesi gerekir. Tanrı'nın oğlu olamaz. Bunu bilmek için batının aykırı filozofu Spinoza veya mitolojik inancın yılmaz düşmanı Xenophanes olmak gerekmiyor.

Ben İslamdan başka yeryüzündeki hiçbir dinin ilahi niteliğini muhafaza etmediğini düşünenlerdenim.

Bugün dünyada İslam'ın güçlü felsefi yorumunu, onlarca hukuk ekolu ve temel ahlak ilkelerini bir kenara bırakıp onu oldukça "pop" ve tabii samimiyetsiz bir alanda tartışıldığını görüyoruz. Sanki İslam gibi bir din sadece kadınların örtünmesinden, hırsızların elini kesmesinden, çok evliliğe verdiği müsaadeden ve cihaddan ibaretmiş.

Halbuki islam, temel ilkeleri ile bir din olarak anlaşılmaya çalışılmadan oldukça ikincil meseleler üzerinde yoğunlaşıp kalmak onu anlamamakta ısrar etmek olur diye düşünürüm
ben de sizin her maddenize ayrı ayrı karşılık vermek istiyorum sn özedönüş

1. Hristiyanlık'ta vahiy kavramı sizdeki gibi değildir. Vahiyleri insan, kendi kültür yapısına ve kendi toplumuna uygun olarak yazmıştır. Birebir Allah'ın sözleri değildir.
İncil dediğiniz kitap 27 kiyapbın toplamıdır. Bunların dördünde İsa'nın hayatı anlatılır-ki siz bu dört tanesini ayrı inciller olarak ele almışsınız. Diğerlerinde havarilerin yazdıkları mektuplar ve yorumlar yer alır.
kaynak belirsizliği demekle ne anlatmak istediğinizi anlamadım. Kuran hazırlanırken yararlanılan kaynakları yazarsanız seviniriz.

2. Allah ile kulu arasına başka bir varlığın sokulması ne İncil'de, ne Tevrat'ta ne de Zebur'da yazar. Ayrıca imtiyazlı sınıf da yoktur-papayı ve patriği söylüyorsanız islam'da da halifelik 1200 yıl boyunca hüküm sürmüştür. Din adamlarına diğer insanlardan fazla bir yetki verilmez.

3. En saçma açıklamalarınız bu maddedeydi. Hristiyanlık'ta çok boşluklar olduğundan bahsetmişsiniz ama ben İslam'daki derin boşluklar nedeniyle İslam'ı seçmedim sn özedönüş. Hristiyanlık'ta ise sizin söylediğiniz kadar fazla bir boşluk bulamadım. Buradan anlaşılıyor ki boşluk olup olmama meselesi tamamen subjektiftir. Bilimsel birşey yazmışsınız gibi söylemişsiniz de o yüzden ben de açıklama yapma gereği duydum.

4. Mitolojik referanslar her din kitabında vardır. En basitinden tanrı'nın varlığından bahsetmesi bile bir mitolojidir.
İsa Tanrı'nın biyolojik oğlu değildir. Konuyu elinizden geldiğince çarptırmışsınız. Hristiyanlık'ın öğretilerinden biri Tanrı'nın insanlara doğruyu öğremek amacıyla İsa ile vücut haline geldiğidir. Herşeyi yapmaya gücü yeten tanrı'nın bunu yapmaya da gücü yeter sanırım değil mi?

İslam'ın samimiyetsiz bir şekilde tartışıldığını söylerken aynısını sizin de şu anda yaptığınızı söylememe gerek var mıdır bilemiyorum. Saygılar.
__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI
esitlik is offline  
Eski13-04-07, 03:10  #8
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın anibal

Giriş babında yazdıklarım dayanaksız gibi görülse de cevapların daha da dayanaksızdır. Yani bir nevi her dediğime hayır demiş bir vaziyettesiniz.4 iddia ortada vardır

1.İslam kaynak olarak nettir(yorumlar farklı olsa da), Hıristiyanlık bulanık

2.İslam’da hırıstyanlık gibi mitolojik efsaneler yoktur.

3.İslamın insan hayatına dair de görüşü var ama Hıristiyanlığın sadece diğer dünyaya dair görüşü var.

4.İslam güçlü bir felsefi ve bilgi geçmişine sahip. Hırıstyanlığın böyle bir geçmişi yok.
1. Her din o dinden olana göre nettir, diğer dinler bulanıktır.

2. Her dinde mitoloji vardır. Hatta dinlerin kendisi birer mitolojidir.

3. İki dinde de insanın nasıl davranması gerektiğinden, ahlakın ne olduğundan bahsedilir.

4. Kafadan atmak buna denir. 2000 yıldan beri Hristiyanlar'ın kendi inançlarını sorgulamak akıllarına gelmemiş, sadece müslümanların akıllarına gelmiştir demek? Siz öyle zannediyor olabilir misiniz?
__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI
esitlik is offline  
Eski13-04-07, 17:23  #9
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,050

Gerçek varsa -ki var kabul ediyoruz- o tektir. O halde diyoruz ki -dinin haber verdiği alandan bahsediyoruz- böyle bir alan mevcut ise -ki mevcut olduğuna inanıyorum tabii- bunun gerçekliği tektir. Yani tek bir din vardır aslında. Bugün ve geçmişte insanlığın binlerce farklı din ile tecrübesi olagelmiştir ama aslında binlerce din olamaz. Bunlardan biri doğrudur ve diğerleri doğru olanın yerini dolduran, doğrunun işlevini gören yanlış inançlar ve hayat sistemleridir. Eğer ortada birbirleri ile çelişen dini inançlar var ise bu, dinin kendisinin çelişik olduğunun değil, bu dinlerin ya "üretildiğinin" ya da doğru olan dinin ona inananlarca sabote edildiğinin, tahrife uğradığının bir göstergesidir.

Bugün İslam ve Hıristiyanlık eğer kimi önemli inanç konularında çelişiyorlar ise burada birden fazla doğru olduğu anlamı çıkmaz bunlardan birinin yanlış olduğu, maniple edildiği anlamı çıkar.
özedönüş is online now  
Eski13-04-07, 17:45  #10
esitlik
Felsefe&Konu Dışı
 
esitlik'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567

ikisi de yanlışsa ne olacak peki sn özedönüş? veya hangisinin doğru olduğunu nasıl öğreneceğiz? ahiret günü gelmeden tanrı'nın varlığına ulaşılabilir mi?
sizin söyledikleriniz teorik olarak doğrudur. Aynı konuda birden fazla iddia var ise bunlardan yalnız biri doğrudur, ya islamiyet, ya hristiyanlık, ya diğer dinler, ya da ateizm. Bütün sorun burada yatıyor zaten. Ben zaten ikisi de doğrudur demedim. bana hristiyanlık daha doğru geldi, size de islamiyet daha doğru gelmiş. bunların hepsi insan denen varlığın yorumlamalarıdır, bunu siz de kabul edersiniz sanırım. Saygılar.
__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI
esitlik is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam dini ile Dincilik ideolojisi arasındaki farklar özedönüş Arşiv 72 02-08-07 13:13
Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı özedönüş Türkiye Siyaseti 60 12-04-07 21:32
Windows XP: Home ve Professional Arasındaki Farklar TAzzy Bilişim 1 30-01-06 16:15


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:51.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz