| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| PEk çok arkadaş, burada islam kaynaklarından bir şeyler alıp koyduğumuz ve güncel sıfatını söylediğimizde "Amaney, dinime küfrediyorlar, edepsizler, saygısızlar.." vs diyerek vaveyla etmekte.. Kendilerini aşağıdaki ayetleri açıklamaya çağırıyorum. Sizce bu lafları eden muhammed, bize saygılı bir hal içinde midir? Bize saygısızlık edeni teşhir etmemiz neden edepsizlik olmaktadır? HAYVAN BAKARA (171) : İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar. A'RÂF (179) : Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir. FURKÂN (44) : Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar. MUHAMMED (12) : Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir. MÜDDESSİR (51) : Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler. MÂİDE (60) : De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.” MERYEM (86) : Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevkedeceğimiz günü düşün! YALANCI EN'ÂM (28): Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. TEVBE (107) : Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. NAHL (39) : (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler! NAHL (105) : Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir. MÜ'MİNÛN (90) : Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar. ŞU'ARÂ (222) : Onlar, her günahkâr yalancıya inerler. (223) Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır. ZÂRİYÂT (11) : Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve “Muhammed şairdir, delidir” diyen) yalancılar kahrolsun! MÜCÂDELE (18) : Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. AZGIN BAKARA (15) : Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir. A'RÂF (186) : Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar. YÛNUS (11) : Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız. MÜLK (21) : Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular. KALEM (31) : Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” MUTAFFİFÎN (12) : Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder. ve daha yüzlerce... |
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| Devamı : SAPIK FÂTİHA (7) : Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. BAKARA (16) : İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır. (175) İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!) (256) Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. ÂL-İ İMRÂN (90) : Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir. (164) Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. NİSÂ (116) : Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. (136) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur. A'RÂF (146) : Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseleronu (hemen)yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir. İBRÂHİM (3) : Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler. (18) Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu derin sapıklıktır. NAHL (36) : Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün. HAC (12) : O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir. NEML (81) : Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin. ŞU'ARÂ (97) : “Allah’a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.” SEBE' (8) : “Allah’a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var?” Hayır öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler. ZÜMER (22) : Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler. FUSSİLET (52) : De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?” ŞÛRÂ (18) : Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler. ZUHRUF (40) : Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin? AHKÂF (32) : Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler. KÂF (27) : Arkadaşı (olan şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.” ODUN ENBİYÂ (98) : Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız. CİN (15) : “Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.” AKILSIZ BAKARA (13) : Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. MÂİDE (58) : Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır. KAFİR Bu aşağılama sözünü tek tek aramaya gerek yok sanırım, Kuran’ın her yeri inanmayanlar kastedilerek sarfedilmiş bu sözle doludur. Kafir, kelime anlamıyla “küfür eden” demektir. Kullanım anlamı, “Allah’a inanmayan, reddeden”dir. Çünkü Allah’a inanmamak, ona küfür etmektir. Bu da Kuran’ın yaratıcısının mantığı ve yaklaşımıdır. BAŞKA İNANÇLARA SAYGI YOK EN'ÂM (74) : Hani İbrahim babası Âzer’e, “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. HAC (30) : Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse bu Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının. MÂİDE (41) : Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler... MÂİDE (51) : Ey inananlar! yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez. MÂİDE (64) : Bir de yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar!.. MÂİDE (82) : (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün... TEVBE (30) : yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! AHKÂF (5) : Kim, Allah’ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler. REZILLIK AŞAĞILIK NAHL (27) : Sonra kıyamet günü Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir." Kaynak: http://forum.ateizm.org/index.php?sh...29&#entry76729 anibal Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-04-07 16:47 . |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 329
| İyide sevgili anibal ayetleri öyle tek tek alıp cımbızlamak olmazki Kuran bir bütündür bütün olarak ele almak lazım Hayır şiddetle kınıyorum sizi İslamiyet dinlerin en güzelidir ve asla hakaret biz allah kullarına etmez haşa... Hakaret mi onu da nereden çıkardınız Uydurmayınız !!! Siz görmek istediğiniz gibi görüyorsunuz ayetleri lütfen böyle kutsal bir kitaba karşı bu tavrı almayınız benim özelim benim inancım kenim kutsalım saygılı olunuz Siz ve sizin gibilerin kalp gözünüz kapalı o yüzden siz ayetlerin gerçek manasını görmüyorsunuz üstüne ayetleri saptırıyorsunuz Sizi saygıya davet ederim efemm Hem kaynağınız zaten belli sağlam kaynak getirin lütfen(de diyeceklerdir )__________________
Hasret Bitiyor!!! DUMANN Geliyor :) |
| #4 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,623
| www.ateizm.org sitesi bilimsel bir site değil sn anibal. Orda yazılanlar ne kadar tarafsız (inançların eksik yönlerini görmeye çaışarak işi kılıfına uydurmaya çalışmak anlamında kullandım taraflı olmayı) bir değerlendirmedir tartışılır. İslam'da eksik bir sürü yönün bulunduğunu ben de düşünüyorum fakat bu herkesin kişisel meselesidir bence. Ve daha adam gibi sitelerden alıntılar yapmak gerekir Saygılar.__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 49
| Sayın yazıyaz üyeleri yorumlarınız güzel de burası tartışma yeri, yanlız herkes kendi fikrini ve düşüncesini bildirse daha iyi olurdu. Bır yerlerden alıntı yapılarak yazılan yazılar zaman kaybı olur.Alıntılar kısa ve öz olmalı bazı cümle aralarında kullanılabilir. Bana göre alıntıya pek önem vermeden herkes kendi düşüncesini söylerse çok daha yararlı olur kanısındayım. Saygılar. |
| #6 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| Zaten burada bilimsel veya eften bir değerlendirme yok sn. esitlik.. Ahanda ayetler, merak eden muhtelif meallerden bakabilir.. 500 kusur kez okunmuş ama, nedense muhataplardan gık yok... |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,129
| PEk çok arkadaş, burada islam kaynaklarından bir şeyler alıp koyduğumuz ve güncel sıfatını söylediğimizde "Amaney, dinime küfrediyorlar, edepsizler, saygısızlar.." vs diyerek vaveyla etmekte.. Kendilerini aşağıdaki ayetleri açıklamaya çağırıyorum. Sizce bu lafları eden muhammed, bize saygılı bir hal içinde midir? Bize saygısızlık edeni teşhir etmemiz neden edepsizlik olmaktadır? Öncellikle bazı ayetlerin neden kendiniz üzerine aldığınızı hala anlamış değilim.Çünkü ayetlerde ele alınanlar bazı insanların içlerinde düştüğü gerçekleri gösterme mahiyetindedir.Mesela bu ayetler indiğinde Mekkeli Müşrikler ve Medineli Yahudiler dışında Müslümanlarla savaş halinde olan yoktur.Bundan dolayı kendi üzerine alan insanlara rastlamıyoruz.Bu getirdiğin ayetlere rağmen Müslüman komşusuyla son derece dostane ilişkiler içinde olanlar vardır.Medineli müşrikler ve komşu kentlerdeki müşriklerin hepsi böyledir.Ama islamın insanlara hukuki çevre içerisinde anlatılmasına dahi izin vermeyen Mekke oligarşisi ve Yahudi teokrasisi yeni dine karşı akla hayale gelmeyecek saldırlarda ve hakaretlerde bulunmuşlardır.Ayetler bu insanların içine düştüğü hali iyi göstermektedir.Dönemin hakim güçleri ve çeteleri için anlatılan vasıflardır çoğu. HAYVAN BAKARA (171) : İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar. Bu ayetlerde insanların körü körüne eskiye bağlanmaları, yeni ortaya konmuş fikirlere kulak vermemeleri kötülenmiş bu konuda doğru olanın akılcı olarak hareket edilmesi olduğu söylenmiştir. Zemahşeriye göre ayetin anlamı şudur: İnkâr edenleri doğru yola çağıran peygamberin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere seslenen çobanın durumu gibidir. A'RÂF (179) : Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir. FURKÂN (44) : Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar. Bu gibi kimseler akıllarına ve kendilerine ulaşmış ilahi tebliğe uymayıp sırf duygularına göre hareket etmeleri bakımından hayvanlara benzetilmiş,hayvanların hareketlerinin kendilerine verilen güç ve kabiliyetlerin yaratılış amacına uygun olmasına karşılık böyle kimselerin davranışlarının bu özellikten yoksun bulunmasından ötürü de onlardan gidişçe daha sapık odluları belirtilmiştir. MUHAMMED (12) : Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir. Ayet inkar edenleri ahireti tanımayan başlarına gelecekten habersiz bütün imkanlarını midelerine ve şehvetlerine harcayan hırslı kişiler olarak tanımlamaktadır. MÜDDESSİR (51) : Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler. MÂİDE (60) : De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.” MERYEM (86) : Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahman’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün! Evet.Hepsi içinde bulunulan hayatın betimlemeleri durumundadırlar.Burada zaten benzetmeden başka bir şey yoktur. YALANCI EN'ÂM (28): Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. MÜCÂDELE (18) : Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. Çok ilginç. Ayeti yalanlama ile ilgili tüm özellikler mutlak yalancılık olarak tercüme edilmiş. Tüm ayetlerde yalancılar derken ayetleri yalanlayanlar kastedilir. Ama bazı yerlerde ise gerçekten bazılarının yalan söylediğini ifade eder. Mesela münafıklar. Bunlar inandık deyip inanmayanlardır. Bunlar bu haliyle yalancı değilseler nedirler. AZGIN BAKARA (15) : Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir. A'RÂF (186) : Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar. MUTAFFİFÎN (12) : Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder. ve daha yüzlerce... Azgın.Sınırı aşana denir.İnkar edenlerin çoğu aslında bunun farkındalar.Ama çıkarlarına gelmiyor diye inanmazlar veya inanır ama uymazlar.Bu konuda yanlış anlaşılmaya bile sebep olacak bir şey görmüyorum. SAPIK FÂTİHA (7) : Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. HAC (12) : O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir. KÂF (27) : Arkadaşı (olan şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.” Buradaki sapık kelimesi doğru yoldan sapmış anlamında olduğu için zerre kadar hakaret yoktur.her inanç sahibi başkalarının doğru olan yoldan saptığına inanır.Yoksa şu kullandığımız anlamıyla sapık anlamında değil. KAFİR Bu aşağılama sözünü tek tek aramaya gerek yok sanırım, Kuran’ın her yeri inanmayanlar kastedilerek sarfedilmiş bu sözle doludur. Kafir, kelime anlamıyla “küfür eden” demektir. Kullanım anlamı, “Allah’a inanmayan, reddeden”dir. Çünkü Allah’a inanmamak, ona küfür etmektir. Bu da Kuran’ın yaratıcısının mantığı ve yaklaşımıdır. Bu yorumun sahibinin Arapçasına ve terimlere olan aşinalığına hayranım. Anlaşılan meal verenler bazı yorumlamaları Türkçede kullanıldığı gibi olmadığını göstermek için daha çok dikkatli davranmalıdırlar.Kafir kelime olarak söven küfreden değil.Kelime olarak örten demektir.Çiftçi de tohumu toprağa ekip tohumu örttüğü için çiftçiye kafir denir.Terim olarak ise gerçekleri gördüğü halde onu örtenlere denir.Gerçeği görmediğinden iman etmemiş olanlar İslam inancında kafir sayılmaz.Bunlar fetret ehli saylılırlar. BAŞKA İNANÇLARA SAYGI YOK EN'ÂM (74) : Hani İbrahim babası Âzer’e, “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. MÂİDE (64) : Bir de yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar!.. MÂİDE (82) : (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün... AHKÂF (5) : Kim, Allah’ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler. Ama olmadı işte. Bak cımbızlama hemen kendini ortaya koydu... Diğerlerinde de öyleydi de burada ifade edeyim dedim. Yani çoğu getirilen ayetin bir önceki ayeti makaslanmış ve kime söylenmiş olduğu bilinmez hale getirilmiştir. Yani kuranın insanları iyiliğe çağırın,sen ancak açıklayıcısın türünden ayetleri es geçilmiş.Yazı bu bakımdan çok taraflı bir şekilde ve islamı bilmeyen birinin olmasıbakımından elle tutulur gerekçeleride yoktur. |
| #8 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| >>> Buradaki sapık kelimesi doğru yoldan sapmış anlamında olduğu için zerre kadar hakaret yoktur.her inanç sahibi başkalarının doğru olan yoldan saptığına inanır.Yoksa şu kullandığımız anlamıyla sapık anlamında değil. Bu halde, bizim pedofil olduğu için muhammede sapık dememizde sizi gocundurmasın, oldu mu? Tek istediğimiz bu zaten, anladıysan.. Ama aslen durum şu.. Bende aklın doğru yolunu bırakıp bedevinin sapkın yolunu tercih eden sizler sapık dersem, bana anlayışlı olacak mısınız? |
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,129
| Alıntı:
| |
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| Sn. Malkoçoğlu'nu anlamayanlar için ayaküstü kabaca terceme edeyim.. Bölüm 28 niçin vardır? Aung'un (sanırım Aung san suu kyi'den bahsediyor) halkını oluşturanlardan birisi, 45 parağrafta geleceğin şüpheli olduğuna inanmış. Adı da yazılı: れ る.. Bölüm 23'e inananlar şöyle böyle yapmışlar... Bölüm bilmem kaça inanalar da oradaki mistik kısaltmaları böyle anlamışlar vs. vs. ama bunları ancak Ra bilirmiş.. İşte böyle acayip, enteresan bir şey yazmış bize malkoçoğlu.. Dilime bir takım sıfatlar geliyor, kendisi için ama, olayı şahsileştirmek, alanen şahsına laf etmek ayıp olur diye düşünüyorum.. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|