"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,053
| 10 ÜNLÜ DARWINİST YALAN 1. "HAYATIN İLKEL DÜNYADA TESADÜFEN OLUŞABİLDİĞİ İSPATLANMIŞTIR" YALANI: Bu iddiayı öne süren evrimci kaynaklarda tek kanıt olarak 1953 yılındaki Miller Deneyi gösterilir. Oysa bu deneyde canlı bir hücre oluşturulmamış, sadece bir kaç basit aminoasit sentezlenmiştir. Aminoasitlerin tesadüfen doğru sıralamayla dizilerek proteinleri oluşturmaları, bunların da bir hücre meydana getirmeleri matematiksel olarak imkansızdır. Kaldı ki, Miller'ın sentezlediği aminoasitler dahi anlam taşımamaktadır. Çünkü Miller deneyinde ilkel dünya atmosferinde bulunmayan gazlar kullanmıştır. 2. "İNSAN EMBRİYOSUNDA SOLUNGAÇLAR VARDIR" YALANI: Bu iddia, evrimci biyolog Ernst Haeckel tarafından 20. yüzyılın başında yapılan bir bilim sahtekarlığına dayanmaktadır. Haeckel, evrime delil oluşturmak için, insan, tavuk, balık gibi canlıların embriyolarını yanyana çizmiş, ancak bu çizimler üzerinde çarpıtmalar yapmıştır. Bugün tüm bilim dünyası bunun bir sahtekarlık olduğunu kabul etmektedir. Haeckel'in "solungaç" diye gösterdiği yapı, gerçekte insanın orta kulak kanalının, paratiroidlerinin ve timüs bezlerinin başlangıcıdır. 3. "DOĞA TARİHİ, HAYAT AĞACINI DOĞRULAMAKTADIR" YALANI: Darwinizm, yeryüzündeki yaşamın bir ağaç gibi tek bir kökten doğup giderek geliştiğini ve dallara ayrıldığını öne sürer. Evrimciler, doğa tarihini bu iddiaya uyarlamak için 150 yıldır çabalamaktadırlar. Oysa doğa tarihi, tam aksi bir tablo ortaya koymuştur. Fosil kayıtları bir "hayat ağacı" bulunmadığını, temel canlı gruplarının yeryüzünde aynı anda ve aniden ortaya çıktığını göstermektedir. Bilinen filumların (temel canlı gruplarının) tamamına yakını, 530-520 milyon yıl önceki Kambriyen devirde ortaya çıkmıştır. 4. "ARCHAEOPTERY, SÜRÜNGENLER VE KUŞLAR ARASINDAKİ KAYIP HALKADIR" YALANI: Archaeopteryx adlı 150 milyon yıllık kuş fosili, evrimciler tarafından 19. yüzyıldan beri "evrimin en büyük fosil kanıtı" olarak gösterilmiştir. Bu kuşun bazı sürüngen özellikleri gösterdiği ve bu yüzden sürüngenler ile kuşlar arasındaki "kayıp halka" olduğu iddia edilmiştir. Ancak 2000 yılında ortaya çıkarılan Lonqisquama adlı fosil, bu iddiayı geçersiz kılmıştır. Çünkü 220 milyon yıl yaşındaki Lonqisquama, Archaeopteryx'ten 70 milyon yıl daha eski olmasına rağmen eksiksiz bir kuştur. 5. "ATIN EVRİMİ FOSİL KAYITLARIYLA İSPATLANMIŞTIR" YALANI: Onlarca yıldır, "atın evrimi", evrimin teorisinin en iyi belgelenmiş kanıtlarından biri olarak gösterilmiştir. Farklı devirlerde yaşamış dört ayaklı memeliler küçükten büyüğe doğru dizilmiş ve bu "at serileri" doğa tarihi müzelerinde sergilenmiştir. Oysa son yıllardaki araştırmalar, at serilerindeki canlıların birbirlerinin atası olmadığını, sıralamaların çok hatalı olduğunu, atın atası olarak gösterilen canlıların gerçekte attan daha sonra ortaya çıktıklarını ortaya koymaktadır. __________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,053
| 6. "CANLILARDA KÖRELMİŞ ORGANLAR VARDIR" YALANI: Uzun zamandır evrimci kaynaklarda canlılardaki bazı organların işlevsiz olduğu ileri sürülmekte ve bunların o canlıların atalarından miras kalmış evrimsel kör noktalar olduğu iddia edilmektedir. Örneğin insan vücudundaki appendiks (apandisit) veya kuyruk sokumu, yıllarca "körelmiş organ" sayılmıştır. Oysaki son yılların bilimsel araştırmaları, tüm bu organların önemli işlevleri olduğunu koymuş durumdadırlar. Evrimcilerin 20. yüzyıl başında çıkardıkları "körelmiş organlar listesi" bugün tamamen çürümüş durumdadır. 7."OMURGALILARIN 5 PARMAKLI EL YAPISI EVRİME DELİLDİR" YALANI: Yunusun yüzgeçlerinde, yarasanın kanatlarında veya insanın ellerinde, 5 parmaklı bir kemik yapısı bulunur. Bu benzerlik, evrimci ders kitaplarında veya popüler yayınlarda, uzun zaman, bütün bu canlıların ortak bir atadan evrimleştiği iddiasına delil olarak sunulmuştur. Oysaki genetik araştırmalar, benzer gibi gözüken bu organların aslında çok farklı genler tarafından kontrol edildiğini göstermiştir. Bugün evrimciler bile "benzer organlar evrime delil oluşturmuyor" itirafında bulunmaktadır. 8. "SANAYİ DEVRİMİ KEBELEKLERİ, DOĞAL SELEKSİYONLA EVRİME DELİLDİR" YALANI: Evrim teorisinin tüm dünya çapında en çok tekrar edilen sözde "delil"lerinin başında, 19. yüzyıl İngilteresi'nde gerçekleşen sanayi devrimi sırasındaki kelebek popülasyonu gelir. İddiaya göre sanayi devrimindeki hava kirliliği ağaç kabuklarının rengini koyulaştırmış, bu nedenle koyu renkli kelebekler daha kolay kamufle olarak avcı kuşlardan korunmuş ve sonuçta koyu renkli kelebeklerin nüfusu artmıştır. Ama bu bir evrim değildir, çünkü yeni bir kelebek türü ortaya çıkmamış, sadece zaten var olan türlerin nufüs oranı değişmiştir. 9. "MUTASYON DENEYLERİ EVRİME DELİLDİR" YALANI: Mutasyonlar, Neo-Darwinizm'in öne sürdüğü iki "evrim mekanizması"ndan biridir. DNA üzerindeki bu rastlantısal değişikliklerin canlıları evrimleştiği öne sürülür. Bu iddiaya destek oluşturabilmek için binlerce mutasyon deneyi yapılmıştır. Başta meyve sinekleri olmak üzere seçilen bazı canlı popülasyonları yoğun mutasyona uğratılmıştır. Evrimci yayınlar bu mutasyon deneylerini "evrimin laboratuvardaki kanıtı" gibi gösterirler. Oysa gerçekte bu deneyler evrimi kanıtlamak bir yana çürütmüştür. Çünkü mutasyona uğrayan hiç bir canlıda genetik bilgi artışı gözlemlenmemiştir. Aksine, mutantlar (mutasyona uğrayan canlılar) hep sakat, kısır ve hasta olmaktadır. 10. "FOSİLLER, YARI MAYMUN İNSANLARIN YAŞADIĞINI İSPATLAMAKTADIR" YALANI: Darwinizm'in en önde gelen aldatmacası, insanların maymun benzeri canlılardan evrimleştiği iddiasıdır. Bu iddia, oluşturulan binlerce hayali çizim ve maket yoluyla kitlere empoze edilir. Oysa gerçekte "maymun-adamlar"ın yaşamış olduğuna dair hiç bir kanıt yoktur. İnsanın en eski atası olarak ileri sürülen Australopithecus, şempanzelerden pek farklı olmayan soyu tükenmiş bir maymun türüdür. Evrim şemasında Australopithecus'un sonrasına yerleştirilen Homo erectus, Homo sapiens neanderthalensis, Homo sapiens archaic gibi sınıflamalar ise, farklı insan ırklarıdır. Kaynak: Evrim Yalanlarına Net Cevaplar: http://www.netcevap.org/10unluyalan.html __________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) 9mm Parabellum Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-04-07 06:27 .Sebep: Alıntı Yayınlama Hatası |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,660
| Umarım yazdıklarınız on ünlü harun yahya yalanı çıkmaz ![]() |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 746
| Evrimin kendisi başlı başına bir yalan zaten... __________________
KENDİ DÜŞÜNCEMİ DESTEKLEMEM YASAKLANAMAZ. |
| #5 | |
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 3,119
| E pes doğrusu,bazen düşünmüyorum,doğru yerdemiyim diye... __________________
“kadınım” demek suçtur, yasaktır ve utanma ve tecrit ve ölüm sebebidir! |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,053
| Herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil... Sorularınızı kendinize sorun... ![]() __________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) |
| #7 | ||
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 3,119
| Alıntı:
![]() __________________
“kadınım” demek suçtur, yasaktır ve utanma ve tecrit ve ölüm sebebidir! | |
| #8 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| |
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Amacın tartışmak, öğrenmek, bilinen bir şey varsa paylaşmak olmadığı çok açık. Bazı arkadaşlarımız evrim kuramının inançlarına ters geldiği, evrimin inançlarına ayjırı olduğu yanılgısından bir türlü koparamıyorlar kendilerini...İnançlarını doğruladıklarını sandıkları herşeyin üstüne de balıklama atlıyorlar. Oysa çağımızın insanı biraz olsun sorgulamak, öğrenmek durumundadır. Bunu yapamıyorsa, en azından dinlemek zorundadır. Bilgiye ulaşmadan düşünceye ulaşmak mümkün değildir. Malum sitenin sorularına yanıt almak istiyorsanız, bu konuda bilgilenmekse amacınız, gerçekten öğrenmekse niyetiniz; Bilim ve Gelecek dergisinin bu ayki sayısını (Nisan) alınız. Fiatı altı milyon ytl. Bu sorulan sorular da dahil, malum kişinin son becerisi olan "Yaratılış Atlası" ndaki sorular da dahil, tam elliye yakın sorunun yanıtı orada bilimsel olarak ortaya koyuluyor. Tabii amacınız gerçekten öğrenmekse... |
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Sayın Melnur Gerçekten de Yaratılış” veya “Evrim” kavramlarının bilimsel söylem içinde yer alıp almaması, basit bir tartışma değildir.Bu,her alanın bilim adamlarının tüm inanç ve ideolojik endişelerinden sıyrılarak ortak bir söylem içinde olmalarıyla ancak anlaşılacak bir konudur.Toplum olarak her konuda zaaflarımızın olduğu düşünülürse bunda da olması normaldir herhalde.İşaret ettiğinize katılıyorum. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Torbalı'da Irkçı Saldırı | küçükkarabalık | Türkiye Siyaseti | 62 | 07-07-06 05:04 |