| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Kızılkalpaklar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,165
| Kurtuluş Savaşı döneminde özellikle 1920-1 döneminde doğuda gürcü ve ermeni menşeviklere karşı Türk ve RUs ordularının sınırlı bir işbirliği vardı.emperyalizmin iki düşmanı sovyet sosyaslit harketi ve türk kemalist heraketi sırt sırta vermekten başka çıkar yol bulamamıştı.Osmanlının ve Çarlığın iki azılı düşman olduğu düşünülürse o devir için bile tuhaf kaçaçak bir birlikteliktir.Ancak bu iki yeni harketetinde bir biçimde köklerini reddettiğini unutmamak gerekir. Bu dönemde rus yardımı Türkiye içinde hem cephede hep de mecliste sosyalist rüzgarlar estirir.hatta bir ara islam sosyalizmi gibi kavramlar ortaya atılır.Cephede ise türk ordusunda aynı rus ordususunda olduğı gibi subaylar apoletlerini yırtarlar.Bu bir nevi eşitlik göstergesidir.Meclise gelen dedikodularda kimi subayların kalpaklarının sosyalizmin simgesi kızıla boyadığı haberleri gelir.Bunlar arasında Karabekir bile adı geçer.(D.Avcıoğlu Türkiyenin Düzeni)İşte kızıl kalpak tarihimizde ilk ve son kez burada görülür. Benim kızılkalpaklar olrak nitelediğim grup ise bunların dışında bir türk aydın hareketidir.Bu hareketin iki aşaması vardır.birincisi 30 ların kadro hareketidir.İKincisi ise 60larda esmeye başlayan YÖN dergisi olayıdır. Kadro hareketinin kurucuları Yakup Kadri, Şevket Süreyya, Burhan Asaf Belge, İsmail Hüsrev Tökin ve Vedat Nedim Tör gibi isimlerdir.Özellikle İsmet İnönünün, BAYAR VE İŞ BANKASI grubuna karşı savunduğu iktisadi devletçilik hareketinin yaratıcılarıdır.Kemalist devrimin eksik ayağı iktisadi gelişimi sosyalime kaçan bir devletçilik anlayışla gerçekleştirmeye çalışmışlardır.(Aslında devletçiliği Celal BAYAR bile savunur) Kadro 1932 den 1935 e kadar 36 sayı çıkar.Komünistler kemalizm yalakalığı yapmakla suçlar kemalistler ise komünistlik yapmakla.Yayınlandığı dönem boyunca kimseye kendilerini beğendiremezler.Ancak bildiklerinden şaşmazlarşaşmazlar.Bir kalkınma stratejisi olarak devletçiliği sonuna kadar savunurlar.Kemalizm sola yakın olmasının sebebi bizzat kadrocuların savunduğu ve İsmet Paşanın uygulamaya çalıştığı ilkelerdir.ancak özellikle RECEP PEKER in sürekli olarak GAZİ PAŞAya dedikodu taşıması sonucu derginin sonu gelir.Önce YAKUP KADRİ Tiran elçi olarak gönderilir ardından dergi dağılır.Kadrocuların devletçilik ve halkçılık ilkelerini geliştirmeninm yanısıra en büyük hizmetleri ilk rasyonel ATATÜRK eleştirisi olan TEK ADAMın ŞEvket Süreyya tarafında çok sonraları yazılmasıdır. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-04-07 10:40 . |
|
| |
| #2 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,165
| Kızılkalpakların ikinci ayağı ise YÖN dergisidir.60-71 dönemleri arasında etkili olmuşlardır.Yönün asıl çıkarıcısı D.AVCIOĞLU olmakla beraber dergide NİYAZİ BERKES ten ÇETİN ALTAN a KORKUT BORATAV dan UĞUR MUMCU ya kadar solun büyük kalemleri yer alacaktır. YÖN kareketi aslında 60larda soldaki bölünmeninde bir simgesidir.M.ALİ AYBAR ın başını çektiği sosyalist devrimciler ile milliyetçi-devrimci sol Kemalizmin ayrışması bu dönemde görülür.İkinci akım daha sonra MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM olarak ünlenecektir.DENİZ GEZMİŞ in peşinde koştuğu meşhur MDDdir Yön dergisi hem türk tarihinin marksist bir eleştirisini yapacak (TÜRKİYENİN DÜZENİ-AVCIOĞLU) hem de geleceğe yönelik bir kalkınma stratejisi ortaya koyacaktır.Bunu yeni devletçilik olarak adlandıranlarda görülecektir. Peki savundukları neydi:"...Avcıoğlu'na göre üstyapı alanında başarılı olan Kemalist devrim altyapıda, dışa bağımlı sermaye ile toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. Dolayısıyla Kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, radikal bir toprak reformu ,devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi halen Türkiye'nin gündemindeydi...." Dergi büyük ilgi topladığı kadar tepkide gördü.Bu dönemde Avcıoğlunun eylemci bir yapıya girdiğini görüyoruz.YÖN dergisinin kapatılmasının ardından DEVRİM dergisini iki çırağı MUMCU ve HASAN CEMAL ile çıkarmaya devam etti.Sosyal bir sınıfın yapamadığı şeyi yani devrimi sanırım askerin yapabileceğini düşündü ve bu fikiri savundu.Hatta bu yüzden MADANOĞLU PAŞA ile beraber darbecilikten yargılandı ama beraat etti.73 te siyasal yaşamdan çekildi.TÜRK TARİHİ ve MİLLİ KURTULUŞ TARİHİ gibi kitapları yazdı ve 83 te yaşama gözlerini kapadı Kızılkalpakların düşünsel yapısı bugün kemalist grupta hala yaşıyor.Sitede benide aralarında gördüğünüz kimi yazarlarda sosyalizmin ve kemalizmin kolkola işlenmesi işte bu mirasın eseridir. Son olarak NİYAZİ BERKESin bir teziyle yazımı bitireyim.NİYAZİ BERKES sanayileşememiş toplumlar için kemalizmin mükemmel bir kalkınma aracı olduğunu yazmış batı toplum düzeni(Sosyalim veya Kapitalizm)ni yaratmak amacı güttüğü sürece evrensel bir nitelik taşıdğını yazmıştır.Batı Toplum düzeni yaratılınca ise sosyalizme geçilmesi gerektiğini savunmuştu.Türkiye batı tipi bir topluma dönüşene kadar hatta dönüştükten sonrada kemalizmi savunmaya ama sosyalizmi unutmamaya mecburdur. saygılarla ve kızılkalpaklara selam olsun. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-04-07 10:41 . |
|
| |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 155
| sizin sosyalist-kemalistlerinizden Niyazi Berkes 40 larda üniversiteden solcu olduğu için atılmış ve Amerikada öğretim üyeliği yapmıştı.Sanırım amerikadaki dinsel yaşamın hoşgörüsünde etkilenip protestan kültürden doğma sekülarizm kavramı ile ilgili çalışmıştı. Ona göre devrimci bir ilke olan laiklik zamanla modern topluma yani seküler bir topluma geçmeliydi.laiklikteki devletin din işlerini düzenlem fonksiyonu yerine devletin dinler karşısında tarafsızlığı olan sekülarizm gelmeliydi.Aslında sekülarizmi din-devlet ilişkileri kavramından daha geniş tutmuş sekülerleşmeyi türkçedeki çağdaşlaşmanın yerine kullanmıştı. küçük bir katkı olsun dedim sizin sosyo-kemallere saygılar |
|
| #4 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,165
| Alıntı:
Doğrudur; toplumda modernleşmeye ilerledikçe devrimciliği simgeleyen LAİK DEVLETTEN hoşgörüye ve tarafsızlığa önem veren SEKÜLER TOPLUMA geçilmesini savunmuştur.Sekülerleşmeyi direk olak çağdaşlaşmanın yerine koymuştur. Aslında protestanlıktan gelme bir düşünce olsada ben türk toplumunun yapısına sekülerliği daha uygun görürüm.Zira Anadolunun hamuru buna daha uygundur.Laiklik din bezirganlarının elinde ne yazık ki kolay bir hedef.Ayrıca türk toplumu uzun bir çağdaşlaşma evriminden geçti.Bu yüzden bence seküler topluma geçmenin zamanı geldi.Bu tabii ki meydanı takunyalılara bırakmak demek değil.Tersine din tüccarlığını engellemenin en iyi yolu dini cemaatlerin devlet işlerinden uzak durdukları sürece kendi içlerinde örgütlenmelerine izin vermektir.Yalnız bu konuda çok ihtiyatlıyım.Hele Gülen ve son olayları gördükten sonra. bir de şu gerçeği görmek lazım laiklik bizi karaya ulaştırmayabilir.Zira halkımızın öenmli bir kısmı laikliğe pek de güzel gözle bakmıyor.Ancak dediğim gibi ihtiyatlı olmak gerek. saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
| |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 155
| Alıntı:
| |
|
| #6 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,165
| Alıntı:
Hayır direk hedef gösterdin beni de?Laikliği çöpe atmak da ne demek?benim demek istediğim laikliğin tıkandığı yerde ikinci aşamaya geçmek.Dediğim gibi ihtiyatı elden bırakmamak şartıyla... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
| |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|