"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Ülkemizdeki misyonerlik faaliyetlerinden tedirgin oluyor musunuz? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 27
| ülkemizde yıllardır misyonerlik faaliyetleri mevcut.sanirim bunu bilmeyen yoktur..böyler faaliyetler her ülkede mevcuttur önemli olan bu faaliyetlere karşi nasıl bi tavır alınacagıdır..gidip adamların bogazını keserek bunu önleyemeyiz.ülkemize dahada zarar veririz..bizim yapmamız gereken onların taktigidir..kendi dinimizi anlatmaktır..bakınız heryerde ücretsiz incil dagıtılıyor..ben Kuran ı kerim dagıtıldıgını hiç biryerde görmedim..biz neden kendi kutsal kitabımızı dagıtmıyoruz??misyonerlikge en iyi yanıt bu olur sanırım..saygılar.. |
|
| #2 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,277
| türkiyede incil dağıtan hristiyanlar hristiyanlığın temel mezheplerinden değildir.Onların gözünde bu sizin misyonerler sapkın hristiyanlardır.Dinden imandan çıkmışlardır. gavur ülkelerde dikiş tutturamayan adamlar %99 müslüman olan! ülkede nasıl barınsın.Misyonerlik korkusu türkiyede mukeddasatçı kesimin bselndiği yersiz bir korkudur.hem Avrupada serbestçe kuran dağıtılırken biz dedağıtılsa ne olur.Avrupada bir sürü cami var.hiç kimse bir şey demiyor.Biz de tarihi bir kilise restore edildi.sanki ermeniler işgal etti havası yaratıldı.böyle müslümanlık olur mu? __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
| Alıntı:
__________________
En iyi silah fikir, en iyi fikir Türk Milliyetçiliği'dir... | |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Misyonerlik sadece bir din yayma amacı taşısa, ben dahil hiç kimsenin bu konuda çekinceler taşımayacağını bilmemiz gerekir. Ancak misyonerlik dini amacından çok siyasi amaç güden bir harekettir. Bu arada tüm konuda tartışılırken bir şeyin atlandığını gördüm. Misyonerlik deyince Hristiyanlık propogandası, konuşuluyor. Yapılan misyonerlik faaliyetlerini belli başlı üç mhristiyanik mezhebe göre sınıflandırmamız gerekir. Çünkü bunların arasında çok büyük farklılıklar vardır. Mesela ortodoksların misyonerlik yapması bilindik bir olay değildir. Ortodokslar -genelde- misyonerlik faaliyetine girişmezler. Esas misyonerlik katolik ve protestanlarca yapılır. Bunları ayrı ayrı incelersek: Katolik Misyonerlik, özellikle 1400'lerin ortalarından, 1800'lü yılların ortalarına kadar altın çağını yaşamıştır. Yeni keşfedilen amerika kıtasına ve afrika kıtasına misyonerler -kelimenin tam manasıyla- akın etmiş; öncelikle o bölgede yaşayan insanlara kendilerini barışsever ve dost olarak tanıtıp, belli bir yerleşiklik oluştuktan sonra askeri güç ile o bölgeyi ele geçirmişlerdir. Mesela aztek, maya, inka uygarlıklarının halklarından (yani kızılderililerden, genel anlamda) günümüzde çok az bir kısım kalmıştır. Aynı şeyleri afrikada da uygulayanlar, kara afrikayı kana bulamış, günümüzde ki gine kıyıları köle ticaretinin merkezi olmuştur. Kısaca katolik misyonerliğin çalışma şeklini özetlersek, önce misyonerleri gönderip uygun ortam oluşturmak sonra da askeri güçle işgal etmektir. (konu tek mesaja sığmadığı için iki mesaj ahlinde yayınlıyorum) |
|
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Protestan Misyonerlik, bu tarzın iki büyük destekçisi Almanya ve ABD'dir. Önce işi teorik olarak anlatırsak, protestan misyonerler bir topluma girdiklerinde karşılarındakilerin müslüman, katolik, ortodoks,... olmasına bakmaksızın etkilemeye çalışırlar. Bu bölgede yüzyıllardır olmayan etnik sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Günümüzün en etkin misyonerlik gücü şu an protestanlardır. konuyu örneklerle açıklarsak: Osmanlı'nın son dönemlerinde ki ermeni sorununun arkasında protestan misyonerler vardır. ""Modern" bir Protestan olan Lepsius'un Ermeniler arasındaki faaliyetleri de, dinî olmaktan çok, politikti. Papazın amacı, Ermeniler arasında etkin olan Batılı ve Doğulu diğer Hristiyan güçlerin nüfuzunu kırmak, "pasta"dan Almanya'ya da pay koparmaktı. Zira Mezopotamya Lepsius'un ifadesiyle, "Almanya'nın Türkiye'deki menfaat alanı"ydı.(1) O zamanlar Osmanlı içerisinde İngiltere, Almanya ve ABD çalışmalar yapmaktadır. "Soykırım" efsanesini ayakta tutmak için, hem söz konusu olayların savaş şartlarında meydana geldiği olgusu karartılmakta, hem de emperyalist güçlerin Hristiyan tebaya maddî/manevî destek sağlayarak meşru idareye karşı isyana teşvik ettikleri gerçeği tamamen ihmal edilmektedir. Oysa Ermeniler arasında faaliyet gösteren misyon teşkilâtlarının, özellikle Protestan misyonerlerin Doğu Anadolu'daki kışkırtıcı etkinliklerinin bölgenin Hristiyan ahalisini dahi rahatsız ettiği bugün modern misyon literatüründe itiraf ediliyor. " (2) Bir ülkede protestan misyonerliğin olup olmadığını, orada yükselen etnik sorunlara göre tahmin edebilmek, kanıtlar dahilinde zor olmasa gerek. Bu protestan misyonerler, (ermeni olaylarından konuşursak) sadece ermeni vatandaşları devlete karşı kışkırtmakla kalmıyor, halkı kendi içinde de bölmeye çabalıyorlar. "Bugün "hümanist bir ilâhiyatçı" olarak anılan Lepsius, Anadolu'nun "ırk bileşimi"ni ele alırken, hakaret dolu sözler eder. "Kürtler" der, "bütün komşuları, özellikle de çiftçilikle geçinen Ermeniler ve Süryanîler için sürekli ve korkunç bir afettirler". (3) Papaz'ın Türkler ve İslâm dinine düşmanlıkta, Martin Luther'in izinden yürüdüğü bugün Alman araştırmacılar tarafından da itiraf edilmektedir.' (4) Misyonerliğin faydalı olup olmadığı sadece bizim gibi bu olaylara maruz kalan ülkelerde değil, bizzat bu misyonerliği uygulayan ülkelerde de tartışma konusu olmuştur. Mesela: "İngiliz Protestan Misyonerlerin ada dışına gönderilmesi ve bunun İngilizlere maliyeti konuşunda gecen asrin ikinci yarısında İngiliz kamuoyunda yapılan bir tartışmada bunu savunanlar Hindistan'da kendi menfaatlerini korumanın ve bu ülkenin İngiltere'ye bağlılığını sürdürmenin en emin yolu olarak misyonerlerin faaliyetlerini gördüklerini ifade etmiştir. Ayni şekilde İngiliz misyonerlerinin Afrika'daki faaliyetleri örnek göstererek, bu vahşi kıtada daha iyi şartların temini bakımından misyonerlerin, ordular, donanmalar, konferanslar ve anlaşmalardan daha müessir olduğunu ifade etmişlerdir. 19. asrin ortalarında, uzunca bir süredir ülkelerini Ortodoks Ruslar'a karşı her turlu fedakarlığı göz önüne alarak savunan Kafkas Müslümanlarını ziyaret eden bir Hollandalı gezgin, dönüsünde dindaşlarına bu insanları yumuşatıp direnme güçlerini kırabilmek için Kafkasya'ya misyonerlerin gönderilmesini önermiştir . Yine İngiltere'de bu asrın başlarında, 1903 yılında misyonerlerle ilgili bir tartışmada İngiliz İmparatorluğu için misyonerlerin çok gerekli olduğu savunulmuştur. Almanya Musnter'de bulunan İlahiyat Fakültesi, 1910 yılında devletten misyonerlik ile ilgili bir bolum kurulmasını isterken gerekçe olarak Misyonerlik ile yüksek okullarımızda hem teolojik, hem de ilmi olarak uğraşmak, Alman devletinin çağımızda sürdürdüğü kolonileştirme gayret ve çabalarını başarılı kılmak için bir zaruret halini almıştır demiştir." (5) Osmanlının yıkılma devirlerine kadar misyonerler "cirit" atmıştır. Ancak özellikle kurtuluş savaşının başarıya ulaşmasından sonra "Misyonerlik kaynaklarında Türkiye'deki 1923-1961 yılları arasındaki dönem kendi faaliyetleri acısından karanlık dönem olarak adlandırılır. (6) Mesela: "1928 yılında Bursa Amerikan Kız Koleji'nde Müslüman kızların Hristiyanlastirilmasının ortaya çıkarılmasından sonra bu okul da Atatürk'ün emriyle kapatılmış ve misyonerlerin çalışma şartları çok zorlaşmıştır. "(7) Tüm bu açıklamalrdan sonra heralde misyonerliğin zararsız ve önemsiz olduğunu düşünmek, "dinlerini yaymak onlarında hakkı" gibisinden bir iyiniyetli düşünceye kapılmak çok da mantıklı olmasa gerek. Misyonerlik milli birlik ve bütünlüğü bozucu, ülke güvenliğini tehdit edici bir harekettir. O nedenle yasaklanmalıdır. Saygıalrımla 1-Johannes Lepsius: "Briefe aus der Türkei", Der Christliche Orient und die Mohammedaner Mission. Monatszeitschritt derDeutschen Orient-Mission (CO/1913), 14. yıl, 1913, s.208. (Tamer Bacınoğlu ve Andrea bacınoğlu - Modern Alman Oryantalizmi) 2-Robert Bilincoe: Ethnic Realities and the Church. Lessons from Kurdistan, s.35 v.d., Pasadena 1998. (Tamer Bacınoğlu ve Andrea bacınoğlu - Modern Alman Oryantalizmi) 3-J. Lepsius: "Die Zukunft der Türkei", CO/1913/, s.52. (Tamer Bacınoğlu ve Andrea bacınoğlu - Modern Alman Oryantalizmi) 4-Uwe Feigel: Das evangelische Deutschland und Armenien. Die Armenierhilfe deutscher evangelischer Christen seit dem Ende des 19. Jahrhunderts im Kontert der deutsch-türkischen Beziehungen, s.324, Göttingen 1989. (Tamer Bacınoğlu ve Andrea bacınoğlu - Modern Alman Oryantalizmi) 5-Yard. Doç. Dr. Ömer TURAN, Avrasya coğrafyasında Misyonerlik Faaliyetleri, www.turksam.org/tr 6-Yard. Doç. Dr. Ömer TURAN, a.g.e. 7-Yard. Doç. Dr. Ömer TURAN, a.g.e. (alıntıdır http://www.yaziyaz.com/forum/thread14230-8.html) |
|
| #6 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,277
| sn ulukoca Cumhuriyet öncesi misyonerlik faaliyetleri türkleri hedef almıyordu.gerek protestan gerek katolik misyonerler ortodoks hristiyanları "hak yoluna" davet ediyorlardı.Evet Türkler ve balkan toprakları üstünde yıllarca misyonerlik yapılmaya çalşıldı.Ancak tutmadı.Sadece ermeniler üzerinde bu başarıldı ve ortodoks ermeniler arasında katoliklik ve protestanlık etkisini gösterdi.Ayrıca bu faaliyetlerin arkasında gerçekten devlet desteği vardı.Bunları ezbere söylemiyorum.İlber Ortaylının lafları bunlar. şimdikiler ise üç mezhepten farklı dikiş tutturamamış soytarılar.bunda korkulacak bir şey yok.yapılabilecek tekşey belki 18 yaşında küçüklere incil satışını yasaklamaktır.Biz de psikopat çok.bu tür tehdit unsurları yaratmak böyle vahşetlere davetiye çıkarıyor.İslam pagan dini değil ki öyle kolayca vazgeçilsin.Azıcık islama güvenelim. siz bari yapmayın.saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 216
| Sayın Ulukoca söyleyecek başka söz bırakmamışsızız... Kaynakçalara dayalı araştırmanız için tebrik eder, yazdıklarınızın altına imzamı atacağımı belirtirim... |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,982
| Evet gece rüyalarıma giriyor. Ya (Allah korusun ) Hristiyan olursam korkusuyla dışarı çıkamaz oldum ![]() |
|
| #9 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Alıntı:
Yani konunun hristiyanlıkla alakası yok şu an, bu bir güvenlik sorunudur. Develtin gereken önlemleri alması gereklidir. Yoksa İslam'a güvenmemek söz konusu değil, mesele kişilerin dini değişmemesine rağmen, misyonerlerin destekleyicilerinin suyuna girmeleridir. Tabi ki, bu gibi misyonerlik faaliyetlerine yapılacak şeyler, devletçe yasal mevzuata uygun tedbirler alınmalıdır. Devlet gereken önlemleri almazsa, konu böyle kendini bişey sanan ve bazılarınca yönlendirilen kişilere kalır. bu ülkede cezaları devlet verir başkası değil. Umarım benim demek istediğimi anlamışsınızdır sayın bozkır, Saygılarımla | |
|
| #10 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,277
| Alıntı:
saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|