"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İki Kürt iki söylem

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski19-04-07, 22:43  #1
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089
İki Kürt iki söylem



kürtler ve türkler yaklaşık bin yıldır anadolu coğrafyasını paylaşmakta.Aynı coğrafyayı paylaşan aynı türkülerle ağlayan aynı özlemleri çeken bu iki ulus ne yazıktır ki yüzyıldır belli aralıklarla birbirlerinin canını yakmaktadır.Dışsal içsel tarihsel pek çok sebep vardır ve bunun nedenleri defalarca tartışılmıştır.

Bu kavganın bir sonucu olarak ortak noktalar az konuşulur olmuştur.Cumhuriyet tarihinde kürtler yalnız isyan mı etmiştir?HAYIR.Bu ülkenin pek çok doğu kökenli değerli ismi vardır.işte size bunlardan ikisinin kısa sözlerini aktaracağım.Yorum size kalmış.

Bediüzzaman Saidi Nursi
"...Kürt Teali cemiyeti ile Kürt Neşri Maarif Cemiyeti kurucularından Saidi Nursi kürt devleti kurmak isteyen Seyit Abdülkadir e şu yanıtı verdi:
-Allahu Teali hazretleri Kuranı Kerimde derki öyle bir kavim getireceğim ki onlar Allahı severler.Allah da onları sever.Ben de düşündüm bu kavmin bin yıldan beri alem-i islamın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım.Bu kahraman millete hizmet yerine dört yüz elli milyon hakiki müslüman kardeş bedeline birkaç akılsız kavmiyetçi peşinden gitmem..."

(Yeni Asya yayıncılık Necmettin Şahiner)

Milli Şef İsmet İnönü

ismet Paşa 6 mart 1923 TBMM gizli oturumunda şöyle konuşuyordu:
"..Arkadaşlar,Ben kürdüm
Fakat Türkiyenin yükselmesini,türkiyenin şerefini,türkiyenin gelişmesini dileyen Kürtlerdenim.Nedeni ise okuryazar olmaklığım ve konuştuğum dildir.bu dil ise ırkımın dili değildir,Türklerindir.Bunun için Türklerin gelişmesini ve yükselmesini isterim.Arkadaşlar benim bir imanım ve kanaatim var,bugünkü durumu Avrupa Devletleri öyle tesbit etmişlerdir ki,Türk ile Kürt birlikte çalışarak yaşamazlarsa ikisi içinde son yoktur....Arkadaşlar,sosyal durumumuz bunu gösteriyor.Bu nedenle,herhangisi herhangisine ihanet ederse,ikisi içinde son yoktur.."

Uç kutuplardaki bu iki isimde kürt olduklarının gayet farkında ve aynı devirde yaşamışlardır.Memleket için ne yaptıkları kişilere göre değişir gerçi ama....


saygılar
Not:İki alıntının alındığı yer:UĞUR MUMCU-Kürt İslam Ayaklanmaları
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan

bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-04-07 23:08 .
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-04-07, 23:22  #2
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,223

Alıntı:
Sayın bozkır şöyle demiş:

Mesajı Göster
kürtler ve türkler yaklaşık bin yıldır anadolu coğrafyasını paylaşmakta.Aynı coğrafyayı paylaşan aynı türkülerle ağlayan aynı özlemleri çeken bu iki ulus ne yazıktır ki yüzyıldır belli aralıklarla birbirlerinin canını yakmaktadır.Dışsal içsel tarihsel pek çok sebep vardır ve bunun nedenleri defalarca tartışılmıştır.

Bu kavganın bir sonucu olarak ortak noktalar az konuşulur olmuştur.Cumhuriyet tarihinde kürtler yalnız isyan mı etmiştir?HAYIR.Bu ülkenin pek çok doğu kökenli değerli ismi vardır.işte size bunlardan ikisinin kısa sözlerini aktaracağım.Yorum size kalmış.

Bediüzzaman Saidi Nursi
"...Kürt Teali cemiyeti ile Kürt Neşri Maarif Cemiyeti kurucularından Saidi Nursi kürt devleti kurmak isteyen Seyit Abdülkadir e şu yanıtı verdi:
-Allahu Teali hazretleri Kuranı Kerimde derki öyle bir kavim getireceğim ki onlar Allahı severler.Allah da onları sever.Ben de düşündüm bu kavmin bin yıldan beri alem-i islamın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım.Bu kahraman millete hizmet yerine dört yüz elli milyon hakiki müslüman kardeş bedeline birkaç akılsız kavmiyetçi peşinden gitmem..."

(Yeni Asya yayıncılık Necmettin Şahiner)

Milli Şef İsmet İnönü

ismet Paşa 6 mart 1923 TBMM gizli oturumunda şöyle konuşuyordu:
"..Arkadaşlar,Ben kürdüm
Fakat Türkiyenin yükselmesini,türkiyenin şerefini,türkiyenin gelişmesini dileyen Kürtlerdenim.Nedeni ise okuryazar olmaklığım ve konuştuğum dildir.bu dil ise ırkımın dili değildir,Türklerindir.Bunun için Türklerin gelişmesini ve yükselmesini isterim.Arkadaşlar benim bir imanım ve kanaatim var,bugünkü durumu Avrupa Devletleri öyle tesbit etmişlerdir ki,Türk ile Kürt birlikte çalışarak yaşamazlarsa ikisi içinde son yoktur....Arkadaşlar,sosyal durumumuz bunu gösteriyor.Bu nedenle,herhangisi herhangisine ihanet ederse,ikisi içinde son yoktur.."

Uç kutuplardaki bu iki isimde kürt olduklarının gayet farkında ve aynı devirde yaşamışlardır.Memleket için ne yaptıkları kişilere göre değişir gerçi ama....


saygılar
Not:İki alıntının alındığı yer:UĞUR MUMCU-Kürt İslam Ayaklanmaları
Böyle birşey Kabuledilebilir mi...

Saidi nursi gibi kişiler bunu islamın kardeşliğini vurgulamak için yapmışlardır. Ona göre islamda bir diğer ulusu neden hakir göresin ki...

İsmet inönü hakeza...

hangi ulus böyle ucuz birşeyi kabullenir...

Ben türküm... Niye arapların şerefini izzetini, başarısı isteyeceğim.

Kendi dilimi konuşmayacağımda neden onların dilini konuşacağım...

Bundanda utanç duyacağım.

Benim dilim neden iyi değilde. Onların ki iyi.

Malesef bu gibi yazılarla milletin kafası karışıyor sn bozkır;

Bir kürt neden durduk yere Türklüğün izeetini şeferini kendi şerefinden üstün tutsun...

Neden kendi başarısından daha fazlasını onlar bizim için istesinm. Neden kendi dilini sevmesin. Benim dilimi sevsin...

Böyle hayalllerle insanoğlu ilerlemez...

Hiçbir ulus topyekün alın biz kendimizden vazgeçtik. Siz bizim efendimiz olur demez.....

İşte böyle patırtılar olur, çatışmalar, savaşlar vs...

İnsanoğlu bir arada ancak kardeşçe yaşayabilir... Öyle bir ulusun diğerine

baba oğul gibi davranması milyonlarca insanın hayatına mal oldu.
phidas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-04-07, 23:32  #3
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089

ne Saidi Nursinin ne de İsmet İnönünün kürtlüklerini unutup türklere köle olmak gibi bir niyetinin olabileceğini inanabilirim.Ama bu sözler onlara ait.Sanırım 20 lerin havası şimdiler gibi değildi.Onlar etnik milliyetçiliğin şarabından içmiş insanlar değildi.herşeyden önce osmanlının çocukları idi.Yani kimlikleri etnik temelde şekillenmiş değildi.

Saidi Nursi islamın yüceliğine inanıyordu bu yüzden türk-kürt ayrımını sonunda reddetti.
İsmet Paşaya gelince en yakın arkadaşları cehpelerde yanyana savaştığı türk subaylardı.canını defalalarca savaş meydanlarında bir etnik grup için değil koca bir millet için tehlikeye atmıştı.şimdi bunların hepsini unutup arkadaşlarına ve uğruna savşatığı ideallere karşı mı savaşacaktı.üstelik ismet paşa sadece bu ülke için savaşmadı tam elli yıl bu ülkede politika yaptı bu ülke için çalıştı.

İşte bu toprakların dini de milliyetçiliği de bu yüzden farklı.
Sonuç olarak bu ülkeye hizmet etmeyi ne Kürtlerin köleliği ne de ona benzer birşey olarak algıladılar.çünkü bu ülke onların kürtlerin hepimizindi hala da öyle....
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan

bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-04-07 23:44 .
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 00:00  #4
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,223

Alıntı:
Sayın bozkır şöyle demiş:

Mesajı Göster
ne Saidi Nursinin ne de İsmet İnönünün kürtlüklerini unutup türklere köle olmak gibi bir niyetinin olabileceğini inanabilirim.Ama bu sözler onlara ait.Sanırım 20 lerin havası şimdiler gibi değildi.Onlar etnik milliyetçiliğin şarabından içmiş insanlar değildi.herşeyden önce osmanlının çocukları idi.Yani kimlikleri etnik temelde şekillenmiş değildi.

Saidi Nursi islamın yüceliğine inanıyordu bu yüzden türk-kürt ayrımını sonunda reddetti.
İsmet Paşaya gelince en yakın arkadaşları cehpelerde yanyana savaştığı türk subaylardı.canını defalalarca savaş meydanlarında bir etnik grup için değil koca bir millet için tehlikeye atmıştı.şimdi bunların hepsini unutup arkadaşlarına ve uğruna savşatığı ideallere karşı mı savaşacaktı.üstelik ismet paşa sadece bu ülke için savaşmadı tam elli yıl bu ülkede politika yaptı bu ülke için çalıştı.

İşte bu toprakların dini de milliyetçiliği de bu yüzden farklı.
Sonuç olarak bu ülkeye hizmet etmeyi ne Kürtlerin köleliği ne de ona benzer birşey olarak algıladılar.çünkü bu ülke onların kürtlerin hepimizindi hala da öyle....
Her noktasına katılıyorum. Ancak biraz daha deşelemek lazım...

Tamam ismet paşa türklüğü gerçekten sevmişti. Çünkü Kendi tarihini bu ulusta bulmuştu...

kürtler çok büyük başarıya türkler sayesinde ulaşmışlardır, türkleri severler. Osmanlı dönemindede dünyanın büyük devletlerinden birinde olmanın rahatını ve gururunu yaşadılar önceleri...

Sorun kürtlerin türklere bakışında değil. Kürtler Türkleri hep sevmişlerdir. Ve ;türklere karşı fedakar olmayı istemişlerdir...

Ancak Varlıklarının inkarı ile birlikte bu dirlik bozulmaya başlamış, kardeşlik her geçen gün azalmıştır...

Kürtlerin 1920 lerde tüm insani hakları verilseydi eminim ki bugün kürtler çok daha bizden olacaklardı...

Tüm kürtler gönül rahatlığı ile "BEN TÜRKÜM" diyebilecekti. türklüğüyle gurur duyacaktı...

Ama kendi öz kimliğinide muhafaza edecekti...

Canı istediği zaman anneannelerinin söylediği tarzlarda kürtçe türkülerde söyleyebilecekti...

memleketinden ayrılanların çıkardıkları gazeteler olur, mesela "darendenin sesi" gibi...

Türkiye cumhuriyetinin diğer gazeteleride vardır. Ama anadadaki , istanbuldaki, izmirdeki vs darendeliler bu gazeteyi simgesel "işte unutmadık" türünden alırlar...

Kürtlükte b u ülkede hiçbir zaman sorun olmazdı...

toplumu oluşturan değerlere saygı duyulduğu ölçüde toplumun genelini oluşturan kesimin kültürüne doğru bir kayma yaşanır...

Mesela Bir ABD de herkes gitgide ABD li olur. Kendi ispanyol veya asyalı kimliğinden uzaklaşır zamanla... ama kültürünüde korur...

çok mu zor?

Ama olmadı... Kader buymuş.

phidas Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 20-04-07 00:06 .
phidas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 00:12  #5
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,223

mesela almanyada ilk yerleşen türkler sadece türkçe biliyorlardı...

sonraları almancayıda öğrendiler ama sokakta konuşuyorlardı. Evlerinde türkçe konuşurlardı...

sonra sonra evde bile almanca konuşmaya başladılar...

Şu anda doğan bir çok çocuk türkçeyi konuşamıyor...

Ama Türklüğe Dair hiçbirşey Almanyada hiçbir zaman inkar edilmedi ve

yasaklanmadı...

Medeniyet budur.

Toplumu oluşturan kesimlerin çoğunluğu daha az kültürleri kendine çeker...
phidas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 00:16  #6
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089

Alıntı:
Sayın phidas şöyle demiş:

Mesajı Göster
Her noktasına katılıyorum. Ancak biraz daha deşelemek lazım...

Tamam ismet paşa türklüğü gerçekten sevmişti. Çünkü Kendi tarihini bu ulusta bulmuştu...

kürtler çok büyük başarıya türkler sayesinde ulaşmışlardır, türkleri severler. Osmanlı dönemindede dünyanın büyük devletlerinden birinde olmanın rahatını ve gururunu yaşadılar önceleri...

Sorun kürtlerin türklere bakışında değil. Kürtler Türkleri hep sevmişlerdir. Ve ;türklere karşı fedakar olmayı istemişlerdir...

Ancak Varlıklarının inkarı ile birlikte bu dirlik bozulmaya başlamış, kardeşlik her geçen gün azalmıştır...

Kürtlerin 1920 lerde tüm insani hakları verilseydi eminim ki bugün kürtler çok daha bizden olacaklardı...

Tüm kürtler gönül rahatlığı ile "BEN TÜRKÜM" diyebilecekti. türklüğüyle gurur duyacaktı...

Ama kendi öz kimliğinide muhafaza edecekti...

Canı istediği zaman anneannelerinin söylediği tarzlarda kürtçe türkülerde söyleyebilecekti...

memleketinden ayrılanların çıkardıkları gazeteler olur, mesela "darendenin sesi

Ama olmadı... Kader buymuş.
doğru yani olmadı.cumhuriyet döneminin nesnel şartlarını geçiyorum.o konuda nasıl olsa uzlaşamayız.

Ancak 60lar dan sonra evet kürtler yok sayılmıştır.bunu sağduyulu kimse yadsımıyor.
68 de kürtler istanbulda varoşların olabileceğine inanamazmış.onlara ısrarla istanbulda varoşların olduğu söylendiğinde kesin "bu sizin varoşlarda oturanlar bizim buralıdır" derlermiş.düşünün durumu

o zaman okul mokul yok.kürtlere türkçe öğreten yok.ondan sonra adam hastaneye mahkemeye gittiğinde kürtçe konuşmak zorunda kalınca memur azarlar türkçe konuş der.Böyle saçmalık olu mu?

bugün şırnağın köylerine bakıyoz.tezek yakılarak ısınılan okullarda okuyan çocuk televizyonda batıyı görünce neyapsın ister istemez dağa çıkar.ha ankaranın köylerine durum bundan farklı değil.Etni kşartlar olsa belki ankaranın köyleri de ayaklanırdı.

Neyse işte evet kürtlere haksızlık yapılmıştır.Ama çözümün pkk olduğuna da inanmıyorum.Hele bunca şeyden sonra.istanbulda diyarbakırdan fazla kürt varken bunca yüzyıl içiçe geçtikten sonra olmaz artık.olursa da yugoslavya veya ırak gibi olur.
birileri sorumluluk alacak çıkacak Abd sinden barzanisine ,derin devletinden askeriyedeki bazı unsurlara kadar bu iş böyle gitmez diyecek...bu işin başak çözümü yok.Yoksa daha çok genç heba olacak dağlarda.
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 01:23  #7
rustemizal
Ayrıldı
 
rustemizal'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 973

bir takım insanların beduzaman saidi nursu hakkında kürt teali cemiyeti kurucusu olduğunu söyleyerek ve buna hiç bir resmi belge göstermeyerek kaynak olarak 1971 brifingi olarak not düşüyorlar....
aslında kürt teali cemiyetinin kurucuları ve programı bu şekildedir...

KÜRT TEALİ CEMİYETİ
1. Birinci Reis Şemdinanlı Şeyh Ubeydullah oğlu Seyyid Abdülkadir
2. İkinci Reis Vekili: Emin Ali Bedirxan
3. Üçüncü Reis Vekili: Ferit Fuat Paşa (Süleymaniyeli, Har.vek.Said Paşa'nın oğlu
4. Umumi Katip: Ferit Hamdi Paşa
5. Muhasebeci: Seyyid Abdullah (Seyyid Abdülkadir'in oğlu)
6. Aza: M. Ali Bedirxan(Botan)
7. Aza: Süleymaniyeli m. Emin Bey(askeri kaymakam)
8. Hoca Ali Efendi
9. Aza Arvaslı Şefik(Öğretmen)
10. Aza Baban zade Şükrü Bey( Tercüman Gazetesi Baş Yazarı)
11. Aza Baban zade Fuat Bey
12. Aza Fettullah Efendi(Tüccardan)
13. Aza M.Şükrü Sekban

KÜRDİSTAN TEÂLİ CEMİYETİ NİZAMNAMESİ
Madde 1 - Kürtlerin menati-i umumiyesinin temin ve teshili inkişafi maksadıyle “Kürdistan Teali Cemiyeti” nâmı ile bir cemiyet teşekkül etmiştir. Merkezi İstanbul’dadır. Kürdistan’da ve indelhace sair yerlerde şubeler küşad edecektir. Aynı maksada çalışacak cemiyet ve akvam-ı saire ile teşrik-i mesai eder.
Madde 2 - Cemiyet maksadına vüsül için, her lisanda yevmi ve mevkut gazete, risale ve kitaplar neşir ve mütalâahaneler, mektepler ve matbaalar tesis edecek ve gece dersleri, konferanslar verecek ve münasip yerlere heyet-i irşadiyeler gönderecek ve her nevi müsesat-ı hayriye ve içtimaiye vücude getirecektir.
Madde 3 - Sui ahlâkla müştehir olmayan her Kürt ve Kürt olmayan ve cemiyetin maksadına hizmet etmesi memul bulunan herkes cemiyete aza olabilir.
Madde 4 - Cemiyet azalıklan müessis, âmil ve tabiî namile üç sınıfa ayrılır.
1 - Esna-yı duhulde asgari dört lira duhuliye ita ve şehri bir lira taahhüt eden aza-yı müessiden olur.
2 - Hin-i duhulde asgari iki lira duhuliye ve şehri bir lira taahhüt eden zevat aza-yı tabiiyeden olur.
3 - Mebde-i duhulde asgari beş kuruş duhuliye ve şehri iki kuruş taahhüt eden zevat aza-yı tabiiyeden olur.
Madde 5 - Cemiyetin varidatı azaların duhuliye ve şehriyelerinden mütehassıl mebaliğ ile teşebbüsat-ı cemiyetten, teberrüat ve saireden mütehassıl mebaliğdir.
HEY’ET-İ İDARE
Madde 6 - Hey’et-i idare bir reis ve iki reis vekili ve on üç azadan ibarettir: Muhasebeci ile başkatip ve veznedar ve katip aza meyanmda intihap olunur.
Reis mutlaka aza-yı müessise meyanından, diğerleri müessis, âmil ve tabiî azalardan rey-i hafı ile intihap olunur. Müddetleri bir senedir. Sene nihayetinde âtide beyan olunacak heyet-i umumiyenin hin-i akdinde yeniden hey’et-i idare intihap olunur. Evvelki heyetin tekrar intiabı caizdir.
Bu heyelin fevkinde bir heyet-i istişare bulunacaktır. Hey’et-i istişare indelicap meşâyih ve ulema ve şürefa ve ümeradan heyet-i umumiyenin intihabiyle teşkil edilir.
Madde 7 - Hey’et-i idare riyasetinin inhilâli takdirinde riyasete reis-i sani inhisalinde yerine reis-i mezkûrun madununda haiz-i rey olan zat ikame edilir. İnhilâl edecek azalığa heyetin ekseriyet-i ârası ile bir zat intihap olunur.
Madde 8 - Veznedarın mükellif olması şarttır.
Madde 9 - Hey’et-i idare bir sene-i kâmile zarfında nizamname-i dahilî mucibince cemiyetin her nevi umur ve muamelâtmı tedvir eder ve bu müddet zarfındaki teşebbüsat ve icraattan yegâne mesul bulunur.
Madde l0 - Hey’et-i idare haftada lâakal bir defa içtima eder.
Madde 11 - Hey’et-i idare mukarreratı ekseriyet-i arâ ile ittihaz edilir. Fazla bir rey ekseriyeti temin eder.
Madde 12 - İçtimaın ruznamesi içtima’dan evvel Reis ve kâtib-i umumi tarafından ihzar ve heyete tebliğ olunur. İttihaz olunan mukarrerat defteri mahsusuna kayd ve zeyri onu ittihaz eden hey’et tarafından imza edilir ve karara itiraz eden aza mevaddi mukarrere zeyrine esbab-i itiraziyeyi kayıt ve imza eder. Hey’et-i idare kendisini terkip eden onaltı azadan dokuzu olmadıkça ittihaz-ı mukarrerat edemez.
Madde 13 - Sene hitamında hey’et-i idare hey’et-i umumiyeyi içtimaa davet eder. İçtimaın ilânı yevmi içtimadan lâakal onbeş gün evvel yapılır.
HEY’ET-İ UMUMİYE
Madde 14 - Hey’et-i umumiye cemiyetin her nevi azasından teşekkül eder. Madde 15 - Vâki olacak dâvete vakti muayyeninde icabet eden mikdarı azanın içtimai ile hey’et-î umumiye teşekkül eder ve her nevi kararlar ittihaz edebilir.
Madde 16 - Hey’et-i umumiye senede bir kere ağustosun otuzbirinci günü alelâde içtima eder. Hey’et-i idarenin kararı veyahut aynı bir merkezin bir sülüs azasının talebiyle bir defaya münhasır olmak üzere suret-i fevkalâdede içtimai mümkündür.
Madde 17 - Hey’et-i umumiye nisap husulünden sonra müessis azanın en yaşlısı tarafından mezkûr içtima için bir reis ve kâtip intihabına dâvet olunur. İntihap olunan reis, hey’et-i idarenin muamele-i intihabiyesine yardım etmek üzere aza-yı mevcude arasından ayrıca yedi zat tayin eder.
Madde 18 - Hey’et-i umumiye bir senelik hûlasa-i hesabiye ve icraatı gösteren mazbatayı istima ve münakaşa neticesinde tasdik eder. Badehu intibahata şüru ile (6) mcı madde mucibince yeni hey’et-i idareyi ve kongre azasını intihap eder.
Madde 19 - Reylerin tasnif ve neticesinin ilânı aynı içtima iptidasında icra edilir.
KONGRE
Madde 20 - Senede bir defa Merkez-i Umumide içtima eder. Cemiyetin hali malisini ve bir senelik icraatını tedkik ve tasdik eder. Ertesi seneye ait umum şuabatın bütçelerini tedkik ve tâyin ve indellüzum cemiyet nizamnamelerinde tadilât icra eder. Kongrenin içtima ve suret-i müzakeresini irae eden tafsilât nizamname-i dahilide münderiçtir. Kongreye her şubeden lâakal bir zat intihap olunur.

kaynak KOÇGİRİ HALK HAREKATI orhan kotan - mizgin dergisi 20 sayı

tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 20-04-07 17:53 .
rustemizal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 01:29  #8
rustemizal
Ayrıldı
 
rustemizal'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 973

yine bu cemiyetin nizanamesi aşağıda oladuğu gibidir

KÜRDİSTAN TEÂLİ CEMİYETİ’NİN NİZAMNAME-İ DAHİLİSİ
Madde 1-
Hey’et-i Umumiye “Kürdistan Teâli Cemiyeti” merkez-i umumisinde mizamname-i esasinin 14′ncü maddesi mucibince teşekkül ve 18′ncï maddesinde muharrer vezaifı ita eder.HEY’ET-İ İSTİŞARE
Madde 2 - “Hey’et-i İstişare” nizamname-i esasinin 6′ncı maddesinin fıkra-i ahiresinde beyan edildiği veçhile hey’et-i umumiyenin intihabı ile zevat-ı malumeden ve hey’et-i idare azalığından istifa edip şerait-i lazımeyi haiz olunduğu halde hey’et-i idare tarafından bera-yı intihap esamileri hey’et-i umumiyye arzolunan zevattan teşekkül eder.Madde 3 - “Hey’et-i İstişare”ye aza olacak zevatın mensup olduğu hanedanın beynelekrad malûm ve şayan-ı hürmet olması veya o vazifeye irşat ve telkini kalben ve kalemen ifaaya muktedir erbab-ı fikir ve kalem, yahut irfan ve kemali ile müştehir fudaladan olması şarttır.HEY’ET-İ İSTİŞARENİN VAZİFESİ
Madde 4 -
“Hey’et-i İstişare”nin vazifesi nizamnamesi esasının birinci maddesinde muharrer makasıd-ı cemiyetin hıfzile, çıkmasına çalışmak ve Kürdistan’ın maddeten ve manen terakki ve tealisine ve Kürt kavminin terbiye-i İslamiye fıkriye ve ruhiyesine mütelalik hususatı tezekkür ile beraber hey’et-i idarenin hal edemediği ve ehemmiyet itibariyle hey’et-i umumiyye içtimâına kadar tehirinde mahzur gördüğü mesail hakkında esbab-ı mucibe beyaniyle müştereken o içtimaa mahsus olmak üzere aralarında intihap edecekleri bir zatın taht-ı riyasetinde biliçtima iltihaz-ı karar ile hey’et-i idare tarafından ihtisaslarına göre teşkil edilen encümenler mukarreratını tetkik veyahut kendileri tarafından herhangi bir madde üzerine kaleme alacakları raporları hey’et-i idareye tevdi eder.
Madde 5 - “Hey’et-i İstişare” her içtimaında yalınız o müzakereti idare etmek üzere içlerinden bir reis ve reis vekili ile bir kâtip intihap eyler. Ayda laakal bir defa muntazaman merkez-i umumide akd-ı içtima eder.
Beş içtimada mütevaliyen bilâmazaret bulunmayan aza müstafı addolunur ve ekseriyetle yerine diğeri intihap olunur. Hey’eti İstişare’nin azası mahdut ve muayyen değildir.
HEY’E-T-İ İDARE
Madde 6 -
Suret-i teşekkül ve içtimaı ve aded-i azası nizamnamei esasinin (6-13)’ncü maddelerinde beyan edilen hey’et-i idare makasıdı cemiyetin temin ve teshil husulü için mukarrerat-ı lazımeyi ittihaz, lüzum görülen mahahde şuabatın teşkil ve merkez-i umumî ile münasebetlerini tanzim ve idare ile beraber icabında cemiyetin her nevi azasından irşadı ve sair hey’etleri intihap ve konferans, mevize, merasim günlerini tayin eder.
Madde 7 - “Hey’et-i idare” efkâr-ı fukaradan olup muhtac-ı muavenet Kürt efradının zükür ve inâsına muavenet karşılığı olmak üzere her aybaşında münasip bir meblag tayin ve tefrik ve yine kendi kararıyla muhtacına tevzi eder.
Madde 8 - Cemiyetin nizamname-i esasisi mündericatına tatbik-i kabil olmayan esbab-ı mübreme husulünde hey’et-i idare kendi içtihadiyle de ittihaz-ı mukarrerat edebilir.
Madde 9 - İdare heyeti rüesası evvelce tanzim edilen ruzname-i müzakerat mucibince müzakeratın hüsn-ü cereyanını temin ve idare eder. Ruznameye bir gün evvel ithal edilmeyen mevad takrir suretinde teklif olunur.
Madde 10 - Kürdistan Teâli Cemiyeti namına gelen evrakın açılabilmesi hakkı reis veya reis vekiline aittir.
Evrak-ı varide ehemmiyeti nazar-ı itibare alınmadan bilâ istisna ruznameye bilithal idare heyetine tebliğ olunur ve hey’et-i idare kararıyle istişare veyahut umumi heyete de arzolunabilir.
Madde 11 - “Hey’et-i idare” tarafından müntehap olup hey’et-i idare azasından olması meşrut bulunan katip cemiyetin “katib-i umumisi”dir. Bütün karar muhabere ve tebliğlerin ve müesses, âmili tabii azalara mahsus bulunan kayıt ve esas defterlerinin zapt ve tahriri vazifesi ile mükelleftir.
Madde 12 - Müesses, amil, tabii azaların evvelen hüviyetlerini, saniyen ikamet mahallerini, salisen duhul tarihlerini, rabian taahhüt ettikleri aylıkları, hamisen cemiyetin maksatlarından birinin husulü için deruhte eyledikleri vazifeleri sırasıyla kaydetmek katib-i umuminin cümle-i vezaifindendir.
Madde 13 - Resmi mühür bir kutu içine konularak reis veyahut reis vekillerinin biri ile katib-i umumi ve bir aza taraflarından mühürlenecek ve bunlardan ikisi hazır bulunmadıkça açılamıyacaktır. Hiç biri bulunmadığı takdirde hey’et huzurunda da açılabilir.
Madde 14 - “Hey’et-i İdare”, muhasip, katip ve veznedar ve sair memurların muamelatını her zaman teftişe selahiyettardır. Muhasebeci ve veznedar tarafından tanzim olunacak şehriye, varidat ve masarifat cetvelleri mumaileyhimanın muvecehesinde bir reis vekili ile iki aza tarafından usulü cibayet ve masrafla tevfikan tetkik edildikten sonra meclis-i idarenin tasdikine arzedilir ve badeddasdik bir suret-i musattakası cemiyet salonuna talik edilir.
Madde 15 - “Hey’et-i İdare” hitam müddetinden bir ay evvel umumi hey’et-i içtimaa davet eder.
Madde 16 - “Hey’et-i İdare” bir sene zarfındaki icraatını (muntazamman) rapor ile vuku bulan varidat ve masarifatını mübeyyin bilançosunu hey’et-i umummiyeye arzeder.
Madde 17 - Reis vekillerinden biri ile katib-i umumi, muhasip ve veznedar muvazzaf olacak ve her gün cemiyette isbat-i vucut ederek müracaatı kabul ve hariçle teması muhafaza ve idame edecektir.
Madde 18 - İdare memuru: aza-yı cemiyetten muvazzaf olarak tayin edilecektir. Cemiyet dahilindeki eşyanın muhafaza ve yegân yegân tesbit-i defter edilmesi, dahil-i cemiyette zapt ve raptın temini, sarfiyatın makbuzu alınmak ve muhasebeye tevdi olunmak üzere icrası, devirdeki takibatın ifası, zevatın kabulü, eyyam-ı resmiyede teşrifatın yapılması ve rasimelerin idaresi vezaifinden ibarettir. Cemiyete ait eşyanın suret-i hıfzı talimatname-i mahsus ile mukayyettir.
ŞUBE TEŞKİLATI
Madde 19 -
Cemiyetin Kürtlerle meskun her vilayet, liva, kaza ve haiz-i ehemmiyet nahiye merkezlerinde birer şubesi vücude getirilecektir.
ŞUBE HEYET-İ UMUMİYESİ
Madde 20 -
Şube mulitinde bulunan her nevi azadan teşekkül eder. Zaman ve mekan içtima bir hafta evvel vesait-i aleniye ve mümkine ile ilân edilir. Vakt-i muayyeninde içtima eden zevat heyet-i umumiye itibar olunur.
VAZİFESİ
Madde 21 -
Hey’et-i İdarenin tekifatını bir senelik hülasa-i hesabiyeyi tetkik ve tezekkür ve icraat mazbatasını istima ve münakaşa ve tasdik eyler. Hey’et-i İdare-i cedideyi nizamname-i esasinin 18′nci maddesi mucibince intihap eyler.
Madde 22 - Hey’et-i Umumiye esna-yı içtimada içlerinden bir reis ve bir reis-i sani iki katip intihap eylerler. Kararlar sülüsan-ı ekseriyetle ittihaz edilir. Reyler hafidir.
ŞUBE HEY’ET-İ İSTİŞARESİ
Madde 23 -
Merkez-i Umumide teşkil olunacak veçhile her şubenin bir hey’et-i istişaresi vardır. Aynı şerait ile intihap edilen mezkur azalar nizamname-i dahilinin 3′ncü maddesindeki vezaifı ifa eylemekle mükelleftir.
ŞUBE HEY’ET-İ İDARESİ
Madde 24 -
Reis, reis vekili, katip, muhasebeci ve veznedar ve idare memuru ile bunlardan maada 3 ila 6 azadan ibarettir. İntihabatta nizamname-i esasinin 3′ncü maddesi nazarı dikkate alınır. Vazifeleri nizamname-i esasinin 6 - 13′ncü maddelerinde tayin edilmiştir.
ŞUBELERİN VEZAİFİ
Madde 25 -
Her şubenin iki türlü vazifesi vardır, biri vezaifi esasiyesidir ki bu da merkezlerinde mütemekkin Kürtlerin ilmen, ahlakan ve ruhan teali ve terakkisine mevizeler, konferanslar, müsamereler tertibi suretiyle hizmet etmek ve tamimi maarif için dinî ve içtimaî risaleler neşrettirmek, muhtac-ı muavenet olanları himaye etmek, tahakkuk edecek ihtiyaçla şubenin sene-i maliyesine göre muavenet-i nakdiyede bulunmak ve Kürtlerin akvam ve meleli saire ile hüsnü amizeş ve münasebatını idare etmektir.
Madde 26 - Vezaif i umumiye ve resmiyesi ise merkezden tebellüğ edecegi tebligatı infaz ile efrat ile merkez beyninde vasıta olmak ve ahvali umumiye ve mahalliye hakkında her ay munı.azaman merkeze bir rapor ita-yı malumat eylemekten ibarettir.
Madde 27 - Şuabat vezaif-i esasiyesini ifa için nizamname-i esasinin mevadd-ı mahsusasını nazan dikkate alır. Vezaif-i umumiyesi için de merkezden irsal olunacak talimat ve tamimname ve beyanname ve telgraflara tevfikan icra-yı hareket eder.
Madde 28 - Şuabat, müesses ve idare azasını esamisini akibi teşekkülündc merkez-i umumiye bildirir. Her dört ay nihayetinde mamüfredat irat ve masarü’atını mübeyyin bir bilanço ile hasılatı safiyesinin nısfını merkeze alıkoyarak nısfı diğerini merkez-i umumiye irsal eyler.
KONGRE
Madde 29 -
Her sene mayısın onbeşinde Dersaadette merkez-i umumide in’ikat eder. Hey’et-i idare azası ile o nisbette Hey’et-i Umumiye ve istişare azalanndan ve cemiyete mensup gazete murahhaslanyla her şubeden gônderilecek ikişer murahhastan ibaretter. Kongrelerde aza olacak zevatın behemahal 25 yaşım ikmal etmesi şarttır.
Madde 30 - 15 Mayıs’ta merkez-i umumide isbat-ı vücut eden aza ve murahhaslar ile kongre teşekkül etmiş addolunur ve içtimaa başlar.
Madde 31 - Kongre ilk içtimaında bir reis-i evvel, iki reis-i sani iki katip intihap eyler. Hey’et-i İdarenin bütün icraatı ve bir sene evvel umumi hey’et tarafından karar altına alınan maddelerin icra olunup olunmadığını tetkik eyler. Cemiyetin esasat-ı milliye ve içtimaiyesini takrir ve tesbit eyler. Lüzum görürse program ve nizamnameyi tadil eyler. Hey’et-i umumiye tarafından teklif edilen mevat ve şuabattan irsal edilen layihalarla azadan herhangi biri tarafından vukubulacak tekalif hakkında ittihaz-ı karar eyler.

kaynak KOÇGİRİ HALK HAREKATI orhan kotan - mizgin dergisi 20 sayı

tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 20-04-07 17:54 .
rustemizal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 01:46  #9
rustemizal
Ayrıldı
 
rustemizal'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 973

Bu cemiyetin kurucuları yukarıda isimleri bulunan şahıslardır ve bu cemiyet ile beduzaman saidi nursinin hiç bir uzaktan yakından ilişkisi yoktur ve olmamaıştır... beduzaman saidi nursi istanbula gelidiği için bu şahsiyetler beduzamana gelip bu cemiyete üye olmasını istemilerdir ve beduzaman onlara bu işlerin yanlışlığını dile getirmiştir... ve bakınız hiç bir kürt miliyetcisi ve bölücü kürt akımlar beduzamanı asla sevmezler çünkü beduzaman asla bölücü akımlarla birlikte olmamıştır ve bunlara prim vermemiştir...

BEDUZAMAN saidi nursi için söylenen ikinci iftira ise sözde beduzamanın ey asuriler ey ceyiangirler uyanın yeter ben özgür bir kürdistan tomu ekiyorum onu siz geliştirin gibi hiç bir belgeye dayanmayan ve hiç bir risale kuliytanında bulunmayan sözü söylüyorlar aslında yukarıda kürt teali cemiyetinin orjinalı yukarıda verdiğimdir ve yine beduzamanın ey asuriler uyanın sözünün orjini aşağıda yazıldığı gibidir şayey hayır diyen var ise o zaman o insanlar bunun belgelerini getirmeleeri ve göstermeleri gerekir..

Ey Asuriler ve Ciyaniler, cihangirlik zamanında peşidar kahraman kahraman askerleri olan Kürtler, beş yüz senedir yattınız, yeter artık uyanınızArtık Kur'anın sabahında uyanınız. Yoksa Kur'an-ı Kerim'in güneşinden gözlerinizi kapatarak gaflet sahrasında yatmakla, vahşet ve gaflet sizi yağma edip perişan edecektir.

Fakat bir takım insanlar beduzamanın bu sözlerini o kırmızıya ayrımış olduğum o tarafını göstermeyip sadece yukarıdaki sözleri bir yerlere koyarak beduzamanın kürtleri kışkırtığı ve bölücülük yaptıgı gibi yalan ve yanlış gibi riyakarlık ve iftira atıklar bir gercektir.. aksi bu sözün belgesini sunmaları gerek belge sorduğunuz zaman belge gösteremedikleri gibi 1971 brifingi diyorlar...


beduzaman saidi nursi bölücü ve kürt miliyetcisi lmuş olsa idi kendi talebeleri ile gidip ruslara karşı kurtuluş savaşına katılmaz ve gazi düşmezdi beduzaman bu savaşta gazi olarak ruslara esir düşmüştür
ve ayrıca ATATURK beduzaman saidi nursiyi TBMM meclisine davet etmiş resmi törenle karşılanmış ve bir konuşma yapmıştır şayet beduzaman kürt miliyetcisi ve ülkeyi bölmek isteyen birisi olmuş olsa idi ATATÜRK beduzamanı TBMM meclisine davet edip konuşma yaptırmazdı ve bugunun diyanetişleri o günün din işlerden sorumlu olmasını istemezdi....
beduzaman saidi nursi ile atatürk ve sistem arasındaki sorun islama bakış acısı idi....

bakınız beduzaman saidi nursiye defaten entelektüel okumuş aydın kürt miliyetcileri gelmiştir ve beduzamanın onlara söylediği söz şu olmuştur..
Kur'anın mecrasından ayrılarak birleşmeyen su damlaları gibi toprağa düşmeyiniz. Yoksa toprak gibi sefahet ve şehvet-i medeniye sizi emerek yutacaktır. Birleşen su damlaları gibi, Kur'an-ı Kerim'in saadet ve selâmet mecrasında ittihad ederek, sefahet ve rezalet-i medeniyeyi süpürüp, bu vatana âb-ı hayat olan, hakikat-ı İslâmiye sularını akıtınız.
O hakikat-ı İslâmiye suları ile bu topraklarda iman ziyası altında hakikî medeniyetin fen ve san'at çiçekleri açacak, bu vatan maddî ve manevî saadetler içinde gül ve gülistana dönecektir inşâallah...

tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 20-04-07 14:49 .
rustemizal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-04-07, 02:12  #10
rustemizal
Ayrıldı
 
rustemizal'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 973

Beduzaman saidi nursi lozanda ve servde turklerden ayrılmak ve kurdistan devleti kurmak gibi çalışmalara girenlere şiddetle karşı çıkmıştır ve aşiret resilerine bunlara uymamalarını söylemiştir..
şeyh sait isyanın başlaması aşamasında beduzamana gelen kör hüseyin paşa beduzamandan kendilerine destek vermelerini istemiştir... fakat beduzaman kör hüsyein paşaya bu topraklarda fitne çıkarıp kardeş kanı dökmemelerini söylemiştir ve islama en büyük hizmet etmiş bir neslin evlatlarına kurşun sıkılmaması gerektigini dile getirmiştir...

Şimdi şayet beduzaman saidi nursi kürtcü olmuş olsa idi kesinlikle bu isyanların bir tanesinde fillen rol alması gerekirdi ve mecliste namaz kılınmadığını gördüğü için ATATÜRK'ün karşısında namaz ile ilgili namazın kılınmamasının yanlışilığını dile getiren ve bu denli konuşan bir insan sanırıyorum kürtcü olmuş olsa idi korkusuzca bu bölücü akımlar ile birlikte olurdu...

Gecmişteki ve günümüzdeki bütün kürtçü akımların hepsine baktıgımızda ve araştırdığımızda hiç bir kürt miliyetcisinin bedüzamanı sevmediğini göreceksiniz çünkü beduzaman hayatı boyunca bu ülkenin birlik bütünlüğünden yana olmuştur türkleri kendisine bir ğabey olarak görmüş kürtleri ise türklerin kardeşleri olarak tanımlaşmıştır...

şimdi ortada entersan bir durum var
şimdi bölücü kürtcü akımlar beduzamanı sevmezler fakat miliyetci faşizan kafatascı turancı türklerde sevmezler...
peki bu iki akım neden bu insanı sevmemiştir

kürt bölücü akımları beduzamanın hayatı boyunca kürt aydınlarına ve bölünmeye prim vermediği ve bu ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olduğundan dolayı sevmiyorlar..

faşist kafatascı turancı miliyetci türkler neden düşmanlık besliyorlar
beduzaman hiç bir zaman kürt olduğunu asla inkar etmemiştir ve hiç bir ırkın dğer ırktan üstün olmadığını üstünlüğün inançları gereği ALLAHâ yakınlıkta lduğunu dile getirmiştir.. ve ismini beduzaman saidi kurdi olarak kulanması onların kabulenmediği bir olgudur fakat beduzaman saidi nursi soy isim zorunlu olduktan sonra mahkemelerdeki kimlik bilgisini şu şekilde dile getirmiştir saidi nursi işte bu sözün anlamı kürtce olarak nurslu sait anlamına gelmesi bu kafatascı arkadaşların işlerine gelmemiştir...

beduzamanın anlaşıla bilmesi için şu sözü sanırım bir çok şeyi anlatıyor olsa gerek ben türkçe görür ve düşünürüm kürtçe konuşurum arapca yazarım
rustemizal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Milliyetçiler yine karıştıracak mcpo Türkiye Siyaseti 129 21-04-07 11:13
Başka bir açıdan Kürt meselesi ve Dini bakış açısıyla Kimlik kavramı özedönüş Türkiye Siyaseti 60 12-04-07 21:32


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz