"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Üniversiteliler Cumhurbaşkanı'nı Seçiyor/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
| İstanbul, İzmir, Ankara, Trabzon ve Antalya'daki üniversitelerde öğrenciler Cumhurbaşkanını seçiyor. SÖZ ÜNİVERSİTELİLERDE Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor. Türkiye yine suni tartışmalara girdi. “Cumhurbaşkan laik mi olacak İslamcı mı?” “Eşi türbanlı mı olacak türbansız mı?” “Atatürk’ün koltuğuna bir Milli Görüşçü oturabilir mi?” vb. Tayyip seçilmezse kim seçilecek? Bir başka AKP’li veya AKP sempatizanı. Yani bir başka “irtica”cı. AKP’li değil de laikçi biri seçilirse ne olacak? Gözümüzde bu kadar büyüttüğümüz, bu denli yücelttiğimiz o koltuğa bir darbeci veya darbe çığırtkanı oturacak. İşlevi ne olacak Cumhurbaşkanı’nın? Rejime dört kere müdahele etmiş olan bir ordunun başkomutanlığı… Türkiye siyasetini askere endekslemek için tasarlanmış olan MGK’nin başkanlığı… 30 yıla yakın zamandır üniversitelerde ifade, örgütlenme ve hatta giyinme özgürlüklerini hiçe saymakta olan ve kendini neo-liberalizmin üniversitelerdeki uygulayıcılığına adamış olan YÖK’ün başkanını atamak… Birbirine zıt görünen bu iki kutup, gizli bir ortaklık güdüyor: Emekçilere karşı sermayenin çıkarlarını savunmak ve demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri “sözde değil özde” savunan güçleri sindirmek. Ilımlı İslamcılarla laikçi-ulusalcılar arasındaki savaş, bizim savaşımız olamaz. Çünkü ikisi de bizim safımız değil. Onlar, egemenlerin yarattıkları saflar. Bu denli suni, anlamsız ve içi boş bir tartışmaya daha ciddiyetli bir tepkinin mümkün olamayacağını düşünerekten, üniversitelerimize seçim sandıkları koyup Tayip Erdoğan, Deniz Baykal, Ajdar, vidanjör ve meşe odununu yarıştıralım dedik. Sandıktan kim çıkacak bilmiyoruz, ama zaten TBMM de daha düzgün birini seçmeyecek. Tarih bizi uysallıkla sorumluluk arasında tercih yapmaya çağırıyor. Yani egemenlerin kavgasına alet olmakla demokrasiden, eşitlikten, halkların kardeşliğinden yana tavır almak arasında. Süleyman Demirel “ODTÜ’lü öğrenciler nerede?” diye sorarken herhalde böyle bir çıkış beklemiyordu, ama şaşıracağını sanmıyoruz. ODTÜ gibi bir geleneği andıysa, daha hafif bir tepki beklemesi abes olurdu. Üniversitelilere kimse kızmasın. Tek suçumuz açık sözlü olmak… ![]() ![]() __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|