| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 53
| Hukuk Devletinde Terörle Mücadele Kanunu diye bir kanun olmamalıdır.Hak ve özgürlüklerin genişletilmeye çalışılan bir dönemde, Terörle Mücadele Kanunununda değişiklik yapılarak hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, mevzuat açısından insan hakları alanında ciddi bir gerileme oluşturmaktadır. Ayrıca bir ülkenin tek bir ceza sistemi olması gerekmektedir. Bu noktada Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununun yanısıra Terörle Mücadele Kanununun varlığına devam ettirmesi ve daha da ağırlaştırılması hatalıdır. TCK, CMK, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun yürürlükte iken ayrıca bir Terörle mücadele kanununa ihtiyaç bulunmamaktadır. Bilgiler Hukukçular Derneği Terörle Mücadele Kanun Tasarısı Değerlendirme Raporundan alınmıştır Bu tasarının gündeme gelmesi de çok ilginç. AB müzakere süreci öncesi bir yerlerden düğmeye basılmış gibi yeniden terör hotlatılmış ve yeni değişikliklerle hak ve özgürlükler anlamında ciddi geri gidişlerin önü açılmıştır. Sizce bu tasarı ile hedeflenen nedir? __________________
[B]"Ne kadar az bilirseniz; o kadar siddetle müdafaa edersiniz" BERTHARD RUSSEL[/B] |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 53
| Tasarının bir çok olumsuz maddesi var bunlardan aşağıda sadece birkaç tanesini yazdım. 1. Kanun Anayasa Mahkemesince iptal edilen bazı maddeleri bu tasarıyla yeniden kanuna eklenmeye çalışılmaktadır Tasarının 15. maddesinin son fıkrası ile terörle mücadelede görev alan kişilerin bu görevlerinin ifasından dolayı doğduğu iddia edilen soruşturma ve kovuşturmalarda süre şartına bakılmaksızın CMK’nın 109.maddesinin 1.fıkrasındaki adli kontrol hükümlerinin uygulanacağı öngörülmektedir. Bu hüküm 3713 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesi’nin 31.03.1992 tarih ve E.1991/18, K1992/20 sayılı Kararı ile iptal edilen hükmü yeniden diriltmekte ve bu kişilerin tutuklanmama garantisni getrimektedir Böylece terörle mücadelede görev alanlar ile almayanlar arasında farklılık meydana getirilmiş oluyor. Tasarının 2. maddesinde “terör suçlusu” kavramı genişletilmektedir. Bu madde ile örgüt adına hareket etme zorunluluğu kaldırılmıştır. Bir örgüt adına hareket etmese dahi 1. madde de belirtilen terör suçunu işlemek kastıyla hareket etmekte terör suçlusu olmanın maddi şartları arasında sayılmıştır. Mevcut kanunun 314. ve 320 maddelerinde yapılan düzenleme ile: Örgüt kurma, örgüt yönetme ve hatta örgüye üye olma suçlarının cezası oldukça ağır olarak düzenlenmiştir. Fakat kimin örgüt kurduğunun, yönetici yada üyesi olduğuna ilişkin sağlıklı kayıtların olup olmadığına pek dikkat edilmemektedir. Hasılı ; Gerek yürürlükteki 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu gerekse değiştirmesi öngörülen tasarı taslağında bulunan temel kanunları ilgilendiren hükümlerin her birisi, sözü edilen Temel kanunlara alınmıştır. Tasarıyı farklı ve kabul edilemez kılan taraf ise, Hukuka aykırı olduğu gerek Anayasa Mahkemesi kararları, gerekse ülkenin hukuki gelişmesine, hak ve özgürlüklerin gelişmesi ile kabul edilen ve artık yürürlüğe sokulması kabul edilemeyecek olan hükümleri yeniden diriltmekte olmasıdır. Bilgiler Hukukçular Derneği Terörle Mücadele Kanun Tasarısı Değerlendirme Raporundan alınmıştır __________________
[B]"Ne kadar az bilirseniz; o kadar siddetle müdafaa edersiniz" BERTHARD RUSSEL[/B] |
| #3 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 2
| slm hocam çhd denmisiniz. bu forumda ikl mesajım. meraktan soruyorum. evet son derece anti demokratik bir yasa. yasada soyle bi madde de var sanırım. üniversite liderleriyle polis özel görüşme yapabilecek. bu masum görünen madde bile büyük tehlike demek. fasizmin daha dea sıradanlasmasına hizmet edecegi kesin. ne yapılabilir. |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|