| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827
| Ekşi sözlükte dolaşırken, çok samimiyetle yazıldığına inandığım bir yazıyla karşılaştım. Yazar eskiden çok dindar olan biri, fakat sonradan islamı terkedip deizmi seçiyor... Buyrun, aynen alıntılıyorum: ******* dindar sayılabilecek, herhangi bir tarikatla ilişkisi olmayan orta sınıf bir ailede büyüdüm. türkçe okumayı öğrenmeden arapça harflerle tanıştım. 6 yaşımdan itibaren 5 vakit namaza başladım. ilkokuldan başlayarak dini kitaplar okumaya ve bu konuda bilgilenmeye başladım. okumaya o yaşlarda daha meraklı olmam sebebiyle kısa sürede ailemden daha iyi din bilgisi olan ve daha dindar bir kişi haline geldim. dini yarım yamalak yaşamayı kesinlikle kabul etmiyordum. insanların hem kuranda yazan ahir dünyaya inanmış olup hem de içki zina gibi büyük günahları işlemelerini kabullenemiyordum ve bana oldukça garip geliyordu. dine o kadar bağlıydım ki uykuya düşkün olmama ve ailem kalkmamasına rağmen tek başıma sabah namazına kalkıyordum. liseden itibaren hayatı biraz daha tanıyarak ben de diğer insanlar gibi hem dinin kurallarını kabul edip hem de günümüz şartlarında bunların bazılarının çiğnenebildiğini kabul etmeye başlamıştım. ancak hala çok dindar bir insandim ve cok saf duygularla bu dine inanıyordum. çok huzurluydum aynı zamanda. kafama uymayan bir çok din görüşünü ve kuran ayetlerini “ilk bakışta mantığıma aykırı olmasına rağmen bu mutlaka doğru ve iyi bir şeydir. ancak iyi yorumlamak gerekir” diye kendimi saf bir şekilde inançlı tutmaya devam ediyordum. her şeyin çok saçma görünse bile bir açıklaması olabilirdi. atıyorum kuranda bir bir daha üç eder dense bunda da bir hikmet bulunurdu. bir bir daha iki eder bir de sinerjiden doğar üç eder gibi bir açıklama getirilir ve üstüne üstlük bu örnekteki gibi kuran’ın ne kadar derin manalar içereceği iddia edilebilirdi. universiteye başladığımda ufak tefek dinci toplulukların toplantilarina katılıyordum. buralarda aklimizin almayacağı şeyleri sorgulamamamız gerektiğini, şüphenin şeytan işi olduğunu söylüyorlardı. bir gün yurtta ateist bir arkadaşım ile kuran hakkında tartıştık. aslında konuyu ben açmamıştım ama o büyük bir öfke ve nefretle kuran ayetlerinden “kadını dövün” gibi ayetler örnekler gösteriyor, dinin saçma sapan bir şey olduğunu ve allahın olmadığını iddia ediyordu. aslında bir yaratıcının varlığı hakkında çok emindim. bu kadar şey bir tesadüf olamazdı. ancak diğer konularda net cevaplar getirememiştim. canım çok sıkılmıştı. bir hafta kendime gelememiştim. ben hala saf ve temiz bir kalp ile dinime inanıyordum. her şeyin bir açıklaması olmalıydı. kitaplardan ateistlerin çoğunlukla gösterdikleri örneklere getirilen cevapları incelemeye başladım. böylece kurandaki en tartışmalı ayetleri de görmüş oluyordum. ben ne kadar saf bir şekilde kendi düşüncemi savunacak yorumlar bulmaya çalışsam da bu yorumlar ben de o kadar çok tatminsizlik yaratıyordu. peygamber zamanında gelişmiş olaylardan hemen sonra inen günlük gereksiz ayrıntılardan çokça söz edilirken önemli kısımlar yarım kalıyor bunu da din alimleri kendilerine göre yorumluyorlardı. örneğin tıp, astronomi ve üreme ile ilgili yazılan şeyler evirilip çevirilip bu gün elde edilen bilgilerle uyumluymuş gibi gösteriliyordu. yine de bunlardan şüphe duyulmaması gerektiğini düşünüyordum. ancak şüpheli ayetlerin sayısı artıyordu. örneğin miras hukuku ile ilgili ayetleri defalarca okudum. iyi bir matematikçi ve analizci olduğumu düşünüyordum ancak işin içinden çıkamamıştım. ayetler o gün gerçekleşen özel bir durumdan sonra yazılmıştı. daha kısa birkaç cümleyle anlatılabilecek şeyler o kadar karıştırılmıştı ki, tabi bunlara din alimleri birkaç sayfa yorum yazmak zorunda kalmışlardı. işte bu dakikadan sonra ilk defa araştırmalarımda “kuran ilahi bir kitaptır. bunun açıklamasını bulmalıyım” demek yerine “kuran acaba ilahi bir kitap mıdır” demeye başladım. kuran bu kadar apaçık bir dinse neden herkes buna inanmıyordu. ayrıca ben hristiyan bir ailenin çocuğu olsam hristiyan, budist bir ailenin çocuğu olsam budist olmayacak mıydım? işte bu gibi sorularla düşünce yapım tekrar şekillenmeye başladı. ben karı kız sevdasına veya içki içtiğim için(hala içmem) dinden soğumuyordum. birilerine veya bir şeylere tepki olsun diye de yapmıyordum bunu. ancak bu yuzden etrafımdaki insanlar benden kopmasa bile bana bakış açıları değişiyordu(acıma, küçümseme veya nefret). aslında ben dindar bir kişi iken daha mutlu ve huzurluydum. cunku etrafımdaki çoğu kişi öyleydi ve her şeyin kuralı belliydi. ama ben çoğu kişiden daha masum olduğumu biliyordum. durumu tamamen düşünsel olarak sorguluyordum. zaten her şeyin temelinde sorgulamak yatıyor. ben halen bu kadar şeyin tesadüfen olduğunu, insan gibi bir varlığın tesadüfen oluşacağına inanmıyorum. fiziksel gerçekleri bir yana bırakırsak düşünce ve duygu gibi kavramların kendi kendine oluşacağına inanmıyorum. fiziksel yapı evrim ile açıklanabilirken, duygu gibi insani özelliklerin açıklanabileceğini düşünmüyorum. yani bizim üstümüzde bir varlık olmalı diye düşünüyorum. ama bu varlık için din veya mezhep gibi kafamda hiçbir kalıp yok. araştırma ile de bulanabileceğini zannetmiyorum. ancak araştırarak, öğrenerek ve sorgulayarak ona daha yaklaştığımı düşünüyorum. benim halen sadakat, iyilik,doğruluk ve adalet gibi ahlaki değerlerim var, ve bunların bende diğer bir çok dindar insandan daha fazla olduğunu düşünüyorum. iyi bir insanım. yaratıcının benden daha iyi, doğru ve adil olacağını düşünüyorum. onun bir ikinci dünyası varsa eminim bunları değerlendirecektir. ****** __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-10-05 15:29 . |
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Gerçekten samimi bir yazı. Bir de tek bir paragraf altında toplanmasaydı... |
| #3 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827
| Normalde 3 paragraftı da buraya alınca hatalı çıkmış. Az önce düzelttim. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| zannedersem aydın müslüman dediğimiz kişilerden birisi çok hoş en azından körükörüne inanmadığnı açıklayabiliyor. |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Körü körüne inanmayan kisi yavas yavas Turan Dursun rotasina girecektir. Kusku, bilimin anasidir cünkü. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #6 | |
Mesajlar: n/a
| Arkadaşlar yapmayın, Çifte standart denir buna!.. Kabul etmiyor diye aydın oluyor, şüphe duyuyor diye aydın oluyor, duymayanlar yobaz oluyor??? Şüphe duymayanların, bir zamanlar o şüpheler içinde kıvranmadığını ne biliyorsunuz. (Biz buna fikir çilesi diyoruz.) Şüphelerine doğru kaynaklarda cevap aradığından, tüm şüphelerini gidermiş olamaz mı? Şimdi dini red eden aydın oluyor, dini savunan gerici, hatta yobaz oluyor öylemi? Yobaz nedir? tanımını bilen var mı? Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde Yobaz kelimesinin anlamı şöyle: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Şimdi şüphe duymuyor diye insanlar nasıl yobaz olabilirler ki. Yerine göre şüphe bile yobazlıktır. Bu tür yazılara acı acı gülüyorum. Kültürlü bilgili insanların nasıl olupta gerçekleri göremediğini anlayamıyorum. Yoksa anlamak mı istemiyorlar diyorum!.. Ama neden? İşte bu sorunun cevabını bilemiyorum. İnat mı, kalp katılığı mı, yoksa başka bir sebebi mi var? Saygılar, |
| #7 | |||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Alıntı:
din adami, daha en basindan süphe duymayacak, inanacaksin der. Kurandaki süphe gideren yanitlar ancak: (onlari biz yaptik, bilmiyor musun?) ( nasil inkar edersin ki) (allahin birlihinden süphe mi edersin) (görmez misin ki ) (bilmez misin ki...) gibi vs vs.. gider. Bunlar süphelere yanit degil, süpheleri bastirici tehtid iceren sözlerdir. Yobazin taniminda birlesiyoruz sayin Petricli. Ama siz kendi kendinize, süpe duyan aydin olur, duymayan yobaz olr bibi bir ikileme sokmak istiyorsunuz konuyu, yine de yanitlayim. Eger inancli bir insan biraz mürekkep yalamamis olursa bir numarali yobaz olacagi kacinilmazdir. Belki yobazligini hayata gecirecek firsat bulamaz. Ama bir parti ve örgüt altinda eline ilk gaz tenekesini(!) alacak olan yine o yobazlardir. Alıntı:
Süphe duymayan, yobazdir önermesine nasil ulastiniz:-) saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-10-05 10:38 . | ||
| #8 | |
Mesajlar: n/a
| dinini en iyi bilen ateisttir ben ateist olmayı kuranı okuduğum zaman karar verdim çünkü aklım mantığım kabul edemiyordu hele ince ince araştırınca gerçekten o günlerin olayları ve hatta özellikle aişe konusunda tam bir günün magazin olaylarına bile rastladım islam tarihini okuyorum ebu leheb herzaman çocukluğunda muhammede hep yardım etmiş ve hatta cariyelerinden birini de muhammedin süt annesi olmuş iş çıkar kavgasına gelince öz amcası ebu lehebe düşman kesilmiş bunu samimi olarak söylüyorum hıristiyan olsam eski ahit yani tevrat dışında incili okusam kesinlikle ateist olmazdım incil kurana göre bir derece daha mantıklı fazla şiddet içermiyor isa o kitapta çok masum ve davası uğrunda acılar çekerek ölüyor |
| #9 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın Spartaküs, Hristiyan olmanıza engel olan mı var? Saygılar, |
| #10 | ||
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Sayın Canugur, Sizin tanımınıza göre ikinci oteli ben yakacağım. Eger inancli bir insan biraz mürekkep yalamamis olursa bir numarali yobaz olacagi kacinilmazdir. Belki yobazligini hayata gecirecek firsat bulamaz. Ama bir parti ve örgüt altinda eline ilk gaz tenekesini(!) alacak olan yine o yobazlardir. Diyorsunuz ya!.. Sakın otelde kalmayınız. Şaka bir yana, bu nasıl mantıktır. Asıl yobazlık budur bence. Bağnazlık budur!.. İnanan bir insan mürekkep yalayınca yobaz olmak zorunda!.. Yani size göre ben yobazım. (2'nci kez üniversitede okuyorum.) Kendimi yetiştiriyorum. Araştırıyorum. Düşünüyorum. O zaman ben baş yobazlardanım. Hayır Canugur, asıl bağnazlık ve yobazlık bu düşünce şeklidir!.. Saygılar, | |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Düşündüren bir yazı | ibra | Öykü ve Denemeleriniz | 2 | 20-12-06 16:57 |
| Din-Bilim Iliskisi | azadli | Arşiv | 101 | 07-10-05 16:49 |