| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Aklı ve Bilim'i referans kabul etmek/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Bilimsel kavramlar-Mantık, Matematik, Hukuk |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Mesajlar: n/a
| "Aklı ve Bilim'i Referans Kabul Etmek" ten ne anlıyorsunuz? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Insanligin, mutlu ve refah icinde yasmasini saglayacak her türlü gerecten yararlanarak, hemcinslerinin gerisinde kalmamak icin, uluslararasi iletisim ve entegrasyonu demokratik ilkeler isiginda cagin gerisinde kalmamak icin bilgiyi, en iyi bicimde kullanmak olarak algiliyorum. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921
| Akıl ve bilim ıspat sistemi üzere çalışırlar.Kişide oluşan seviye verdiği kararlarda ve sonuçlarında görülür.Alim ile cahil kişi arasındaki farkı yine akıllı kişi yani aklını kullanan kişi fark edebilir.Farkın fark edilmesi için akıl gereklidir. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Evet sayin ugurözaltin, akil, bilimin önkosuludur zaten. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #5 | |
Mesajlar: n/a
| İnsan; "Ne Alim-i Mutlak, ne de yanılmaz" olabilir. Öyle olsaydı, bilgi teorisine gerek olmazdı. Yani; insan bilgisi, otomatikman kazanılabilse, doğruluğu otomatikman kesin olabilse, içeriği otomatikman tam olabilse; bilgilenme yöntemlerinin keşfi diye bir zaruret olmazdı. Oysa, insan tabiatı böyle değildir. Algılama yeteneği otomatiktir; fakat, bu yetenek, hayatta insanca varkalmak için yetersizdir. Algılama düzeyinin ötesinde; insan bilinci, iradidir: bilgiyi, gayret göstererek veya doğru yürütmeyi öğrendiği bir akıl süreciyle elde edebilir. Tabiat, insana, zihni etkinlik konusunda hiçbir garanti vermez; insan, hata yapmaya, görmezden gelmeye, realite hakkındaki bilgisinde psikolojik tahrifat yapmaya muktedirdir. İnsan; doğuştan sahip olmadığı, tabiatınca kendisine otomatikman verilmiş olmayan bir bilgilenme yöntemini, kendisi keşfetmek zorundadır; yani, akli yeteneğini nasıl kullanacağını, muhakemesiyle vardığı sonuçların doğruluğunu nasıl tahkik edeceğini, hakikati yalandan nasıl ayırt edeceğini, neyi bilgi olarak kabul edebileceği kriterini nasıl tesbit edeceğini, kendisi keşfetmelidir. Yani, insan, bilgi dediği şeyi keşfetmek ve bu bilgilerin realiteye tekabül ettiğini isbat etmek zorundadır. Burada bazı sorular ortaya çıkmaktadır: İnsan; bilgiyi, bir akıl süreciyle mi elde eder; yoksa, tabiat-üstü bir kuvvet, bilgiyi, ona, ani bir vahiyle mi bahşeder? Akıl, insan duyularının sağladığı malzemeyi teşhis edip (kimliklendirip) bütünleştiren bir yetenek midir; yoksa, daha doğmadan önce insan zihnine ekilmiş fıtri (tabiattan, doğuştan) fikirlerle dolu bir depo mudur? Akıl, realiteyi kavramakta tamamen yeterli midir; yoksa, insan, akıldan daha üstün herhangi bir kavrama yeteneğine mi sahiptir? İnsan, bildiklerinden emin olabilir mi; yoksa, sürekli bir şüphe içinde bulunmaya mı mahkumdur? Bu sorulara verilecek cevapların niteliği; bir insanın, kendine güven derecesini -dolayısiyle, realiteyle alışverişte bulunma işindeki başarısını- belirler. Rasyonel bir insan, bu soru setlerinden sadece birincilere olumlu cevap verecek ve neden böyle cevap verdiğini bilecektir. Tanımlar bağlamsal olduğuna göre, bütün insanlar açısından geçerli OBJEKTİF bir tanım nasıl belirlenir? Bu, tanımı yapılacak verili bir kavram altındaki birimlere ilişkin konularda varolan bilginin en geniş bağlamı tarafından belirlenir. |
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| "Akıl, realiteyi kavramakta tamamen yeterli midir; yoksa, insan, akıldan daha üstün herhangi bir kavrama yeteneğine mi sahiptir?" Akıl anlama açısından çok önemli bir rol oynasa da, kendi başına bir yeterliği yoktur. Sadece akıl, ve sadece düşünmek yoluyla realitenin anlaşılması mümkün değildir. İnsanlığın gelişim süreci, bugün için en iyi anlama yolunun bilim olduğunu göstermiştir. Bu konuda hiç bir duraksama da olmamalı. Bir olguyu anlayabilmek, iddalarımızın olgu üzerindeki sınanabilirliğini test etmekten ve olguyla örtüşüp örtüşmediğinin anlaşılmasından geçmektedir. Olguyla örtüştürme-örtüşme çabası içermeyen hiç bir bilgi ve düşüncenin gerçekliğinden sözedilmesi kaygı ile karşılanmalıdır diye düşünüyorum. Ve çağın, insanlığın... bugün vardığı noktada gerçeklik anlayışı da bu tür yaklaşımlardır. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 3,720
| Akıl kelime olarak düşünce gücüdür denilebilir.Kişinin eğitimiyle bu güç değişebilmektedir ve bilgilenim arttıkça bu güç de artmaktadır.İnsan aklının genç ve dinamik bir sürece girdiğini düşünüyorum.Bugün mutlak sorgulanmalar bunu göstermektedir.Ortak akıl yoksa da gerçeğe götürmede önemli bir referans olduğu ortadadır.Akıl olmadan bilim de olmaz. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: Başkent
Mesajlar: 46
| Aklı ve bilimi referans almak... Dogmatik ve basmakalıp düşüncenin dışına çıkıp, bilimselliğin %100 güvenilirliğini kabul ederek bu yönde fikir geliştirmektir. Sorgulamayı ve sürekli sorgulamayı (yani aklı) gerektirir. __________________
Çıplak yalan gerçek yere konulmuş O sebebten nice cana kıyılmış Doğruyu söylemek küfür sayılmış Çakalı çukalı kızdıran dilim |
|
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Akıl ve bilimin "anlayamadığını" ( o an için bilmediğini) bir başka anlama çabasına yönelerek karşılamaya çalışmak da aklı ve bilimi yeterince kavrayamamak demektir. Akıl ve bilimin yanıtlayamadığı soruların yanıtlarını, başka anlama çabaları içinde bulunacağının sanılması da, bu anlamda yanılgıdır. ( Belki o an'ın çaresizliğidir.) |
|
| #10 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: Üsküdar/İSTANBUL-TÜRKİYE
Mesajlar: 104
| Alıntı:
Aşağıdaki şu sorumun cevabını bizimle, lütfen paylaşır mısınız? Böylelikle hem bilgimizi pekiştirmiş hem de yalnış ya da yanılgımız varsa, düzeltmiş oluruz. Sorum şu: "Akıl Nedir?" melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-09-07 00:04 . | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|