| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Ne zaman silkinecegiz?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Döviz, Faiz, Borsa |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| "Müslümanların diyarına tehditler sürüyor. Sanki dünyada Amerikan hışmına uğrayacak Arap ve Müslümanlardan başka kimse yoktur. Afganistan'dan Irak'a, Libya'dan Sudan'a cezalandırılması ve halklarının yola getirilmesi gereken bir tek Arap ve Müslüman ülkeleri vardır. Bugün sıra Suriye'nin cezalandırılmasına geldi. Amerika, Başkan Bush'un ağzından Suriye'ye askeri saldırının olası olduğunu ilan ediyor. Böyle bir saldırının ne demek olduğunu Kâbil ve Bağdat'ta gördük. Aslında sorun, cinayetin çirkinliğine rağmen Hariri'nin suikasta kurban gitmesi değildir; sorun aslında tüm Ortadoğu'nun, hatta Arapların, dahası İslamiyet ve Müslümanların kaderidir. Sanki tarih tekerrür ediyor. Birinci Dünya Savaşı'na bir siyasi suikast yol açmıştı. Hariri suikastı da bölgede amansız bir savaşa ön ayak olabilir. Burada sorun, Suriye'nin sergilediği tavır değil, bölgenin kaderinin yeniden çizilmesidir. Gerçek sorun, Sykes-Picot anlaşması yoluyla geçen yüzyılın başlarında olduğu gibi bölgenin tamamen Batı'nın yeniden kontrolü altına alınmasıdır. Bunun için de eski emperyalistler Britanya ve Fransa yeni emperyalist Amerika ile işbirliği yapmaktadır. Şimdi Suriye'yi saran kara bulutların, hızla Mısır ve Suudi Arabistan semalarında görülmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir. Suudi Arabistan'ın son zamanlarda uğramakta olduğu baskılar unutulmamalıdır. Aynı şekilde Amerika'nın Mısır'a içten ve dıştan dayatmaları ortadadır. Bu nedenle Mısır sahip olduğu uluslararası ve bölgesel etkinliğini yitirmiş duruma gelmiştir. Kâbil ve Bağdat'ın düşmesinden sonra Şam'ın da düşme tehlikesi yaşadığı bir sırada Kahire'nin, Riyad'ın ve hatta diğer Müslüman başkentlerin kurtulacağı sanılmamalıdır. Çünkü açıkça Arap ve Müslümanların diz çökmesi istenilmektedir. Bu yeni bir Haçlı seferi demektir. Yeni bir Moğol-Tatar istilası söz konusu. Biz hâlâ lafı geveleyip duruyor ve seyrediyoruz. Endülüs düştü sustuk. Irak'ta olanlara susuyoruz. Peki ne zaman silkineceğiz? (Mısır gazetesi, 27 Ekim 2005) " 2000 yildan beri, adi gecen ülkelerin neden adam olamadiklarini anladiklari zaman :68 __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| İyi niyet kayboldu... İslam alemi kazanmaya devam etmek yerine yeme yolunu seçti... İnsanlar kendi çıkarlarına konuştu... :74 Canuğur ise yine kendince yorum getirmiş... Buralara uzun süre Türkler hükmetti... 2000 yıl diye konuşursa hata etmiş olur... İslam alemi Osmanlı nın zayıflamasıyla paralel olarak güçsüzleşti... Aşırıya gitmek doğru değil... :67 Ama esas söylemek istediğim Bunlara sebep dini değerler,İslam değildir... İnsanların kendi anlayışlarıdır... :73 |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Geri kalmis ülkelerde cagin anlayisini belirleyen, her zaman dinsel inanclardir ne yazik ki sayin alio. Dinin dogmatik yapisi yüzyillardir insanlarin ellerini kollarini baglamistir. biz ne kadar kabul etmek istemesekte, durum bu. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| Din insanların ellerini kollarını nasıl bağlar??? İnsanın anlayışıdır önemli olan... Ben derim bu mavi koyu... O der bu mavi açık... İslam da dürüstçe ticaret yapmayın mı diyor??? İlim yapanın cehenneme gideceğini gösteren ayet ya da hadis var mı??? :74 Lütfen... siz ne demek istediğimi iyi anladınız... :73 |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Beyhude bir tartismaya girmeden, avrupa´da hristiyanligin zor yolu ile kiyiya cekilip demokrasinin önü acilmasaydi, bu gün hristiyan dünyasinin da islam dünyasindan hic te geri kalir yani olmayacakti. Galilenin önünü kesen papaliktir. Dünya yuvarlakligini ölcüp bulan G.Brunao´yu yakan engizisyondur. Enelhak diyen de hallac- i mansurdu, derisi yüzülmüstür. Böyle bir ortamin sürmesi sonucu, bu günkü islam anlayisini yaratmistir ki, arap dünyasinda yasananlara aslinda hic te sasmamak gerekir gibi geliyor bana. Aslinda cok basit bir görüs, bakis, düsünme olayidir bu. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| Batı kilise altında ezilirken Doğu İslam ile yükseliyordu... Doğuyu bugünkü haline İslam getirmedi... İnsanların anlayışıydı zarar veren... Ahlak bozulup din gösteriş aracı olunca iyi bir sona ulaşmayı beklemeniz saçmalık olur... Ne iş ahlakı kalır ne bir şey yapma çabası... |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Sayın canugur, Kusura bakmayın, konunun ekonomi ile ilgisini pek anlayamadım. Eğer olaya ekonomik olarak bakacaksak burada tartışalım, ama siyasi yönü ağır basacaksa Türker Bey'den rica edelim konuyu siyaset forumuna taşısın. Saygılar. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| sayin isik, genis icerige sahip bazi konulari, ekonomi, ekonomi-din-bilim bicminde kalin cizgilerle pek ayiramiyoruz. Konuyu okuyan arkadaslar dogal olarak bir tarafindan tutarlar, zaman zaman konudan cikiliyor gibi görünse da, bir diger yorum ile toparlanir. Hele ki böylesine ic ice temalara bir kac acidan bakabiliyoruz. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Peki o zaman ben şöyle bir soru sorarak konuya katılayım. Konuyu sadece Türkiye'de değil, tüm İslam dünyasında ekonomi olarak algıladığımı da belirteyim. Peygamberimiz bilindiği gibi ticaret ile meşgul olmuş biri. Ayrıca bildiğim kadarıyla kendisinin rızkın 10'da 9'unun ticarette olduğuna dair bir hadisi var. Peki günümüzde müslümanlar dünya ticaretinde neden söz sahibi değil? Görüşlerinizi bekliyorum. Olaya lütfen sadece nüfusunun çoğu müslüman olan ama laik Türkiye gözüyle değil, tüm İslam ülkelerini göz önünde bulundurarak bakalım. |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Alıntı:
Konuyu iki ana faktör üzerinden ele aliyorum: Islamiyet, sizin de bildiginiz gibi halifelik yöntemiyle boy göstermistir. Totaliter sistemlerde buyruk tek agizdan ciktigindan, girisimcilik bagimli ve sinirlidir. Elde edilen arti deger, büyüdügü oranda halifelik icin bir tehlikedir. Büyük para, rejimi yikabilir cünkü :-) -Hemen bu arada, yahudilerin neden basarili olduklari sorusu da dogabilir. Yahudiler ciktigi günden bu güne dünyanin her yrinde itilmislerdir. Daha önemlisi, yahudiler büyümedikleri icin, insanlar tasinmaz yerine tasinir degerle ugrasmislardir. Bunun nedeni de zorunlu göclerdir.- Konuya dönersek, islamiyetin tek merkezden büyüyüp gelismesi, yasalari da monarsik sistemlerinden dolayi kesin ve serttir. Vergiler agirdir. Totaliter rejimlerde, halkin mali var gibi görünse de aslinda yoktur. Ülkede her sey, halifenindir. Topraklar dahi halieye aittir. Böyle bir yapilanmada ticaret ne denli gelisebilir, düsündürücüdür. Ikinci faktör ise, islam dünyasi parlak dönemlerini din yayma adina kendilerine ait olmayan baska uluslarin yurtlarina saldirarak elde ettigi büyük ganimetlerle yasamistir. Ganimetin beste birinin, halifelige, beste dördünün de hayduta kaldigi bir sistemde ticaret gelisebilir mi? Ticaret, sizin de blirttiginiz gibi, bir bedel harcayip; kar, azr-talep yasalarinca yapilan ekonomik bir yöntemdir. Bunun icin kapital yasalrini bilmek gerek. Ama halifeliklerin sürekli savastigini bildigimiz icin, adam öldürerek, yurt basarak zenginlige kavusmak, o dönemin insanlari icin elbette ticaretten daha avantajliydi. Daha sonra ticaretin neden gelismedigini ise sorarsaniz, kapital treninin 1700 lü yillarda kacirildigini rahatlikla söyleyebilirim. Daha dün, 1987 li yillarda Izmir´in Karaburun köylüleri, mahkeme kapilarina düsüp yillardir oturduklari arazilerin, Abdulhamitin halifelik topraklari oldugu gerekcesi ile belli bir para ödeyerek oturduklari yerlere yeni sahip olduklari haberleri ticaret toplumunun monarside olamayacaginin aci bir göstergesi degil mi? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 06-11-05 10:47 . | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sağlıklı ve uzun yaşam için yapılması gerekenler. | ışık | Konu Dışı | 12 | 16-07-07 22:06 |
| Kemalizmin hiçbir zaman solla ilişkisi olmadı. | portia | Türkiye Siyaseti | 2 | 01-11-05 14:51 |