"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
AİHM Türban konusundaki kararı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 162
| Türban konusunda Türkiyenin yaklasımını dogru bulan AİHMnin bu kararı konusundaki görüşleriniz nelerdir ? Özellikle imam-hatip ,türban konusunda insan hakkıdır yasakcı zihniyete hayır diyen bazı arkadasların duruma nasıl baktıgını fikirlerini cok merak ediyorum simdi. Yoksa ABde mi yasakçı ? minareyi çalan kılıfını da uydururmuş ya hadi neyse...... |
|
| #2 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 162
| KARAR : AİHM türban konusunda gerekçeli kararına da açıkladı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) büyük dairesi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin eski öğrencisi Leyla Şahin'in temyiz başvurusunda Türkiye'yi haklı bulurken, ''üniversitelerdeki türban yasağı konusundaki müdahale için Türk yasalarının meşru temelleri olduğunu'' bildirdi. ''Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin üniversitede türbana izin verilmesinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki'' kararına atıfta bulunan Strasbourg Mahkemesi, Yüksek İdari Mahkeme'nin de ''üniversitelerde türbanın takılmasının cumhuriyetin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı yolunda görüş belirttiğini'' hatırlattı. BAŞVURUYU YAPAN KISITLAMAYI BİLİYORDU Daha önce ilgili dairenin verdiği gerekçeli kararın içeriğine katıldığı görülen büyük daire, ''üniversitelerdeki türban yasağının, başvuruyu yapanın üniversiteye kayıt olmadan önce de var olduğu ve bu sınırlamanın başvuru sahibi tarafından bilinmesi gerektiği'' kaydedildi. Gerekçeli kararda, Türkiye'de türban konusundaki müdahalenin ''gerekliliği'' konusunda birbirlerini tamamlayan laiklik ve eşitlik ilkesinin temel alındığının gözlendiği ifade edildi. Kararda, Türk anayasasında laikliğin, demokratik değerlerin korunması, din özgürlüğü ve vatandaşların yasalar önünde eşitliği ilkelerini sağladığı bildirildi. Anayasa Mahkemesi'nin, ''bu ilkeleri ve değerleri savunmak için bir kimsenin hangi dinden olduğunu açıkça göstermesine kısıtlamalar getirdiği'' hatırlatılan gerekçeli kararda, AİHM'nin de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre bu yoruma katıldığı hatırlatıldı. Gerekçeli kararda, laiklik ilkesinin, Türkiye'de demokratik sistemin korunması için gerekli olduğu da vurgulandı. ''Türk Anayasası'nda kadın haklarının korunduğu'' hatırlatılan kararda, kadın-erkek eşitliğinin AİHM tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin en önemli maddelerinden biri olduğu ve üye ülkeler tarafından da uygulanmasına büyük önem verildiği kaydedildi. Kararda, bunun Türk anayasasında da önemli bir yer aldığına işaret edildi. Gerekçeli kararda, Türkiye'de aşırı siyasi hareketlerin varlığının ve bu hareketlerin kendi dini sembolleri ve dini kurallara dayalı bir toplum dayatma isteğinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. BU DA KAPAK OLSUN |
|
| #3 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 162
| neymiş arkadaslar hep beraber tekrar ediyoruz : 'Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin üniversitede türbana izin verilmesinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki'' kararına atıfta bulunan Strasbourg Mahkemesi, Yüksek İdari Mahkeme'nin de ''üniversitelerde türbanın takılmasının cumhuriyetin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı yolunda görüş belirttiğini'' hatırlattı. keske bunların soylenmesine elin adamının kararına agzımızı acıp dinlemeye hacet kalmasaydı da kendi yasalarımızı iyice belleyebilseydik. Ne kadar traji komik bir durum türbancıların sayesinde elin adamı bize kendi yasalarımızı da ögretir hale geldi . ögrenemeyenler ögrensin ben zaten hep belirttim vicdanım aklım fikrim hür. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 67
| Evet karar dogru, turbana izin vermek anayasaya aykiri. Ama bence ilk olarak turbani yasaklayan bi kanun cikarilmasi yanlis. |
|
| #5 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 162
| suskun gördüm sizleri ? ![]() |
|
| #6 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Yoğunluğum nedeniyle haberi yeni görüyorum. Haberde şaşırtıcı olan şey Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin büyle bir kararı almaya cüret etmekteki rahatlığıdır. O kadar övdükleri, kutsadıkları, "değer" lerini nasıl olupta birdenbire yok sayabildiğidir. Türkiyede bazılarının ta oralara gitmelerinden de belli olduğu üzere, oldukça getirisi olan söylemlerini kendileriyle çelişmek ve güvenilirliklerini ortadan kaldırmak pahasına kandi ayaklarının altına almışlardır. Bildiğim kadarıyla bu davayı 7 yıldır sürdürüyorlardı. Neden daha fazla uzatmayıp kararı açıkladılar? Bilemiyorum ama bu onlar için bir risktir. Demokrasinin adaletinden medet uman müslümanların da artık aklı başına gelmeli. "(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor. "(Nisa 60) Müslümanlar artık, canlı olmanın en temel unsuru olan üremekten dahi aciz kalmış olan bir medeniyetin kavramlarına mehdi muamelesi yapmaktan vazgeçmeliler. "Onlar ki, müminleri bırakıp kafirleri veliler ediniyorlar; onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Oysa izzet ve şeref, tamamıyla Allah'a aittir. "(Nisa 139) Modern medeniyetin müslümanlara verebilecekleri sanılandan çok daha azdır. İnsanı'ı Eşrefi Mahlukattan alıp Ekonomik bir hayvana indirgeyen bir medeniyet! Daha sonra da dini bir kenara koyup, onun yerine bütün değerler sistemini ekonomik hayvandan referanslayan bir medeniyet! Müslümanlar! Siz, kendi yaptıklarınız yüzünden içine düşmüş olduğunuz zaafın kompleksiyle, kendi ayaklarınızı yine kendiniz bağlıyorsunuz. İnsanlığın üzerine düşen beşer gölgesini, "insan olma"nın değerleriyle aydınlatacak olanlar müslümanlardan başkası değildir. |
|
| #7 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Hancı, Sözlerinizin her kelimesine içten katılıyorum ve sizi tebrik ediyorum. Daha önce görmediğimden cevap yazamadığım için esef etsemde, sizin bu cevabınızı okuyunca içim ferahladı. Ben yazsam bu kadar güzel olmazdı herhalde. Saygılar, |
|
| #8 | |
Guest Mesajlar: n/a
| nisa-60- Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ettiklerini iddia edenlere, dış görünüşe göre müslüman görünüp münafık olanlara baksana! Muhakeme olunmak üzere tağuta, yani Allah'tan korkmaz azgın şeytana başvurmak istiyorlar. Halbuki "Kim tağutu inkar edip Allah'a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir." (Bakara, 2/256) âyeti gereğince tağutu inkâr etmek kendilerine emredilmiş bulunuyordu. Böyle iken tağutun mahkemesine gitmek istiyorlar. "Şeytan, onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor."Bu âyetin indirilmesinin sebebi olmak üzere birkaç olay rivâyet edilmiştir. Birçok tefsircilerin İbnü Abbas'tan rivâyet ettikleri açıklamalarına göre bir münafık ile bir yahudi kavga etmişler. Yahudi yargılanmak için Hz. Peygambere başvurmayı, münafık da yahudilerin başkanı olan Ka'b b. Eşref'e gitmeyi teklif etmiş. Çünkü yahudi haklı, münafık haksızmış. Halbuki Hz. Peygamberin ancak hak ve adaletle hükmettiği Ka'b b. Eşref'in rüşvete düşkün bulunduğu her iki tarafça bilindiğinden yahudi, Peygambere başvurmayı, münafık da Ka'b'a başvurmayı istiyormuş. Nihâyet yahudi ısrar etmiş, Resulullah'a başvurmuşlar. Yahudinin lehine, münafıkın aleyhine (zararına) hüküm çıkınca münafık razı olmamış, "Haydi Ömer'e gidelim aramızda o hakem olsun." diye teklif etmiş. Hz. Ömer'in yanına varmışlar. Yahudi, "Resulullah benim lehime hükmetti, bu onun hükmüne razı olmadı." diye anlatmış. Bunun üzerine Hz. Ömer münafığa "öyle mi?" diye sormuş. O da "evet" demiş. Bunun üzerine, "yerinizde durunuz, azıcık dışarı çıkayım, gelir hükmümü veririm." diyerek çıkmış, varıp kılıcını kuşanmış gelmiş ve derhal münafıkın boynunu vurmuş, işini bitirmiş, sonra, "Madem ki beni hakem yaptınız, işte Allah'ın hükmüne ve Resulünün hükmüne razı olmayan hakkında benim hükmüm budur." demiş. Yahudi kaçmış. Bundan dolayı münafığın akrabaları Hz. Peygambere şikâyet etmişler. Hz. Peygamber Ömer'i getirtmiş, olayı sormuş, o da, "Hükmünü reddetti ey Allah'ın elçisi!" diye cevap vermiş. O zaman hemen Cebrail (a.s.) gelip, "Ömer, faruktur, hak ile batılı birbirinden ayırdı." demiş. Hz. Peygamber (s.a.) de Hz. Ömer'e "sen faruksun" buyurmuştur. Bu durumda demek ki, tağut, Ka'b b. Eşref'e işarettir. Şa'bî'den nakledilen bir rivâyete göre de bu münafık, hasmını Cüheyne kabilesinden bir kahine de davet etmiş, orada muhakeme olmuşlardı. Süddî'nin açıklamasına göre de olay Kurayza oğulları ile Nadîr oğulları arasında öldürülmüş olarak bulunan biri hakkında meydana gelmiş. Her iki taraftan müslüman olanlar Hz. Peygamber'e gidip yargılanmak istemişler. Münafıklar da bundan çekinip kahin Ebu Berdetü'l-Eslemi'ye başvurmakla yargılanma isteğinde ısrar etmişler ve ona gitmişlerdi. Çünkü (bu konuda) şöyle buyuruluyor: sayın hancı,... yukarıda ki yazı nisa süresini 60.ayeti o gün yaşanmış bir olayı anlatıyor ve sen ... bu ayeti türbanmeselesiyle yorumluyorsun tefsiri iyi oku sayın imam hatipli olayın türban meselesiyle ne alakası var? hele demokrasi ile ne alakası var? bir anlaşmazlık yüzünden münafık haksız diye kafası mı?kesilir ee ne de olsa münafık ee babasını kesen münafığı da keser sayın hancı diğer ayetlere girmiyorum bundan sonra ayetlere girdiğin zaman önce bir tefsirini oku sana imam hatipte iyi öğretmemişler anlaşılan süvari Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-11-05 10:54 .Sebep: Düzeysiz kelime kullanımı |
|
| #9 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
| |
|
| #10 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
| |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Başörtüsü yasağı kaldırılsın.. | küçükkarabalık | Türkiye Siyaseti | 151 | 21-10-07 10:07 |
| Türban nedir - ne değildir ? | ugurozaltn | Arşiv | 19 | 25-12-05 17:56 |