"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 785
| "Vel ba`su ba`del mevt"; "ölüm" anının hemen sonrasında, "ba`s" olacağıma inanıyorum" demektir. ölüm, tadılan birşeydir!... Biz burada İslam anlayışına göre ölüm ve ötesi hakkında bildiklerimizi sunacağız.. Herkezin kesinlikle başına gelecek olan ölümü tatma mevzu veya inanmıyanlara göre yok olma süreci ,son nokta,toprak olma , başka maddelere dönüşme. Peki ne der kuran , hadis ve islam büyükleri bu kaçınılmaz şey hakkında! «Her NEFS ölümü TADACAKTIR!..» “Mülk elinde bulunan Allah’ın şanı yücedir! O, her şeye kadirdir. O ki, hangimizin işi daha güzeldir, diye sizi denemek( imtihan etmek) için ölümü ve hayatı yarattı. O, Aziz ve Gafur’dur”( Mülk Süresi, Ayet:1-2). Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik. (BAKARA SURESİ / 56) Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz (AL-İ İMRAN SURESİ / 143) Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır." Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlar? (NİSA SURESİ / 78)
"Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi. (HAKKA SURESİ / 27) Anlaşıldığı üzre kuranı kerimde ölüm tadılan bir şeydir ve asla yok olmak yoktur aksine yeni bir baas(yapılanma,hayatiyet) söz konusudur.. İşte buhariden bir hadis... Bedir savaşı günü Nebi (salla`llâhu aleyhi ve sellem) Kureyş eşrâfından 24 kişinin cesetlerinin bi raraya kaldırılmasını emretti de bunlar Bedr kuyularından pis bir kuyuya atıldılar. Bu suretle pis kuyu yeni pislikleri toplamış oldu. Rasûlullah düşman bir kavme gâlip gelince onun açık sahasında üç gün konaklamak âdeti idi. Bedr savaşının üçüncü günü olunca da Rasûlullah devesinin getirilmesini emretti. Yol ağırlığı deveye yüklenip bağlandı. Sonra Rasûlullah yürüdü. Ashab da peşinden yürüdüler... Bu arada birbirlerine, herhalde Rasûlullah bir hacet için gidiyor, diye konuştular. Nihayet, Rasûlullah Efendimiz maktûllerin atıldığı kuyunun bir tarafında durdu ve onlara kendi ve babalarının adlarıyla seslendi: -Ya filân ibn-i filân, Ya Ebâ Cehil İbn-i Hişam, Ya Utbe İbn-i Rebîâ... Siz ALLAH`a ve Rasûlüne inanıp itaat etseydiniz şimdi sevinir miydiniz?.. Ey maktûller!.. Biz, Rabb`imizin vaad etmiş olduğu zaferi gerçekten bulduk. Siz de Rabbinizin vaad ettiği zaferi gerçek üzere buldunuz mu?.. Bu hitap üzere Ömer r.a. sordu: - Ya Rasûlullah... Hayatı olmayan cesetlere ne diye konuşursun?. Rasûlullah Aleyhisselâm şöyle cevap verdi: -Muhammed`in nefsi elinde olana yemin ederim ki, söylediklerimi siz onlardan daha iyi işitmezsiniz!..» Büyük İslam Âlimi Erzurumlu İbrahim Hakkı, «Marifetnâme» isimli eserinde, Hazret-i Muhammed’in ağzından ölüm olayını şöyle nakleder:«Meyyit (ölümü tadmış kişi), bedenini kimin yıkadığını, kimin kefenlediğini, namazını kimlerin kıldığını, ardından kimlerin geldiğini, lahde kimlerin indirdiğini ve kimlerin telkin verdiğini bilir.» İMAM GAZALİ, "Esmâ`ül hüsna şerhi" isimli eserinde "El BÂİS" ismini açıklarken bakın ne diyor:"İnsanlardan birçokları bu hususta yanlış vehimlere kapılırlar.. Bunu da çeşitli şekillerde izaha çalışırlar, derler ki; ölüm yokluktur, bâ’s yok olduktan sonra yeniden dirilmektir, aynen birinci dirilme ve canlandırma gibi...Bir kere onların ölümün yokluk olduğunu zan etmeleri yanlıştır!. İkinci diriltmenin de birinci gibi olduğunu sanmaları dahi yanlıştır. Ölümün yokluk olduğunu sanmak batıldır!.. Çünkü, kabir, ya ateş çukurlarından bir çukurdur, ya da cennet bahçelerinden bir bahçe.. İşin içyüzüne vâkıf olan Erbab-ı Basiret, insan varlığının ebediyet için halk olduğunu bilir ve anlar.. ona yokluk arız olmaz.. Evet, bazen cesetle ilgisi kesilir de kendisi hakkında öldü derler.. Bazen cesede iade edilir de hakkında diriltildi derler.. Dirilmenin. ilk yaradılış gibi ikinci bir yaratılış olduğunu sananlar da bu zanlarında yanılmışlardır!.. Çünkü diriltmek ilk canlandırılışlarına uymayan yepyeni bir yaratma fiilinden ibarettir.. Aslında insanoğlunun bir çok dirilmesi vardır; onun dirilmesi iki defadan ibaret değildir..." __________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır... esselam Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-05-07 00:20 . |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 5,907
| "Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz. (ANKEBUT SURESİ / 57)" Amenna... Allah razı olsun, bu güzel yazıyı bizimle paylaştığınız ve dünya telaşı arasında ölümü, ahireti hatırlattığınız için. saygıyla. |
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| korkutan şey ölüm değil, ölmek o kadar da ürkütücü değil. Asıl ürküten bilmediğin bir şeyle yüzyüze kalmak. bu hiç gitmediğin bir yere gitmek, hiç yapmadığını bişeyi yapmak, hiç hissetmediğin şeyleri hissetmek de aynı ürküntüyü verir. kısaca ölümle beş on metre mesafede yaşamış biri olarak, onu da birgün denemek isteriz, hayırlısı artık.... |
| #4 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| Ölüm, canlı yapının faaliyetlerini sürdüremeyecke şekilde deformasyona uğramasıdır.. Ötesi ise, masaldır, martavaldır.. Ölümden sonrası ise, masalın en heyecanlı kısmıdır.. |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 5,907
| sayın anibal; siz inanmasanız bile başkasının inancına "masaldır, martavaldır" demeyiniz. katılmadığınızı, inanmadığınızı, doğru bulmadığınızı söyleyebilirsiniz ama başkalarının inancına hakaret etmek sizce doğru bir şeymidir? |
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
| Alıntı:
Tabiki yeni bir başlangıç .... Hesapta asla yanlışlığın olmadığı dönem sonu bilançosunun çıkacağı gün ... '' Ve asl olan diriliştir. '' __________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın... | |
| #7 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225
| >>> siz inanmasanız bile başkasının inancına "masaldır, martavaldır" demeyiniz. Ama öyledir.. Şu gecekonduda oturan kızın kendini bu hayattan Etiler'deki villasına götürecek beyaz atlı prens için saçlarını uzatmasından farkı yoktur bu söylemlerin. Gerçekler acıdır ve maalesef, onları ben yapmadım.. Sizin söylevlerinizin doğru olmasını isterdim, ama değiller.. Çünkü sizin başınıza gelecekle, benim başıma gelecek arasında bir fark yok.. |
| #8 | |||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,117
| Alıntı:
Alıntı:
(biliyorum iğrenç bri vadi espirisydi ama kendimi tutamadım) ![]() | ||
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,395
| Sizi kutlarım sn Anibal, mutlak doğruyu bulmuşsunuz... |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 785
| Gerçekler acıdır ve maalesef, onları ben yapmadım.. Sizin söylevlerinizin doğru olmasını isterdim, ama değiller.. Çünkü sizin başınıza gelecekle, benim başıma gelecek arasında bir fark yok<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<< Demiş anibal... Biz bu beden toprak olmıycak demiyoruzki,evet toprak olacak.. Ama insan et vekemikten müteşekkil değilki sadece,Ruhun varlığını kabul etmeyince ruh yok olmuyor... Siz de madde ötesi hiç bir şeye inanmıyorsunuz.. Korkuyu ,sevgiyi ,nefreti,üzüntüyü beyinde yaşadığınızı ileri sürerek işin içinden çıkıyorsunuz.. Bizce beyin sadece alıcı .. Aslolan ruh ......... __________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır... |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ölüm sonrası... | ugurozaltn | Arşiv | 79 | 17-05-07 07:04 |