"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Cezmi Ersöz/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| 1959 yılında İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra eğitimine İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümünde devam etti. Edebiyat yaşamının başlangıcını edebiyat dergilerinde yayımladığı şiir ve eleştiriler oluşturdu. Daha sonda Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandı. Ardından haftalık Deli dergisinde yazdı, halen Leman dergisinde yazıyor. http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=298 Eserleri: Zarfını Ben Açardım Sana Yazdığım Mektupların Ancak Benzerim Öldürebilir Beni Annelik Oyunu Bitti Bana Türk Bir Ekmek Ver Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı Haritanın Yırtılan Yeri Hayallerini Yak Evi Isıt Hayat Bir Emrin Varmı ? İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme Kafka Market Kırk Yılda Bir Gibisin Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #2 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Çocukluğumun bahçesiydin sen Bütün bilinen mutluluklardan uzakta, O sarışın akşam üstlerinde, Istırabın eşiğinde... Nefesim sıkıştığında seni sevmekten Ömrünü okurdum o acı neşede, Boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes Sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen Her baharda dönerdim oraya... O sarışın akşam üstleri Hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu... Bilinen bütün mutluluklardan uzakta Kalırdım orada, kalırdım çocukluğumun bahçesinde, Aşktan nefes alamadığım o yerde... __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #3 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur... Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de... Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye... Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım... Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak... Aşkta yarın yoktur sevgili... __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #4 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| İşte yine başbaşayız içimin acısı yine birlikteyiz ver elini sus ve ne olur incitme beni Ey kalbimin ağrisi ver elini çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce bu karanlık ve uğultulu ormandan İçimin acısı, kalbimin ağrısı aşkım işte yine başbaşayız ver elini sus ve ne olur incitme beni __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #5 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781
| Bence Cezmi Ersöz şizoid ve çok melankolik bir adam.Ayrıca kaba bir tabir ama piyasaya yazdığını düşünüyorum. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... sosyologgg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-05-07 13:54 . |
|
| #6 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Aynaya bakma sakın Ve saçlarına dokunma. Rüzgara sesin Geceye kokun düşmesin. Sen bu bahar bir başka düşe gir Daha sığ ırmakların olsun Ve açık mavi denizin Beni unuttuğun anılarına sar Ki başka sızılara bulanayım... __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,391
| Çok fazla duygusal ve melankolik. Bazen de mazoşist eğilimlerini görüyorum yazılarında. Piyasaya yazması ekonomik kaygılardan kaynaklanıyor olabilir. Ama yine de bir çoğundan üstün. Fena yazmıyor Cezmi Ersöz... |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
| Bir keresinde bir yazısını okudum. O sıra bir yakınımı yeni kaybetmiştim. Eminim ki o yazı benim bunalımımı uzattı. O gündür bugündür Cezmi Ersöz'den uzak dururum. Bana karamsarlık hastalığını aşılayan virüs saçan bir ortamı hatırlatır yazıları.. __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
| #9 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Cezmi Ersöz' ün kitapları için seçtiği isimler dikkatimi çekiyor en çok.. Oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum.. __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,391
| |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|