"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Mahfi EĞİLMEZ (996 kişi okudu) Aslında hep kafamı kurcalardı bu konu. Gelişmiş ülkelerde eğitim genelde 3-5 yaş dolaylarında başlıyor, bizde 7 yaşında. Ben ilkokula 6 yaşındayken başlamıştım. Okulun başöğretmeni (o zaman müdür değil başöğretmen vardı) babama "Emin misiniz? Erken başlamanın zararı olmasın?" demişti. Sanırım bizimkilerin kafası karışmıştı ama beni yine de yazdırdılar, çünkü ablam da 6 yaşında başlamıştı. Babam "Erken başlayan hem çok öğrenir, hem de yol alır" diyordu. Ben böylece hep kendi sınıfımdakilerden 1 yaş küçük oldum. ABD'de iken 5 yaşına giren çocukların zorunlu olarak okul öncesi eğitimine başladığını öğrenince babamın doğru bir karar verdiğini anladım. Gerçi ilkokula erken başlamakla okul öncesi eğitim aynı şey değil, ama yine de eğitime ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi. Çünkü insanın gelişimi için en önemli yaşların 0-6 yaş arası olduğu kanıtlanmış bulunuyor. ABD'de gördüğüm kadarıyla bu okul öncesi programı öyle kreş gibi değil resmen okul gibiydi. 5 ve 6 yaşlarındaki çocuklar, bizim çocukların 7 yaşında başladığı eğitimi almaya başlıyorlar ve bizimkilerin başlama yaşına geldiklerinde bayağı yol kat etmiş oluyorlardı. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) bu konuyu gündeme getirmeye çalışıyor. Geçenlerde İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde düzenledikleri toplantıya katıldım. Prof. Dr. Mehmet Kaytaz, hazırladığı bir araştırmayı sundu. Buna göre 5 yaşında eğitime başlayan çocuklar, geç başlayanlara göre oldukça ileri gidiyorlar. Yapılan araştırmalar okul öncesi eğitim alan çocukların almayanlara göre öğrenimlerini daha uzun yıllar sürdürdüklerini, daha yüksek statülü işlerde çalıştıklarını, daha yüksek oranda üniversiteye devam ettiklerini, ortaya koyuyor. Konu yalnızca bu kadarla sınırlı değil. Bu tür bir okul öncesi eğitim alan çocukların dil becerileri ve bilgisayar ve kredi kartı gibi çağdaş araçlara ayak uydurma yeteneklerinin daha hızlı geliştiği de ortaya çıkarılmış bulunuyor. Türk toplumu bu kadar önemli bir durumu kavramanın ne yazık ki henüz çok uzağında. Aşağıdaki tablo, çeşitli ülkelerde okul öncesi eğitimden yararlanan çocukların eğitim yaşındaki çocuklara olan oranını gösteriyor: Fransa.............100 Yunanitan.............73 Lüksebburg.........97 Almanya...............70 Belçika...............95 Bulgaristan............61 İtalya.................95 Fas.....................34 Danimarka...........89 Ürdün..................27 Japonya.............84 Türkiye............... 11 Tablonun ortaya koyduğu acı gerçek Avrupa Birliği'nde bize en çok benzediğini düşündüğümüz ülkelerden Yunanistan ve Bulgaristan'ın bizden karşılaştırılamayacak kadar ileride olmasının yanı sıra Avrupa Birliği'ne aday olmayan Fas ve Ürdün'ün de bizden kat kat daha iyi bir konumda olması. Yani AB ülkeleriyle her karşılaştırmayı ekonomik göstergeler arasında yapmamız oldukça yanıltıcı sonuçlara götürüyor bizi. Asıl sorun eğitimde. Çocuklarımızı 7 yaşından önce eğitime sokamazsak gelecekte rakip ülkelerle aramızda bugünkünden daha büyük farklar oluşacak demektir. Unutmamak gerekir ki biz bugünkü konumumuza geçmişteki benzer hatalarımızla geldik. Gelecekte üzülmemek için bu hatayı bugünden düzeltmemiz gerekiyor. 7 çok geç. Bunun çok geç olduğunu yarın anlamak ise çok kötü olacak. Bu önemli konuya girmiş olan AÇEV'e hepimizin elden geldiğince maddi ve manevi destek vermemiz gerek. (Radikal çevrimden aldığım yazıyı site okurlarının da okumasını istedim.) |
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Sn.Türesin, Bildiğim kadarıyla 80'li yıllarda ilkokula başlama yaşı beş olarak kabul edilmişti. 81 doğumlu yeğenim o dönem beş yaşında okula başlamıştı. Bu münferit bir olay mıydı, yoksa böyle bir karar alınmış mıydı?-tam bilemiyorum.( Yanılıyor da olabilirim!) İ.Ü.'nde okurken Çocuk Psikolojisi derslerine bir yıl devam etmiştim. Hocamız o zaman Doç.olan ( şimdi prof.) Haluk Yavuzer'di. Tekli sayıların (3,5,7) çocuk gelişimi için olumlu yaşlar olduğunu söylerdi. Beş yaş için de çocuğun "altın yaşı" nitelemesini kullanırdı. Eğitimin beş yaşında başlamasının artı ve eksilerinin ne olabileceği sanırım gerçekten önemsenmesi gereken bir konu. Ama bence ulusal eğitimimizin bu konuyu da kapsayacak şekilde bütünüyle ele alınması ve sil baştan değerlendirilmesi gerekiyor. Eğitim kadrolarının her türlü sorunlarının bir türlü çözülemediği, eğitim yapacak binaların olmadığı, dersliklerin yetersiz kaldığı, bir sınıfta 60-70 kişi ile öğrenim yapıldığı, eğitim ve öğretimin istikrarsız bir yapıda her sene değişiklikler gösterdiği bir ortamda sadece bu konuyu yürürlüğe koyabilmek belki de başka sorunların da oluşmasına neden olabilir. Ülkemizin eğitim sorunu yapısal sorunlar içermektedir. Bu konu bir bütünlük halinde ele alınmadıkça ve konunun çözüm yolları konunun uzmanları tarafından değerlendirilmedikçe ve en önemlisi siyaset tarafından gerçekten ve samimi olarak benimsenmedikçe sağlıklı bir çözüme kavuşabileceni düşünmüyorum. Yine bu bütünlük içinde ele alınması gereken bir başka önemli konu, meslek liselerinin durumu ve imam-hatiplerin "sorunlu" yapılarıdır. Bu konularda mutlaka çağdaş çözümler getirilmelidir ( Belki bu yolla, üniversiteler, "yüksek meslek lisesi" kimliğinden çıkıp bilim yuvaları haline dönüşebilirler.) Ama önce çözüm yolunda böyle bir iradenin ortaya çıkması gerekmektedir... Ve ne yazık ki,ne halkımızın böyle bir talebi vardır, ne siyasetin bu konuyu çözme isteği... |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Sayın Melnur, Ama bence ulusal eğitimimizin bu konuyu da kapsayacak şekilde bütünüyle ele alınması ve sil baştan değerlendirilmesi gerekiyor. demiş, ve eklemiş: Ama önce çözüm yolunda böyle bir iradenin ortaya çıkması gerekmektedir... Ve ne yazık ki,ne halkımızın böyle bir talebi vardır, ne siyasetin bu konuyu çözme isteği... Bize söyleyecek birşey bırakmamış. Saygılar. |
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Melmur ! İyi ve güzel şeylerden uyanık,sağ duyulu ve ileriyi gören insanlar yararlanırlar.Ülkemizde 6 yaş çocukları ilk okula alınmaktadır.5 yaş ise ilk okula hazırlık aşamasıdır.Sosyal hayata hazırlık ve öğrenime açık olmanın alt yapısını oluşturmak içindir.Bunu uygulayan,yapan % 11'lik kesim zaten var.Bunların bilgili ve bilinçli kesimin çocukları olduğu malumdur.Bu çocuklar daha şimdiden % 89 luk kısmın önüne geçmiş durumdadır.İleri yaşlarda açık giderek daha büyüyecek ve yaşam kalitelerini diğer gruba göre daha iyi hale getirecektir.Her şey devletten beklenilmemeli,zaman zaman milletin sağ duyulu kesimi devlete yol göstericilik yapmalı ve örnek modeller oluşturmalıdır. Saygılarımla. |
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Bireysel çabaların da önemli olduğuna kuşkusuz inanıyorum. Deniz yıldızı hikayesindeki gibi; neyi kurtarabilirsek o kadar iyi. Ama bireysel kurtuluş da ne kadar doğru, ne kadar etik? O da ayrı bir soru. |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| "Dua"nın hatırlattığı ve İslam'da reform. | melnur | Arşiv | 25 | 08-03-07 11:05 |
| Dostluklara açılan ilk kapı... | ibra | Arşiv | 96 | 30-08-06 22:03 |