"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Odalar dolusu erguvan yollamak uzaklığına/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 50
| Odalar dolusu erguvan yollamak uzaklığına ODALAR DOLUSU ERGUVAN YOLLAMAK UZAKLIĞINA zehir içip kendimi öldüreli üç yıl oluyor. odamın penceresini kapatalı on yıl. yaprakları koparıp bir valize dolduralı beş yıl. erguvan yapraklarını...koparmayalı ... yıl... EN ÇOK SEN AĞLAMIŞTIN ÖLÜMÜME.EN ÇABUK SEN UNUTTUN BENİ. AMA İYİ Kİ TOPRAĞIMA ERGUVAN AĞAÇLARI DİKMİŞSİN.ANNEM ARADA BİR ZİYARETİME GELİYOR.AĞLIYOR.TOPRAĞIMI SULUYOR.SONRA GİDİYOR. evrenin en yüksek tepesine tırmanmak gibi birşeydi ölüm.Yokluğun okyanusuna beklenmedik bir anda düşmek.Kontrolünü kaybetmiş bir deli gibi dağıtmak bütün gerçekleri ve umursamadan kimseleri,arkana bile bakmadan geçip yalnızlığına oturmak.Ölmek kadar asi bir şeydi yanılmak.Yanmak ve yakılmak. oysa ben bir zamanlar bütün çiçekleri severdim.Yalnızlıktan ağaçlarım vardı.Nöbet tutardım geceleri ...avuçlarım kirlenmiş seslerle dolardı.Sesler kabul edilmemiş gerçeklerden yola çıkardı.Evren yankısını kaybetmiş bir uçurumun kucağında salllanırdı. ölüm ,sevgilim. hangi rengi sevdiğini bilmediğini, bilmediğim bir aklın içindeyim.Yolculuğumun akılla bağdaşmadığını bildiğim halde bu yola düştüm...düşürüldüm gürültüsüz kuşlar ormanı yuhalanıyordu.Riyasız güneşler eritiyordu kış karlarımı.Uyanma ve doğaya lanet okuma vakti gelmişti. vaktinden önce gelen yenilgilerin yüzüme çizdiği kuşatılmış haritanın haksızlığıydı:ölüm! "lanet olsun sana!" diyebilme cesaretini gösterebilseydim keşke.Belki bırakıp gidebilirdim yedi cüceler ormanına.Bildiklerimden soyundum kendimi.Güneşe taş attım.Ter akıttım sonra. kedilerim eşikte duruyordu. HOTO,PETE,HİCE... Geride bıraktığım yalanlar nerede duruyordu? Bir aldanmış sözcük gibi evrenin dağlarında.Esirliğine yanarak...duruyordu... odalar dolusu erguvan. yolun uzaklığında... ![]() |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Bursa
Mesajlar: 14
| yazının imgelem dünyası ve duygusu güzel.yalnız biçimsel olarak ait olamıyor gibi bir izlenim yarattı bende.yani her şeyi katagorize etme delisi değilim elbette.ama yazın üstünde düşününce duygusu,imgeleri, cümleler arası düşünce uyağı olarak şiire yakın.ama şiirden taşıyor.öykü desem hiç değil.bir kurgusu yok.şiirsel düzyazı mı desek.Yani biçimsel belirsizlik biraz göz tırmalıyor.bu yönüyle elden geçirsen mükemmele yaklaşabilir.Neden mükemmel olmasın ki? Cümlelerini sevdim o yüzden ukalalık yapıyorum.. __________________
YalınAyak |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 50
| ilk önce teşekkür etmeliyim.yaklasık 1 haftadır siteye giremiyorum çünkü engellerim var önümde kocaman bir dağ çıplak ayaklı çocuklar ve bir de asfaltı bekleyen stabilize yol...yazdıklarınızı dikkate alacağım... sevgiyle kalın |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 50
| ÇÜNKÜ AŞK BİR EYLEMDİR Bütünüyle suçluydu.Nicedir rıhtıma uğramamıştı.Ogün yolun onu oraya götüreceğini bile bile bisikletine binmişti.Pedalları çevirdikçe yoruluyor,yoruldukça geri dönmek istiyordu.Yoluda az kalmış sayılırdı.Bir tepe daha aştıktan sonra limana varan yola inmiş olacaktı.Ama,yola inmeden önce çok severek yaptığı şeyi yine yapacaktı.Tepedeydi.Yine o zeytin ağacının altında altında.Cebinden çıkardığı kırmızı yemeniyi zeytin ağacının boş bir dalına bağladı.Evet,bu çok sevdiği bir eylemdi.Bu ağaçla tanıştığı günden bugüne, tepeye her çıktığında yapmayı en çok sevdiği eylem.Kırmızı bir yemeni bağlayarak mavi şiirler okurdu zeytin ağacına.Zeytin ağacı"özgürlüğün"simgesiydi. duvardan kaldırdığın fotoğraf çerçevesinin izi duruyor bugün de gözbebeklerimde. yanlış gidiyordu saat pedalı çevirdikçe uzaklaşıyordu liman eşleri yalnız kalmış şarkılar söylüyordu gemiler bir ikindi. savurdun geçtiğin yüzleri mağrur ve terli aldatışlar bıraktın yollarda dalllarda hüzünlü genç kızlar bir ikindi. yokuşa bıraktı kendisini.pedallar özgürlüğü, rüzgar onun saçlarını uçuruyor,doyumsuz deniz manzarası sözcüklere sığmayan bir güzellikle gözlerine takılıyordu. tam sekiz yıl olmuştu.iki liman kentini yüreğine iliştireli.ganita ve boztepe iki kardeş manzaraydı. şiirsel yanları,onların ruhlarına sinmiş nice aşk masalı taşıdıklarını düşündürüyordu.iki liman,iki ağaç,iki aşk... iki şehrin masalı. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 50
| dün sabaha karşı uyudum. charles BUKOWSKİ´nin masasına oturdum. ASLINDA NE KADAR TUHAF DEĞİL Mİ? SENİ TEKRAR KAYBETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM. SEN NERDESİN? BEN KIRMIZI GÖZYAŞIMLA KANDAN BİR BAHÇEDE OTURDUM SENİN GELMENİ BEKLİYORUM MANEVRA Doğumuna yetişemedim.Hastaneye geldiğimde,bir kenara oturmuş ağlıyordun.Beni görmedin. Aralık bırakılan pencereden süzülerek kaçtım. _ne var dedim korkularıma? sen artık bir ölüsün yürekte. Aklımdan geçen ürpertiden başka korku.Müthiş surette kaçağım.Karnımın orta yerinde bu sıkıntının verdiği müthiş bir ağrı var.Gökyüzünün tam orta yerinde bir kuşu ıskalayarak,bir yağmur tanesine çarpıyorum.Paraşüt takmış bir yağmur tanesi.Kimin saçlarına düşecekti kim bilir?Hangi dilencinin omzuna,hangi zenginin arabasının ön camına?Belki de bir selvi ağacının en yalnız yaprağına düşerk oradan çimenlere uzanacaktı.Ya da şehir çöplüğünde çöpleri eşeleyen uyuz bir köpeğin bitli tüylerine düşecektiki bana çarptı. KADER. Benimle tanışmayabilirdin.Bana öyle utanarak bakmayabilirdin.Ben o kaygan yolda direksiyon hakimiyetini yitirip o selvi ağacına çarpmayabilirdim.Ölmeyebilirdim. Kaderin bir anlık bir manevra olduğunu bilseydim,kendimi ve seni kurtarabilirdim.Mavi gözlü bir kız çocuğuydu kundakta uyuyan...Mavi gözlü bir kız çocuğunu babasız bırakmak yakışmadı bana. dalım kırık kanlı bir bahçeden kopardım ruhumu ben ki yitik bir şarkı sözü sen ki yalnız kalmış bir mevsim artık yerden ve gökten merhamet istiyorum AY YÜZÜNE Sonra bebek gibi ağlamalıyım,annem dolgun memelerinden süt emzirene kadar bana.Hissediyorum,kızımın ruhuna girdim. oradayım yürekte. Şimdi kes ağlamayı ben geldim ,o selvi ağacına çarpmadım henüz. 19.03.2007,kanlı bahçe öyküleri. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Bursa
Mesajlar: 14
| Kalemin ucunda Çok cesursun.Neden bunları yazıyorsun? Korkuttun beni. Kimsin sen? __________________
YalınAyak |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|