"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Düşlediğim Toplumcu Model/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 132
| Sanayi Fabrikalar, atölyeler ve tüm işyerleri orada çalışanların malıdır. Ürettikleri malı çalışanlar pazarlar. Pazarlama elemanları da ilgili işyerinin ortaklarıdır. Çalışanlar maaş ya da ücret almazlar. Çünkü tümü kâra ortaktırlar. Yani kârdan pay alırlar. Ortaklık payları, çalışanların niteliklerine göre değişir. Ölüm sonucunda ortaklık payları kalıt olarak ailesine kalmaz. Yerine alınan elemana aktarılır. Bu uygulama, çalışanların daha verimli olmasını sağlar. Çünkü verim arttıkça elde edilen kâr payı da artacaktır. Devlet’in Görevleri Tüm halk ortaklıkları devlete vergi ödemek zorundadırlar. Devlet bu vergilerle, kendine düşen görevlerini yerine getirir. Devlet ancak toprağın, stratejik işyerlerinin ve stratejik kuruluşların, okulların, sağlık kuruluşlarının, kâr oranı düşük olmasına karşın gerekli olan mal ve hizmetleri üreten kuruluşların sahibi ve işleticisi olur. Devlet kâr oranı düşük işletmeleri ya tamamen kendisi işletir ya da devlet desteği sağlayarak halk ortaklıkları kuruluşlarına işlettirir. Devlet Eliyle Yürütülecek Hizmetlere Örnekler: 1- Hastane ve sağlık hizmetleri (Herkese karşılıksız) 2- Eğitim kurumları (Herkese karşılıksız) 3- Savunma sanayisi 4- Yeraltı kaynaklarının çıkarılması ve işletilmesi 5- Ulaşım 6- Haberleşme 7- Orman yetiştirme 8- Enerji ve sulama 9- Bankacılık ve finans 10- Güvenlik ve savunma hizmetleri 11- Yargı ( Tam anlamıyla bağımsız) Tarım ve Hayvancılık Devlet toprağın sahibidir. Toprak devletin dışında hiç kimsenin malı değildir. Çiftçi kooperatifleri toprakların işletmesini üstlenirler. İşletme hakkı mülkiyet hakkı değildir. Toprak devletin mülkiyetinde olduğu için kalıt (miras) yoluyla kişilere, kurumlara ya da kuruluşlara kalmaz. Böylece toprakların parçalanması da önlenmiş olur. Kooperatif üyeleri işletme hakkına sahip oldukları topraklarda birlikte çalışırlar. Devlet, hangi bölgelerde, bu bölgelerin hangi birimlerinde hangi ürünlerin yetiştirileceğini belirler. Bu belirlemeyi yapmak için; toprak tahlillerini, iklim incelemelerini bilimsel kurumlara yaptırır. Ülke gereksinimlerini ve ihracat durumunu da belirleyerek belli bir plânlama yapar. Üretim, pazarlama ve ihracat bu plânlama ışığında gerçekleştirilir. İklim ve toprak özellikleri düşünülerek, hayvancılık haritaları oluşturulur. Bu işler de halk ortaklıkları oluşturularak yürütülür. Plânlamayı yine gereksinimlere göre devlet yapar. Tarım ve hayvancılıkla ilgili ürünler de, devletin belirleyeceği fiyatlarla, üreticiler tarafından pazarlanır. Fiyat belirleme kurullarında, üretici temsilcileri de bulunur. Tarım ve hayvancılık, iklimsel koşulların etkisi ile gelir dalgalanmaları yaşayacağından, devlet desteği uygulaması kaçınılmazdır. Afet durumunda da, tüm kayıplar devletçe karşılanır. Her yıl böyle durumlar için yeterli bir fon ayırılır. Çiftçi ailelerine, kendi gereksinimlerini karşılamak için; verimine göre, yeterli büyüklükte toprak verilir. Bu toprağın sadece kullanım hakkı çiftçi ailelerinindir. Yaşamları boyunca, salt kendi gereksinimlerini bu topraktan sağlayabilirler. Turizm Turizm tesisleri de halk ortaklığı ile kurulur ve çalıştırılır. Kuruluş aşamasında, her sektörde olduğu gibi devlet desteği sağlanır. Bu destek, altyapı hazırlama ve uzun vadeli kredi biçiminde uygulanır. Kuruluşlar kendine yeterli düzeye ulaştıktan sonra; altyapı bakım ve onarımını kendisi karşılar. Konut Konutların tümü devlete aittir. Devlet bu konutları yurttaşlarına küçük bir kira karşılığında verir. Kiranın amacı, devletin yeni konutlar yapması, eskiyenleri yenilemesidir. Konutu kullanan aile, küçük bakım ve onarımlarını kendisi karşılar. Verdiği zararı karşılamak da kullanan ailenin görevidir. Konutlar kalıt olarak bırakılamaz. Boşalan konutlar gereksinmesi olan yeni ailelere verilir. Sanat-Sanatçı Spor-Sporcu Sanatçılar kendi dallarında birlikler oluştururlar. Belli merkezlere bağlı ama özgür ortamlarda çalışırlar. Birliklerde kazanılan değerler, sanatçıların gördükleri ilgiye göre paylaştırılır. Spor tamamen toplumsal amaçlarla yapılır. Topluma bir şey kazandırmayan spor etkinliklerinin öne çıkmasına izin verilmez. Sporcu ve sanatçıların toplum yararını aşan kazançlar sağlaması; sömürü ve aşırı kişisel varsıllığa yönelmesi engellenir. Not: Bu konuyu eleştiri ve katkılarınızla geliştirmek istiyorum. Ayrıca, yönlendirici sorularınızı bekliyorum. __________________
Haydar Bibinoğlu Emekli Öğretmen |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,579
| Şimdi bunlar güzel temenni ve düşünceler ancak şöyle bir gerçek var ki,bozuk düzende sağlam çark işlemez. Yani öncelikle kültürel devrimin tamamlanması gerekir.Devrimler ve rejimler kendi ideolojisini oturtamadığı sürece reformlar payidar kalamaz. Öncelikli iş eğitim kurumlarından ve basın-yayın organlarınan geçer.Toplumu yozlaştıran,kültürünü ve niceliğini emperalize eden herşey ilk etapta kalkmalı.Gerek saçma sapan duygu sömürüsü diziler ve abuk sabuk sabah programları,gerekse eğitimdeki çarpıklıklar düzeltilmek zorunda. Bu aşamalardan sonra devlet halkın temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeli. Barınma Sağlık Eğitim Güvenlik gibi... Tabi açtığını başlık güzel bir konuya değinmiş ama ucu çok açık.Yani üzerinde uzun süren beyin fırtınaları kopabilir. (Okullarda spor ve sanat ZORUNLU hale gelmeli) __________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
| Toplumların alt yapısını ekonomileri oluşturur. Yani önce bu alanda değişim yapılmalı ki, daha sonra bu alt yapı üst yapıyı oluştursun. Kültür,sanat vb. gibi soyut ve toplumsal olan alanlar ise üst yapıdır. Üstyapının sağlıklı bir şekilde yapılanması ve işleyişi, sağlıklı bir ekonomi ile mümkündür. Dolayısı ile önce fabrikalar, üretim alanları orada çalışanların ve üretimde bulunanların olmalıdır ki çalışanlar kendi yaşamlarını doğrudan şekillendirme şansını elde etsinler. Bu şekillendirme elbette kültürel durumu da içermektedir. Sevgilerimle.. __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
| #4 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 132
| Alıntı:
Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu bir düş. Bugün yarın olacak bir şey değil. Bu başlığı ben de beyin fırtınaları kopsun diye açtım. Belki boş bir uğraş olarak görülebilir. Kim bilebilir ki?... Bu düşe ulaşmanın yolları ayrı bir çalışma konusu. Ben, eleştiri ve katkılardan yararlanarak bu çalışmamı geliştirmek istiyorum. Bu çalışmanın, Marksizm ve Leninizmden etkilenilerek geliştirildiğini, ama tıpatıp bir sosyalist ya da komünist bir model olmadığını belirtmek isterim. Sektörlerin halk ortaklıkları temeline dayandırılmasının amacı, geliştikçe devlet kapitalizmine dönüşmesini engellemektir. Katkılarınızı bekliyorum... __________________
Haydar Bibinoğlu Emekli Öğretmen | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 2006 model bisikletler | umit | Arşiv | 9 | 27-02-06 19:06 |