"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
İslamin Evrensel Hakları !/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| İSLAMIN EVRENSEL HAKLARI -SOSYAL GÜVENCE (PARASAL) -HUKUKUNU SEÇME VE HUKUKUNU YAŞAMA -İNANCINI YAŞAMA, SEÇME VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ -YAŞAMA VE KISAS -TOPLUMUN VE BİREYİN, MAL VE PARA VARLIĞI GÜVENCESİ -YARADILIŞA (TABİATA) UYGUN YAŞAMA VE DOĞAYI KORUMA -İNSANLIK ONURUNU KORUMA HANGİ DİNDEN OLURSA OLSUN, HANGİ ULUSTAN OLURSA OLSUN, HANGİ IRKTAN OLURSA OLSUN, HANGİ TOPLUMDAN OLURSA OLSUN HER İNSANIN TEMEL HAKLARI VARDIR! SOSYAL GÜVENCE (PARASAL) HAKKI (OLMAZSA OLMAZ) Bireyin parasal yönden güvence altında olmasıdır. Asgari olarak yaşamını devam ettirebilme güvencesi. Bu ülkeden ülkeye ve iklime göre değişir. Zenginler nereden zengin oluyor? Toplumdan! İnsanlar, üretilenleri tüketerek, üreten kişilerin zengin olmasına vesile olurlar. Toplumun, insanların, zenginler üzerinde hakları vardır. Zenginler topluma karşı bu hakkı ödemek zorundadırlar. Bu, zenginlik ölçüsü olan mallardan sağlanacaktır. Ticarete girmiş, üretim için kullanılan para, mal vb. alınmayacaktır. Onlar zaten ekonomiye girmiştir. Burada esas amaç lüks hayattır. Böylece kişi zengin olduğu ölçüde lüks hayat yaşayacaktır. İster ucuz ister pahalı olsun, araba ve benzeri özel aracı olan, basit bir evi olan da villası olan da yatı, uçağı olan da zekat ölçüsü olan 40ta birini verecektir. Fiyat değeri yüksek olan tablolar, tarihi eserler, koleksiyonlar vb. özel lüks hayata dair ne varsa. Devlet zekat vermez. Müzeye giren, müzeleşmiş olan,devlet kontrolünde toplumun olan ve sergilenen, toplum için teşhir edilenden zekat alınmaz. Zekat evrenseldir. Dolaylıda olsa ülkeler arası ticaret olmaktadır. Dünyanın neresinde olsun zenginlerin insanlığa vermeleri gereken zekat hakları vardır. Bu zekat sistemi, kurulacak ilgili memurlarca takip edilecektir. Buda hilafettir. Devletle birlikte çalışacak, gerektiğinde zekatın alınmasında devlet zorlayıcı olacaktır. Devlete verilen vergi başkadır, topluma verilen zekat başkadır. Devletin hakkı vergidir, toplumun hakkı zekattır. Yılda bir seferliğe mahsus yada yıl içerisinde, toplanan zekatlar ihtiyaç sahibi olanlara dağıtılacaktır. Zekat belirli bir mal varlığı, para, yada sigorta, bağ-kur vb. olan kişilere verilmeyecektir. 18 yaşından (16 yaş da olabilir) sonra her bireye zekat verilmeli. Şu anki Türkiye şartlarında 100$ veya 150 milyon TL olabilir. Buradaki amaç iklim şartlarına, ülke şartlarına göre biyolojik olarak yaşayabilmektir. Kadın, erkek ayrımı yapılmaz. Bir aile olsalar bile, birey olarak zekatları kesilemez. Ailenin hem erkeğine hem kadınına ayrı, ayrı zekat verilecektir. Zekat bireysel bir haktır. Sigortalı, güvenceli işe giren kişi zekattan düşer. Zekat 1/40(40da 1) oranında malvarlığından alınır. Bir kişinin bir yıl boyunca aldığı zekat tutarından (para olarak) fazla veya eşit olan eşyalar, ilk alındığında ve bu değerini koruduğu sürece bu maldan zekat alınır. Bireyin mal varlığı; bir yıl boyunca aldığı zekatın 40 katına eşit veya fazla ise kişi zekattan düşer. Zekatlar, zekat memurlarınca toplanacaktır. İhtiyaç sahiplerine dağıtılacak, arta kalanlar ihtiyacı olanlara sağlık için, kimsesiz çocuklar, düşkünler vs. için harcanmalı. Sağlıkta; kurul raporu ile ağır hastalık, sakatlık ve acil hastalar için. Bunlardan da arta kalanlar başka ülkelerdeki ihtiyaç sahibi insanlara gönderilmeli. Bir ülkedeki asgari ücret aylık zekata eşit ise sorun ekonomik sistemdedir. Burada kişi daha iyi yaşamak için çalışmak zorundadır. Bunların takibini hilafet sistemi yapacaktır. Hilafet sistemi sonunda açıklanmıştır. Evli çiftlerden,evli olanlardan birinin üzerinde, zengin olduğunu gösteren fazlaca mal varlığı olsa, çok ünlü bir zengin olsa da, eşinin üzerinde kayıtlı zenginlik ölçüsü mal varlığı yoksa zekat bağlanır. Zekat kim olursa olsun her insanın güvencesidir. Zekatta esas amaç ihtiyaç sahibi insanların maddi yönden güven içinde olmalarını sağlamaktır. Bu şekilde insan, haysiyetini düşürücü, onuruna ters bir hadiseyi ve hayatı; maddi güvencesizlik yüzünden yaşamak zorunda kalmaz. Para üretilmiş değerin karşılığı ise, insanlık gerekli olan değeri fazlasıyla üretmiştir. İnsan toplumsal hayatta yaşabilmek amacıyla asgaride olsa gerekli parasal harcamayı yapmaktadır. Güvencesiz insanlar bir şekilde bu paraya ulaşmaktadır. Zekat, gerekli parayı elde etmek için kötü yollara baş vurma mecburiyetini ve gerekçesini ortadan kaldırmaktadır. Bir yıla yakın, (belirlenmiş bir süre) bahçe, tarla, dükkan gibi mallarda üretim ve ticari amaçlı faaliyet olmadığı zaman buralardan zekat alınır. Amaç malların üretime girmesini sağlamak, insanların bilinçli yatırım yapmasını sağlamak, gerekli olduğu ve kazandığı ölçüde mal sahibi olmasını sağlamaktır. Zekat sisteminde sermaye tabana sürekli yayılır, sirkülasyon yapar. Özel mülkiyete ait ne kadar boş arazi, değerli mekanda eski ev, arsa var ise değeri üzerinden zekata bağlanır. Tarihi eser özelliği olan eski binalar devlet tarafından belirlenip, desteklenecektir. Sahiplerinin mağdur olmaması sağlanacaktır, gerekirse devlet binaları sahiplenecektir. Kişi zekatını bir devletten alabilir. Zekat düşen ziynet eşyası, para vb. yatırıma girmemişse, finans kurumlarında değerlendirilmemişse ihbar edilecektir. Amaç onlarında üretime girmelerini sağlamaktır. Zekat evrenseldir. Ülkeler arası ticaret dolaylıda olsa olmaktadır. Zengin ülkelerdeki kullanılmayan zekatlar halifelik aracılığıyla fakir ülkelere, ihtiyaç oranında aktarılacaktır. Amerikadaki zenginde, Afrikadaki zenginde insanlığa hakkını verecektir. Tarihi eser, resim, tablo, koleksiyonlar vb. özelde ise, müzelerde ve devlet kontrolünde değilse, zekata tabidir. HUKUKUNU SEÇME VE YAŞAMA (ÇOK HUKUKLULUK) Burada esas olan Şeriat hukukudur; şeriat hukuku ve diğerleridir. Şeri hukuktaki düzenlemeler cinsellikle ilgilidir. Her hukukun ortak değerleri vardır. Bir ülkede egemen yani genel hukuk ve şeri hukuk bulunacak; genel hukuk, gerekli olduğu zaman, şeri hukuktakilerin, hukukunu yaşayabilmeleri için, şeri hukuk gözetilerek düzenlenmelidir. Hukukunu yani yaşam şeklini seçme 18 veya 16 yaşından sonra maddi yönden sosyal güvenceyi alan her bireyin hakkıdır. Ondan önce ailesinin hukukuna göre yaşayacaktır (doğal olarak). Ergenliğe girmiş (14 veya 15 yaş kabul edilebilir) ahlaki yönden şeri hukuka uygun yaşamak isteyen birey, ailesi şeri hukuktan olmasa bile, zekat memurları ve devlet tarafından gerektiğinde korunacaktır. Şeri hukuktaki kişi, fiziksel olarak, cinsellikle ilgili ihtiyaç ve davranışları evlenerek karşılayacaktır. Karşı cinsle olan ilişkisini evlilik ile meşrulaştıracaktır. Evlilik dışında cinsel ilişki olursa; evli ise öldürülür, bekar ise 100 değnek cezası verilir. ĞİYİM ŞEKLİ: Kadınlar; kendilerini cinsel yönden teşhir ve karşı cinsi tahrik edecek şekilde giyinemez. Özellikle göğüs ve kalça (basen) kısımlarında vücut hatları belli olmamalıdır. Pantolon giydiklerinde basen kısmına doğru bacak araları belli olmayacak şekilde, üzerine, en az, diz ortasına gelecek şekilde giysiler giyeceklerdir. Giysinin yırtmacında da bu kural geçerlidir. Teni, yani vücudu; ayak üstü baldır ortasından yukarı, dirsek-el ortasından yukarı, boyundan aşağısı gereklilik olmadığı sürece gösterilemez. Giysilerindeki (elbise olsun, etek olsun, bluz olsun) yırtmaçlarda da bu kural geçerlidir. Aşırı makyaj yapamazlar. Transparan, iç çamaşırını ve tenini gösteren giysiler giyemezler. Toplum ve umuma açık yerlerde, ister denizde olsun ister sporda olsun asgari giyim şekli budur. Sporda dizden, dirsekten yukarısı, boyundan aşağısı gözükmeyecek şekilde, bol giysi, göğüs ve basen genel kuralı dahilinde maç esnasında giyinebilirler. Yüzme yarışlarındaki kuralı hilafet makamı belirleyecek. Şeri hukuku seçmeyen hiçbir bayan dini amaçlı örtünemez, başörtüsü takamaz! Erkekler, kendilerini cinsel yönden teşhir ve karşı cinsi tahrik edecek şekilde giyinemez. Bel kemiği hizasından aşağısını ve diz ortasından yukarısını belli edecek transparan, tayt ve benzeri aşırı dar pantolon ve şort türü giysiler giyemez. Burada esas olan, bu bölgenin elbise yokmuş gibi belli olmaması. Gereklilik oluşmadığı sürece asgari bu giyim şekli geçerlidir (denizde, sporda vs.). Toplum içerisinde, en azda olsa atlet gibi giysiler giymek zorundadırlar(bu son durum iklime göre değişebilir). Şeri hukuku seçmeyen hiçbir erkek dini faaliyet, tarikatlar vb. lider olamaz! Evli olanlar; toplum içerisinde cinsel amaçlı(ağızdan ağza gibi) öpüşemez, sarılamaz, birbirlerini okşama vs. fiziksel temaslar yapamazlar. Evli olmadan; şeri hukuktakiler karşı cinsten birisi ile kamuya, insanlara kapalı mekanlarda(bir işyeri kapısı kilitlenir gibi kapatılır, kilitlenir, insanlarla irtibatı alışılmışın, sistemin dışında belirli bir sürede olsa kesilirse, kamuya, halka, insanlara kapalıdır) baş başa kalamaz. Gereklilik oluşmadığı sürece. Evli olmadan karşı cinsten birisi ile fiziksel temas şeklinde (el-ele, kol-kola, sarılarak) gezemez,oturamaz. Tokalaşmak amaçlı temas dışında temasta bulunamaz. Gereklilik oluşmadığı sürece. Müzikle yapılan oynamak gibi eğlenceler haremlik-selamlık yapılacaktır. Müzik eşliğinde oynamak, kadın-erkek ayrı yapılacaktır. Ortak mekanlarda, beraber oturarak müzik dinleyebilirler. Gösteri amaçlı müzikli oyunlarda, karşı TAMAMI SIĞMAZ DİYE DİĞERLERİNİ AKTARAMADIM |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Humeyni ile bir akrabalığınız var mı ? |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| okuyupta yazabildiğin bu mu? yok eleştiriniz buysa karşı seyler söylemek zor değil:-playboy sahibi ile bir akrabalığınız varmı? fadime şahin, müslüm gündüz, ali kalkancı, emire kalkancı vb. ile bir akrabalığınız varmı? gelir dağılımının %80nini alan %20lik kısımdamısınız? bir gecede harcadığı paralar bir çok insanın ömür boyu kazanacaklarından kat kat fazla olan kesimdenmisiniz? bankanın içinimi boşalttınız? ne alakası var diyeceksen hepsini bilmeden değerlendirmek basitli,k oluyor. zorla şer'i hukuku seçeceksin diye bir şey yok. HUMEYNİ İLE HALA İLGİSİNİ KURAMADIM. (bu, bu dünyadaki yaşama şekli için. 'YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL, YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN'ün hukuksal düzenlemesi. 'MİDE DERDİ OLMASAYDI HİÇ BİR KUŞ TUZAĞA DÜŞMEZDİ' nin maddi güvencesi. hekes hümanizmde mangalda kül bırakmıyorda) |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Alıntı:
Kıymetli arkadaşım tabiki yazacaklarım var, -YARADILIŞA (TABİATA) UYGUN YAŞAMA VE DOĞAYI KORUMA -İNSANLIK ONURUNU KORUMA Din tabiata yani insan tabiatına uygun şeyleri değil ters gelen şeyleri farz kılmıştır.Tabiatımız çok yemek yemeyi isterken dinimiz oruç tutmayı tavsiye eder, tabiatımız eylenceyi müsrifliği isterken dinimiz akılcılığı ve tutumluluğu tavsiye eder, tabiatımız malı parayı sahiplenirken dinimiz vermeyi paylaşmayı tavsiye eder. İnsanlık onuru demişsin ONUR : KİBİR anlamındadır, doğrusu ŞEREF : AKIL olmalıydı. Bu yazıyı iyi niyetlerle yazdığınızı biliyorum.Ama kelimelere ve isimlere doğru yaklaşmalıyız. ZEKAT : malı sahibine geri vermek, emaneti sahiplenmemektir. ayrıntıya gerek yok ki, saygılar | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| arkadaşım, başlıkların açıklamalarını okumadan yazmış olmak için yazma bence. ne olduğunu bilmelisin ki sağlıklı eleştiri olsun. yazılalanlarla ilgili eleştiri yapmamışsın. kelimelerle ilgili açıklamadan ziyade neyi kasteddiğini bilmek lazım. tesettür=başörtüsü değildir. dini amaçlı örtündüğü izlenimini verdiği halde, giyim olarak örtüsü ile tezat oluşturan nice insan var! hadi tesetürü açııkla? dini örtünmeyi güvence altına al! (her önüne gelen örtünmesin) . insanların sevaplarından geçtik, günahlarında bile samimi değiller. kaç insan günahında bile karekterli...... çoğaltılır. kibir= kendini beğenmişlikle yapılan gururdur. kelimelerin karşılıklarında hatalar var gibi. şeref=akıl ... akıl sade zeka ile açıklanamaz. insan zeki olabilir ama zekasını olumsuzluklarda kullanabilir. hayatını onursuzca kazanabilir yada olumsuzluğa itilmiştir. insanların emeğini sömürerek zenginler, zalimler, ..... akıl insani kaygıları taşıyarak zekasını kullanmaktır.... bu yazdıklarımı batıdan biri yazsaydı, dini konularda konuşanlar ' bunlar islamda var diye' bağıracaklardı( örnekleri önceden mevcuttur). yaradılışa( tabiata) uygun yaşamak ve doğayı korumak: özellikle eşcinsellikle ilgili ve ekolojık dengeyi ceplerini daha çok doldurmak için bozanlarla ilgili. kuran= islam müslümanlar için değil, tüm insanlar için indirilmiştir? müslümanlar onu dünyaya hakim kılmak için söz verdiler. tüm insanlık için ne yaptılar? |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Peki, iyi hos ta; islamdan olmayanlarin evrensel haklarini, islam olanlar nasil gözetecek; bir fikri olan var mi:-) __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| Müzikle yapılan oynamak gibi eğlenceler haremlik-selamlık yapılacaktır. Müzik eşliğinde oynamak, kadın-erkek ayrı yapılacaktır. Ortak mekanlarda, beraber oturarak müzik dinleyebilirler. Gösteri amaçlı müzikli oyunlarda, karşı cinsle el ve kol-kola tutunmak dışında fiziksel temasta bulunamaz. El-ele, kol-kola uzun süreli temasta bulunamaz. Çift olarak yapılan gösterilerde, evli iseler daha rahat davranabilirler. Çünkü eşidir. Özellikle kadınlar şehvet uyandıracak şekilde şarkı söyleyemez. Şer’i hukuktaki kişi umuma, kamuya açık yerlerde içki içemez,içkili yerlerde çalışamazlar(özellikle kadınlar). Hangi hukuktan olursa olsun, içki içip sarhoş olanlar, yaptıklarının sonuçlarına katlanırlar. Sarhoşluk mazeret sayılmaz,kısas uygulamasının önü açıktır. İçkiyi bilinçli içeceklerdir. Gösteri kuralı, görsel sanatlarda çalışan (sinema, tiyatro vb.) içinde geçerlidir. Giyim-davranış şekli orada da geçerlidir (genel kural gözetilerek). Resim, fotoğraf gibi sanat çalışmalarında, şer'i hukuktakiler belirtilen giyim şekli dışındaki, açık modellerden çalışma yapamaz, giyim şeklinin dışında açık model olamazlar. Sağlıkta, şer’i hukuktaki kişilere uygun hizmet verilmeli (hem çalışan, hem hasta). Gereklilik oluşmadığı sürece bunun dışına çıkılmamalı. Şeriat hukukunu seçip, hukuka uygun davranış göstermeyenler, belirli süre ve belirli defa uyarılırlar. Bu olumsuz davranışlarından vazgeçmezlerse şer’i hukuktan çıkarılırlar! Belirlenecek olan bir süre sonra,şer’i hukuka uygun yaşamak kaydıyla, şer’i hukuka kabul edilirler. Bu kişi kendini ispatlamalıdır. Yetişkin olup da ilk kez şer’i hukuku seçecek biri, bu hukuka geçtik ten sonra, eski hayatından kalan resim, sinema,ses kasetleri, fotoğraf vb. şer’i hukuka uygun değilse yayımlanması yasaktır. Her çeşit basın, yayında yer almayacaktır. Bakılmamak kaydıyla arşiv amaçlı numune saklanmalıdır. Diğerleri imha edilecektir, özel kişilerde bile olsa. İmha edilmeyenler ihbar edilecektir. Kişi şeriat hukukunda ölmüşse tamamıyla imha edilecektir. Zinanın cezasında eğer bu suç şer’i hukuktan olmayan biri ile işlenmiş ise, diğer kişide şeriat hukukuna göre cezalandırılacaktır. Evli ise ona göre, bekar ise ona göre. Eğer böyle olmazsa şer’i hukuktakiler diğer hukuktakiler tarafından tacize uğrarlar. Şer’i hukuktaki birine tecavüz olduğunda cezası ölümdür. Şer’i hukuktaki tecavüzde bulunursa zaten öldürülecektir. Şer’i hukuktakilerin kimlikleri ile diğer hukuktakilerin kimlikleri ayrı renkte olacaktır. Hangi hukuktan oldukları kimlik üzerine yazılacak. Ne tür kimlik olursa olsun. Şer’i hukuk kimliği yeşildir, hangi devlette olursa olsun aynıdır. Bu şekilde kişinin hukuku dünyanın her yerinde belli olur. Şer’i hukuktaki kişi kötü görünümünü düzeltmek maksadı dışında, güzelleşmek amacı İle estetik yaptıramaz. Seksi görünmek amacı ile silikon gibi şeyler taktıramaz. Kaşlarını düzeltmek (yani kadınlar) dışında, inceltmek amacı ile kaşlarını alamaz. Yaradılışını kabullenecektir. Şer’i hukuktaki kişi (erkek) 4’e kadar evlilik yapabilir. Tarih boyunca kadın nüfusu hep fazla olmuştur. Hayatta erkek ölümü, erkeğin hayattaki rolü itibariyle, fazla olmaktadır. İş kazasında, savaşlarda, trafik kazası vb. Sosyal güvencesi olduğu için, kadının bu çok evliliğe karşı kararını özgürce vermesinin yolu asgari sağlanmıştır. Devlet işinde çalışan, devlet tarafından güvenceli olan erkek, çalışmayan iki eşi olabilir, fazla olursa 2 eşten fazlasına devlet güvencesi verilmemeli. Diğer hukuktakilerin, diğer insanlara karşı maddi yönünün adaletli olması sağlanacaktır. Güvence nikah devam ettiği sürece geçerli olmalıdır. Şer’i hukuktaki bir kişi toplu gösterim yerlerinde seks ve benzeri film, oyun izleyemez, erotik ve porno mecmua, gazeteye toplum içerisinde bakamaz. Şer’i hukuktan olmayan bir bayan, şer’i hukuktaki bir erkekle evlenirse, otomatik olarak şer’i hukuka geçmiş olur. Şer’i hukuktaki bir bayan, şer’i hukuktan olmayan bir erkekle evlenmek isterse, erkek önce şer’i hukuka geçecek, ondan sonra evlenebileceklerdir. Evlilik resmi olarak belgelendirilecek, isteyen devlet memurlarına, isteyen halifeliğin görevlendirmiş olduğu imam ve memurlarına nikah yaptırabilir. Şer’i hukuk evlilikleri mutlaka halifelik memurları gözetiminde olacaktır. Zina ve şeriat hukukuna ters düşen durumlar ihbar edilecektir. İNANCINI SEÇME, YAŞAMA VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ Her birey inancını özgürce seçme ve yaşama hakkına sahiptir. Dinini yaşayabilmesi için asgari bilgi okullarda devlet tarafından verilmelidir. 18 yaşında bu özgürlüğe kavuşmalıdır(16’da olabilir). Kişi zekat almaya başlaması ile özgür karar vermenin yolu da açılmış demektir. Toplum için tehlike oluşturmayan inançlar sonradan çıksalar bile serbesttir. Her kişi inancını yaşamada özgürdür. Belirli bir kitleye ulaştığında ona göre değerlendirilmelidir. Her siyasi düşünce ifade edilebilmeli, yayılmaya, çoğalma çabasına izin verilmeli. Her siyasi görüş belirli bir çoğunluğa ulaştıktan sonra devlet yönetiminde söz sahibi olmalıdır. Devlet yönetiminde siyasi ve dini görüşlerin tam bir istişaresi olmalıdır. Birlik ve beraberlik için gereklidir. Devlet yönetimindeki etkin güç tek başına hareket ederse sorumluluğu üstlenecek, kendi taraftarı etkin görev alacak, yada istişare yapacak. Devlet yönetiminde, yürütmede, etkin gurup veya partiler, ekonomik yönden kötüye gitmesinde, kötü yönetimlerinden dolayı suçlu bulunurlarsa( DGM gibi en yüksek mahkeme tarafından), ister başkan ister üye olsun her kim üyesi ise mal varlıklarından belirli oranda hazineye kesinti yapılacaktır. Yönetimde sorumluluk esastır! Devlet yönetimindeki, özellikle yargı ve yürütmedeki kişiler, dürüst, cesur, dirayetli vb. ehil özelliklere sahip kişiler olmalıdır. Çünkü bu kişiler gerektiğinde savaşa karar vereceklerdir. Kendilerine zor gelen bir durumu, başkaları içinde istememelidirler. Siyasi ve inançsal gereklilik olmadığı halde, cesur olmadığı için askerlik ve savaştan kaçan birisi yürütmede yetkili olmamalıdır. Bu örnek esas alınarak, ekonomi, yargı vb. alanlara da kaydırılabilir. Kişi inancına göre ibadet etmede, giyinmede, hayır yapma, fitre verme vb. serbesttir. Ne yapması yada ne yapmaması konusunda zorlama yapılamaz. İnancını yaşaması engellenemez. İnançsal olarak; dünya imtihan yeridir kriteri gözetilmelidir. Zorla inancını yapması istenemez. İnancını yapması konusunda zorlama yapanlar kendilerini İlahlaştırmış olurlar. Çocuklarına dini eğitim- öğretim amaçlı uygulamalar yaptırabilirler. Burada da çocuk psikolojisi ve toplum vicdanı konusunda duyarlı olunacaktır. Her dinin fetva makamı olaylara karşı verebilir, fakat zorlayarak yaptırımda bulunamaz. Buradaki temel kaide; inanç Allah ile kul arasındadır! YAŞAMA VE KISAS HAKKI Kısas adalet kavramının, ceza sisteminin temel kuralıdır. Zaten insanın ve toplumun aynı ceza olmadığı sürece vicdanları rahat etmez. Kısasın esas ceza sisteminde hapishanelere pek ihtiyaç olmaz. Yaşama bireyin en temel hakkıdır. Öyle ise insanı tanımlamak gerekir. İster yaşlı, ister genç, ister birkaç aylık olsun insan insandır. Anne karnında bebek 4’üncü ayda başlar. Sinir sistemi işlemeye başlamıştır, yani ruh üflenir. Artık insan adayı değil bir insandır, acı duymaya da başlar. Bundan sonra hiçbir şekilde kürtaj yapılamaz. Kürtaj ile yapılan cinayetleri engellemek için gerekirse kısasa gidilir( hangi hukuktan olursa olsun ). Kısas yaşama hakkının en temel güvencesidir. Bir kişi kasıtlı bir şekilde başka birini öldürürse, o kişinin de cezası ölümdür. Bir kişi kendinin öldürülmesi durumunda, öldürene böyle bir ceza verilmesini istemiyorsa vasiyet bırakabilir. Kısas hakkı genel düşünülmelidir. Sağlıkta, yargıda, devlet işlerinde vb. genelleştirilebilir. Örneğin; inşaatlarda bilinçli hırsızlık yapan, malzemeden çalınması, yanlış zemine fazla katlı bina yapan vb. müteahhit yada ilgili kişiler, bina bilinçli yapılan sebeplerden dolayı yıkılmışsa yada can kaybı olmuşsa yada başka bir zarar olmuşsa kısas hakkı doğar. Alkol alıp alkol etkisi ile kaza yapmışsa, sağlıkta, ticarette, devlet yönetiminde hemen her konuda kısas hakkı vardır. Sonunda hayat kaybedilmese dahi kişinin uğradığı mağduriyetle ilgili kısas hakkı vardır. Kısas; bilinçli olarak mağduriyete uğratılan kişinin, bunu yapan kişi veya kişileri aynı mağduriyete uğratma hakkıdır. Kısas ve sosyal güvence ile gangster, mafya gibi yerlere zemin hazırlayan, insan hazırlayan, insan hazırlayan sistem, zihniyet baştan çürümüş olacaktır. Kişi veya kişiler, ortamı, makamı, gücü kullanarak, hiçbir şekilde başka kişi veya kişilere, haksız yere sıkıntı veremez, zulüm edemez. Kısas adaleti sağlamada temeldir, esastır. İnsanlar arası problemde, bir taraf haksız olduğu halde karşıdaki kişinin onurunu düşürücü sözler söyler ve davranışlara girerse, mağduriyete uğrayan kişi kavga yoluyla düello etmeye hakkı vardır. Yargılamada buna dikkat edilecektir. TOPLUM VE BİREYİN, MAL VE PARA VARLIĞI GÜVENCESİ Toplum ve bireyin mal varlığı güvencesinde en önemli tehlike hırsızlıktır. Hırsızlığa karşı caydırıcı cezalar alınmalıdır. İlk önce toplum düzenini bozan hırsızlıklar ele alınmalı. Buda devlet ve zekat sistemindeki hırsızlıklardır. Buradaki hırsızlıklar büyüdüğü zaman toplum düzeni tehlikeye girer. Bunalımlar, intiharlar, fuhuş, hırsızlıklar vb. artmaya başlar. Buradaki ceza el kesmedir. Bu cezanın caydırıcılığı ölümden daha yüksektir. Çünkü bazı insanlar, hırsızlık için ölümü bile göze almaktadır. İlk önce uygulamaya büyük hırsızlık ve yolsuzluklardan başlanmalıdır. Bunda büyük hassasiyet gösterilmelidir. Bu hırsızlıkta devletin ve zekat sisteminin büyük kurumlarında meydana gelebilir. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| Buradaki ceza el kesmedir. Bu cezanın caydırıcılığı ölümden daha yüksektir. Çünkü bazı insanlar, hırsızlık için ölümü bile göze almaktadır. İlk önce uygulamaya büyük hırsızlık ve yolsuzluklardan başlanmalıdır. Bunda büyük hassasiyet gösterilmelidir. Bu hırsızlıkta devletin ve zekat sisteminin büyük kurumlarında meydana gelebilir. Buradaki hırsızlıklarda hırsızlıklar da hiçbir gereklilik yok ve tamamen ahlaksızlıktır. İslam sisteminde kişinin yaşam hakkı zaten asgaride olsa güvence altındadır. Bireyin mal varlığına yönelik hırsızlıklarda, mağdur olan kişinin hayat düzeni bozulmuşsa yapan kişiye ceza el kesmedir. Eğer böyle bir durum yok ise ceza farklı uygulanabilir. İhtiyaç ve gereklilik ile yapılan hırsızlıklarda el kesme cezası uygulanmaz. O gerekliliği ortadan kaldırmak için yardım edilir. Mazeretin geçerliliği önemlidir, kişi nefsine göre davranamaz. Psikolojik hastalık ile yapılan çalma türü hırsızlıklarda farklı caydırıcılıklar uygulanmalıdır. Bu kişiler psikolojik tedavi altına alınmalıdır. YARADILIŞA (TABİATA) UYGUN YAŞAMA VE DOĞAYI KORUMA İnsanların cinsiyeti tamamen (anne karnında) doğal olarak gerçekleşmeli, dışarıdan müdahale olmamalıdır. İnsan üzerinde onun faydasına olmayan (iyileşmesi gibi) genetik deney vb. şeyler kesinlikle yasaktır. Bebek yani çocuk cinsiyetine göre yetiştirilmelidir. Aileler ve kurumlar bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceklerdir. Çocuklar cinsiyetine uygun yetiştirilmiyorsa, cinsiyetine uygun davranışlar göstermiyorsa ihbar edilecek. Ve bu durumdan sorumlu kişilere ceza verilmeli, gerekirse çocuk ellerinden alınmalı. Cezalar caydırıcılık için ağırlaştırılabilir. Biyolojik bir bozukluk ve gereklilik yok ise kişi cinsiyetini değiştiremez. Bu gibi şeyler insanlık onuruna uymamaktadır. Kişi cinsiyetine uygun hayat yaşamalıdır. Özellikle erkeklerde eşcinsellik kabul edilemez. Gerekçesiz, sapıklık için eşcinsellikte ceza ölümdür. Hiçbir insan, kesinlikle, hayvanla cinsel ilişkiye giremez. Cezası, gerekirse ölümdür. Doğayı, tabiat dengesini bozan en önemli unsur insandır. Zararlı atıklar, usulsüz avlanma, ormanları yakma, düzensiz kentleşme doğayı bozmaktadır.İnsanlar maddi sebeplerden dolayı bu vb. hadiselere neden oluyorlarsa, bunları yapmamaları için asgari güvence zekat sistemiyle sağlanmıştır. Doğal düzeni normale döndürmek ve ekolojik dengeyi korumak için gerekli mücadele yapılmalı, doğaya verilecek zararları engellemek için gerekirse cezalar ağırlaştırılarak uygulanabilir.İnsanın toplumda yaşamını idame ettirebilmesi için,özellikle maddi yönden asgaride olsa güvence sağlandığı için, yokluk yüzünden doğaya zarar verdiği kabul edilemez.Doğaya zara verilmesi, maddi yönden fakir ülkelerde yapılıyorsa, halifelik makamı zengin ülkelerden gelecek olan zekatı bu ülkeye ve ülkelere vermeyebilir, ta ki o toplum bu davranışından vazgeçinceye kadar.Eğer doğaya verilen zarar evrensel olarak ekolojik dengeyi, tabiatı bozuyorsa diğer ülkeler tarafından en sonunda savaşta olsa çeşitli zorlama yapılabilir. İNSANLIK ONURUNU KORUMA VE NESLİNİ BİLME HAKKI Hiçbir insan zina yapamaz.Böyle bir iş, meslek kesinlikle insanlık onuruna uymamaktadır.Kişi kendi isteğiyle cinsel ilişkiye girebilir ama kendini cinsel yönden, fiziksel temas ile tatmin sağlayarak satamaz, bu şekilde para kazanamaz.Cinsel içerikli film ve fotoğraflar bunun dışındadır.Kişi hukukuna uygun olarak, sinema ve görsel sanatta uğraşabilir. Sevgililer arası, bir arada yaşayanlar arasındaki, hediyeleşme türü mevzular bunların dışındadır. Hiçbir insan anne, baba, kardeşi, halası,dayısı,amcası,teyzesi,yeğeni,çocuğu vb. ile cinsel ilişkiye giremez, evlenemez.(kan bağı olan teyze,hala,amca, dayı çocukları bunların dışındadır.) 18 yaşın altında hiçbir birey(16’da olabilir) cinsel amaçlı film, fotoğraf çekimi, tiyatro vb. gösteri ve işlerde çalışamaz. Bir insanı hapishane gibi yerlere kapatıp ömür boyu, yıllarca hapis cezası vermek insan onuruna uymamaktadır. İnsan bu dünyaya hapis yatmak için gelmemiştir. Bu cezalar aile düzenini de bozmaktadır. Hiçbir kişi cinsel yolla bulaşan hastalıklarını gizleyerek karşı cinsle ilişkiye giremez, onun hastalanmasına sebep olamaz. Burada hastalığı kapan kişinin uğrayacağı mağduriyete göre kısas geçerlidir. Başka yollardan da kasıtlı veya sorumsuzca davranıp cinsel hastalık yada başka hastalıklar bulaştıramaz, başkalarının sağlığını tehlikeye atamaz. Burada da kısas geçerlidir, gerekirse bu tür hadiselerin önüne geçebilmek için gerekirse direkt ölüm cezası da verilebilir. Sağlık masrafları ve tazminat sorumlu kişiye aittir. Yaşama hakkı en temel ve en kutsal haktır. Hiçbir insan kendi cinsel ve nefsani arzuları için başkalarının hayatını tehlikeye atamaz. Hangi hukuktan olursa olsun. Her insan için uluslar arası alanda geçerli sağlık karnesi olmalı, böyle bir sistem geliştirilmelidir. Her insan temel bulaşıcı hastalıklar konusunda sağlık kontrolünden geçirilmeli, bulaşıcı olan, hayati önem taşıyan hastalıkları bu karneye işlenmelidir. Her insanın anne ve babasını bilme hakkı vardır. İnsan evlilik dışı da doğsa anne ve babasını bilmelidir (kadın yumurtası erkek sperminin nereden olduğu bilinmeli). Zina sonucu, evlilik dışı doğan çocukların babasının kim olduğu konusunda sorumluluk anneye aittir. Babasının kim olduğunu gizleyemez yada yanlış bilgi veremez. Gerekirse ağır cezalar verilmelidir. HALİFELİK MAKAMI VE HİLAFET SİSTEMİ Halife Müslümanların ve şer’i hukuktakilerin başıdır. Hilafet sisteminde çalışanların hepsi şer’i hukuktandır. Dünyadaki zekat sisteminin uygulayıcısı hilafet makamıdır. Dünya halifesi, her ülkenin kendine ait halifesi yani hilafet amiri olmalıdır. Tüm hilafet makamı, dünya halifesine bağlıdır. Müslümanların fetva makamı halifeliktir. Halifelik inançsal içerikli fetvalarda yaptırımlarda bulunamaz. İslam’ın Evrensel Hakları konusunda korumak ve hayata geçirmekte zorlama ve yaptırımda bulunabilir. Bu durumda hilafet devletlerle birlikte çalışacaktır. Hilafet sisteminde yükselecek kişiler, fakülte eğitimi almış (öncelik ilahiyat), dini bilgisi ve bilgileri yüksek olacaktır. Diğer bilimler konusunda kendini yetiştirecektir. Şuan için evrensel bir dil olan ingilizceyi bilmeli, bir çok yabancı dil bilmeli. Hilafet makamı fetva vereceği zaman ilim adamlarından görüş almalı, bünyesinde farklı bilim adamlarından danışmanlar bulundurmalı. Dünya Halifelik Merkezine halifeliğin emaneti olan Kutsal Emanetler götürülmeli, hak ettiği yerde durmalıdır, hayasız, İslam’a saygısız giyinerek ziyarette bulunanlardan kurtarılsın. Böyle bir ortamda da utanılmadan kuran okunmasın. Halifelik makamı ve her ülkedeki hilafet sistemi uyumlu çalışacaktır. Ülkelerdeki hilafet merkezleri halifeliğe bağlıdır. Hilafet sistemi maddi ihtiyaçlarını zekat içerisinden karşılayacak, o yüzden giderlerini en asgari düzeyde tutacaklardır. Hilafet merkezleri devletler ile uyumlu çalışacaklardır. Zekat için mal varlıklarının kayıt altına alınmasını sağlayacaklardır. Zekat toplanması ve dağıtımından onlar sorumludur. Şer’i hukukun temel değerlerinin uygulanması için mücadele edeceklerdir. lafa kalınca insanların ne olduğu anlaşılmıyor. HERKES HANGİ DEĞERLER ÇERÇEVESİNDE HAREKET ETMEK İSTİYORSA HUKUKUNU BELİRLESİN. HAYATI KOLAY KILARIZ. sayfalarca yazıya kısa cümle, adaleti nerede. ŞERİAT HAKİKATTİR. AMA KİMSE GERÇEKLE YÜZLEŞMEK İSTEMİYOR. insanların işine gelmiyor! :73 |
|
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Sn.Ulubatlı, Kimse kimsenin görüşünü paylaşacak diye bir kural yok. Sizin görüşlerinizi okuyamıyorum bile. Haremlik ve selamlıkdan sözederken kopup gidiyorum.Ve gerisini de okuyamıyorum. Kadın ve erkeğin birlikteliğini dışlayan bir sistem, adı ne olursa olsun uygarlık ve çağdaşlık iddiasında bulunamaz. Biliyorum sizin zaten böyle bir amacınız da yok. Ama mutluluk da getiremez. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| kıymetli arkadaşım ilk başta söyleyeyim, şeriat hakikat değildir.şeriat : kural , hakikat : gerçektir. işte benim başından beri anlatmak istediğim şey bu. şeriat : şartlara göre değiştirilebilir ama hakikat değişmez değiştirilemez gerçektir. iyi bir şeyler yapmak istediğini biliyorum ama kendini gereksiz ayrıntılardan sıyırabilmiş olmalısın.zihninde ana kaideleri oturttuktan sonra sistemi anlat. şimdi bu otoban gibi yazıyı kime okutsan ağır gelecek ve içinde kendince çelişkiler bulacaktır.sayın canugurun ve diğerlerinin sorularına muhatap olacak ve cevapta veremeyeceksin. biliyorum bu satırları okuyunca bana kızacaksın, olsun kız ama beni dikkate al lütfen. tesettür-örtünme durumuna bir yazı yazmıştım, aynısını yazıp yer gasp etmiş olmayayım. adresi vereyim sen bir gözat bakalım. ÖRTÜNME OLAYINA BİLİMSEL BAKIŞ http://www.yaziyaz.com/forum/threadn...-t%FCrban.html |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|