"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Gerçekte ne oluyor?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| Türkiyede son dönemlerde kanlı cinayetler, aydın suikastleri yoğunlaştı.Üstüne cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle gelişen siyasal bir kamplaşma olduğu iddaa ediliyor.(bunun doğruluğundan ciddi manada şüpheliyim)Ancak böyle bir havanın yaratıldığı da kaçınılmaz bir gerçek.En son Ankaradaki patlamanın ardından K.Irak a müdahele istekleri arttı.Üstelik seçim dönemine girildiği bir dönemde.Bu müdahele ister istemez bir oy kaygısına dönüşecektir.Yaz aylarının geldiği düşünürse operasyon mevsimi açılı diyebiliriz. Burda bir saniye durup düşünmeliyiz.Türkiye de iç veya dış kaynaklı bir oyun oynanıyor ve biz bunun ne olduğunu bilmiyoruz.Bunun suçunu bir taraf devlet içindeki çetelere bir taraf ise istihbarat örgütlere atacaktır.Bu tür şeyler sadece kutuplaşmayı artıracaklardır.Yani kurulan tuzağa daha da düşmüş olacağız.Bu süpheli etkinlikleri bir kenara bırakmak ve kendimize bakmak zorundayız.türkiyede muhalif karşıt düşünceye bir tahammül yok.Bu yüzden 60 yıldır çok partili demokrasi geleneğimizi oturtamadık.Bunun içinde birbirimizi suçlamanın anlamı yok.Çünkü biz bize benzeriz.Aynı hastalıklara sahibiz. Karşıt düşünceleri bölücülük cinsinden suçlamak sadece karşıtlıkları keskinleştiriyor.Laik kesimin AKP geleneğine karşı sert irtica muhalefeti yapması bizim eski milli görüşçüleri Ab-abd nin kucağına itti.meşruiyet ve desteğini orada buldu.Bu yüzden laik kesime karşı durmak için AB-ABD nin sözüne körü körüne uymak zorunda kalıyor.kutuplaşmanın azaltılması AKP nin merkez sağa oturma çabalarına sessiz bir destek verilmesi türkiyenin yararınadır. İkinci olarak sağ siyaset DP partiden beri muhalefeti hazmetmeyi öğretemedi.Devletin rejimi ile ilgili problemleri dolayısyla sürekli olarak önlerinde engel olarak gördükleri laik kesimi dışlıyor ve seslerini kısmaya çalışıyor.Sivil tarafta bunu başarınca karşısına askeri kanat geliyor.AKP eğer kendilerine karşı olan sivil muhalefet kanalllarını açık tutsa idi 27 nisan bildirgesi olamayacktı. Bakın bu kritik dönemde eski hastalıkları unutmaya mecburuz.Birileri bizi fena tongaya düşürecek.bizi içte siyasi kutuplaşmaya dışta k.ırak bataklığına sokarlardsa bunun bedelini ağır öderiz.bu tipik krizlerden farklı olur 1918 koşullarına döneriz.Bu yüzden biraz olsun karşı tarafı anlamaya çılışın.bunu ülkemiz için yapalım. saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 378
| Sayın Bozkır , Türkiye üzerinde büyük bir oyun oynandığı ve bu oyunun taraflarının dış güçler ve yerli işbirlikçilerin olduğu aşikardır. AKP'nin yasallık arama gayretinde olduğunu ve bu bağlamda ABD'den aldığı destek sonucunda oranın telkinlerine yönelik politika uyguladığını iddia etmişsiniz. Ben bu cümlenize asla katılmıyorum , AKP'nin kuruluşu dahi ABD desteği ile olmuştur 6 ay içinde kurulup iktidar olarak çıkabilmek Türkiye Cumhuriyeti tarihinde olmamış ve bundan sonra da kimseye nasip olamayacak bir olgudur. Bu hızlı yükselişin ve iktidara ulaşılmasının arkasındaki güç bu kadar aşikar iken üstelik parti yönetimininde özellikle mevcut rejimle sorunu olan kişilerden oluşturulmuş olması pek doğaldır ki AKP'nin rejim içinde ki yasallığını tartışma konusu yapmaktadır. Sadece bununla da kalmış olsaydı , değer yargılarımızı , düşüncelerimizi tekrar irdeleyip belki de bu konuda hata yaptığımızı dahi düşünebilirdik , lakin AKP'nin iktidara gelişi ile yükselen Kürt Milliyetçiliği , önceleri sadece dillerinin serbestliğini savunurken bugün toprak talep etmeleri , başbakanın bu konuda ayrılıkçı tüm hareketleri cesaretlendirecek açıklamaları , tavırları ve uygulamaları bu partinin yasallığını sorgulamamızda ki bir ikinci nedendir. Bir üçüncü neden olarak da her ne hikmetse tam da seçim döneminde AKP'nin batıda gücünü yitirdiği , terör konusunda herhangi bir adım atmadığı bilinirken Ankara'da patlatılan bu bombanın pekte hayıra alemet etmediği aşikardır. Şimdiden Recep Tayyip Erdoğan'ın söylemleri ile bu kanlı topu Genel Kurmay'ın kucağına şutlama girişimleri de bunların en açık göstergesi olduğuna kanaat getiriyorum. Oysa ki asker Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yapılan basın toplantısında "izin verilirse 2 Saat içinde Kuzey Irak'ta ki oluşumu bertaraf ederiz" açıklamasını yapmış olmasına karşın bugün RTE "Askerin bu konuda bizden bir talebi olmadı , istesinler verelim" söylemi nasıl bir paradox ile insanların bu iktidar tarafından aldatıldığının bir göstergesi niteliğindedir. "AKP eğer kendilerine karşı olan sivil muhalefet kanallarını açık tutsa idi 27 nisan bildirgesi olamayacktı." Cümlenize katılıyorum , AKP iktidar sarhoşluğu ile eline geçen tarihi fırsatın her karışını rejim düşmanlığı yapmaya harcamamış olsaydı ne bu bildiri ne de halkın bu partiye karşı bir kini olacaktı. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Yozgat
Mesajlar: 707
| Sevgili bozkır yorumlarınıza katılmamak elde değil, tesbitleriniz yerinde Saygı ve sevgilerle |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,171
| Bu olayların,asker iktidar çatışmasının,patlamamalrın,K.Irak paradokslarının v.s hepsinin planlı bir şekilde yürütüldğüne emin olabilirsinz.Kim ne derse desin ben şunu söylüyorum,geçmişte kullanıldık,şimdi daha bağımlıyız kullanılıyoruz ve şimdiden sonra da tekrar kullanılacağız. Bizlerin biraz gözü açıldı ama onlar da bizim açık gözlerimizi fark etti...Yeni yöntem şu:sadece kafa karıştır.Bu olayların ortak yönü sadece ülkenin iç ve dış işlerinde karışması! Hedef ise:bu karışıklığı daha da arttırmak.Bizim takıldığımız konular aydın ölümleri,şehitler,patlamalar,seçim olacak ki nlar el altından saklanan,evetgörünemeyecek derecede koyu işleri yürütsünler... Bugün bir aydının öldürülmesine bazıları tepki veririr ve bazıları vermez.Onlar tartışırlar,bir süre gündemde kalır.Sonra patlama olur,kim yaptı deriz,tartışırız,herkes patlamanın başındakileri görür gibi ahkam kesilir,seçim olur ''İKİ TARAF ÇATIŞIR''...En önemli nokta da budur aslında,iki parti çatışırken,partinin arkasına saklanan kişilerin amacı da zaten iki partinin taraftarlarını çatıştırmaktır.... Bu olayların geneli fikir beyan ettiğiniz-gerek forumda,gerek günlük hayatta-olaylardır.Ama hiçbirimiz daha sonra olacakları göremeyiz.Darbe söylentilerine dalabiliriz,ya da seçimlere... Ama bu arada ülkeyi esir olmuş ABD yi de görerek birlik sağlayamadığımzıdan dolayı,ne yazık ki kovamayız. Ve ummadıuğımız kişilerin altından,ummadığımız şeyler çıkar!Önemli olan görebildiklerimizle değil,tahmin bile edemediklerimizle şaşırtmaktır!!! Herkes çok yoğun bir karışıklık bekliyor,bunu beklediğimiz için de içinde bulunduğumuz karışıklığı göremiyoruz!Bundan daha yoğun karışıklık ancak bu bulunduğumuz karışıklığı fark etmessek olur!Bu karışıklık belki artar ama sınırı aşmaz!Tepki verecek kadar uyandırırlarsa,aynı noktaya tepki vermemizi sağlarlarsa tutunamazlar! Neden el altından cebe indirmek varken,bir kaos ortamı çıkartılıp da,herkesin aynı noktayı hedef alması sağlanıp güç birliği oluşturulsun ki!!??? Burayı da diğer olayların-tartıştığımız tüm olayların-bütünü olarak görüp,tartışmaya birimiz düşerken diğerinin onu çekmesiyle sarılmak gerekir.Sonuçta önemli olan''bir sorun''olmasıdır.Sorunun ''ne'' veya ''kim tarafından''olduğu değil..Soruna karşı cephe alırsak,sorunu oluşturanlar kaçacaktır!!! Saygıyla... __________________
ONLAR TÜRKİYE'NİN BÜTÜN YÜKÜNÜ 20 GENCİN OMUZLARINA YIKMAYA ALIŞMIŞLARDIR...(DHY) <<<Doğacak Güneş Gibi Halıın Kara Yazgısının Üstüne>>> NİLSU Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 11-06-07 12:31 . |
|
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431
| 80 öncesinde ülkedeki "sağ-sol çatışması" konusunda da hep "dış güçler" iddalarında bulunulurdu. Birtakım kışkırtıcı eylemlerle gençliğin birbirine düşürüldüğü ve çatışma nedeninin de bu olduğu üzerinde durulurdu.Şu anda da durum pek farklı değil. Yine birşeyler oluyor ve biz yine, kışkırtıcı eylemlerden dış güçlerden...sözediyoruz. Kuşkusuz bu iki gerekçenin de olayların büyümesi ve gelişmesinde bir şekilde etkisi var. Ama olaya sadece buradan bakmak, yaşananları bu iki düşünce ve benzer komplo teorileri üzerine kurmak çok da doğru bir yaklaşım biçimi değil gibi... Ülkemizde onlarca yıl uygulanan sağ politikalar hem uluslararası ölçekte, hem de ulusal zeminde hiç bir sorun çözücü özellik göstermemiştir. Şiddetin temel kaynağı budur. Sağ siyaset sorun çözmek şöyle dursun, kendisi sorunların artmasına katkı yapmıştır. Şiddet sadece bugünün sorunu değildir. Kamplaşma da öyle. 50'lerdeki demokrasiye geçişle başlayan süreç hep bir kamplaşma, cepheleşme,"oyla geldim, her şeyi yapabilirim" anlayışının egemenliğiyle sürdü gitti. "Vatan Cephesi", "Bu anayasa bol geliyor", "Millet -devlet" suni ayrımları ve öteleme siyaseti, bir türlü sorun çözücü özellik kazanamadı. Bugün farklı bir durum yok ülkede. Onlarca yıldır çözülemeyen kürt sorunu sistemli bir şiddet yaratmıştır. Bu şiddeti yaratan bataklık kurutulmadığı sürece içine dış güçlerin de girdiği, çeşitli provakatif eylemlerin de katıldığı bir dizi olguyla karşı karşıya kalacaksınız. Temel sorun, siyasetin çözüm üretmemesidir. Bazen susarak, bazen hamasete bulanarak, bugün dediğinizin yarın tersini söyleyerek, ona buna çatarak bir sorun çözemezsiniz. Üstelik sadece askere havale edilmiş bir konuda, askerin de bir şekilde konuşmasını da "militarizmle" özdeşleştirdiğiniz zaman, ortaya çıkan durumun içinden çıkmak mümkün mü? Laik-anti laik konusunda durum farklı mı? İktidarın defalarca ortaya koyduğu şekliyle ülkenin en hassas bir konusunda sürekli yarayı kaşıyan, sürekli kışkırtma yapan, sürekli dini siyaset malzemesi haline getiren bir anlayışı özellikle 80'lerden sonra yok sayabilmek mümkün mü? Dindar Cumhurbaşkanı isteyecek kadar ileriye giden ve bu ülkenin temel taşlarını "ele geçiren" bir anlayışı değerlendirme dışında tutarak kamplaşma ve cepheleşmeyi adil olma adına her iki "tarafın" hatası olarak görmek mümkün mü? Türkiye giderek sağa kaymaktadır. Etnik milliyetçil terör, karşıtını da yükseltmekte, ayrıca milli görüş eksenli partilerin toplum ve devlet içindeki siyaset anlayışı huzursuzluğu gün be gün artırmaktadır. Milliyetçilik ve dincilik gibi iki "tehlikeli" konunun bu kadar uzunca bir sürede gündemde olması haliyle her türlü provakatif eylemi gündeme getirebileceği gibi, bu kaygan zeminde her türlü komplo teorisinin de havada uçuşmasına yol açmaktadır. Siyaset bu iki olguyu da bir şekilde gündemden düşürmedikçe, düşüremedikçe, geleceğin bugünden farklı olacağını söyleyebilmek çok zor. Tek ümit veren gelişme, bu kadar şehit cenazesinin yaşandığı bir ülkede hala, PKK dışında bir slogan atılmaması ve kürt vatandaşlarımıza yönelik sistemli bir tehditin ortaya çıkmamasıdır. Ama bu konuda Trabzon, İstanbul, Sakarya ve Malatya olayları da cenazelerde gösterilen sağduyunun bir şekilde ortadan kalktığına ilişkin izler de taşıyor. 22 Temmuz bu açıdan da önemli sanıyorum. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| MLM (maoizm ve leninizm) nasıl bir arada oluyor? | Ulukoca | Siyasi İdeolojiler | 31 | 09-04-08 01:12 |
| MHP'liler CHP'ye CHP'liler MHP'ye transfer oluyor | rustemizal | Türkiye Siyaseti | 19 | 13-05-07 03:36 |
| Piyasalarda neler oluyor ? | Gılgamış | Ekonomi | 4 | 07-03-07 23:16 |