"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Mayakovski/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| SONSÖZ Sizi düşündüm de yazdım Bütün bunları Bahtıkara sıçanlar !. Acıdım evet size.. Göğsümde meme yok.. Yoksa bir sütana gibi emzirirdim sizleri. Kupkuru kesildim işte: Vücutsuz bir vücudum tüm zaferlerimle. Ama bu karşı-vücud’a karşı Kim Hangi çağ ve hangi ülkede Bu insanüstü hür gelişmeyi Sundu düşüncelere? Ben. Diktim gökyüzüne parmağımı İki kere iki dört eder gibi ispat ettim: “Tanrı bir hırsızdır !” Bazen bana Bir Hollanda horozu olmuşum gibi gelir Ya da Pskov kentinde bir hükümdar ya da Çar. Ama bazan da Bütün bunlardan çok daha fazla hoşuma giden bir isimdir Kendi ismim: Vladimir Mayakovski. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
| LİLİ'CİĞİM... Tütün dumanı kemiriyor havayı. Oda Kruçyonıh'ın Cehennem' inden bir bölüm gibi. Anımsıyor musun İlk kez ardında bu pencerenin tutkudan çıldırmışçasına okşamıştım ellerini. Şimdi oturuyorsun aynı yerde, yüreğin demirden bir kılıf içinde. Ve yarın paralayan sözlerle kovacaksın belki beni Ve loş antrede uzun süre titreyişlerle sarsılan bir kol bulamayacak ceketteki yerini. Çıkacağım, ezilmiş. Fırlatacağım vücudumu sokağa. Yabanıl çılgın umutsuzlukla paramparça. Hayır gerek yok buna, sevgilim, biriciğim, gel vedalaşalım şimdiden. Ağır bir gülle gibi aşkım nereye kaçarsan kaç asılıdır sana nasıl olsa. Bırak son bir haykırışla uluyayım horlanmışlığın acı yankısını. Çalışmaktan anası ağladığında öküzün gider salar kendini soğuk sulara. Aşkından başka deniz yok bana, ve gözyaşları da bir erinç koparamıyor ondan. Yorgun fil sessizliği aradığında yatar kızgın kumlara saltanatla. Aşkından başka güneş yok bana. Ve bilmiyorum bile neredesin şimdi ve kiminle. Eğer bir başka şair olsaydı böylesine üzdüğün, onarırdı acısını parayla ve ünle. Fakat sevinç vermiyor bana hiçbir çınıltı senin sevgili adının çınıltısından başka. Atmayacağım bir boşluğa kendimi, zehir içmeyeceğim. Ve dayayıp şakağıma namluyu çekmeyeceğim tetiği. Ağzı hiçbir bıçağın bakışların kadar senin kesemez beni. Yarın unutacaksın seni taçlandırdığımı, ve yakıp tükettiğimi çiçeklenmiş bir ruhu aşkla. Ve uçarı günlerin fırtınalı karnavalı dağıtacak sayfalarını kitaplarımın. Sözlerimin kurumuş yaprakları mı durduracak seni çırpınan soluğuyla. Bırak hiç değilse son bir sevgi dalgası sereyim beni bırakıp giden adımlarının altına. __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
| #3 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| OMURGANIN FLÜTÜ Hepinize birden, sevenler,sevmiş olanlar, sığınmış ikonalar mağarasına ruhun, şarap dolu bir kadeh gibi bir şölende ben kaldırıyorum şiirler dolu kafamı. Düşünüyorum sık sık- ne hoş olurdu bir kurşunla bitirseydim işimi. Bugün ne olursa olsun artık veda konserimi veriyorum ben. Ey bellek! Topla beynin salonuna sayısız sevgilileri dizi dizi. Gözden göze gülüş boşalt. Unutamasın hiç kimse bu gecemizi. Flüt çalacağım bugün kendi öz omurgamla. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #4 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,337
| Tam adı Vladimir Vladimiroviç Mayakovski’dir. 1893'de Gürcistan'ın Bagdatti kentinde doğan Mayakovski, daha 12 yaşında iken, 1905 Devrimi döneminde Çarlığa karşı kitlesel eylemlere katıldı. Daha sonra 1906'da babasının ölümü üzerine Moskova'ya taşındı. 1908 yılında, 15 yaşında RSDİP'ne katıldı. 1908-1909 yılları arasında iki kez tutuklandı ve 11 ay hapis yattı. Ardından 1910 yılında, lise üçüncü sınıfından ayrılıp, resim dersleri almaya başladı ve aynı yıl Stroganov Uygulamalı Sanatlar Okulu'na kayıt oldu. İlk şiirlerini burada yazmaya başladı. 1912'de yayımlanan "Yaygın Begeniye Bir Şamar"ı, Rus fütüristlerinin ilk bildirisi izledi. Arkadaşları David Birlik ve Hlebnikov Kroçonuk'la beraber hazırladığı bildirinin sloganı, "Puşkinler, Tolstoylar Kapı Dışarı!"ydı. Mayakovski, şiirlerini sadece dergilerde yayımlamakla kalmıyor, onları edebiyat çevrelerinin toplandığı kahvelerde de okuyordu. 1913'de Petersburg Lunaparkı'nda kendisinin sahneye koyup oynadığı "Vladimir Mayakovski" adlı oyunu, Rusya 'da sergilenen ilk fütürist gösteri oldu. 1915'de iki kübist tablosu sergilendi. "Pantolonlu Bulut" ve "Omurganın Flütü" iki uzun şiiri dünya çapında tanınmasını sağladı. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra Bolşevikleri destekleyen Mayakovski, devrimin salt politik bir devrim olarak kalmayıp, eski sanat anlayışını da kökten yıkması gerektiğini vurgulayarak LEF'i (Sol Sanat Cephesi) oluşturdu. "Sokaklar fırçamız, alanlar paletimizdir" sloganı ile özetlediği, sanatı kitlelere mal etme, sokağa indirme, ülke kültürünü yeniden canlandırmak için sanatı kullanma Mayakovski'nin başını çektiği Rus fütüristlerinin en belirgin özelliğidir. Bu anlayışla, Sovyetlerin sokakları, meydanları bu anlayışla sloganlar ve fütürist resimlerle donandı. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra bu faaliyetlerinin yanı sıra, Halk Eğitim Komiserliği'nde görev aldı. "Toplum Sanatı" adlı dergiyi yönetti ve tüm Sovyetleri dolaşarak şiirlerini okudu. 1918'de, "Devrime Övgü" ve "Sol Marş" adlı uzun şiirlerini yazdı. Kaynak ![]() __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
| #5 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,337
| SOL MARŞ Toplanin, tayfalar! Birakin didismeyi, Herkes sussun, Yoldas Mauser konussun! Ademin devrinden kalan yasalarla yürüyorsun; Tarih beygiri, topalliyorsun... Kosturmaktan devrilecek artik bu sütçü beygiri; Sola, sola, sola, ileri! Hey, mavi gömlekliler! Atilin ileri! Hey, fethedin denizleri! Yoksa yatmaktan limanda yillardan beri Çürüttünüz mü gemileri? Birakin kükresin, su yasli sfenksi, Britanya aslaninin dökülüyor disleri. Hiç kimse kiramaz, Komünün iradesini. Sola, sola, sola, ileri! Su zifiri karanlik daglarin ötesinde Iste, üstünde günes doguran ülke. Yokederek sefaleti, asarak aci denizleri, Vurun tekmenizi, milyonlarca! Su alçak kiralik katilleri Devirin çelis dalgalarinizla! Rusya meydan okuyor Ittifaka. Sola, sola, sola, ileri! Sahin gözler hiç sasar mi? Eski dünya bizi yikar mi? Çükün dünyanin girtlagina Güçlü proleter kollarinizla! Nasil da cesur atilirlar kavgaya! Bayraklarini dalgalandira dalgalandira! Hey kim kaçmaya yelteniyor saga? Sola, sola, sola, ileri! __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|