"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Türkiye iklim felaketinde nerede?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 384
| Tehlikeden hepimiz haberdarız, ama ne yapmamız, kime hesap sormamız gerektiğini biliyor muyuz? Bugüne kadar Türk hükümeti bize hep kulaklarını kapatmayı tercih etti. Çünkü liderler için fosil yakıt ve nükleer lobileriyle geçirilen vakit, halkı yaklaşan felaketten kurtarmaktan daha önemliydi. Yaklaşan tehlike Türkiye tarafından öyle umursanmadı ki, Türkiye seragazı salımının artış hızı açısından, diğer ülkeleri geçti ve iklim katilleri arasında ilk yirmi arasına girmiş oldu. Bütün dünya Kyoto Protokolü’nü imzalamışken hükümetimiz ABD ve Avustralya ile bu suça ortaklık yapmayı tercih etti. Ama şimdi her şey değişmek zorunda. Çünkü fazla zamanımız kalmadı. Devamı: Greenpeace __________________
"Toprak yaratıldığında üzerinde sınır ve çizgiler yoktu, onu bölmek insanlara düşmez." Kızılderililer |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 351
| Çok önemli ve o ölçüde uyarıcı yazınızı okuyunca içimden hafifçe gülümsedim sevgili paradigma.Daha kendi insanına değer biçemiyen,kültürüne gereken saygıyı gösteremeyen ülkemizde, bu tip gerçekler sadece magazinsel kalacaktır. En güzel körfezlerimizi sanayi atığına döndüren politikalar her zaman kazanacaktır.Doğaya duyarlı güzel insanlar,krizantemlerini cumbalı balkonlarında sulayarak yaşlanırken,yeni jenerasyon daha saldırgan ve ihtiraslı olacak para kazanma uğruna daha kimbilir bu ülkeyi ne hale getirecekler. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,409
| Yün yorganı Üniversitede öğrenci evimiz de görüp şaşırmıştım....Jeoloji fakültesinde okuyan Sivas'lı arkadaşımda görmüştüm ilk defa...Çünkü ben sıcak bir memleketin çocuğuydum...Klima neydi ki...Onun ismini de bilmezdik...Tek tük zengin evlerinde ABD malı (okunuşuyla) EYIR KONDİYŞIN ALETİNİ pencerelerde görürdük..Ne kötü şeydi o öyle.... 1980'li yılların başında ilk defa (video modası olduğu yıllar) arkadaşımın evinde videoyu kondiyşin eşliğinde seyretmiş,dışarı çıktığımda yanmıştım....Halen nefret ederim klima denen şeyden....O vakit pamuklu elbise giyer,soğuk şeyler yer ve içerdik....Rahatlardık... Evlerimizin tavanı yüksek olur,geniş sofalara annemiz yatakları serer, saat 1 den sonra Akdenizin meltemleriyle soğuyarak,yıldızlara bakarak uyurduk...Sabaha doğru üşür,üzerimizde ki SÜMERBANK çarşaflara sarılır,kafamızı yastığın buz gibi olan kısımlarına koymaktan zevk alırdık.... Mevsimleri bilirdik....Mart 15 den itibaren anamız yazlıklarımızı çıkarır,nisan ayında buğdayları besleyen güneşli " ÇAKAL YAĞMURLARINI " yer,ıslak saçlarımız ipek gibi olur, gökkuşaklarını seyrederdik.... Sonra sıcaklar gelir...olsun gelsin...Mis kokulu pembe domatesler,biberler top oynadığımız ikindi vakti acıktığımızda ekmek arasında ki azıklarımızdı... Şeftali,erik,vişne,kiraz..kiraz ki beyazını çok severdik....Haziranda karpuz kavun bilmezdik...Temmuzu beklemeliydik.....İri çekirdekli,ŞİRELİ ( çok şekerli )HALEP KARASI simsiyah elbiseli,kocaman turuncu benekli karpuzlar....Kokusunu metrelerce öteden duyduğumuz kavunlar,sonrasında devasa ADIYAMAN KAVUNLARI.... Bu arada iri taneli Altın BAŞAKLI buğdaylar yağmuru,doluyu yemez...Kalitesi düşmez..Olgunlaşır...Satılır..Piyasaya giren bereket ve paralar herkesi şenlendirirdi..Sokakta konuşurken " KENDİ KENDİNE TARIMDA YETEN 7 ÜLKEDEN BİRİYİZ " diye övünürdük.. Yaz bastırınca,kimileri yaylaya gider...Bazıları kısa süreliğine, bir tane bile BETON bina kondurulmamış Akdeniz'in sahillerine koşar....Deniz kaplumbağalarıyla altın sarısı kumsallarda bronzlaşır,yaptıkları çadırlı tatilden dönen bronzlaşmış arkadaşlarımı kıskanırdım....Yaz çabuk geçerdi... Sonrasında güz gelir...Pamuklar toplanır...Beyaz altının bereketi her yanı sarardı...Yağmur sanki pamuğun toplanmasını beklerdi....Çünkü yağmur yiyen pamuk sararır,fiyatıda düşerdi...Cepler para dolardı....Fakir olurdu,ama aç olmazdı...BİZ BİLMEZDİK SOKAK ÇOCUKLARINI... Ekim ayının sonunda kışlıklar çıkar...Hava ağır ağır eser....GÖKGÜRÜLTÜLÜ sabaha doğru yağan yağmurlardan ve şimşeklerden korkardım...Okula giderken artık ince hırkaları elimize alırdık...Çiftçi tekrar ekime başlamıştır çoktan....Narenciyelerin tepesindeki portakal,mandalinalar yeşil,yeşil bize bakardı...İrileşmiştir artık...Sararmasına ne hacet,azıcık rengi dönse de büyüklerimizin görmediği taraftan aşırsaydık,o zaman da çok tatlı olurdu.... Kurutulmuş sebze ve yemişler..Hele acı kırmızı biberden yapılan dolmalar,küplerden çıkarılmış asma yaprakları,yoğurtlu sarmalar....Kanımıza kan katardı ılıman kış günleri.... Öğretmenim sorardı....Akdeniz mevsimini...Parmak kaldırırdım....Kışları ılık ve yağışlı,yazları sıcak derdim...O da bana aferin derdi.... Sayfalarca yazarım,mevsimleri düzenli,doğanın düzeniyle birlikte İNSAN YAŞAMININ da düzenli olduğu o günleri.....Sığmaz bir yerlere...Ama yazamıyorum artık....YAZDIKÇA ÜZÜLÜYORUM..... Artık Haziranlar da yaz geliyor...Şubatlarda KIŞ GELMİYOR....Yağmur yağdığında sel oluyor....Yok olan emekler....Hüzünlü doğa.... İtiraf ediyorum...Sert mizaçlı biri olduğumu söylerler..Ama ağladım bu ekim ayında..O günler de ekim yapmıştım...Yeni yeni yeşermişti..Tam da o gün,toprağın boş kalan kısmına da maydanoz,dere otu,tere,rokayı ekip preslemesini yapmıştım ki.... Birden gökyüzü patladı,bir kaç dakika sonra sel geldi...İlk defa yaşıyordum....Ben ağlıyordum..Emeklere masrafa değil...Yok olan yeşile canlıya ağlıyordum..Onlar da canlıydı...İnsana ve doğaya hizmet verip,nesillerini devam ettirmek onların da hakkıydı....Toprak jilet gibi kazınıyordu... Sonrasında sıcaklar...Bitmez tükenmez MEVSİMSİZ yaz sıcakları...Aaa !...Nasıl olur ?.. Armut ve erik ağacım çiçek açmıştı...Aradan iki ay geçmişti ki,Ocak ayında ceviz büyüklüğünde Armut meyvelerim olmuştu...O armut ağacı ki AZAP İÇERİSİNDEYDİ..... Nedir bunun sebebi ?...Niye böyle oluyor ?....Buna sebeb olanlar kimler ?..Ne suçu işliyorlar ?.....Ne yapılmalı ?..Türkiye ne yapmalı ?...Bizler ne yapmalıyız ?.....Düşüncelerimi belirteceğim... Sayın Paradigma'nın açtığı konuya doğaçlama bir giriş oldu....Bu meselenin üst başlık haline getirilip,sürekli olarak YAZIYAZ FORUMU mensupları tarafından devamlı gündemde tutulması en büyük dileğim..... Saygılarla................Harbey................. harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-05-07 02:44 . |
|
| #4 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Hava,su,toprak ve elbette iklim.Doğal yaşamı ve insanlığı tehdit eden değişiklikler birbirini takip edip duruyor.Herkes neyin ve kimin suçlu olduğunu biliyor?Forumda bir konu vardı?Dinazorların nesli neden tükendi diye?Aklıma gelen ilk şey kafası küçük,gövdesi büyük olduğu şeklindeydi. İnsanın bilinçli çabası değiştirebilir ancak bunu.Sadece bilinçli çabası. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,409
| Küresel ısınma yeryüzünün her geçen yıl daha da fazla ısınma gerçeğidir..20.ci yüzyılın ikinci yarısından itibaren,bu gerçek DÜNYA gezegeninde yaşayan varlıklara ve doğaya tesir etmeye başladı..Uzmanlar özellikle son on yıl içerisinde (yeryüzünün 150 yıldan beri yapılan sıcaklık ölçümlerinde ) kaydedilen en yüsek sıcaklıkların yaşandığını belirtiyorlar... Kutuplardaki buzullar eriyor,okyanusların sıcaklığı artıyor,su seviyesi hızlı bir şekilde yükseliyor..21.ci asrın sonlarına doğru kıyılardaki şehirlerin sular altında kalması,buralardaki yaşamın yok olması öngörülen gerçekler.. Küresel ısınmaya SERA GAZLARI sebeb oluyor..Yani Su buharı,karbondioksit,Metan vd.gazların artışı,ve bu biriken gazların GÜNEŞTEN GELEN IŞINLARIN TEKRAR UZAYA YANSIMASINI ÖNLEMESİ yeryüzünün daha fazla ısınmasına,atmosferdeki enerjinin artmasına neden oluyor.... Peki SERA gazları nasıl oluşuyor ?....Bu gazlar kömür,odun,linyit,doğalgaz ve petrol ürünlerinin kullanılmasından kaynaklanıyor...Bu tür enerji kaynaklarının kullanımı arttıkça,doğaya salınan gazlarında miktarı artıyor... Bugün için dünyada SERA gazlarının artışında en büyük pay ABD'ye ait..Karbondioksit'in dörtte biri ABD tarafından üretiliyor.ABD ile 15 kadar ZENGİN sanayi ülkesi toplam karbondioksit'in % 97 sinin ortaya çıkmasına sebeb oluyor... Refah toplumları üretiyor,satıyor,kullanıyor..Diğer taraftan da sanayileşmemiş fakir ülke ve toplumlar bunun faturasını ödüyor..Kuraklık,açlık,seller ,doğa dengesinin bozulması,iklim değişiklikleri,ekonomisi tarıma bağlı toplumların sarsılması,sağlık sorunları daha ilk olumsuzluklar.. Bu gidişata bir tedbir almak için 160 ülke 1979 yılında Japonya Kyoto'da bir araya geldi..Ortaya bir protokol çıkartıldı..2012 yılına kadar ZENGİN sanayileşmiş ülkelerin SERA gazını meydana çıkaran kullanım faaliyetlerini % 5 civarında düşürmeleri talep edildi.....Ancak başta ABD olmak üzere,sanayileşmiş bir takım ülkeler bu protokole İMZA ATMADI... Problem hızla artmakta ve TÜRKİYE'yi etkisi altına almış durumda..Anadolu coğrafyası üzerindeki olumsuzluklar ne şekilde gerçekleşiyor. ?.. Türkiye ve dünyada ne tür tedbirler alınmalı ?..Tüm bunları bu başlık altında tartışacağımızı ümit ediyorum. Unutulmamalı ki içinde bulunduğumuz coğrafya, kanlı (enerji kaynakları) PETROL savaşı yapılan bir bölge.Tam göbeğindeyiz işin.Yakın tarihler de iklim değişikliklerinden kaynaklanan kuraklıkların sebeb olduğu,AZALAN SU KAYNAKLARI nedeniyle " SU SAVAŞLARININ " patlayabileceği öngörüleri haklı olarak ortaya konuyor..Çaresi yok mu bu işlerin ?.. Sayın Paradigma'nın dediği gibi...FAZLA ZAMAN KALMADI.. Şimdilik kaydıyla....Saygılarla..........Harbey......... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-05-07 02:29 . |
|
| #6 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Küresel ısınmaya SERA GAZLARI sebeb oluyor..Yani Su buharı,karbondioksit,Metan vd.gazların artışı,ve bu biriken gazların GÜNEŞTEN GELEN IŞINLARIN TEKRAR UZAYA YANSIMASINI ÖNLEMESİ yeryüzünün daha fazla ısınmasına,atmosferdeki enerjinin artmasına neden oluyor.... Sayın harbey eğer mümkünse burayı biraz açabilir misiniz?Saygılarımla. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #7 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| şu dünyada üç beş yılımız kaldı.sonrası kıyamet... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,409
| Alıntı:
Yüzbinlerce yıldır atmosferde normal olarak kabul edilen bir karbondioksit oranı var.Ancak fosil yakıtta denen (petrol,odun,kömür vs.)gibi enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması,sanayi üretiminden kaynaklanan kullanım ihtiyacının geçen zaman diliminde sürekli artışı , salınımı, Karbondioksit-metan gibi zehirli gazların atmosferdeki bilinen değerlerini artırdı.. Bu karbondioksit vs.gazlar atmosferde birikiyor..Güneşten yeryüzüne giren radyasyon tekrar uzaya yansıyamıyor..Karbondioksit önlüyor.Bu arada radyasyondaki ısı soğurarak* atmosferde enerji birikimi sağlıyor...Bu da daha çok ısınmaya sebeb oluyor.. Bilim adamları SERA GAZI etkisini anlatırken,bildiğimiz SEBZE,MEYVE SERASI örneğini veriyorlar.Kapalı seranın içerisine doğal enerji kaynağı güneş ışınları giriyor.İçeriyi ısıtıyor.Ancak dışarıya çıkamıyor..Bu nedenle ısı giderek artıyor.. Uzmanlar bu konuyu çok teknik terimlerle ve detaylı anlatıyorlar,tartışıyorlar..Kişisel olarak bende olayı çözüp,öğrenmeye gayret ediyorum. Saygılarımla.......Harbey...... SOĞURMA : Işınların madde üzerinde tutularak ısıya dönüşmesi.. harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-05-07 02:02 . | |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 155
| doğanın insandan intikamı ergeç gelecek. Türkiye bunun etkilerini yakından hissedecek gibi.Bu yıl doğru düzgün yağmur yağmadı.Böyle giderse başta iç anadolu olmak üzere türkiye çölleşecek.Bunun geri dönüşü de yok. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,409
| Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.(Vikipedi.) Soğurma :Işınların madde üzerinde tutularak ısıya dönüşmesi.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Avrupa Birliği ve Türkiye | petricli | Dünya Siyaseti | 13 | 14-09-07 22:08 |
| Genel Seçim 2007 ve 100 Türkiye Milletvekiliği | ismailcvg | Türkiye Siyaseti | 0 | 16-12-06 02:01 |
| Türkiye ve AİHM | 439 | Türkiye Siyaseti | 0 | 03-08-06 09:45 |