"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kimse müdahale kararı vermek istemiyor

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski26-05-07, 10:56  #1
ABCDE
Felsefe - İnançlar
 
ABCDE'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 3,653
Kimse müdahale kararı vermek istemiyor



Kimse müdahale kararı vermek istemiyor


Hem garip hem de kaygı verici bir durumla karşı karşıyayız. Sorun, Mayıs ayı ile birlikte PKK'nın kendi kendine açıkladığı ateşkesi bitirmesi ve ardı ardına saldırı girişimlerinin başlamasıyla gündeme geldi.
1. Toplumda giderek artan şekilde çok yanlış bir izlenim yerleşiyor. Buna göre, Türkiye askeri bir operasyon ile Kuzey Irak'a girdiği ve PKK'nın bulunduğu bölgeleri kontrol altına aldığı takdirde, PKK ile ilişkili terör girişimleri durdurulabilecek ve Kürt sorununun güvenlik boyutu halledilecek.
TSK'nın Kuzey Irak'a girmesinin riskleri gayet iyi biliniyor. Sadece, dev bir bataklığa saplanmakla kalınmayacağı, bölgedeki Arap ülkeleri ile ilişkilerin bozulacağı, Irak'ı işgal eden bir ülke konumuna düşüleceği ve Amerika ile çatışma durumuna girileceği açıkça ortada. Ancak buna rağmen, askeri müdahale fikri hala işleniyor. Hatta giderek yoğunlaştırılıyor. Adeta, "Kuzey Irak'a müdahale etmeyelim, ülkeye zarar veririz" diyenlere vatan haini muamelesi yapılıyor.
İşin garip yanı, derinden derine müdahale kabartılıyor, hem de bu konuda kimse son sözü söylemek istemiyor.
2. Genelkurmay Başkanı "Bize göre, Kuzey Irak'a müdahale edilmeli. Siyasi otorite karar versin, yapalım" diyor. Başbakan Erdoğan "Asker yetki istesin, hemen verelim" diye açıklama yapıyor. Meclis Başkanı Arınç "Meclis kararı için gereken talep yapılsın, hemen oylamaya sokarım" derken, muhalefet partileri de destek vaat ediyorlar.
Dikkat edecek olursanız, kimse askeri müdahale kararını vermek istemiyor, herkes karşı tarafın bu kararı almasını bekliyor. Hele böylesine duyarlı bir seçim sürecinde, böylesine önemli bir kararın verilmesinin riskini kimse üzerine almak istemiyor.
Ortadaki riskleri anlatıp, kamuoyunu yönlendirmekte puan kaybettirdiği için, herkes topu birbirine atıyor.
İşte garip olan da bu...
Ya tüm riskleri alıp, ne yapacaksanız yapın veya topluma yanlış izlenim vermeyin ve gerçekleri söyleyin.

M. Ali BIRAND
http://www.milliyet.com.tr/2007/05/2...r/zbirand.html
__________________
Turkiye'de yapilan katliamlar unutulmayacaktir...
Eger tek bir insan absürd fikir sahibi olursa buna deli diyorlar, bircok insan absürd fikir sahibi olursa buna INANC diyorlar. Robert M. Pirsig
ABCDE is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 11:05  #2
ABCDE
Felsefe - İnançlar
 
ABCDE'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 3,653
Ertugrul Ozkok

* * *

Ben yine düşüncemi yazayım.

Türkiye’nin bugünkü şartlarda Kuzey Irak’a girmesi "tarihi" bir karar olacaktır.

Bu kararı almadan önce çok çok iyi düşünmeliyiz.

Çünkü bu harekátın nerelere kadar gidebileceğini bugünden kestirmek kolay değil.

Türkiye’ye nelere mal olacağını iyi hesaplamak gerekir.

Bugün etrafta "Neye mal olursa olsun girelim" diye dolaşanların, yarın bu kararı alanların karşısına en azılı muhalifler olarak çıkacağından kimse şüphe etmesin.

Sorumsuz insanlar günü yaşar, sorumlular ise yarını düşünür.

O nedenle ben bugün için bir şey söylemiyorum, sadece dünle ilgili düşüncemi tekrarlıyorum.

1 Mart tezkeresinin reddi Türkiye’ye çok pahalıya mal olmuştur...
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...asp?yazarid=10
__________________
Turkiye'de yapilan katliamlar unutulmayacaktir...
Eger tek bir insan absürd fikir sahibi olursa buna deli diyorlar, bircok insan absürd fikir sahibi olursa buna INANC diyorlar. Robert M. Pirsig
ABCDE is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 11:52  #3
oflu 61.5
 
oflu 61.5'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 172

Evet 1 Mart tezkeresinin bedelini bize ödettiler.Ancak şu an durum farklı...ABD bölgedeki etkisini yitiriyor.Irak ikinci bir Lübnan olma konusunda hızla ilerliyor.İç savaş kaçınılmaz.Bütün bunlar olurken bölgenin önemli unsurlarından Türkiye'nin tavrı merak konusu.PKK Kuzey Irak'tan beslenirken ve terör örgütünün eylemleri artarken bunlara seyirci kalmamız beklenemez.TSK sınıra yaptığı yığınaklarla operasyon sinyalleri veriyor.Olası bir operasyon Türkiye'nin tavrını açıkça belli etmesi açısından önemlidir ve artık ABD'yi bu coğrafyada istemediğimizi ve Irak'ın geleceğini Iraklıların belirlemesi gerektiğini bir şekilde göstermemiz gerekir

ASYA Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-05-07 13:05 .Sebep: Tamamı Kalın Punto İle Yazılmış..
oflu 61.5 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 12:49  #4
F-16
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 62

iki yanar döner gazeteci her zamanki söylemlerinde. Bahar ayları dağlarda daha rahat hareket etmek için doğru zamandır. terör kış uykusuna yatar, yaz sıcağında karınca misalidir. o yüzden doğanın şartlarına göre bir zihniyet izler. bunun ateşkesle filan ilgisi yoktur herkes bilir. yuvalarından çıkma zamanları bellidir. müdahaleler çok eski yıllarda olmalıydı. zamanlama çok önemlidir öyle isteyin verelimle olmaz. Asker kararını, planını yaptıktan sonra hükümet versin diye sessizce beklemez. ister ve kimse ülke için zaruri olan bir harekata başka yol kalmadığı için hayır demez. Beklemekle, cesaret edememekle ilgisi yoktur yani.
F-16 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 12:53  #5
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089

K.Irakta be yapacağız problem bu.Hedef pkk mı olacak kerkük mü?Teröre karşı mı müdahele edeceğiz kürt devletine karşı mı?

Ben tsk nın tarihi iyi okuduğuna ve sarıkamışın anlamını bildğine inanıyorum.Gereksiz hayaller sadece acıya yol açar.Oraya pkk için girilecekse uluslararası durum iyi düşünmeli,ortam hazırlanmalıydı.AB-ABD nin tepemize binme olasılığı yok.Zor bir durum.Ancak bu coğrafyada ayakta kalmak için bazen diş göstermek gerekiyor
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 13:15  #6
F-16
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 62

Türkiye cumhuriyeti hiç bir dönemde başka ülkelerinin topraklarına göz dikmemiş, müdahale etme gibi bir zihniyete girmemiştir. Kimsenin topraklarında gözümüz, isteğimiz yoktur. Ancak kendi ülkemizde kendi topraklarımıza yine kendi içimizdeki bölücülerle göz diken ve o göze göz yumulan bir ortamda, elbetteki Türk ordusu tarihte olduğu gibi gerekeni yapacaktır. Tarih ders alınacak olaylarla doludur. ve ne yazık ki ders alınarak hareket edildiği düşünülen zamanlarda bile ileriki zamanlarda başka bir ders alınması gerektiği ortaya çıkıyor. Bu kaçınılmazdır. Teskere meselesi gibi.
TSK tarihi zaferlerle dolu olduğu gibi normal olarak farklı sebeplerle yanlışı da barındırır içinde. Elbette ki terör, pkk ve insanları ölüme çeken çarpık ve insanlık dışı bir insanlık düşmanlığına engel olmak için girilecektir girilecekse. Ne yapacağız ki başka? Kerkük ya da başka yerlerde insanlar huzur içinde kendi ülkelerine dahil olarak yaşamalılar. Öncelik ve aslolan budur. Siyasi manevralarsa hükümetlerarası bir konudur.
F-16 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 16:01  #7
alpagut
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 34

kerkük'e girme iddiasının birsaçmalık olduğunu harita okuyabilen herkes görebilir. kerküke gideceklerin hazır o kadar açılmışken basradan bana hurma da getirmelerini rica ediyorum.

kandil dağına müdahale etmenin hiçbir mantıklı karşılığı yoktur, hele de bunu 1 haftada yapmak durumundaysanız, ki daha fazlasında çatışma genişleyerek tüm kürdistanı yutabilir. bu da hem kürdistanın, hem türkiyenin, hem de abd'nin devasa bir batağa saplanması demektir. en az 5 bin kişilik bölgede deneyimli bir gerilla ordusuna karşı tsk'nın 1 haftada hiçbir şey yapabileceğini zannetmiyorum. dahası böyle bir müdahale durumunda ırak kürdistanındaki kürtler barzani-talabani kliğine, türkiyedekiler de (en azından 1/4ü diyelim) devlete hesap sorar. sokakta isyan eden kürtlere de ordu mu yetiştireceksiniz?

kürt sorunun kısa vadeli tek çözümü kürtlerin bu ülkenin asli öznelerinden olduğunun kabul edilmesi ve son 20 yılda olup bitenlerin değerlendirilmesidir. pkk buna açıktır. bi ara kendi işledikleri savaş suçlarından birini kabul ettiler, fakat devletten bir karşılık gelmeyince bu süreci durdurdular.

30 bin şehit verdik diye geçinenler bu sayının 20 binden fazlasının pkklılar (daha doğrusu devletin pkklı olarak adlandırdıkları) olduğunu görmezden gelmeye devam edeceklerse bunun karşılığı daha fazla ölü olacaktır. son 20 yıl kürt sorununda askeri bir çözümün olmadığını göstermiştir. bir 20 yıl daha ordunun arkasında bekleyip 30 bin kişinin daha ölmesine gözyummanın lüzumu yoktur.
__________________
“Sosyalizm olmadan özgürlüğün ayrıcalık ve adaletsizlik olduğuna; ve özgürlük olmadan sosyalizmin kölelik ve barbarlık anlamına geldiğine inandığımız için...”
Mihail Bakunin, 1867
alpagut is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 18:07  #8
Atilla
 
Atilla'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: Denizli
Mesajlar: 607
İrade Yetmezliği

Ülkenin genel hali malesef bu.Demokrasi diye meydanlara çıkanlar ,sine-i millete döneceğiz diye askeri şikayet edenler malesef Irak için askerden talimat bekliyor!Ne acayip bir tutum.Ne kadar da güçsüz bir hükümet bu.Karar verirsin yapılır.Bu korkaklık niye.Toplarsın MGK'yı kararı sessizce alır işine bakarsın.

Artık millet terörden bıktı.Senelerce evvel başımıza örülen çorap yırtılıyor ,çürüyor ama hala yakamızı bırakmıyor.Barış için bazen savaşmak gerekir.Ya güvenliğimiz için savaşmak zorundayız ya da şehit cenazelerinde ağlamak.Seçenek yok.Yardım dilenmek yok.Karar vericilerin kararsızlığı bu ülkeyi bölecek.Çünkü nefret artmaya başladı.Terör halklar arasında uçurumu arttırmaya başladı.

Bana kalırsa Türkiye Irak'a savaş ilan etmelidir.Çünkü fiili olarak Irak Türkiye'ye savaş ilan etmiştir.Barzani de PKK'yı desteklemektedir.ABD ile çatışmaktan korkarsak sonumuz daha kötü olacaktır.PKK her zaman üstümüse karabasan gibi çökecektir.Türk,iye bu uru temizlemelidişr.Yoksa senelerce fidan olamayan bir ağaç gibi ne kuruyacak ne de güçlenecektir.
__________________
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Atilla is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 18:50  #9
yorum2006
 
yorum2006'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,805

Emperyalizmin sözcüsü iki yazarın söyledikleri birşey ifade etmez. Bunların kime ve neye hizmet ettiği bellidir. Yazdıklarında bile saptırma var. Bir kere savaş da bir siyasettir ve buna karar verecek olan siyasilerdir. Açıkçası hükümette kim varsa odur. Genelkurmay Başkanı da bunu söylemiştir. Oysa M. Ali Birand, müdahale gerektiğini söylediğini iddia ediyor. Bu saptırmadır. Özkök ise durmadan tezkereden söz ediyor. Tezkerenin reddi ile felaketten dönülmüştür. Zaten o tarihte de, ABD, Türk Ordusunun Kuzey Irak'a değil, Felluce'ye girmesini istiyordu. Özkök de açıkça yalan yazıyor. Türkiye savaştan uzak durmalıdır. Bu çığırtkanlar, bunu neden açıkça söylemiyor? Tabii buna karar verecek olan da siyasetçilerdir. Neden savaş olmaması gerektiği de hem halka açık biçimde anlatılmalıdır, hem de savaşın yerine ikame edilecek politika belirlenmelidir. AKP'nin böyle bir politikası var mıdır? Tabii ki hayır. Bunlar ABD'nin dümen suyunda yuvarlanıp gidiyorlar. ABD'nin koordinatörlük dediği saçmalığa yattılar, kendi atadıkları koordinatörü harcadılar. Bunlar böyle. Bunlar maşadır. Maşa kullanılır. Neyi tuttacağını kendi belirlemez. Sorun burada zaten.
yorum2006 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-07, 19:25  #10
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415

Kuzey Irak konusunun bir kaç yönü var. Öncelikle E.Özkök'ün bilinen görüşlerinin konu ile hiç bir bağlantısı olduğunu sanmıyorum. 1 Mart teskeresi herşeyden önce ABD'nin ülkemizde konuşlanmasını ve oradan Irak'a müdahaleyi öngörüyordu. İkincisi bu teskere geçseydi ordu sadece Kandil yapılanması ile uğraşmayacak Irak'taki bataklığın içine de dalmış olacaktı. Oysa zaman zaman yaptığımız gibi 1 mart teskeresi geçmeden de, Uluslararası haklarımızı kullanabilir ve ırak topraklarında "sıcak takip" ve "operasyon" yapma hakkımızı kullanabilirdik. Hükümetin bu konuda sürekli "seyirci" durumunda kalması ve hiç bir insiyatif almaması bugün Irak'taki hamle üstünlüğünü ABD ve Barzani, Talabani üçlüsüne bırakmış olduk.

İşin dramatik yanı hükümetimizin durumu: Daha dün, hiç bir nezaketliğe sığmayacak şekilde "Genelkurmay bana bağlıdır." diyebilen Sn.Başbakan (oysa genel kurmay Erdoğan'a değil, başbakanlığa bağlıdır.), bugün "isterlerse yetki veririz" diyebiliyor.

Bu tutum Tayyip Erdoğan hükümetinin 4.5 yıllık iktidarında kemikleşmiş davranış biçimidir.

Bu hükümetin hiç bir konuda tutarlı görüşü yoktur. Yalpalayarak, şaşkınlıkla izleyerek, bugün söylediklerini yarın inkar ederek, yapmaya çalıştıkları konusunda en küçük bir eleştiri geldiğinde hemen vazgeçerek, direttiklerinde ise duvarlara toslayarak geçti bu dört buçuk yıl. Neler yapılıp neler yapılmadığına baktığımızda Irak olayı konusunda da aynı yalpalamayı ve şaşkınlığı görebilmekteyiz.

Genelkurmay'ın kendisine (başbakanlığı) bağlı olması demek sorumluluğun da başbakanlıkta olması demektir. Ama, Sn.Başbakan hiç bir sorumluluk da almak istemiyormuş gibi, topu genel kurmaya atmaktadır. Hiç bir konuda, hiç bir politikası olmadığı gibi Irak ve PKK politikası da yoktur. Irak'a girip ne yapacak? Seçim öncesi bu paretisine bir artı getirir mi? Yoksa ABD ile bir sürtüşmeye girmek mi istemiyor? AB'nin tepkisinden mi çekiniyor? Hiç belli değil.

İki gün içinde hem Ankara'da ve hem de güneydoğuda bir yığın can verdik toprağa. Gazetelerden anlayabildiğimiz kadarıyla gün geçmiyor ki PKK'lı bir canlı bomba yakalanmasın...Ama hiç bir açıklama duydunuz mu? Konuya çözüm getirecek bir politikası olduğunu çıkarabiliyor musunuz? Diyarbakır'da "sorunun çözüm yeri burasıdır, kürt sorunu mutlaka çözülecektir" diyen Sn.Başnbakan, üzerinden çok zaman da geçmeden çıktığı Avustralya gezisinde "Kürt sorunu yoktur" diyebiliyor.

AKP'ye şaşırmamak gerek.
Yitirdiğimiz insanlar, PKK'nın yeni taktikleri, Irak Sn.Başbakan'ın gündeminde yok. O daha derin konularda kafa yormakta.(!)

Taha Akyol soruyor:

"Cumhurbaşkanının çok fazla yetkisi var. Bir de onu halka seçtirerek daha da yetkili bir hale getirmiş olmuyor musunuz? Bu iki başlılık yaratmaz mı?

El cevap:

"Evet, öyle bir durum var. Ama Cumhurbaşkanı seçildikten sonra bu konu mecliste ele alınıp, yetkileri ayarlanabilir."

Böyle bir anlayışın ülke yönetiminde bulunmasını bir yurttaş olarak içime bir türlü sindiremiyorum.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Sevdiğiniz Şarkı Sözlerini Paylaşalım ozkankirim Sahne ve ses sanatları 603 Dün 23:50


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 02:38.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz