Yazar Adayı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2
| Türkiye'nin sorunları ve bunlara çözüm önerileri
TÜRKİYE’DE MİLLİYETÇİLİK SORUNU Gerçeklerden kaçmak hiç işime gelmiyor çünkü gerçeklerle yüzleşip bunları ayıklayıp hak olan gerçeği tespit edip insanlara anlatabileceğime ve kendimle bağdaştırıp ve daha sonra uyarlayacağıma inanıyorum. Bu yazıda da bir gerçeği tüm noktalarıyla gözler önüne serip içindeki asıl doğruyu hak olan doğruyu yazmaya çalışacağım. Bu gerçek öyle bir şeydir ki milyonlarca insanın ölümün sebep olmuş, birçok insanın namusunu, mülkünü sahip olduğu birçok şeyi ve değer verdiklerini gasp etmiştir. Bunca olumsuz vakalara sebep olan gerçek yukarıda bahsettiğim olgulara neden olan gerçek Milliyetçilik’tir. Milliyetçilik diyorum fakat milliyetçiliğinde farklı türleri var. Mesela vatan milliyetçiliği, hangi ırktan olursan ol yaşadığın vatan için sahip olduğun her şeyi göze almaktır. Fakat kimi milliyetçiler var ki kendileri kafatasçılar olarak adlandırılmışlardır. Bunlar ırk ayrımı yapar, diğer bütün ırklardan kendilerini üstün görürler. Bu insanlar bulundukları ülkedeki diğer ırkları küçük görürler, aşağılar ve beğenmezler. Ayrıca bulundukları ülkedeki diğer ırkların yaşamamaları gerektiğini savunurlar. İşte bahsettiğim bu zelil Milliyetçilik birçok kan dökmüş, birçok ocak söndürmüş, mutlu olan insanları mutsuz etmiştir.
Türkiye de bahsettiğim milliyetçilik’in varlığını sorgulayacak olursak size birkaç olgudan bahsettikten sonra sizlerde anlayacaksınız ki bahsedilen bu tarz milliyetçilik güzelim vatanımızda mevcuttur. Mevcut olan bu kesim Türkçülüğü savunmakla birlikte ülkedeki diğer ırklara hiçbir şekilde herhangi bir hakkı tanımamaktadırlar. Bu Türk kafatasçılarının genç kesimini oluşturan insanların bu konularda bildikleri ise, işin içinde olmayıp sadece haberlerde duyduğu ve gördüğü kadarıyla kısıtlı bilgiye sahip olan herhangi bir insanın bilgisinden öteye gitmiyor. Yani ne kadar biz bu vatanı düşünüyoruz, tek kurtuluş milliyetçilik deseler de anlamını bilmedikleri bir kavramı ağızlarına alsalar da, duvarlara yazsalar da daha kendileri bile savundukları ve sahip çıktıkları bu milliyetçilik’in (kafatasçılığın)anlamını bile bilmiyorlar. Bilmiyorlar diyorum ama bu kesim içinde bilenlerde yok değil tabii. Ülkü ocaklarındaki genç öğrenci kitlesi ve bahsettiğim bu kafatasçıların özellikle uğraştıkları ve tamamen her hareketlerine ve her hallerine karşı oldukları ırk Kürt ırkıdır. Bu da şundan kaynaklanmaktadır. Bu insanlar söylediğim gibi, haberlerden duydukları ve gördükleriyle sınırlı bilgiye sahipler yani haberler de kendi ilgi alanlarına giren konular üzerinde duydukları tek haber tipi terör haberleridir. Bu terör haberlerini ise PKK hakkında yani öldürülen Mehmetçiklerin, vatanı uğruna ölen o şehitlerin hakkında duydukları haberlerdir. Bu insanlar suçlu olarak PKK terörist örgütünü değil de Kürtleri görmektedirler fakat her PKK’lı Kürt değildir. Ayrıca PKK örgütünde savaş veren o cahil peşmergeler, o çobandan, çiftçiden bozma cahil cesaretine sahip olan teröristler sadece maşadır diyenler var. İşlenen cinayetlerin kontra gerilla olduğunu savunanlarda var. Tabii ki PKK yasa dışı anarşist bir terör örgütüdür. Fakat bu bahsettiğimiz cahil Milliyetçiler işlenen bu cinayeti, bu kadar karmaşık ve hakkında birçok söylenti olan PKK örgütünün üzerine yoğunlaşmıyorlar da neden Kürtleri suçluyorlar? İşte asıl mesele bu. Neden Kürtler suçlanıyor ve kamuoyunda dışlanıyor ya da ön yargıyla karşılanıyorlar. Cinayeti işleyenler Kürtler mi yoksa PKK mı? Önce bu soruyu mantıklı bir şekilde cevaplamaları gerekir.
Günümüzde herhangi bir insan bir dengesizlik, bir patavatsızlık ya da olumsuzluk sergilediğinde kimi insanlar yapılan kötü hareketlerin üstüne "Kürt" diyerek karşıdakinin durumunu özetlediğini zannediyor. Fakat her Kürt bu davranışları sergilemiyor. Bu davranışları bir Türk, bir Laz, bir Çerkez ya da herhangi bir ırktan olan her hangi bir insanda sergileyebilir. Demek istediğim bir insana kendi ırkı manevi yönden, fikir yönünden hiçbir şey katmaz. Irk insana hiçbir şey katmaz çünkü; Kürt, Türk ya da herhangi bir ırktan herhangi bir insana kendi ırkı hiçbir şey katmaz sadece bir hiç katar. Kattığı yalnızca iki şey vardır. Biri dil, diğeri kültürdür. Kültürde dine göre şekillenir ve ona göre şekil alır. İnsana ahlaki ve edep yönünden kendi kültürü yani dininin gerektirdikleri şekil verir. Dilin de insan ahlakı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Yani özetleyecek olursak, ırk insana ahlaki ve edebi herhangi bir şey katmaz. Bu yönlerde katkıda bulunan tek şey dindir ve din insanların kültürünü, edebiyatını, hayat tarzlarını, özel hayatlarını, en önemlisi yaşam amaçlarını etkiler. İnsanlar neden hala kendi ırklarını üstün göstermenin peşinde koşuyorlar, neden hala insanlar ırklarını büyük görüyorlar. Türkiye'nin %99’u Müslüman ise bu insanlar neden ırk ayrımı yapıyorlar. Yaptıklarının dinlerinde yerinin olamadıklarının farkındalar mı? Eğer farkındalar ve yaptıklarına devam ediyorlar ise çok kötü. Fakat eğer değil iseler kendilerini sorgulamaları gerekmektedir.
Türkiye'de insanlar ırklarına göre değerlendirilmemeli şu anlayış olmalı, iki kişi Müslüman ise ırklarının hiçbir önemi yoktur. Yani ikisi de Müslüman ise, ikisi aynı hayat tarzıyla, aynı amaçlar için yaşıyor ve aynı fikirleri paylaşıyor demektir. Bu iki insan yoldaş demektir, bu iki insan arkadaş demektir, ondan da öte ondan da güzel, bu iki insan din kardeşi demektir. Din kardeşi; güven demek, huzur demek, hem fikirlilik, dostluk, arkadaşlık demektir. Bu kadar güzel bir birliktelik olması gerekir iken ırkçılığın ne anlamı, ne ehemmiyeti, ne güzelliği var ki. Bizler (Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar, Abazanlar) bu ülkede yaşıyoruz ve din kardeşiyiz. Bunu kabul ediyorsak eğer dinimizin gerektirdiği gibi yaşayıp hayatımızı ona göre şekillendirmeliyiz ve bu ülke için birlikte, el ele, aynı amaçlar doğrultusunda aynı yolda yürümeliyiz...
|