"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Son Nefesin Eşiğinde İstiklal Marşı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Tüm şehitlerimizin ruhları şadolsun.Allah geride kalanlarına sabır versin. Hakan Evrensel emekli bir subaydır. Güneydoğu Anadolu''da terörle mücadele etmiştir. Evrensel daha sonra istifa ederek, Güneydoğu Öyküleri-1,2,3 adlı üç kitap yayınlamıştır. Bu kitapta subay, doktor, hakim, savcı, er Güneydoğu Anadolu''da emperyalizmin işbirlikçisi PKK''ya karşı mücadele edenlerin mücadele anıları anlatılır. Üç kitapta defalarca basılmıştır. Şimdi üç cilt bir arada "Güneydoğu Öyküleri" adı ile yayınlandı. Oğullarının yiğitliğini anlamak isteyen bir milletin okuması gereken bir kitaptır Evrensel'in kitabı. Bütün kitapçılarda bulmak mümkün. Bugün size bu kitaptan bir hakimin anılarını aktarmak istiyorum. Güneydoğu''nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim ilçe dışındaki lojmanından görünen karakolun bir gecesini şöyle anlatır: ANILARDAN .................... "Lojmanımızın balkonundan o karakol görünürdü. Yaklaşık bir aydır her istihbarat kaynağından karakolun basılacağı haberi geliyordu. Üstelik baskının şimdiye kadar yapılanlardan çok daha büyük olacağı söyleniyordu. Yakın birliklerden timler getirildi, karakolun etrafına mayınlar döşendi, ağır silahlarla takviyeler yapıldı ve baskın beklenmeye başlandı." "En son gelen istihbaratta baskının saati ve baskına katılacak terörist sayısı bile veriliyordu. 22.10, beş yüz terörist. Karakol o gün basılmadı." "Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennem başladı. Balkonumuzdan izlediğim dehşet dolu manzarada, daire haline gelmiş teröristlerin, dairenin ortasına, gecenin karanlığında ateşleri parıldayan silahları ateşlediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve roket mermilerinin patladığı yerde olduğunu biliyorduk. Tam anlamıyla çember içine almışlardı. Lojmandan ayrılıp doğruca jandarmanın binasına gittik. Karakolun merkezi, telsizle, sürekli timlerden durumlarını bildirmelerini istiyor; dış emniyette bulunan timler de bu çağrılara cevap veriyor, havan ve uçaksavar ateşi istedikleri yerleri de tarif ediyorlardı." "Bir süre sonra telsiz konuşmaları, timlerden birinin üzerine yoğunlaştı. Timden bir türlü cevap alınamıyordu. Üst üste, defalarca çağrı yapılıyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konuşmaları takip eden askerler timden ümitlerini kesmişlerdi. Ama bir yandan da çağrılar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir ses duyuldu: "Yaralılarım var, yaralılarımı alın." Tüylerimiz diken diken olmuştu. Hemen cevap verildi. "Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra birlik çıkacak." İlk yaralı haberi, bu saatlerdir aranan timden gelmişti. Tim komutanı konuşurken arkadan silah sesleri duyuluyordu. Herkes bu sözler üzerine yorum yapıyordu. Telsizin başındaki tim komutanlarından biri, bu timde şehit olduğundan emindi. Merkezden tekrar çağrı yapıldı. "Suat 3 , irtibatı kesme. Sakin olun!" Cevapta bir değişiklik olmadı : "Yaralılarım var. Kan kaybediyorlar. Yaralılarımı alın!" "Ve tam bir buçuk saat, beşer dakika arayla Suat 3 kodlu timle muhabere aynen bu sözlerle sürdü : "Yaralılarımı alın" , "Sakin olun, geliyoruz." Hepimiz o time kimsenin yardıma gidemeyeceğini çok iyi biliyorduk. Karakola düşen mermi sayısında azalma olmuyor, aksine, takviye alan teröristler baskının şiddetini gittikçe artırıyorlardı. Kimsenin, değil karakolun dışına çıkmak, mevzi değiştirebilecek fırsatı dahi olmadığı apaçıktı." "Bir süre sonra, Suat 3''ün telsizinden hırs dolu kelimelerini işittik: "Hemen gelip yaralılarımı almazsanız, karakola dönüp bölüğü tarayacağım." Hepimiz şok olmuştuk. Hemen tabur komutanı devreye girdi. Hemen hemen aynı sözcüklerle tim komutanına sakin olma çağrısı yaptı. Ama işe yaramıyordu. Tim komutanı "Yaralılarımı alın!" dışında başka bir şey demiyordu. Tabur komutanının da telsizi bırakmasıyla, bir saat kadar daha tim komutanından ses çıkmadı. Birer dakika arayla yapılan yoğun çağrılara cevap vermedi. Hepimiz tim komutanının da şehit olduğunu düşünüyorduk. İçim burkuluyor, başım dönüyor, tanık olduğum bu anlardan nefret ediyordum. Telsizin başına tim komutanının okuldan devre arkadaşı geldi. Son bir ümitle eline mikrofonu alıp, cevap beklemeden, telsizin kodlarını da kullanmadan, konuşmaya başladı: "Devrem ben Hüseyin. Geçmiş olsun devrem. Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çıktı. Sana doğru geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu?" "Telsizin mandalını bırakıp beklemeye başladı. Hepimiz Motorola marka, duvara monteli telsiz cihazının hoparlör kısmına gözlerimizi dikmiş bekliyorduk. Ve konuştu : "Devrem, bölük komutanı nerde?" Hepimiz derin bir "Oh!" çektik. Telsizden, "İzinde devrem" yanıtı verildi. Suat 3 , artık tükenen bir sesle konuşmayı sürdürdü : "Ne olur yaralılarımı alın. Bende yaralıyım." "O ana kadar kendisinin de yaralı olduğunu söylememişti. Hepimiz donup kalmıştık. Telsizin başındaki devre arkadaşı da bu sözü üzerine mikrofonu fırlattı ve odadan çıktı. Ben kapının hemen eşiğinde ayakta duruyor, duyduklarım ve gördüklerimle bir tarihe tanıklık ettiğimi düşünüyordum. "Ben de yaralıyım" dan sonra yine ses kesildi. Sabaha kadar hiç konuşmadı Yüzlerce kez yapılan çağrılara cevap vermedi. Artık onun şehit olduğuna ben de inanmıştım." "Gün ağarırken hepimiz yorgun düşmüş, telsizden yapılan "Suat 3, Konuşan Suat, Cevap ver!" çağrısından bıkmış halde bir köşede yığılmışken, birden telsizin mandalına basıldığını fark ettik.Telsizden silah sesleri geliyordu. Ve on on beş saniye sonra hayatım boyunca unutamayacağım bir İstiklal Marşı dinlemeye başladım. Mandala sürekli basıldığı için bütün telsizlerin konuşma imkanı durmuştu. " "Çatışmanın altında yaralı bir tim komutanının, makamıyla söylediği İstiklal Marşı'nı dinliyordum. Gözlerim dolmuştu. O ana kadar duyduğum en güzel İstiklal Marşı''ydı. Birinci dörtlüğü bitirdi. İkinci dörtlükte sesi çatallaştı. Kelimeler uzadı. Ama marşı söylemeyi bırakmadı. Bozuk bir ses tonuyla, kendini zorlayarak okumaya devam etti. Marşı bitirdiğinde, ben de bitmiştim. Hemen orayı terk ettim." "Bir daha onun sesini hiç duymadım. Toplam 22 şehidin verildiği o baskın gecesinde, vücuduna saplanmış 7 merminin acısıyla söylediği İstiklal Marşı''nı ruhuma işleten tim komutanının ölmediğine ise hala inanamıyorum." Hakimin anıları burada sona eriyor. İşte benim Türk subayından anladığım budur. Vücudunda yedi mermi olduğu halde makamı ile İstiklal Marşı söyleyen adamdır. "İstiklal Harbi''ni kazanan, Kocatepe'den Mustafa Kemal ile İzmir" e akan ruh bu ruhtur. Bu ruh, alp eren akıncı ruhudur. Bu ruh Kürşad ile Çin Sarayı basar. Alp arslan ile Anadolu''yu yurt eder. Mohaç'ta bir devleti birkaç saat içinde yüzlerce sene için yok eder. Gazi Osman Paşa ile Tuna'yı durdurur. Gazi Mustafa Kemal ile emperyalizmi Anadolu'da boğar. (Bir arkadaşımın gönderdiği E-Mail'i yorumsuz aktarıyorum.) |
|
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Türesin, Tüylerim diken diken okudum yazınızı. Bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. En kısa zamanda kitabı alacağımı bildirmek isterim. Saygılar, |
|
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511
| Çok müthiş bir yazı.Bizimle paylaştığınız için teşekkürler.Kitabı en kısa sürede alacağım. NOT:Yazı çok hoşuma gitti ve affınıza sığınarak bu yazıyı üyesi olduğum başka bir foruma yazdım.Eğer sizi rahatsız ederse hemen silebilirim. Saygılar. |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Sayın ASİ12 ! Kesinlikle rahatsız etmez.Bende bir arkadaşımdan gelen yazıyı senin gibi üyesi olduğum siteye taşıdım.Bu vatan, bu güne kadar ayakta kalabiliyorsa son nefesinde bile istiklal marşını söyleyebilenlerin hala çoğunlukta olmasından kaynaklanmaktadır.Vatan ve millet sevgisi damarlarımızda ki asil kanda dolaşmaya devam ettikçe,bu vatan ilelebet payidar kalacaktır.Yıkmaya ve parçalamaya çalışanların da hevesleri kursağında kalacaktır. Saygı ve hürmetlerimle. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| sayin Türesin, aci bir aniyi getirmissiniz. Tesekürler. Simdi tpkimi de ortaya koyarak bir kac söz ben yapmak istiyorum. Biz neden hep gencoslmanlar yaratiriz? Biz neden hep felaketler üzerine agitalarla yetiniriz? Arkadaslar yaziyi(feleketi) cok begenmisler, elinize saglik. Ama en azindan su lanet baskin icin hic birinizden bir yorum yok. NEDEN? Iste ulus olarak adam olamayisimizin bir önemli nedeni budur. Sorgulamiyoruz. Devlet belki yapmistir.Orasi ayridir. Ben en azindan su aci olay icin arkadaslardan ve özellikle sizden, böyle bir igrenc baskinin sorgulamasini beklerdim. Sevgili arkadaslar, sevgili muhteremler, bedenine 7 kursun yemis bir askerin son nefesine dek istiklal marsini söylemeye calismasindan bu denli etkileneceginize, bu denli uluscu duygusallik yaratacaginiza; 500 kisilik bir capulcunun, ön istihbaratlara ramen sabahlara kadar bir karakolu abluka altina alinmasina karsilik, kimler neler yapmis, ya da neleri yapmamistir konsunu neden güzel akillariniza getirmyorsunuz? Ben sizler gibi duygusallasmadim.Cok sinirlendim. Agitin yazilis bicminden, gencosman yaratma taktiginden igrendim!!!!!! Ben sinirlendim. Acaba bu karakol, kuzey irak´ta mi, Cukurca´da mi diye düsündüm birden. Bir de Konya´dan 1984 te doguya giden 20000 kisilik kolorduyu düsündüm. VE duyumlara ramen, sabaha kadar bir karakolunu koruyamayan, düsünce yapisinin kime, kimlere(!) hizmet ettiginin sorgulanmadigina sinirlendim? Ben, icerdeki yaralilarin sabaha kadar kan kaybi icinde istiklal marsi söylemelerinden cikarilan ucuk milliyetci duygusalliga sinirlendim. Bunlarin sorgulanmasini beklerdim ne yazik ki arkadaslar. Böylesine lanet bir olayin ardindan konuyla ilgili kac sorumlu sorgulandi, mahkemeye verildi, ya da ISTIFA etti acaba, bunu hic incelediniz mi sayin Türesin? ARTIK TÜRKIYE´NIN GENCOSMAN HIKAYELERIne IHTIYACI YOK! Bir utanc tablosunu neredeyse ferhat ile sirin´e benzeteceksiniz yahu, yeter! 22 can´i göz göre göre, adeta kaybedecegini bile bile koruyamiyorsan, böyle bir yüz karasi sayilabilecek gafletten irkci ve duygusal referanslar cikarmaya, kaybedilen 22 vatan cocugunun isimlerini agizlarina almaya da hic kimsenin hakki yoktur diye düsünüyorum. Bu kez saygilar degil iyi düsünmeler diyecegim, kusura bakmasinlar. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-01-06 07:27 . |
|
| #6 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Canugur, Yazınızı pür dikkat okudum. Haklısınız. Evet yanlış okumadınız. Her kelimenize sonuna kadar katılıyorum. Fakat beni etkileyen şeyin vatan sevgisi ve canından geçecek kadar fedakar insanlarımız olduğunu belirtmek istiyorum. Sayın Türesin, olayın halkımız yönünü ele almış ve insanı gururlandırıyor. Siz ise devlet yönünü ele alıyorsunuz ki, düşünmeden, kızmadan, utanmadan bir şeyler söylemek mümkün değil. Saygılar, |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Beni anladiginiz icin tesekür ederim sayin Petricli. Yaziyi okuyunca bende yarattigi ilk tepkiyi gösterdim. Arkadaslar kusura bakmasinlar. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511
| Takdir edersiniz ki sayın canugur,o zamanlar imkânlarımız biraz kısıtlıydı.Tüm kışlaları korutacak ne cephanemiz ne de askerimiz vardı.O kışlaya korumakta oradaki az sayıda askere düşmüştür.Onlar da görevlerini başarıyla yapmışlardır.Hepsine saygı duymamız gerekir. Saygılar. |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Alıntı:
Kirli savastan cikari olan emperlaylizmin ic destekleri ile binlerce vatan evladi öldürülmüstür. Orada ölen vatandas ta, asker de bizim cocuklarimizdi. Oradaki kirli savasi bitirmege calisan general Esref Bitls´in saibeli ölümü de cabasi??? ABD ucaklarindan capulculara helikopterde düsen(!) parasütlü yardimlari gören akeri komutanlarin basina gelenleri de bilmiyoruz? Oradaki aci fotografin bas sorumlusu, iki dönemin genel kurmayidir. Doguda hic bir sey yapilmamis, yalnizca kim ne istediyse, can pahasina onlarin önünü acilmistir. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| canuğur hocam abd emperyalizm in kullandığı pkk nın bir gece biteceğini bilebile faaliyetlerine göz yuman siyasetçilerdir asıl katiller apo nun pkk eylemleri öncesi gözaltına alınması ardından hemen bırakılması tesadüf mü? cıa nın bir dönem mitin maaşını ödemesi neler yol açtı? soner yalçın ın bay pipo,reis,ahmet cem erseverin itirafları kitapları bu konuda aydınlatıcıdır. saygılarımla... __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|