| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
A.Kadir/yürekli bir şair./konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bu ülkede boşyere "okka altına" giden insanlarımızın sayısı kimbilir ne kadar çoktur. Bunlardan biri de A.kadir'dir. Çok tanındığını sanmıyorum. Şairlerimizin pek çoğu gibi hep kenarda köşede kalmışlar, küçük bir çevre dışında tanınmamışlardır. Oysa onların yaşamlarına şöyle bir bakabilmek bile bu ülkenin ve bu ülke insanın, aydınlarının... ne büyük acılardan geçtiğini de anlamamızı sağlayabilir, diye düşünüyorum. Acıların, haksızlıkların ve yoksullukların kapısından hiç eksik olmadığı; hayatını insana, topluma, sevgiye ve şiire adayan bu 'deli yürek', tek şiir kitabı olan "mutlu olmak varken"le benim nazım'la birlikte başucu şairimdir. Onu ve onunla birlikte bir dönemi tanımak kuşkusuz yararlı olacaktır diye düşünüyorum. Bu gece sadece bir şiiri: ÇİLE Bizim hiç bir hürriyetimiz yok, hiç bir hürriyetimiz, ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek. Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi, ben burda en büyük çileyi doldurayım. ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç,sana muhtaç. Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur, ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım. 1945/ Kırşehir. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-12-05 23:12 . |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| "En önce babam işitmiş sesimi 1917 yılı temmuzunun güneşli bir sabahında. Sonra odaya birer ikişer dolmuş mahallemizdeki komşular. sonra bir yatsı zamanı adımı Kadir komuşlar." ... "Ilık bir öğle vakti, annem içeriki odada namaza duracaktı. Ben gizlice seyre daldım pencereden karşı komşuyu. Bekledim belki soyunur diye bekledim uzun uzun. Ve düştüm sıcak bir denize çırılçıplak ağır ağır uyanır gibi en tatlı yerinde uykumuzun. Sonra şaştım kendi kendime: Büyümüşüm. .... Önümde kitaplar vardı. Dizi dizi, boy boy kitaplar. Eğildim sevgiyle, muhabbetle yüreğine onların. Durdum merhametsizce,kımıldamadan, Ve birdenbire, bir akşam üstü,bir dünyaya giriverdim, rahat sıcacık ve kocaman." ... |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| "mutlu olmak varken" A. kadir'in daha önce yayınladığı üç küçük şiir kitabı(Tebliğ, hoş Geldin Halil ibrahim,Dört Pencere) ile daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış kırk beş şiirini birleştirerek tek bir kitap olarak yayınlaması sonucu ortaya çıktı, İlk basımı 60'lı yıllar, bendeki ikinci basımı 1976...Bütün yaprakları sararmış. Cildi bozulmuş. Arkasında şairin resmi. Gülümsüyor. Ve ona baktığımda gözlerim doluyor. "Hani bir dışarda olsam, hep yürürüm durmam. Benimle beraber yürür gökyüzü, toprak, hürriyet benimle beraber. gökyüzü, toprak ve hürriyet, ne güzel şeyler. "Hani bir dışarda olsam, belki günlerce, uyumam. Sabahları yok artık o kahpe uyanışım. "Duvarda kaldı gözlerim. Dalmışım." 1938/Ankara. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-12-05 11:11 . |
|
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Soğuklar başladı ya, hani kış... A.Kadir'de "Soğuklar"üzerine yazmış bu şiirini. "Soğuklar anide bastırır bizi, kanımızı donduran soğuklar. ikimizden başka kimse bilmez halimizi. Ben burda kasvetli bir yerde olurum, sen orda rüzgarlı bir yerde olursun. Ben burda öksürür nezle olurum, sen orda öksürür nezle olursun. 1947 / Kırşehir. |
|
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| "1938 Harp Okulu Olayı Ve Nazım Hikmet" adlı kitabında anlatır, Nazım'ın şiirlerini ne kadar sevdiğini...O şiirlere "çarpılmıştır." Harp Okulu'nda, A.Kadir de aralarında, bir kaç arkadaş hep O'nun şiirlerini okumakta, şiirler elden ele dolaşmakta ve Nazım'la tanışmak istemektedirler. Adresi bulurlar sonunda. Nazım'ın evine giderler. Ama Nazım polis tarafından izlenmektedir.( Bu ülkede bir zamanlar polis tarafından izlenmek ve fişlenmek vatana ve millete sahip çıkmanın gereğiydi.) Harp Okulu öğrencilerine evine gelmemeleri gerektiğini anlatır. Bu durumun hem öğrenciler ve hem de kendisi için "kötü" sonuçlara yol açabileceğini söyler. Ama ne gam! 'Çocukların' içine sevda girmiştir bir kez. Bir kaç kez daha yinelerler bunu. Sonunda okulda, bir 'arkadaşlarının' ihbarıyla da 'olay' su yüzüne çıkar. İdari soruşturmanın ardından mahkemeye de çıkarlar. A.Kadir ve arkadaşları okuldan atılırlar. Nazım tutuklanır. Suçu harp okulu öğrencilerini örgütlemek ve düzene karşı gelmek... Bunları da yazar. Ve Nazım öldüğünde ardından ağıtlar...bunları da yazar. ÜÇÜNCÜ AĞIT Gidenin bir resmi kalır, asarlar duvara, yavaş yavaş duvarda unutulur. Senin sesini duyacak insanlar kıyamete dek, sabahlar gibi taze, bal gibi tatlı, ve yorgun, ve sevdalı, ve yiğit. 1963/İstanbul. |
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Solcu aydın olup da yüreğinin en ıssız köşesinde hep bir özlemle yaşamak zorunda kalmış insanlar-insanlarımız...-ne kadar acıydı. Ve ülkemiz için ne büyük ayıptı. Yüreklerine duvar örmüş insanlara inat, hep sevgi üretilmişti oysa. Ama sevgiye düşman insanlar hep egemen oldu bu ülkede.Yürekleri pas tutmuş insanlar hep tutukladılar sevgiyi. Ve geride de hep kırıklıklar, yaşanmamışlıklar ve derin bir özlem kaldı. VE SANKİ Aklımda sen olduğun zaman şu rüzgar, bizim rüzgarımızdır. Şu bulut, evimizin üzerindeki. Ve şu kuş, bizim ordaki deniz kuşu. Ve sanki şu ağızlık, şu tespih, senin hatıran. 1947/Kırşehir. |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Kızımın doğum gününde A.Kadir'den bütün çocuklar için bir şiir: ÇİÇEKLERİ UMUDUMUZUN Çok olun çocuklar, çok olun, yüzlerce olun, binlerce olun, onbinlerce. Daha çok olun, daha çok olun, yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun. Bu dünya ne tek tek yaşamakta, bu dünya ne rakının, ne şarabın içinde, bu dünya ne parada ne pulda, ne kalleşlikte, ne zulümde. Bu dünya aşkın içinde, alın terinde. (...) Mutlu olmak varken bu dünyada, geceler geldi dayandı kapımıza, olduk acımızla sarmaş dolaş, bekledik düşümüzle koyun koyuna. Çok olun, çocuklar, çok olun, yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun, el ele verin, çocuklar, el ele, bütün gündüzler sizin olsun, yaşayın dünyayı doya doya. Çocuklar, çiçekleri umudumuzun. 1958-İstanbul. |
|
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Hapiste günler nasıl geçer? Hayallerle, düşlerle, özlemlerle...Bazen dışardaymış gibi yaparsın. Ne kadar "içerde" olursan ol, dışardaymış gibi yaşarsın. Solcu olup da dışardaymış gibi yapmayan bir yazar , şair var mıdır acep? (...) Birazdan ılık, tatlı uykular sarar bakarsın. bakarsın sırtıma bir sıcaklık gelir. Bakarsın ne böyle sessiz sedasız yaşamaya mahkumum ne böyle sensiz yaşamaya mahkum. Sen ve ben, bir de kocaman güneşleri ve aydınlık denizleriyle o sarışın, mavi şehir. Ben cıgara içerim, kitap okurum sana bakarım ben. Sen oturmuş yemek hazırlarsın. Birazdan ılık, tatlı uykular sarar bakarsın. bakarsın sırtıma bir sıcaklık gelir. Birdenbire bakarsın, senin yanan saçlarında ve ellerindedir benim ağlayan elim. Sanki ne lüzum vardı böyle uykulara, sanki, ne lüzum vardı güzelim? Benim en küçük hakkımdı seni sevmek, ellerinden, çenenden tutmak senin, beraber yemek yemek, beraber bakmak sulara, yürümek geceleyin. 1947_ Kırşehir. |
|
| #9 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Kuleli Askeri Lisesini bitirdi (1936), Kara Harb Okulu son sınıfındayken 1938 Harb Okulu Olayı ve Nazım Hikmet kitabında (1966) anlattığı olaylar sonucu, zararlı kitaplar okudukları gerekçesiyle tutuklanan öğrencilerden biri oldu, on aya hüküm giydi, okuldan çıkarıldı (1938) http://www.yenisayfa.com/pgs/prda/au..._recSID=GttYVx Allegro birgün başımızda sevda rüzgarları eserse deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize "al bir yudum pınarından özgürlüğün, rüzgarından sevdamızın çek bir soluk" yaşamın vişne rengi dudakları vardır sevgilim öpüşün kadar sıcak ve tatlı "seni benden ne bu duvar ayıracak, ne bu kapı seni ne bu kara kara gelen ölüm" çünkü ölüm; yiğit ve sevecen bir yaşamın umutlu günlere sunulmasıdır. canlı bir gül gibi somut ölümün vişne rengidir dudakları kimi kez gülümser dudakların gibi titrek ve dokunaklı bu gece ne bir yıldız ne ay var hüzün dolarsa bu gece yarısı içine "çek bir soluk rüzgarından sevdamızın" çevir gözlerini güneşin doğacağı yere..... __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
| #10 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: Anadolu
Mesajlar: 1,905
| Elimde Kalan -Karıma- Yirmi yaşında hapse düştüm. Yirmi beşimde sürgün oldum. Yıllarca gençliğimi saçtım Anadolu topraklarına. Bir yokuşu yıllarca indim çıktım döke döke kanımı bir ekmek parasına. İşte bugün altmış üç yaşındayım. Bakıyorum gökyüzüne bugün gene demir parmaklıklardan. Bir senin yüreğin ak bir güvercin elimde kalan. __________________
Her an bir çarpıntıyı yaşamaktayım Her an çılgın bir heves dağlıyor kalbimi Tanrım, ben mi hayatı aşmaktayım Yoksa hayat mı aşmakta beni... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|