"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Tartışma adabı ve Demirel...Şablon kafalarla bir yere varamayız../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Alıntı:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...rih=2007-05-26 Konumuz 9.cu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in siyasi inançları veya kişiliği değil..Herkesin o konuda kendisini bağlayan düşünceleri vardır...Onu tartışmayalım.. Ancak yazının tamamını okuduğumuzda,gazeteci Sayın Zeynep Göğüş hanımefendi KONUŞMA ve TARTIŞMA ADABI konusunda "nutkunun tutulduğu"nu belirttiği tesbitler yapmış.. Sayın Zeynep Göğüş'ün çarpıcı gözlemlerini içeren ve TARTIŞMA ADABI hakkındaki düşüncelerine "SİYASET TARTIŞAN" bizler neler ilave edebiliriz ? Eskilerde münazara-münakaşa ,şimdilerde "konuşma sanatı"da denen haslete, yönetici ve siyaset yapanlar sahip olmak zorundalar mı ?..Nelere dikkat edilmeli ?.. Değerli düşüncelerinizi burada paylaşmayı umuyorum..... Saygılarla............harbey............... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-05-08 00:44 . | |
|
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| Aykut Edibali - Kadroların Vazifeleri Gerçi eski bir kitap ama bulunup okunmasını tavsiye ederim. Bir teşkilat içinde toplantıların nasıl yapılacağından, nasıl konuşulması gerektiğine, üsluptan oturma kalkmaya kadar birçok konuda ve ayrıca da teşkilatın görevlerinin ne olduğundan bahsediliyor. Mesela tartışma esnasında karşı tarafı suçlayacak şekilde konuşulmaması gerektiği gibi önemli ayrıntılar mevcut. Saygılarımla |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| İbnü'l CEZVİ asırlar evel AHMAKLIĞIN ve DALGINLIĞIN kitabını yazmış..İlk okuduğumda epeyi şaşırmış ve çok da korkmuştum. AHMAKLIK alametlerinden herhangi birisine düçar olma ihtimali çok ürkütmüştü..Zira " Kitab-ul Hamka ve'l Mugaffelin " isimli eserde AHMAKLIĞIN sınırının olmadığı, AKIL konusunda insanların farklı olduğundan bahsedilir... CEZVİ " kendini beğenenleri,FAYDASIZ ve ÇOK konuşanları " ," BİLGİSİZLERİ, özellikle YAŞ İLERLEDİKÇE yine de bilgi sahibi olmayanları, ÖVGÜ, İLTİFAT, HÜRMETİN sahte olanından HOŞLANANLARI risk grubu içerisine sokar....Çok başka şeyler de ilave eder.. Ayrıca " SEBEBSİZ YERE ÖFKELENENLER"... AKLINA GELENİ KONUŞANLAR.... KÖTÜ SÖYLEYENLER..... KENDİSİNİ İNSANLARIN EN AKILLISI ZANNEDENLER'in dikkatleri çekilmiş olsa da.. Üç şeyden özellikle korktuğumu itiraf etmeliyim.. 1-) ASILSIZ ANLATILAN bir şeyi DİNLEMEK ve ONA İNANMAK...KABUL ETMEK. 2-) KATI YÜREKLİLİK....( HOŞ GÖRÜSÜZLÜK..) 3-) SIR SAKLAMAMAK..... Bu minval üzere olan ,olumsuz davranışlarla mücadele vermenin,FAZİLETE,bilgeliğe ulaşmanın,YAVAN İDEOLOJİK çalışmalardan çok daha fazla EMEK İSTEDİĞİ kesin... Söylenenlerin ve nasihat edilen öğretilerin TESİRLİ olabilmesi için,SÖYLEMDE BULUNANLARIN pratik yaşamlarında da YÜKSEK DEĞER yargılarına sahip olmaları gerekiyor.. KONFİÇYÜS " eğer bir bilgin ağırbaşlı değilse ona karşı saygı gösterilmez,onun bilgisi sağlam değildir.." der .." Büyük ve üstün insan özgür fikirlidir ve partizan değildir.Ancak küçük bir insan partizandır ve özgür fikirli değildir.." söyleminde bulunur.. HOCA yalnızca bilgi mi aktarır ?..Sadece Bilgi mi üretir ?..O zaman Bilgelik nedir ?.. Bilim onuru nedir ?..İş sadece sıfatlar ve elde edilmiş ünvanlarla bitiyor mu ? Bunları bu başlık altında beraberce tartışmaya ve konuşmaya ihtiyacımız yok mu ?.. Var !... diyen forumda ki TÜM CANLARDAN,özellikle de araştırmacı-EĞİTMEN dostların, bu mesele hakkında ki görüşlerinden istifade etmek isterdik..... Gönlüm daraldığında..Kalbim sıkıştığında...Hoşgörü geleneğinin PİRİ Hoca Ahmet YESEVİ nefesinden nefeslenmiş...Lokman Perende..Hünkar Hacı BEKTAŞ,TAPTUK,YUNUS dergahından nasiplenmiş,erenleri bilenlere...PİR elinden BADE içmiş gönül dostlarının nasihatlerine sığınırım.. Dinle sana bir nasihat edeyim Hatırdan gönülden geçici olma Yiğidin başına bir iş gelirse Onu yad ellere açıcı olma.. Günlük yaşamda uzunca bir süredir çok genç yaşlarda İLİM ve de İLİMLER sahibi olmuş,FEYLOSOF KURAMCI birçoklarını takip ediyorum ve kendimi çok şanslı addediyorum.. Çünkü ömürünün erken zamanlarında KALEM ve KELAM ERBABI olmak NADİDE kimselere nasip olur..O NADİDE sınıfa giremediğim için bazen çok üzülüyorum... Türkiye'miz de bu türde değerlerin dünya ortalamalarının çok üzerinde olması büyük şans..Ne de olsa nüfusumuz çok GENÇ... Sanat aleminde olduğu gibi düşünce dünyamızda da KÜÇÜK FİKRİ veya KÜÇÜK EFLATUN,.Minik EPİKTOTES türünde değerlerimiz gayet fazla.. İşin bu noktasında nefeslenip,MAŞALLAH...MAŞALLAH,nazar değmez İNŞALLAH diyelim ve öyle devam edelim.. Tek sıkıntımız bunlara layık gördüğümüz,olası MAHLALARIN genelde ESKİ YUNAN isim kökenli olmaları nedeniyle,kısaltma yapamama sorununumuz.. Ancak bu çok doğru bir yaklaşım..Örneğin MİNİK KOVADİS..Şimdi bunu kısaltmaya kalkışsan MİNİK KOVA olur. Takdir edersiniz ki böyle isimlerin kısaltılması,müessif bir takım hadiselere sebebiyet verme ve FİLOZOFLUĞUN şanına gölge düşürme olasılığı nedeniyle,ülkemizin FİKİR ARENASINDA bu nevi benzetmelerin yapılmasına ŞİDDETLE KARŞIYIM.. Bu ÜRETMEN kimselerin,yaptıkları çalışmaları her vakit tetkik etmeyi ihtiyaç kabul ediyorum.. Bizim gibi öğrenme yolundaki ACEMİLERE düşen de zaten budur.. Ne de olsa boşuna söylenmemiş aşağıdakiler.. Mecliste arif ol kelamı dinle El iki söylerse sen birin söyle Elinden geçtikçe iyilik eyle Hatıra dokunup yıkıcı olma. Bilgilerle dolmadan söylemeye başlamak yerine,arif olma yolunda öğrenmeye gayret etme,herhalde doğru olanı.... Aklıma zaman zaman 95 yaşındaki Muazzez İlmiye ÇIĞ gelir..Malumunuz sayın ÇIĞ gençlik dönemlerinden beri öğrendiklerini aktardığı, ilk yazılı eserlerini 70 yaşından itibaren sunmaya başladı.. Unutulmamalı ki " Akıl yaşta değil BAŞTADIR.." derler...Ben de şahsen bu görüşte olsam da.. Gene de tedbirli olmakta fayda var herhalde. Zira aşağıdaki dizelerde KARACAOĞLAN, yukarıdaki güzel nasihatlerine uyarılarını da ilave edivermiş.. Hem de NE BİÇİM UYARMIŞ.....Çok ama çok AÇIK...Tekrar tekrar okusak derim... El ariftir yoklar senin bendini Dağıtırlar tuzağını fendini Alçaklarda otur gözet kendini Katı yükseklerde uçucu olma Ne güzel sözler bunlar...Ancak ne edersin ne yaparsın İNSANOĞLU Pir Sultan ABDAL'ın dediği üzere ACAİP bir NESNE ve çeşit çeşit...... O PİR' ki dizelerinin sonunda ACAİP NESNE DEDİKLERİ için ALTIN formülünü de sunuvermiş..Anlayanlara,bilenlere.....Ferasetli olup, kalp gözlerine yol verenlere... Pir Sultan ABDAL'ım yatar hastadır Elinde Gülleri deste destedir İnsanoğlu ACAİP bir NESNEDİR... MUHABBETLE TATLI DİLE ÇEVRİLİR.... ************************************************** Sevgili Dostlar, Günümüz Türkiye'sinde son 28 yıldır depolitize oldurulmuş,şimdilerde SANAL alemde ARKADAŞ ARAMA veya SEX PARTNERİ BULMA sitelerinde 2.000.000 insanımızın çabaladığını,KÜTÜPHANELERİN ve KİTAPÇILARIN bomboş beklediklerini düşünecek olursak, birbirlerinden FARKLILIKLARI da olsa bir AVUÇ KALMIŞLARIN FİKRİ GAYRETLERİNE ve niyetlerine saygı duymak icab eder.. Ancak şu da gerçek ki..Bırakalım aslı astarı olmayanlarını....GERÇEK FİKİRLERİN güzel ambalajlarla SUNULMAMIŞ olanları dahi EVLA sayılmaz... Bir RUS atasözü " GÜCÜN VARSA AKILA İHTİYACIN YOKTUR " dese de,bunun tamamen doğru olduğunu iddia edebilmek mümkün değil.. ALGILAMA ve ALGILATMA savaşlarının acımasızca yaşandığı günümüz de,FİKİRLER-DÜŞÜNCELER -ENFORMASYON rekabetleri had safhada..Kamuoyu oluşturmak ve kitlelerin desteklerini arkasına alabilmek arzuları OTORİTE SAHİPLERİ tarafından yürütülen mücadelelerin önemli bir parçası.. Şimdilerde bu savaşın eşit koşullarda ve adil yürümediği,BİLGİ KİRLİLİĞİNİN en az KÜRESEL ISINMA kadar insanlığın istikbali açısından riskler içerdiği,YENİ EMPERYALİZM'in çok sesliliğe,eleştirel yayınlara karşı ACIMASIZCA tavır aldığı,perdahlar attığı bilinmekte.. BİLİNÇLERİ ve YÖNETİMLERİ ele geçirmeye çalışan KÜRESELCİLERİN, beyinlere POMPALADIKLARI yalan,yanlışlarla İNSANLARIN dünyayı ve olayları,EMPERYALLERİN istedikleri biçimde YORUMLAMA robotlarına dönüştürülmesi OPERASYONU gerçekleştiriliyor.... Birilerinin toplum mühendisleri sabahtan akşama bu işler için kafa patlatıyor....İşin detayları ve SİYASİ SONUÇLARI tam olarak başlığımızın konusu olmadığından,uzatacak değilim... Bazen,Ali ŞERİATİ'nin " BİLİNÇ ve EŞEKLEŞTİRME " isimli eserini günümüzde tekrar yazma imkanı olsaydı,cep telefonları,TV, MEDYA,uluslararası FİLM SEKTÖRÜ,İnternet türü argümanların İŞLEVLERİNİ, daha detaylıca analiz ederek yazardı, diye düşünüyorum... Üzerine sürekli YÜKLER BİNDİRİLEN,kanı dökülen,HİPNOTİZE edilmiş SÖMÜRÜLMEKTEKİ mazlum ULUSLAR düşünsel özgürlüklerine kavuşmadan,tam BAĞIMSIZLIK ve HÜRRİYETLERİNE de asla kavuşamayacaklar..Zaten böyle bir hedefleri de olamayacak...SEMİRENLER SEMİRMELERİNE devam edecekler... Harbey............................................ . Not : Devam edeceğiz.... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-05-08 22:17 . |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Ülkemiz bir yandan bağımsızlıkçı,hürriyetçi fikir ve düşünce üretimi sorunlarıyla boğuşurken,öte yandan AYDINLARININ,siyasetçilerinin,hatta BİLİM ADAMLARININ hiç de GÜZEL OLMAYAN KAVGALARINI seyrediyor.. Tarihsel süreç içerisinde ülkemizin özellikle son 200 yıl boyunca,sürekli SAVUNMA,varlığını devam ettirebilme sıkıntılarını göz ardı etmesek de,bu MİNVALDE devam eden KAVGACI GELENEĞİN sadece KÜLHANBEYLERE veya ekranda kavga eden KARI - KOCALARA,ARTİSTLERE,MEDYUMLARA vesairelere has olmadığı,toplumumuzun çoğunluğuna SİRAYET ettiği rahatlıkla söylenebilir.. Hatta en akil ve ALİM pozisyonundaki kimi değerlerimizi, ÜSTADLARIMIZI bile saçma sapan sorular,EZBERLER,kimisi provakatif,ANADOLU tabiriyle VİZZİKLEYEREK, ÇİLEDEN ÇIKARTMA başarısını gösterdiğimizi,KAVGAYA YÖNELTTİĞİMİZİ itiraf etmeliyiz.. Dolayısıyla sokakta,okulda,evde ve yaşamın her yanında kavga etmeyi seven bir toplumun FİKRİ TARTIŞMALARDA da aynı performansları,GÖRÜNTÜLERİ sergilemesi gayet normal.. Bunların yansımaları olarak ŞARKLI MİLLETLERDE ve TÜRK TOPLUMUNDA asırlardır, önceki nesilden yenisine taşındığı bilinen,kimi insanlarımızda HASTALIK-TİRYAKİLİK boyutuna ulaşan,FİKRİ tartışmalarda KİFAYETSİZ KALANLARCA hemen kullanılan, KİŞİSEL SALDIRI silahı,düşünce dünyamıza büyük zararlar vermeye devam ediyor.. Aslına bakacak olursanız farklı görüşlere sahip olsalar dahi,birikimli insanların birbirleriyle köprüler kurabildikleri kesin.. Zaten karşılıklı tartışmalardan olumlu neticeler , sadece aynı branşlarda YETİŞMİŞ fakat ZIT görüşlere sahip olanların gerçekleştirdikleri MÜNAKAŞALARLA ORTAYA ÇIKAR... Çünkü o türde insanlar KESİNLEŞMİŞ ,NETLEŞMİŞ konuları tartışmazlar..YETERLİ kişiler kendi aralarında sadece İHTİLAFLI veya halen ŞÜPHELİ meseleleri tartışarak,doğrulara ulaşmaya çalışırlar.. Onlar ayrıca bu türde fikri tartışmaları ŞABLONA UYDURMAYA ÇALIŞMAZLAR...Bu günün DEĞİŞEN ŞARTLARINI ,KOŞULLARINI ve YENİ KAVRAMLARI göz ardı etmezler... Ayrıca geçmiş YÜZYILLARDAN KALAN KURAMLARLA ÇÖZÜM SUNMAYA gayret edenlerle de ASLA MUHATAP OLMAZLAR...Çünkü o tipler bugünün KOŞULLARINDAN mahrumdurlar.. Yukarıda yazdıklarım MÜSBET ve SOSYAL bilimlerin her ikisi için de geçerlidir..Tarihsel süreçte BATI DÜNYASINDAKİ bilimsel gelişim ve ilerleme her branşta FİKİRLERİN-TEZLERİN özgürce TARTIŞILMASIYLA sağlandı.. Üstüne üstlük onlar çağımızdaki modern BİLİMSEL METODLAR üzerinde KESİN hakimiyetlerini KABUL ETTİRDİLER.. Velhasılı sayın ZEYNEP GÖĞÜŞ'ün KONU BAŞLIĞINDA aktardığımız yorum ve haberi,çoğumuzun alışık olduğumuz İBRETLİK sahnelerden.. Canlar, Bu noktada konumuzla alakalı olan ELEŞTİRİ meselesine de, küçük bir parantez açmak istiyorum.. Elbette bilim,fikir ve sanat alanında ELEŞTİRİ ve ELEŞTİRMENLERE her zaman ihtiyaç var.. ( Bazı kimseler istisna olarak, sanatı eleştirmenin zararları olduğunu söyleseler de, MÜNEKKİTLER' de ( eleştirmen) sanatkar olarak kabul edilirler..Sanatı eleştirme işinde orta bir yol bulunmasından bahsedilir..Ayrıntısına girmeyeceğim...Eleştirmen anlamında merhum Nurullah ATAÇ gibi hakkını verenleri kastettiğimi de özellikle belirtmeliyim...Harbey...) Fakat, Türk toplumunda sağlıklı eleştiri yapıldığı da pek söylenemez.. Eser veren kimseyi ya YÜCELTİP ABARTIRIZ yahut da yerden yere vururuz,MAHVEDERİZ....Bunun adına da herhalde ELEŞTİRİ diyemeyiz.. Bunun İSMİ olsa olsa TANZİMAT öncelerinden,ORTAÇAĞ DÖNEMİNDEN kalma TAKRİZ ve HİCİV ' dir... TAKRİZ ve HİCİV'in eleştiri ile alakası yoktur...( Takriz : Övme-Hiciv :Yergi).. Eleştiriyi yapacak olan gerçek MÜNEKKİT, ortadaki ürünün eksikliklerini,yanlışlarını gösterip tamamlar,ÜRÜNÜN önemini,kıymetini anlatır..Asli vazifesi ve MİSYONU budur.. Kabul etmeliyiz ki.....Bunları MİSYONUN hakkını verebilmek için,ELEŞTİRİCİNİN çok muazzam bir TECRÜBE-BİLGİ ve herkesce kabullenilmiş yeterliliğe sahip olması gerekir.. Bu niteliklere sahip olmayanlara sadece KISA ÇÖZÜMLEMELER ,TAHLİLLER yapması tavsiye edilir.. Yoksa YALAN-YANLIŞ ve CİDDİYETSİZ hükümlerde bulunmak bunu gerçekleştiren kimsenin de BİLGİSİZLİĞİNE-CİDDİYETSİZLİĞİNE delalet eder.. Velhasılı hülasa..... FİKRİ TARTIŞMALARDA tekrar KİŞİSEL SALDIRI problemine dönecek olursak aşağıdakileri rahatlıkla söyleyebiliriz.. Türk fikir dünyasında en geniş ve ÇAĞDAŞ olduğunu varsaydığımız düşünce temsilcilerinin,objektif eleştirilerde dahi SİNİRLENDİKLERİNE ve KIZGINCA savunmalar yaptıklarına şahit olabiliyoruz..Sonrasında iş karşılıklı SÖVÜŞME ve de DÖVÜŞMEYE kadar varabiliyor.. Ya da konu derhal kişiselleşip diyalog KENDİNİ ÖVME,karşıdaki HASMINA HAKARET etme şekline bürünebiliyor.. Bu bir ŞARK AHLAKIDIR.... Harbey........................................... Devam edeceğiz.... Okuma Kaynağı :Ord.Prof.Fuat Köprülü.." Köprülü'den seçmeler".MEB...Bilim ve Kültür eserleri dizisi..1990.. harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-05-08 02:15 . |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Konu başlığında ve yukarıdaki mesajlarda aktarmaya çalıştığımız SALDIRI,SATAŞMA,TAHAMMÜLSÜZLÜK türü olumsuzluklar bilgisizlik,yarım bilgili olma veya bilim geleneğine uymama..Beyin ve RUHU, gerekli biçimde hazırlamamaktan kaynaklanıyor.. TAHRİK unsurunu BESLEYEN sayılamayacak sayıda bir dolu diyalog biçimlerini gözlemlemek mümkün..İşin ilginci bunların yeni versionları da durmadan üretilmekte.. Çaprazlama ve hibrit,yine son dönemlerde KÜRESEL KLONLAMA çalışmalarıyla elde edilmiş,UZAKTAN KUMANDALI BEYİN müstahsili olan türleri çok ilgi çekici.. DEVŞİRME olgusunun modern yorumları,çok vicdansız.İnsanlık, günümüzde FİKİRSEL KISIRLIK riskiyle karşı karşıya..Zaten bunların emarelerini gözlemleyebiliyorsunuz... Gerçekleştirilen tartışmalarda öfke,sair duygusal katkılı hezeyanlara ,referans alınan KAYNAKLARIN çarpıtılması gayretleri eklendiğinde, ÇANDIR bir şeyler çıkıyor.. Kendi labirenti içerisinde EZBERLER durmadan tekrarlanıyor..Karşıdakilerin söylediklerini kasıtlı biçimde dinlememek,önüne sunulmuş DOGMALARI,sesli yanıt sistemi ROBOTLAR misali tekrar etmek ,VAKA-İ ADİYE haline geldi.. Çok enteresandır bazen tartışmacıların birbirlerine kaynak ve belge refere edecek yerde..BUNLARIN ortaya konulması ZORUNLU olan FELSEFE,SİYASET, TARİH gibi KONULARDA dahi, BABAANNE,NENE,ROMAN,MASAL KİTABI veya değişik orijinli SİNEMA FİLMLERİ,köşe YAZARLARI,o günlerde seyredilmiş DİZİ FİLM - KONUŞMACI vesair türde dayanakları ispatlarında kullandıklarına ŞAHİT olabiliyorsunuz.. Bu kadarına RAZI OLANLAR için ortada herhangi bir sorun görülmemekle beraber,BAŞKA BİRİLERİ AÇISINDAN HAKLI OLARAK , işin tam bu noktada NİHAYETE ERMEYECEĞİ,KABULLENİLMEYECEĞİ çok açıktır...Kesindir.. ( Hatta ve hatta.....Günümüzde bilgi kirliliği silahıyla İNSAN -TOPLUM ALGILAMALARINI ŞAŞIRTMAYA yönelik hedefler güden kimi YAZILI KAYNAKLARIN dahi DAYANMAK zorunda oldukları , BİRİNCİL DERECEDEKİ bilgi kaynaklarına, müracaat edip etmedikleri BAŞKA BİRİLERİ tarafından titizlikle SORGULANABİLİRLER..Buna şaşırmamak gerek..KAYNAKLARIN KAYNAKLARI DA ÖNEMLİDİR...) Lakin, POST MODERN FİLOZOFLARIN çağımızda bir takım çalışmalarının DİBİNE,BAŞINA veya BAŞKA bir TARAFINDA , hiç bir KAYNAKÇAYA yer vermediklerine şahit olabiliyorsunuz..Artık herkes kendi EKOLÜNÜ ve ÖĞRETİ OKULUNU tesis etme yolunda... Ne güzel..Ne güzel..Düşünce dünyası için ne kadar büyük bahtiyarlık... Devir ne de olsa....YAP.....İŞLET devri...... Unutmadan !...Bu arada devredilemiyor....Çünkü artık YAPAN çok..VERASET yoluyla MİRAS TEREKESİ olarak, bırakma imkanı tabi ki var... Zamanımıza ÖZGÜRLÜKLER ve HAKLAR devri diyorlar...KÜRESELCİLERİN münasip gördüğü her türlü hak mevcut.. Artık çağımızda insanların saçma sapan olsa da, KERAMETİ KENDİNDEN kuramlar,ÖĞRETİLER üretme özgürlükleri de var.. (Patenti ve LİSANSI nev-i şahsına münhazır ise ne ala..O zaman sorun olmaz..ATIŞ SERBEST...Ohh !..Oh !...EKŞİLİ suyundan koymayı da unutma...) Ama !.....Diğer yandan, bu türde İLGİNÇ kuramları üretenler, kendilerine ait olmayan BİRİNCİL KAYNAKLARI ÖZÜNDEN saptırdıklarında,muhtelif yazılı belgelere ve MÜELLİFLERE , KATIŞTIRDIKLARI YORUMLARLA ihanet ettiklerinde ortaya traji komik ürünler çıkabilir... O vakit en başta o eseri verenlere ayıp edilmiş ve onların ağızlarından saptırma,TAHRİBAT yapılmış olur.. Evrensellik içeren kavramları,ideolojileri KUŞA çevirip,standartlarını bozarak HİLKAT GARİBESİ şeklinde yorumlama,yani ANADOLU tabiriyle PİÇ ETME fiilleri, düşünce İKTİDARSIZLIĞINDAN veya KASITLI olmaktan kaynaklanıyor.. Üstüne üstlük,asıl TRAJEDİ bu türde işlere vakıf ,temellerden haberi olan BİLGİLİ kimselere,BİLGİÇ edalarıyla AHKAM YÜRÜTME gülünçlüğü olsa gerek.. HADDİNİ BİLMEME veya DENSİZ iş açığa çıktığında... Bekri Mustafa'nın....Arkadan AVUÇLADIĞI Padişaha...... ---BRE..DENSİZ...Ne eylersun !...çıkışına... -- " Afedersiniz padişahım...Ben sizi HANIM SULTAN sandıydım..dediği misal,özürlerle karşılaşmak da olası.. Her dem hazirun olmak icab ediyor... Ayrıyeten... Durmadan karşıdakini suçlamak,dikkat dağıtmak...Usanmadan yine suçlamak... Dam üstünde SAKSAĞAN vur beline KAZMAYI misali..Kel alaka, NESNELLİKTEN uzak kıyaslamalarda bulunmak.. Üstüne üstlük İNTİKAM ve hep ÜSTE KALMA duygusu....İSYANKAR ruh hali... Küçük ERKEK ÇOCUKLARININ çişlerini en ileriye ATTIRMA yarışmaları gibi,SALVOLAŞMALAR.... Tartışmanın ve fikir teatilerinin kimyasını bozuyor,MİRİM....Hem de ne biçim bozuyor... Ortalıklara en hafifinden sayın ZEYNEP GÖĞÜŞ'ün aktardığı sahneler çıkıyor... Saygılarla...............Harbey................. Devam edeceğiz.... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-05-08 02:24 . |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,728
| Saygıdeğer Harbey, Konu hakkında, birikim dolu yazınızla söylenebilecek her şeyi, söylemişsiniz. Bir kez daha saygılarımı sunarım. __________________
''Kemalist Devrim tamamlanacak (...) Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.'' DENİZ GEZMİŞ, Devrim Gazetesi - 23 Aralık 1969 - Sayı: 10 - Sayfa: 2-7 |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,728
| Alıntı:
Siz ve çok değerli birkaç arkadaş belge, kaynak sunarak bazı iddiaları çürüttükçe nasıl bazılarının, ''Ben yazdım oldu'' dercesine, çürütülen iddiaları temcit pilavı gibi yeniden gündeme getirdiğini anımsarım. Ve bunu yaparlarken de kullandıkları üslubu.... __________________
''Kemalist Devrim tamamlanacak (...) Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.'' DENİZ GEZMİŞ, Devrim Gazetesi - 23 Aralık 1969 - Sayı: 10 - Sayfa: 2-7 Gılgamış Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-05-08 00:32 . | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,768
| Saygıdeğer Harbey Yazılarınızın devamını bekliyorum .. ![]() Kendimce, Yazdıklarınızı bir okuyup , bin düşünmek gerek diye düşünüyorum .. Ve tekrar okumak ... Bilgelerin dizelerini de düstur edinmek .. Sağolun, yüreğinize beyninize sağlık.. Forumu Işığınızla Aydınlatıyorsunuz Teşekkürler.. ![]() __________________
Bölücülüğe , Gericiliğe her türlü özgürlük ve demokrasi itinayla bulunur . Ya Ulusalcılığa? Yassak , kardeşim yassak ! Ulusalcılık yassakk !! |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Sayın FatmaSeher ve sayın Gılgamış hocam,.. Ben de çok kıymetli olan sizlere ve forumdaki diğer CAN'lara saygılarımı sunuyorum... Muhabbetlerimle..............Harbey............ *************************************** Dostlar, ÜZÜLEREK kabul etmeliyiz ki,dünyamız da ve ÜLKEMİZ de her vakit KÖR SATICININ KÖR ALICISI olabiliyor.. Tarih, HER DEVİRDE cahilleştirilmiş olan birilerinin,bunların daha KURNAZ OLANLARINA enabe edip,onlara intisab eyleyip farklı sıfatlarla CEHENNEMİ,bazen de HAYSİYETSİZLİĞİ satın aldıklarını anlatır.. Hain haline dahi dönüştürülebilirler.. Güce tapınan toplumlarda bu türde bağlılıkların, malesef kimi zaman GÖNÜLLÜLÜK ESASINA dayandığını söylemekte mümkün.. Mutlak AİDİYET duyguları ve mensubiyet ihtiyacı BİLGİYLE BAĞIMSIZLAŞTIRILAMAMIŞ kafalarda UR MİSALİ ,bir noktadan sürekli YANLIŞ SİNYALLER verir durur.. Halbuki günümüzde sağlam YAZILI bilgiye ulaşmanın türlü türlü yolları var... CAHİL SANAL DATABANKLAR ve bizzat muhatabına ait olmayan,ASILLIK ifade etmeyenler günümüzde en tehlikeli olanlarından.. Bilgiyi elde etmek ve HAZIR SUNULANI olduğu gibi kabullenmek, çok farklı kavramlar.. Biri erdemliliği sunarken, ötekisi (yanlışsa) köle durumuna düşürebilir.. Gençliğin ve İDEOLOJİ sahipliğine heves edilen ilk yıllar da, bazıların da ÖZENTİ ve ENTEL görünme sevdasıyla başlayan METODSUZ öğrenme çabalarının,İDEALLERİN,sonraları İŞ - GÜÇ-EVLİLİK-MADDİ REFAH vs..elde edildiğinde çoğunlukla terk edildiği biliniyor ve bu oranın çok çok yüksek olduğu da kesin... Günlük yaşamımızda çok sayıda DEĞİŞENLERİN,dönüşenlerin , LİBOŞ ve kısa DONLU ENTEL olabilmenin, evrimsel sürecini tamamlayıp, KÜRESELCİLERİN görünmeyen beyinsel HACAMAT operasyonları ile ,KÜRESEL SİSTEME uyum sağlayanları,onların emrine girenleri her daim gözlemlemiş,şahit olup ÜZÜLMÜŞÜZDÜR... Onlar bizim ve bize aitti... Biz onları kaybettik... Çünkü doğru bilgilerle bezenmelerini sağlayacak,sistemi tesis edemedik... Harbey...................... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-05-08 01:07 . |
|
| #10 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089
| Uğur mumcu'nun sık sık tekrarladığı gibi "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların" bol bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz.Bunun üstüne bir de demokratik tartışma adabından uzaklığımız eklenince sonuç felaket oluyor... elinize sağlık sn harbey.... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|