| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Değerli dostlar,sevgili arkadaşlar ! Böyle bir hassas konuyu "Yazı Yaz " düşünce platformunda açmamın tek nedeni,değerli arkadaşların düzeyli bir tartışma ortamı yaratmalarından kaynaklanmaktadır.Ayrıca fikirlerine uymasa bile,düzeyli tartışma ortamının devamının sağlanması için hasasiyet gösteren arkadaşların varlığı beni fazlasıyla memnun etmektedir.Sitenin değerli yöneticilerinin,saldırı ve hakaretlere meydan vermeyen tavırlarını hep takdire şayan buylmuşumdur.Kendilerini bu hassasiyetlerinden dolayı ayrıca kutluyorum. Din konusunun; ülkemiz ve vatandaşlarını,olumlu ve olumsuz yönlerden nasıl etkilediğini çok iyi biliyorum.Olumsuz etkilerinin kaynağının,dinimize sonradan ilave edilen safsata ve urafelerden kaynaklandğının da bilincindeyim.Hz.Muhammed öğretilerinin içine sızmış bilgilerle iki farklı dinin etkisinde kalan değerli vatandaşlarımız,çeşitli tartışmaların içinde şaşkın olmuşlardır.Hz. Muhammed'in Kur'an öğretilerinin hakim olduğu din anlayışı ilke,ağızdan ağıza dolaşan ve yanlış bilgi ve urafelerle takviye edilen din arasında,çok belirgin ve bariz farklar vardır. Din içine sokularak yanlış bilgilerle takviye edilen "Kadercilik" illeti,mensubu olmaktan gurur duyduğum aziz milletimi çok yanlış olarak derinden etkilemektedir.Bu nedenle dinimi en iyi şekilde öğrenmeye yıllar önce karar verdim.Önce Kur'an mealleriyle okumaya çalıştım.İlk okumaya başladığım dönemlerde Kur'an nın karmaşıklığından ve çelişkilerinden dolayı hayli sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim.Bu nedenlede çok kereler yarıda bırakmak zorunda kaldım.Nihayetinde zorda olsa bitirmeyi başardım.Kur'an da bahsettiği için önce incilleri okudum.Anlatımı ve okunması Kur'an a göre daha kolay kitaplar.Daha sonrada Tevrat okuyarak bu konudaki bilgi noksanlığımı gidermeye başladım.Tekrar Kur'an okumaya başlayınca daha kolay okuyup,daha fazla anlamaya başladım.Her üç ilahi kitabıda defalarca zevk alarak okudum.Birbirleriyle çok önemli bağlar mevcuttu.Urafe dediğimiz pek çok şeyin de kaynağının Tevrat olduğunu gördüm.Bütün bunlar beni diğer dinlere olan ilgimide arttırdı.Budizm ve eski dinlerle ilgili kitaplara ve bilgilere de yöneldim.Mitolojik kaynaklara indikçe dinsel kitaplarla ilgili gerçeği daha iyi anladım.Mitolojik efsanelerle oluşan ve kaynağını onlardan alan dinler,daha sonra gelen dinlere alt yapı oluşturduklarını tesbit ettim.Devamlı olarak gelişen insan düşüncesi ve bu düşüncenin ürünleri olan kurumsal yapılar,dinleri etkileyerek yeni inançlar ve dinler geliştirmişlerdir.Kısaca dinler ve inançlarda, insanla birlikte evrime tabi olmuşlardır.Dinler ve inançlar, Tanrısal güçle desteklendiğinden insan düşüncesine ve onun getirdiği kurumsal yapılara direnç göstermesine rağmen yavaşta olsa değişmek zorunda kalmışlardır.İnsan varlığının her konusuna el atan din ve inanç sistemleri,gelişim ve değişimin tesirlerine maruz kalarak ,ahlaki boyutlarına çekilmek zorunda kalmıştır.Psikoloji ve Sosyoloji biliminin yaygınlaşması,medeniyetler tarafından da daha çok önem kazanması nedeniyle,dinlerin elindeki ahlaki değerleride tehdit etmektedir.Dinlerin insan ve toplumlar üzerindeki etkisi nedeniyle,her zaman istismara yöneliktir.Uzay çağının başlamasıyla,uzaylı dinlerin etki alanına girmekte olduğumuzu söyleyebilirim.Uzayın derinliklerinden alfa kanalıyla seslenen Tanrı veya Tanrıların etkinlikleri konuşulmaya ,ve onların elçilerin söylemleri yaygınlaşmaya başlamıştır.Artık ayrı bir dünya Rabbinden bahsedilmektedir.Evrende milyarlarca yıldızın varlığı düşünülecek olursa,ileri zamanlarda Tanrısal delegeler ile Tanrısal Parlementodan bahsetmek mümkün olacaktır. Bu konularla ilgili kitabımın müsvedde yazılımları bitmek üzeredir,dosya haline getirelerek yakında yayınevine teslim edilecektir. Konuyla ilgilenenlere saygıyla duyurulurken,katı inanca sıkı sıkıya sarılanların yoldan çıkmaması için konudan uzak durmaları önemle tavsiye edilir. |
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| sayın türesin ,kitabının ismi ne olacak merak ediyorum onu yazarsanız sevinirim alıp okuyacağım sonra Ankarada da yayınevlerine ulaşacak mı? bu arada kitabın ismi "tanrı kitap yazdırmaz "ise sonunu hiç iyi görmüyorum |
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Sn. Spartaküs ! Kitabın adı,konu başlığının aynısı olması için gayret edeceğim.Yayınevi değiştirmekte ısrar edermi henüz bilmiyorum.İsmi bu şekilde olmasa bile bu konunun içeriğini işleyen kitaplar var.Ateist görüşü benimseyen kitaplarda var. Şahsen Ateist de değilim.Tanrı'ya olan inancım var fakat dinsel kitaplardaki anlayıştan çok farklı.Sonuma gelince,nasıl olsa birgün herkesin gittiği yere gitmek mecburiyetindeyiz.Hiç olmazsa insanlığa bu konuda bir faydamız dokunsun.Bunun yanında halkımızın sağduyusuna oldukça güveniyorum.Bunda hiç tereddütüm yok.Çılgın ve delilerde insanklık var oldukça onlarda var olmaya devam edeceklerdir.Tanrı'nın koruyuculuğu varsa beni de korur diye düşünüyorum. Saygılarımla. |
| #4 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Sayın Türesin, Çalışmanız gerçekten takdire şayan. Kitabınızın çıkmasını büyük merakla bekliyorum ve ilk alanlardan biri de ben olurum sanırım. Toplumsal yaklaşıma gelecek olursak, bence bu daha çok üsluba bağlı bir şey. Örneğin, gördüğüm kadarıyla siz hep "hz." ifadesi kullanıyorsunuz ve bu bence peygamberine olmasa da inananlarına duyulan saygının göstergesi olduğu için bence isabetli bir yaklaşım. Çalışmalarınızda başarılar dilerim, umarım yolunuzda zorluklarla karşılaşmazsınız. Saygılarımla. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #5 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
| |
| #6 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
eğer muhammet kitap ta deseydi ki "bu kitap bu zamanda böyle yazıldı ama ey insanlık çağının isteğine göre yaşayın" demedi diyemez çünkü kuran islamın anayasasıdır ve değişmez ve değişmeyecekte | |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Alıntı:
Kimse de bu kopyayi vermez? iyi degerlendirin bu düsünceyi, ve iyi sayler yaptigimiz oranda, sonunda rahat edecek olanlar yine bizler olacagiz.??? Evet sayin spartaküs, tanri Turan Dursun´u koruyabilseydi, belki biraz daha taraftar toplayabilirdi. Ama olmadi. Demek ki dava, sanilandan daha farkli? Felsefe neden var? sorularin yanitlari, dogru felsefe yapmakta yatiyor. Isteyen, dogru bilgilenme ve ciddi bir düsünce ile bir seyler sezebilir. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-12-05 13:59 . | |
| #8 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Türesin, Güzel bir konuya temas ediyorsunuz. Fakat o kadar kısa yazmışsınız ki özetin özetinin özeti olmuş!... Tezlerinizi burada yayınlarsanız hem bir beyin fırtınası ortamı oluşur, hem zevkle neyin ne olduğunu yada olmadığını tartışabiliriz. Tezlerinizde kaynaklarınızı da belirtirseniz inceleyip fikirlerimizi belirtmemiz hem daha kolay olacaktır, hem düzeyin düşmemesini sağlayacaktır. Kendi adıma sizin gibi düzeyli arkadaşlarla sohbet etmekten büyük keyif aldığımı belirtmek isterim. Saygılar, |
| #9 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Değerli dostlarım ! Desteğiniz,güzel temennileriniz gerçekten bana büyük bir güç verdi.Bu konunun çok tartışılacağına eminim.Yakın çevremde konu ile ilgili pek çok kişiyle bu konuyu tartıştım.Bazı değerli dostlarım destek verirken,bazıları da hiç bulaşmamamı tavsiye ettiler.Fanatiklik derecesinde inançlı ve taviz vermeyen bir dostum bu konu hakkında benimle defalarca konuştu.Fikrimden vargeçirmek için epey çaba sarfetti,fakat onunla olan dostluğum şu anda bitmiş durumda.Eşiyle beraber hacca gidecek bir aile dostumuzla aramıza biraz soğukluk girse de görüşmeye devam ediyoruz.Beni en çok sevindiren ve yaptığımın iyi bir şey olduğuna inandıran sağduyulu dostlarım oldu.Onların çoğuda benim düşündüklerimi düşünmüşler.Zaman zaman benim sorguladığım konuları sorgulamışlar,bütün bunları sessizlik içinde ve kendilerince yapmışlar.Zannederim bu sessiz çoğunluğun sesi olacağımı zannediyorum.Konuştuğum gençlerin çoğu benimle aynı fikirde,ama içlerinde imam hatipli yok. Bu görüşlerime şiddetle karşı çıkacakların olacağını da biliyorum.İnançlarının katılığı,onların söylemlerine şüphesiz yansıyacaktır.Bu söylemlerin nasıl olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.Hiç bir insan,büyük beklentiler içinde olduğu inancın sarsılmasını hazdemez.Hele hele inanç kaynaklarından beslenen ve bunu bir gelir kapısı haline getirip,sektör haline getirenlerin tepkisi çok daha büyük olacaktır.Hem inançlarını korumak hemde bu konu ile ilgili gelirlerinde azalma olacağını düşünecekler ve halk üzerinde inanç yönünden egemenlik kuranların tepkileri çok daha fazla ve büyük olacaktır.Kendimle ilgili çok büyük iftiralar atılacağından da adım kadar eminim.Bekleyip göreceğiz. Değerli Petriçli arkadaşımın inancının çok kuvvetli olduğunu iyi biliyorum.Sağduyulu ve düzeyli tartışma ortamının yaratılması konusundaki gayretlerini hep takdir etmişimdir.Düzeyli yaklaşımı için kendisine teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.Konu hakkındaki görüşlerimin kısalığından bahsedip,açmam gerektiğini belirtmektedir.Kendisine hak veriyorum. Hz. Muhammed muhkem(sağlam) bir hadisinde şöyle diyor " Tanrı herkesin zannına göre tecelli eder" ,bu hadis ve görüşe bütün yüreğimle katılıyorum.Aynı paralellikteki sağduyulu görüş Atatürk'te de vardır ve şöyle ifade ediyor " Arkadaşlar,Allah mefhumu insan beyninin çok güç kavrayabileceği metafizik bir meseledir ".Atatürk Tanrı'nın bir ve büyük olduğunu kendi yazdığı nutkunda da ifade etmektedir. Hz. Muhammed Kur'an öğretisinde müslümanlara şöyle der " Allah bir ayetin hükmünü kaldırır veya değiştirirse,daha iyilerini koymaya gücü yeter".Hz. Muhammed vefat etmiştir lakin Tanrı her zaman diridir.Hz.Muhammedin öğretilerine sığmayacak kadar büyük ve insan aklının almayacağı kadar engin bir görüşe sahiptir. Bir an için hayal gücünüzü kullanın (Türk ve müslüman toplumunun hayal kurma becerilerinin nası engellendiğini 'Olmamış çocuğa don biçmek' konusunda işlemiştim ) ve Hz.Muhammed ile konuştuğunuzu veya sağ olduğunu farzedin.Kendinden 1400 yıl sonraki medeniyeti gördüğünde,hangi ayetlerinin değişimini veya değiştirilmesini isterdi.Önyargısız ve sağduyulu yaklaşım sizin istediğiniz bütün cevapları verecektir zannediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle hepinize saygılar. |
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Değerli Arkadaşlar ve Sevgili Dostlar ! Okuyan ve düşünenler için,konuyu biraz daha açmak istiyorum.Böyle önemli ve karmaşık konuları anlatmak oldukça zor.Bu nedenle zaman zaman örnekler verir,farklı açılardan bakmayı kolaylaştıran meseller bulmaya çabalarız. Küçük bir çocuğun gözünde baba çok büyük değerler taşır.Onun gözünde babası çok güçlüdür,herşeyi bilen ve herşeye gücü yetendir.Adete bir kahramandır.Çocuğun ömrü kısaysa, babanın ileride neler yapacağını bilemeden öte aleme göçer gider.Giden çocuğun baba imajı zihninde çok farklıdır.Konuyu biraz daha ileri götürelim ve çocuğu büyüterek olgunluk derecesine getirdiğimizde,baba yaşlanmış ve emekli olmuştur.Artık elini eteğini işten çekmiş ve torunlarıyla meşgul olmaktadır,bu arada kendi işlerini büyüyen çocuğuna devretmiş ve mütevazi bir hayat yaşamaktadır.Büyüyen çocuğun gözünde, baba yaşlandıkça çocuklaşacaktır. Yukarıdaki benzetmelerden yola çıkarsak;her ölümlü insan,ölümsüz ve ebedi diri olan Tanrı karşısında küçük bir çocuk gibi imajlar oluştururuz.Ölümümüzden sonra Tanrı'nın neler yapabileceklerini ve neler getireceklerini asla bilemeyiz.Bu bizim için bir muammadır,yaptıklarını görerek yapacakları hakkında tahminlerde bulunabiliriz,fakat Tanrı'nın yapacaklarını beynimizin ürünü olan hayal alemine sığdıramayız.Hiçbir peygamber yaşadığımız günlerin bilimsel ve teknolojik imkanları hakkında bir ipucu verememiştir.Aynı şekilde bizlerde 1000 veya 2000 sene sonrası hakkında kolayca tahminlerde bulunur fakat o tarihlerin gerçeğini hayal alemimize sığdırmaya gücümüz yetmez. Tanrı'ya; büyümüş ve olgunluğa ermiş çocuğun emekliye ayrılmış babasına baktığı gözle de bakamayız.Bu benzetmeyi neden yaptığımı soranlara şu açıklamayı yapmak gereğini duyuyorum.Hz. Muhammed'in Kur'an öğretisine göre Tanrı dünyayı 6 günde yaratmış ve arşa istiva(yükselme )etmiştir.Yazdırdığı Kur'an en iyi şekilde tamamlanmış ve koruma altına alınmıştır.Evrenin yaşam kural ve kanunlarını koyarak,bütün görevlerini meleklerine bırakmıştır.İnsan imajinasyonu(hayalleri ),Tanrı'nın bütün herşeyi engüzel şekilde yaratıp,göklerin derinliklerinde sessizce izleyen bir Tanrı hayali sunmaktadır. Konuyu,ön yargılarından kurtulup derinlemesine düşünmek isteyenlere,açabildimse kendimi mutlu sayarım.Saygı ve hürmetlerimle. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kitap Okumak | Antioksidan | İnsan Bilimleri | 58 | 15-04-08 13:04 |
| Modaya Uyduk | ibra | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 8 | 26-03-08 12:59 |
| Kutsal Kitap Ne Anlatır ? | ugurozaltn | Arşiv | 44 | 22-02-07 11:29 |
| 24.İstanbul Kitap Fuarı | melnur | Arşiv | 7 | 13-10-05 21:30 |