| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Sis ve İntihar Çöküyor Sustuğum Yere / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 51
| Sis ve İntihar Çöküyor Sustuğum Yere Sis ve İntihar Çöküyor Sustuğum Yere Ay aydınlık, gökyüzü bir başka güzel bugün. Cırcır böceklerinin seslerini dinliyorum. Hafif bir rüzgâr esiyor gecenin içinde kayboluyorum… Yapraklar ayaklarıma dolanıyor, korkusuz yürüyorum bu gece de yolları. Bütün gece kuşları beni yalnız bırakmıyorlar ve hep birlikte yürüyoruz, korkusuzca gece boyu… Yol boyu çam ağaçları nede güzel kokuyorlar, her birinin üzerinde milyonlarca ateş böceği var. Bütün gökyüzünü aydınlatıyorlar gözlerimi onlardan ayırt edemiyorum. Gölgem beni ele veriyor. Büyün eşkıyalar ardım da. Ardıma bakmadan yürüyorum, sis ve intihar çöküyor sustuğum yere… Serseri bir rüzgâr çıkıyor sürükleniyorum. Ağaçlar beni bırakmıyor dökülen her yaprak beni örtüyor, ısıtıyor saklıyor. Üzerime düsen her yaprak beni daha bir çoğaltıyor milyonlarca doğuyorum aralarında… Bir çıkış yolu olmalı, geceden çıkmalıyım. Ay ışığı üzerimde duruyor. Havanın ışıması için vakit çok erken; daha yaşanacak koca bir gece var. Anlımı kırılmış dalların üstüne yaslıyorum, alnım kanıyor, ürperiyorum. Bulunduğum yerden kaçmaya çalışıyorum. Ama serseri rüzgâr olduğum yere geri getiriyor beni… Şaşkınlık içindeyim, sessizliği dinliyorum. Bütün kuşlar etrafımda dolanıyor, yanımda ölen bir kuş gözlerimi ondan alamıyorum. Gözlerim onda kalıyor. Ona sesleniyorum, onunla konuşuyorum… Yerde yatan cansız bedenini avuçlarımın arasına alıyorum. Bulunduğumuz yerden gitmeliyiz artık. Birden kalkıyorum avazım çıktığı kadar bağırmaya başlıyorum. Bütün kuşlar etrafımda dönüyorlar… Soluk soluğa yürüyorum yolları… Takip ediliyorum, hiçbir şeyi umursamıyorum. Sis her tarafı kaplamış. Ardımdan gelen kuş sürülerinden kurtulamıyorum. Adımlarım ağırlaşıyor. Olduğum yerde kalıyorum. Nerede olduğumu kestirmeye çalışıyorum. Şaşırıyorum… Gece yapışık üstüme kadının sesini arıyorum. Gece güne kavuşmuş… Avuçlarımı içinde sakladığım kuşun cansız bedenine bakıyorum. Yüzyıl kadar bakıyoruz birbirimize. Bir şey demek istiyorum. Artık ellerime hakim olamıyorum. Ama o susuyor… Olduğum yerde ona bir mezar kazıyorum ve üzerine toprağın en yumuşak yerlerinden alıp kapatıyorum üstünü… Artık cenaze alayı dağılıyor. Bütün kuşlar üzerimden çekiliyorlar, hep beraber gidiyoruz… Bunlar düş gücümden kopup gelenler mi, yoksa gerçeğin ta kendisimi? Ama bunu fazlaca önemsemiyorum artık… Binlerce oluşu taşıyor geceye. Ben sadece kendi payıma düşeni yaşıyorum... şahin DOĞAN tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-10-07 15:42 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 51
| sevgili sword için yazdığım bir şiir...saygılarımla SEVGİLİ OLAMADIK!!! Umutluydum, Sana geldiğimde.. Hüzünleri topladım,delinmez poşette.. Ağladım, güldüm kendi halime.. Sana geldim; tutkuda.. Seni özledim,şiirini okudum.. Elinin, parmaklarının değdiği yerleri.. Mercekle inceledim! Parmak izini bulmak istedim.. Potansiyel suçluyu yakalamış gibi.. Cımbızla tutdum;şiir dolu sayfayı! Başka el istemedim,değsin sayfana! Halime güldüm,ağladım.. Sana geldim;tutkuda.. Kaç yalnız gece, soluğunu paylaştım, Kaç zil sesinde, gözüm kapıya takılı kaldı.. Caddede bağırdı, satıcı! İkimiz birden baktık,sevgi satıyordu! Sonra kendimize döndük, Birbirmize baka kaldık; Biz ne sevgiyi yakalayabildik, Ne dostluğu... Ama yine sana geldim; Tutkum oldun! Sevgiyi ürettik,bilincimizde,kalbimizde.. Ama iyi tüketici olmadık birbirmize! Sevgi yolcusuyduk!Yolu şaşırdık! Virajı alamadık,şarampole yuvarlandık! Ayağa kalktım,özledim yüzünü.. Sesini gördüm,ukala sesinin büyüsünde.. Gülüşünü özledim, açtın kollarını.. Nasıl sarılmayayım ki sana! Kokunun izini çiçeklerde aradım, Şeftali kokulu parfümleri sürdüm; göğsüme Yine geldim sana; Tutkumdun! Aşıktım ben sana! Hatırlarmısın; İçsel savaşımızda, içimizdeki deli hıncla! Nefret eder olduk,önce erkeklerden,sonra kadınlardan! İnsanlara kızdık,Dengemizi kaybettik. Burçlarımız yer değiştirdi,ikizler olduk! Savaşı kazanamadık,Yenildik! Sevgili olamadık,kahrolası gecelerde.. Dost kalamadık, acımasız yarınlarda! Hiçbir kitapta yazılmayan, Hiç duymadığımız sözleri yazar olduk, mısralara... Güneş görmemiş kelimeleri yazdın, Ben kar ı eriten resimi çizdim! Yüreğimizde asılı kaldı yine o içsellik,güzellik! Empati yaptık! Rolleri değiştik yaralandık,burkulduk,incindik.. Kanayan ellerimi yıkadım,avucumda ellerini düşledim. Yine ben sana geldim. Tutkumdun! Beynime saplanan anıları kovdum! Arta kalanları hesaplayamadım! Üçüncü asliyede soluğu aldım! Önü , arkası belli olmayan bu yaşamın; Çevirisini kim yapmışsa yanlış yapmıştı! Sıktı canımızı,sürecimizin dolmasını beklerken; Koştum ben sana... Aşıktım,tutkumdun! Geçen günlerde eskidik,mahzendeki şarap gibi yıllandık! Dizlerine yatırdım;sevdamı,hırcın, şımarık yanımı. Yüzünde tebessümü hayal ettim. Dudakla çenen arasındaki gamzene dokundum serce parmağımla.. Kalbim son kez vuracakmış gibi fırladı yerinden, İlk ve son kez göreceğim gibi gözlerim, Benim ahu gözlerim;şehla oldu.. Yine sana geldim. Aşıktım!Tutkumdun! Aşk için gerekenlerden fazlasını yaptım; Ödün ruhumu sardı,ödül sana yakıştı! Ve ben o zaman! Aldattım, Kandırdım, Oyaladım,kendimi!! İnsanlar arasında yalnız kaldık! Anlamadılar, Hazmedemediler sevgimizi.. Çocukluktan kalan bebeğimle, Yoği ayıcık senin elinde.. Büyüdük.. Çoğaldık.. Bütün olduk,koptum bir parçamla.. Sana geldim. Geleceğim tarihsiz günleri bilmeden devam ettim. Çünkü ben sana aşıktım! Buseleri yüreğine sakladığım sen, Ruhuna,kalbine tutsak oldum! Aşık oldu; sana delim yanım!! Benim söz dinlemez kalbim! Sende asılı kaldı..... |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Buse-i Zeyneb
Mesajlar: 245
| HATIRINA DÜŞECEĞİM Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında Uzun uzun ağllayacaksın. Ağlayacak! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik. Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgâr kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi Kafandan da silemeyeceksin beni Düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..! Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kalemin de işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın! Necip Fazıl Kısakürek __________________
bir ihtimalmişim ben..... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tartışma adabı ve Demirel...Şablon kafalarla bir yere varamayız.. | harbey | Türkiye Siyaseti | 10 | 23-05-08 17:23 |
| Işık Girmeyen Yere Karanlık Girer | küçükkarabalık | Öykü ve Denemeleriniz | 66 | 25-10-07 15:00 |
| DTP'yi engelleyerek bir yere varilmaz | ABCDE | Türkiye Siyaseti | 18 | 13-05-07 13:22 |
| Artık her şeyi ışık hızında başka bir yere taşıyabiliriz | bekdemir | Doğa Bilimleri | 1 | 13-01-07 13:33 |
| AKP'li belediyeler her yere küçük küçük mescitler yaptırıyor zannetti. | hancı | Türkiye Siyaseti | 25 | 20-10-06 11:26 |