"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 162
| Tat alma duyumuzu kandırmaya yönelmişler. Öylesi gelişmiş bir teknoloji ki, insan sonunu hiç düşünemiyor. En değerli varlığımız çocuklarımıza verebileceğimiz verebileceğimiz doğal hiç birşey kalmamış. Onları hedefleyen reklamlarla da hep özendirilmekteler; bu sentetik ürünleri tüketmeleri için yönlendirilmekteler. Muzlu süt mü içecekler? O sütçülerin muz aldıklarını gören var mı? Kimyacılar daha iyi bilir ya, muza tadını veren madde "amil asetat"tır. Bu maddeyi özel çözücüler yardımıyla muzdan damıtarak elde edebilirler. Bu yöntemin oldukça pahalı olduğunu kestirebilirsiniz. Amil alkolü sirkeyle karıştırdıklarında muz tadını sentetik olarak yapıyorlar, sonra da süte de katıyorlar, çikletlere de. Çikolata kakaodan yapılır. Kakao üreten var mı ülkemizde, peki ya kaç çikolata fabrikası var? Çilekli süt yapmak için de hiç çilek alımı yapmaz o sütçüler. Adlarını hiç duymadığımız kimyasal bileşiklerle çileği görmeden çilekli süt yapar satarlar. Ambalaj kutularının üzerine "doğala özdeş aroma" yazmaları yeterlidir. Çok fazla miktarda üretmeleri de gerekmez. Dolmalık biber tadını veren kimyasalın bir damlasıyla küçük bir baraj gölünün suyunu dolma biber kokutabilir. İnsanların acı, tatlı, ekşi ve tuzlu olmak üzere dört tat alma kapasitesi varken, on binlerce kokuyu ayırabilme özelliği vardır. Yaptıkları doğala özdeş aromalarla bizleri kandırırlar. Yiyeceklerin bildiğimiz tadını büyük ölçüde ağzımıza attığımız katkı maddesinin ağız içindeki kimyasal reaksiyonu sonucunda çıkan gazların kokusundan alırız. Yiyecekleri tatlandırma endüstrisi büyüdü... Hazır ve paketlenmiş yiyeceklerin geçirdikleri işlem sonucunda neredeyse hiç tatları kalmıyor ve görünümleri bozuluyor. Bu yiyeceklerin taze kalmalarını sağlamak, tatlarını ya da görünümlerini iyileştirmek amacıyla çok çeşitli katkı maddeleri kullanılıyor. Kimyasal katkı maddeleri... Ne olduğunu bilmediğimiz kimyasallar... Belki de kanserojen kimyasallar. Tüketimi özendirilen "fast food" yiyeceklerde amaç daha fazla kar, daha düşük maliyet olunca ne kimyasal numaralar dönüyordur kimbilir? Hamburger köftesine katılan bir grup kimyasalla kömürde pişmiş tadı verilirmiş. Ya o kızarmış patatesler, büyük marketlerin dondurucularında bir görün, doğalı ile bir kıyaslayın!... Cebimizden paramızı, tüketimine alıştırarak sağlığımızı almak için üretilmişler. Ya kuru incirimiz, kuru kayısımız, pestilimiz, kuru üzümümüz... Gerçek doğalı anlatmak, nostalji olmasa gerek! |
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,515
| Bilim ve teknoloji ne işe yarar diye sormaya gerek yok herhalde.Herşey kapitalizm için.İnsanlar onun kobayı haline geldi artık.Bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim.Saygılar. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|