"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,594
| Dostlar, İlahi dinler, yani görünüşte Tanrı'dan söz eden, ve onu insanlara anlatmaya soyunmuş olan dinlerin HİÇ BİRİ TANRI tanımaz... Bu bilmediği şehri anlatan gezgin misalidir. Bu dinler sadece, kendi kurucusu olan kişileri yüceltmek ve onların insanlar üzerindeki baskısını kullanarak, kendi görüşlerini diğer kişilere gerçeklerin çok dışında anlatmaya çalışmaktan öte, bir işe de yaramaz. Yaradığı söylenirse, hâlen devam eden dinsel düşmanlıklar ve savaşlar için ne demek gerekir! Söylediklerimi misalleriyle belirtmek isterim. Musevi dinindeki TANRI sadece Musevilerin tanrısıdır. Onlara hitap eder, ve onlara vaadlerde bulunur. Ancak Museviler birbirlerinin kardeşidir... Böyle bir ayrımcı TANRI akla uygun mudur? Akla uygunluktan çok MUSEVİ'liğe uygun olması önem taşır.Çünkü önemli olan Hz. MUSA'dır Gelelim Hristiyanlık dinine, burada da, aslen Musevi olan Hz. İSA, Tanrı'nın oğludur. Çünkü, tüm Museviler TANRI'nın çocukları olarak kendilerini görmektedirler...Tevrat'ta bu açıkça ifade edilmektedir. Aslında Hz. İsa yeni bir din getirmemiştir. Ama havarileri onun TANRIOĞLU olduğunu vurguladıkça ve sözlerini çok sonraları metinsel bir şekle de dökünce İSEVİLİK ortaya çıkmıştır. Burada da TANRI aslında çok geri plana itilmiş ve Hz. İSA TANRIOĞLU olarak öne geçmiştir. Önemli olan JESUS' a inanmaktır. Gerisi ise hikaye olur... Gelelim Müslümanlığa, burada da TANRI ALLAH adıyle anılarak aslında AL-LAT, AL-MENAT, AL- UZZA, diye İslam öncesindeki LAH'ın kızlarının babasından başka da birşey değildir. Esas Tanrı LAH dır. Ve Hz. Muhammed'in babasının adı da ABDUL-LAH olup kendisi Müslüman değilken dahi LAH' ın kulu olarak isim almıştır. İslam olabilmek için önemli olan Hz. MUHAMMED'e inanmaktır...Yani LA İLAHE İLLALLAH demekle Müslüman olamazsınız...Müslüman olmak için bir de, MUHAMMED'en RESULALLAH demeniz gerekir. Oğlu olması düşünülemeyen TANRI için RESUL düşünülebilmektedir. Bunu kabule zorlayan da İslamın TESLİMİYETÇİ diye anlatılan fakat devamlı surette savaşlarla yayılan yaklaşımıdır. Daha ilk ortaya çıkışından başlayarak, inanmayanlara karşı olan savaşlarını gözönüne alırsak durum kendiliğinden ortaya çıkar. KILIÇ ZORU kendini asırlar boyunca sürdürmüştür. Ama bunu görmek istemeyen kimseler, bütün suçu MÜŞRİKLERİN üzerine atarak bu işten sıyrılabilecekleri kanısındadırlar. O zaman da onlara sormak gerekmez mi; Hz. ALİ ile Hz. AYŞE arasındaki DEVE savaşında her iki tarafın başında bulunan bu ünlü ve Peygamberin cennetle müjdelemiş olduğu insanlar yani EHL-İ BEYT'ten olan bu çok ünlü kişiler, bu cennetlikler nasıl olmuş da böylesi bir boğazlamanın içine girmiştir? Hem de KURAN denilen ve KUTSAL kabul edilen kitabın ayetleri deriler üzerinde yazılı iken MIZRAKLARA GEÇİRİLMİŞ VE DE TARAFLAR BİRBİRLERİNİ BOĞAZLAMIŞTIR. Önceleri Hz. Muhammed ALLAH'a övgüler dizerken, daha sonraları güç ve kuvvet sağlayınca, ALLAHIN ve MELEKLERİNİN dahi PEYGAMBER'e SALAVAT getirdiklerini iddia etmekte bir sakınca görmemiştir. SALAVAT getiren ALLAH'ı siz hiç düşünebiliyor musunuz? Burada gerçekten ALLAH inancı mı var? Yoksa ALLAH sadece PEYGAMBER'i yüceltmekle mi görevli? Bütün bu gerçekleri görebilmek için İMAN denilen KAfesten DIŞARI ÇIKABİLMEK GEREKİR. Kafese girenin çıkması da pek zordur. Onun için tüm ilahi dinlerde TANRI sadece bir MASKE veya bir saklanma aracı olarak kullanılmıştır. Çünkü ilahi dinler TANRI'yı bilmezler.Sadece kurucularını yüceltmek için TANRI'dan söz ederler. Hepsi bu... Sevecenlikle kalın, |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,076
| Yahudiliğin Milli bir din olması bakımından dediklerinin tamamına hatta fazlasına katılmak durumundayım.Hıristyanlık da neticede kendisini son din görmüş olduğundan sonrakileri işaret eden veya edebilecek işaretleri gözardı etmiştir.Burası üzerinde fazla durmak istemiyorum.Ancak Allah kavramı ve hz.Muhammedin belli bir aşamadan sonra kendisini önplana çıkardığı konusuna değinmek istiyorum. Allah kelimesinin ay Tanrısaı demek olduğunu ve Allahın ise allatın eril ismi olduğu konusunun herhangi bir dayanağı yoktur ve hrıstyanların temennileridir.Arapların İslam öncesinde Allah inancına sahip olduğu fikri yeni bir buluş değildir. Peygamberimizin babasının adı bizzat “Abdullah” (Allah’ın kulu) tır. İslam dininden önce de Allah kavramının Araplar tarafından bilindiği gerçeği Kur’an’da da bir çok ayette ifade edilir. Bunlarda birisi şöyledir: Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler (şöyle derler “Biz, bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” (39 Zümer Suresi - 3) Bu ayetten de anlaşılacağı gibi peygamberimizin döneminde müşrikler Allah’ı biliyordu ama “Putlara bizi Allah’a yakınlaştırsın diye tapıyoruz.” diyorlardı. Onların inancında Allah’ı tümüyle bir inkar söz konusu değildi. Sadece bazı putları ona ortak koşuyorlardı. Allah inancı, İslam öncesi diğer hak dinlerden gelmektedir. İslam dininin ilk geldiği dönemde İbrahim dininden gelen “Hanif Dini ‘’ de bu ortamda bulunmaktaydı.Hanifler, bu dini dejenere etmekle beraber ,ilk başından beri var olan birçok ibadet ve inancı ana hatlarıyla korumayı başarmışlardı. Bu yüzden İslam öncesinde de Allah inancı , hac, namaz, oruç gibi ibadetler bozulmuş da olsa halen mevcuttu. Dolayısıyla İslam geldiğinde, bu kavram ve ibadetleri onlardan almamış, aksine onları ilk defa insanlara buyuran Allah, yanlış yapılan uygulamaları düzelterek tekrar Hz. Muhammed vasıtasıyla bildirmiştir. Bu konuda delil olarak gösterilmeye çalışılan arkeolojik bulgular da kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır. Bu bulgular Mekke bölgesinde değil oradan çok daha uzak olan Güney Arabistan bölgesinde bulunmuştur. Bu bulgular kasıtlı olarak Kuzey Arabistan’da bulunmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bunların Mekke bölgesinde yaşayan Araplarla hiçbir alakası yoktur. Aksine Ay tanrısı Arkeolojik bulgularda “Sin” olarak geçer. Başka bir başlıkta da anlattığım gibi Allah kelimesi “El-İlah”tan gelir. “El” takısı İngilizcedeki “the” gibidir. Allah (El- İlah) “The God” anlamına gelir. Yani Allah El- İlah belli bir ilahtır. Bu kelime sadece Arap dilinde yoktur. Arapça’nın mensubu olduğu Sami dillerinde de bu kelime vardır. Örneğin İbranice’de “Elohim” ( Tanrı) kelimesi bu kökten gelir. Ayrıca yine aynı dil ailesinden gelen ve Hz.İsa’nın ana dili olan Aramice’de de aynı kelime vardır. Hem de Arapça’daki “İlah” kelimesiyle aynı kelimedir. Okunuşu da aynıdır. Peygamberin belli bir güç sahibi olduktan sonra kendisini yücelttiği ve diğer insanları aşağıladığı da ateistlerin temennileridr(iddia bile demiyorum,temenni diyorum) |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 783
| Sevgili özedönüşe katılamakla beraber baştan beri tek uyuşamadığımızAllah ın bir ilah adledilmesi mevzudur.. Bizim görüşümüze göre Allah özel isimdir ve çoğul takılarla kullanılmaz asla.. Tanrı veya ilah tapınılacak bir varlığı ifade eder.Övülebilen,yüceltilebilen ve bu tapınma halinden sonra kişiye isyteklerini verebilen manasındadır ilah.. Ama Allah bütün bunlardan beridir. O,yüceltilemez...!!!! O,övülemez...!!!! O,tapınılacak bir ilah değildir.. Allah a ancak kayıtsız ve şartsız kulluk edilir,Allah yüceltilemez çünkü zaten yüceler yücesidir,Allah övülemez çünkü hiçbir beşerin onu övmeye gücü yetmez sonsuz sınırsız özellikleri olan nasıl idrak edip övülebilirki? Sayın kardeşim bunları bildiğinizden emin olarak yazıyorum,Allah ilminizi arttırsın.. Allah ikan nasip etsin cümlemize.... __________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır... |
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,594
| Alıntı:
O kadar farkında olmadan söz ediyorsunuz ki, PES dememek elde değil... Siz TAPINMA deyince ne anlıyorsunuz? Yüceltme deyince ne anlıyorsunuz? Önünde eğilince ne anlıyorsunuz? Kul deyince ne anlıyorsunuz? KUL köle demektir...Ve ALLAH Kuranda açık bir şekilde yüceltilmektedir. RAHİM olmak,kadir olmak,ve diğer tüm esma sizce yüceltme değil midir? O herşeyi bilen, o herşeyi duyan, o celallanan, o azap veren,,,bütün bunlar yüceltme değil de nedir? Siz KURAN'dan da habersiz gibi söz etmektesiniz. KURAN devamlı surette ALLAH'ı yüceltmiyor mu? İnsaf edin ...Nasıl ve nice olduğunu anlatan sureler o zaman ne oluyor? Bir masal mı? yoksa laf olsun diye öylesine söylenmiş sözler mi? 5 vakit kim kime secde etmektedir? Siz insaf denilen sözcüğün manasından haberdar mısınız? Akıl kenara konunca, geriye de hiç bir şey kalmıyor ki! Farkındalık dileklerimle, | |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,076
| Alıntı:
Zaten ilah cinsi isminin başına el takısı getirdiğinizde marife oluyor Arap dilbilgisinde..Özel isim de marife çeşitlerindendir.Ancak tefsircilerden razi,Ebu Hayyan gibi bazıları özel isim olduğunu söylemişlerdir.Ancak bunlar bile Allah ilahtan değil ilah Allahtan türemiş diyebilmişlerdir. Öte yandan kulluk etmek ile tapmak arasındaki fark ne ki..Sanırım tapınma ötedeki ilah için geçerli ama kulluk sisteme boyun eğmek demektir denilecek. | |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 253
| Sn Sesli! İddialarınızın İslamla ve hatta Mekkeli müşriklerle hiçbir alakası yoktur. Allah C.C. Bizzat kendi özel ismi ile anılmaktadır. İslam olabilmek için önemli olan Hz. MUHAMMED'e inanmaktır...Yani LA İLAHE İLLALLAH demekle Müslüman olamazsınız...Müslüman olmak için bir de, MUHAMMED'en RESULALLAH demeniz gerekir. Doğrudur. Bu da Cenab-ı Hakkın C.C. Emridir. Bu Konuda hem ayet hem de hadisi şerifler mevcuttur. Burada Hz. Muhammed S.A.V. ilahlaştırlımamaktadır. Ayrıca bu sözün diğer bir ifade şekli ise şöyledir. EŞHEDÜEN LAİLAHEİLLALLAH, VE EŞHEDÜENNE MUHAMMEDEN ABDÜHÜ VE RASÜLÜHÜ' DÜR. "Allah C.C.'den başka ilah olmadığına ve Hz.Muhammed'in S.A.V. onun kulu ve resülü olduğuna şahitlik ederim" . Oğlu olması düşünülemeyen TANRI için RESUL düşünülebilmektedir. Bunu kabule zorlayan da İslamın TESLİMİYETÇİ diye anlatılan fakat devamlı surette savaşlarla yayılan yaklaşımıdır. Daha ilk ortaya çıkışından başlayarak, inanmayanlara karşı olan savaşlarını gözönüne alırsak durum kendiliğinden ortaya çıkar. KILIÇ ZORU kendini asırlar boyunca sürdürmüştür. Sn Sesli! Burada da aynı hataya düşüyorsunuz. Hz. Musa A.S.'ın da , Hz. İsa A.S.'ın da oğulluk iddiası olmadğı gibi Hz.Muhammed'in S.A.V. de böyle bir iddiası olmamıştır. Çünkü İslamiyet kendinden önceki Hak dinleri Tamalayan ve kapsayan kıyamete kadar sürecek bir dindir. Birilerin kendi kendilerine uydurdukları iddialar da bunu değiştirmez. Konuyu incelerken nasıl bizim iman hanesinden çıkmamızı istiyorsanız. Lütfen siz de insafa gelip tarafsız bir gözle konuları irdeleyiniz. FARKINDALIK FARKLARI VE BENZERLİKLERİ TARAFSIZ BİR GÖZLE İNCELEMEKLE ORTAYA ÇIKSA GEREKTİR!... Ama bunu görmek istemeyen kimseler, bütün suçu MÜŞRİKLERİN üzerine atarak bu işten sıyrılabilecekleri kanısındadırlar. O zaman da onlara sormak gerekmez mi; Hz. ALİ ile Hz. AYŞE arasındaki DEVE savaşında her iki tarafın başında bulunan bu ünlü ve Peygamberin cennetle müjdelemiş olduğu insanlar yani EHL-İ BEYT'ten olan bu çok ünlü kişiler, bu cennetlikler nasıl olmuş da böylesi bir boğazlamanın içine girmiştir? Hem de KURAN denilen ve KUTSAL kabul edilen kitabın ayetleri deriler üzerinde yazılı iken MIZRAKLARA GEÇİRİLMİŞ VE DE TARAFLAR BİRBİRLERİNİ BOĞAZLAMIŞTIR. Sn sesli bu durmu ve benzerelrini Hz. Muhammed S.A.V. veda hutbesinde belirtmiştir. Sn Sesli! Bu hadisenin olacağını Hz.Muhammed S.A.V. daha hayatta iken veda hutbesinde zaten belirtmiş olmakla beraber ashabın uygulamaları Hz. Muhammed S.A.V.'i bağlamaz... Önceleri Hz. Muhammed ALLAH'a övgüler dizerken, daha sonraları güç ve kuvvet sağlayınca, ALLAHIN ve MELEKLERİNİN dahi PEYGAMBER'e SALAVAT getirdiklerini iddia etmekte bir sakınca görmemiştir. SALAVAT getiren ALLAH'ı siz hiç düşünebiliyor musunuz? Salavat getirmek ibadet etmek değil övgülerde bulumak ve dua etmekten ibarettir. Cenab-ı Hakk'ın C.C. kulunu övmesinde ne gibi bir mahsur vardır.? Burada gerçekten ALLAH inancı mı var? Yoksa ALLAH sadece PEYGAMBER'i yüceltmekle mi görevli? Bütün bu gerçekleri görebilmek için İMAN denilen KAfesten DIŞARI ÇIKABİLMEK GEREKİR. Kafese girenin çıkması da pek zordur. Sn sesli, dönüp dolaşıp yine aynı nakarata geldiniz. Allah C.C. uydurma mı. Kafeslenmişsiniz gözünüz görmüyor v.v. gibi. İnsanın ve cümle canlıların DNA yapılarının yerleşimini, çalışma düzenini, DNA yapıları bukadar yakın iken, fenotiplerin bu derece farklılaşmasını neyele açıklayacaksınız. Tesadüfler ile kaç canlı oluşturabileceksiniz. Üstelik mutantlar dünya hayatından tamamen silinip giderken... Onun için tüm ilahi dinlerde TANRI sadece bir MASKE veya bir saklanma aracı olarak kullanılmıştır. Çünkü ilahi dinler TANRI'yı bilmezler.Sadece kurucularını yüceltmek için TANRI'dan söz ederler. Hepsi bu... sn sesli, bence bu sadece asıl tanrı tanımazların , tanrı kabul etmezlerin rüyalarından başka bir şey değil. hep bu hayal ile yaşarlar ama , ölüm haktır. Allah C.C. de haktır. Semavi dinler, hanif dinler, asla çoklu ilah sistemi tebliğ etmemiştir. |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,594
| Alıntı:
Verdiğiniz yanıta teşekkür etmekle birlikte ne yazık ki tatminkar olmadığını belirtmek zorundayım. Bakınız Hz. Muhammed'in babası da Müslüman mı idi? Adı ADDUL-LAH değil mi? Mekkeli Müşriklerle ilgisi yok ne demek oluyor? Hataya düşen ben miyim yoksa sizin İSLAMİ fakat gerçekdışı olan iddianız mı? Hz. İSA'yı tüm Hristiyan alemi TANRIOĞLU olarak tanırken, siz mi daha iyi bileceksiniz yoksa Hristiyanlar mı? Bu aynen sunnilerin ALEVİLERE İslamı öğretmeye kalkmasına benziyor. Hz. İsa Hristiyanlarca TANRIOĞLU ve dolayısiyle TANRI olarak anılırken TANRI da BABA olarak anılmaktadır. Bunlar gerçekler, yani Hristiyanlar bu şekilde inanıyorlar...Bunun da nedeni Tevrat'ta Musevilerin hepsi TANRININ ÇOCUKLARI olarak geçmekte oluşundan. Hz. İSA da bir MUSEVİ idi...Yeni bir din de getirmiş değil. Zaten İncil diye de bir kitap göstermedi. Kendisi de HRİSTİYANIM demedi... Hataya düşen nasıl oluyor da ben oluyorum... Hz. Ayşe ile Hz. Ali arasındaki savaşta KURAN'ın mızraklara geçirilmesi Bu ulu kişilerin KURAN'a olan saygısının da göstergesi değil mi? Peygamberi bu olay öyle bir bağlar ki siz dahi çözemezsiniz...Çünkü Hz. peygamber bu iki ulu kişiyi CENNETLE müjdelemişti...Bu nasıl CENNETLİK! İnsaf onlarda yokmuş ki karşılıklı harbedip KURAN'ı da mızraklara geçirmişler. Ama bari siz insaf edin de böyle cennetlik olmaz diyebilin. KAFES işte burada kendini göstermekte, gördüğünüze dahi gözünüzü kaparsanız tabii hatayı da bana yüklersiniz... SALAVAT ancak durumu daha aşağıda olanın daha üstte olana getirdiği bir SAYGI göstergesi olan söz dizisidir. Siz hiç PEYGAMBER'in herhangi bir kimseye salavat getirdiğini duydunuz mu? Ama iş ALLAH'a gelince kulunu övüyormuş...Lütfen gerçekleri çarpıtmayalım SALAVAT övmek demek değilidir. Salavat saygı göstergesidir... Allah Peygamber'e salavat getirmez...Bu yanlış olur. Çünkü salavat öyle sizin dediğiniz gibi bir basit övgü değildir. Aşağı durumdakinin üstün durumdakine bunu belirten bir söz dizimidir. Lütfen gerçekleri bilelim ve değiştirmeye de çalışmayalım...Bilmiyorsak da öğrenmek her zaman için fayda sağlar. BİR TANRI OLDUĞU HUSUSUNDA KİMSENİN BİR İTİRAZI YOK... İtiraz Hz. Peygamberin ALLAH'ı yanlış bir şekilde tanıtmasınadır. Bilmeyen neyi tanıtacak? Bilmeyen ancak ALLAH'ın kendisine SALAVAT getirdiğini söyler. Bu da ALLAH için olacak iş mi? İTİRAZ Hz. Muhammed'in Tanrı tanımazlığınadır... Lütfen uyanalım... Tanrı'yı gerçekten bilenler ve tanıyanlar her daim onunladırlar. Çünkü onlar şu gerçeği çok iyi bilirler; TANRI'dan başka bir varlık yoktur. Bu kadar basit...Ama bunu idrak etmeyenler TANRI'yı kutsal kitapların betimledikleri tarzda yani ilgisiz bir tarzda bildiklerini sanırlar. Sayın Draysu, siz de TANRI'nın bir parçasısınız. Bunu kutsal kitaplar bilmez. Bilseydiler zaten onu bu şekilde betimlemeye kalkmazlardı... Sevecenlikle kalın, | |
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 783
| Alıntı:
Çünkü sizin Allah ismiyle işaret olunandan hiç haberiniz yok! Kul nedir? tapınma nedir? Esmaül hüsna neyi ifade eder? Kurandaki ifadeler "Şüphesiz Allah azimdir,kerimdir..." "Allah alemlerden ganidir.."vs... ifedeler bi zatıhı O'na aittir... bİZE GÖRE ZATEN VARLIKTA HAKİKİ MANADA VUCUT SAHİBİ YOKTUR Kİ CENABI MEVLA ONU ÖVSÜN!!! Kulluk sizin ifade ettiğiniz gibi kölelik değil,her birimin ne amaç için ve ne özelliklerde yaratılmışsa o hükmü yerine getirmesi demektir!! Tapınma ise iki ayrı varlık arasında ceryan eder,oysa biz kulluktan bahsediyoruz. Kulluk teslimiyettir islam olmaktır , Rabbini bilmektir. Rabbini bilmeyen kendini asla bilemez!!! Siz ben heryerde tanrıyı görüyorum derken kuranın şu ayetine muhatab oluyorsunuz; Şunu biliniz ve herkez bilsinki;islamda cevapsız soru yoktur ancak cevabı idrak edememek vardır.... idrak etmek dileği ile ![]() __________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır... | |
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,594
| Alıntı:
Dediklerinizde gerçek payı yok değil ! Benim farkında olmadığım ALLAH ismiyle işaret olunan....Doğru söze ne denir? Ben ALLah denilince PEYGAMBER e SALAT getiren değil de PEYGAMBER in ona Salat getirdiği ALLAH ı anlamaktayım...Size göre hakiki manada vucud sahibi yok ama Hz.Peygamber öyle olacak ki, ALLAH ona salavat getiriyor... Kulluk bal gibi köleliktir. İbadet etmek de siz öğrenmemişsiniz ama ALLAH a tapınmaktan öte bir manası olmayan eylemdir. Ben KURANın hiç bir ayetine muhatap olmuyorum. Siz Allah ı bilmediğiniz için onun böylesine ayrımcı ama Hz. Peygambere salat eden bir varlık olduğunu sanıyorsunuz. KURAN a inanan siz olduğunuz cihetle o ancak size hitap etmekte... Bunu böylece bilmenizde fayda var. Sizin KURAN dediğiniz aslında ALLAH hakkında bilgi sahibiyse, TANRI yı hiç bilmemektedir. Çünkü bu alemde TANRI dan başka bir varlık olamaz. siz olduğunu sandığınız cihetle kafes içindesiniz...Hiç TANRI dan gayrı bir varlık olabilir mi? Olursa nasıl olmuştur. Demek ki başka tanrılar da var..Tabii olabilir...size göre netekim olmaktadır. insanları kendinden ayrı gören, zan sahibi olduklarını iddia eden ancak sizin inancınızdaki ilahınızdır...Yani sizin ilahınız insanlarla adeta bir başka insan gibi uğraşmakta ama herşeyi de bilmektedir. Acaba esas zan sahibi kimolmuş oluyor! Söylediklerinizi siz idrak etseniz herhalde daha uygun olacak... Size kafesten kurtulmanızı dilerken, neden İslam olduğunuzu da arada sırada düşünmenizi naçizane öneririm. Siz eğer Hristiyan bir aileden gelseydiniz, o zaman da bana Hristiyanlığı meth etmeyecek miydiniz? Elinizi vicdanınıza koyun ve içinizden gelen SESİ DİNLEYİN...Şartlanmalardan sıyrılamayanlar ne HAKKI bilirler ne de TANRIYI...Zan sahib olanlar da şartlanmalr içinde olanlardır. Gerisi de hikaye olur... Sevecenlikle, | |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,076
| Son yorumlarda sayın sesliyi de sayın esselam gibi panteizme yönlediği şeklinde anladım.Ancak biri dini katarak diğeri ise katmayarak panteizmi ele alıyor.Normal...Ancak sayın sesli panteizmi ilahi dinler ile beraber mümkün gözükmemektedir.İşin bu tarafına girmeyeceğim.Çünkü pan-enteist anlayışın İslam inancına zıt olmadığını ancak salt panteizmin ise mümkün olmadığını bildiren bir makalem var.Kuran neden böyle anlatmış bölümünde..O makalede insanı ister istemez teist anlayışına sürükleyen ayetler çoktur. Sayın sesli Kuranın hz.Muhammedin hayatından bahsetmesi ve salavat endeksi onu yüceltmesi sebebiyle kuranın uydurma olabileceği tespitini getirmişsiniz.Kutsal bir kitap, bir peygamberin hayatındaki gelişmeler üzerine hükümler içeriyorsa bu durum o kitabın peygamber tarafından yazdırılmış olabileceği ve ona özel ayrıcalıklar tanıdığı anlamına gelmesi için yeterli bir sebep değildir.Çünkü bir dinin ilk temsizlcisinin hayatı örnek olaylarla geçmesi gerekir ki kendisini takip edenler için bir somut belge oluştursun. Size göre Tanrı tüm insanlar için hüküm belirtmeli ve her konu hakkında en önemli sorunlara çözüm üretmelidir. Her an her yerde hükümranlığını göstermeli ve zavallı bir kuluyla(Ebu lehep v.b)düelloya girip onu cehennemle tehdit etmemelidir.7 .yyda çok önemli sorunlar dururken bu detaylarla uğraşmamalıdır.Mesela o dönem kölecilik,kadını aşağılama başta olmak üzere bir sürü hukuki ihlaller varken Peygamberin evine girişe ağırlık vermemeli,daha çok konulara girmesi gerekirken habire Musa Peygamberden örnekler vermeyi tekrarlamamalıdır. İnan birinin bunları bilerek inanması gerekir. Yoksa kolaycılığa kaçma olur.Mesela ben 7 yy’ bir yolculuk yapıyorum.Önüme köleciliğin,kadını aşağı görmenin,tefeciliğin,hukuksuzluğun ayyuka çıktığı bir dünya görüyorum.Yunanistan’da Felsefe,İran’da ve uzak doğuda ateş-ilah tapınış geleneği görüyorum.Hıristiyanlığın varisi Bizans emperyalizmin ve çok tanrıcılığın pençesine düşmüş.Arabistan’da da taşlara kadar inecek çok tanrıcılık başlamış bir dünya.... Böyle bir dünyada hakk bir din gelse neye ağırlık vermeliydi diye düşünüyorum. Elbette Tektanrı anlayışını. Bunu görmek mümkündür. Kuranın çoğu yerinde Tanrının tek oluşu vurgulu bir şekilde söylenir. Bu inanç bazında bir sorundur. Nitekim Mekke’de olduğu sürece genel gidişat tek tanrı inancını pekiştirmeye yöneliktir. Kadınlara hak vermeliydi diyorum. Çok evliliği yasaklamakla beraber dörde kadar yol vermiş. Onları diri toprağa gömmekten kurtarmış ama gerekirse dövülebileceklerini söylemiş. Uluslar arası ilişkiler, insanların birbirleriyle yaşama sanatı, hakları yerine getirebilme konusunda yeni hükümler getirmeliydi diyorum. Bazı ayetlerde bunları önerdiği görülmekle beraber Mekkeli müşrikler ve Yahudilere karşı takınılması gereken tavırlara o kadar ağırlık verilmiş ki onlarla ilgili hükmün genel geçer olduğu kanaati oluşuyor. O ayetler okunduğunda bu dinin saldırgan bir biçim aldığı izlenimi oluşuyor. İnsanlığın geçmişi ve geleceği ile ilgili bilgileri bildirmeliydi diyorum.Geçmiş ile ilgili bilgilendirmeleri net anlatacağına mitolojik bir dil seçtiğini görüyorum.Şeytanı kötülük dürtüsü melekleri evrendeki fiziksel ve kimyasal yasalar olarak vermeliydi ama bir iki yerde bu anlatılmasına rağmen genel anlamda bu varlıkları konuşturmuş. Gelecekle ilgili de bir ifade vermeliydi diyorum ama hiç vermemiş. Kıyametle korkutmuş ve iyi olmalarını istemiş. Cenneti ve cehennemi insanların bu dünyada iyilik ve kötülükleriyle yaşamalarına göre diğer âlemde varacakları sonuç bir yer olarak vermeliydi ama göğsü tomurcuklanmış yaşıt kızlardan,(gerçi o ayeti ben tercümeye sözlük yardımıyla tercüme ettiğimde ayetin bayandan bile bahsetmediğini görüyorum da.)ırmaklardan ve köşklerden bahsetmektedir. Neden ama. Bu kadar apaçık olan bir yerde önemli konularla ilgili işaret dahi bulamazken bir peygamberin hayatıyla ilgili çoğu tekrar yüzlerce ayet bulabiliyoruz. Allahtan gelmedi yoksa? Geldiyse değiştirildi mi? Yoksa bakış açılarımız tamamen modern dünyanın şartlarına endekslenmişte bize anlatılanlarda mı bir sorun vardır |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tanrı inancı acizlik yanında aynı zamanda egoist bir yaklaşım mıdır? | yam_yam | Arşiv | 14 | 22-02-07 21:23 |
| Tanrı Ne Kadar Büyük ??? | Kızıl_komi | Arşiv | 100 | 30-01-07 16:51 |
| Tanrı varsa eğer herşeyi bilebilir mi? | mekurnaz | Arşiv | 58 | 28-09-06 21:26 |