"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Tarih tekerrürden ibarettir ! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 42
| Aşağıdaki yazı Hulki Cevizoğlu'nun "İşgal ve Direniş 1919 ve Bugün" adlı kitabının önsözüdür.Negüzel anlatmış, umarım kitabı alır okursunuz.Aşağıdaki yazıya yorumlarınızı bekliyorum. Dün'ü "okuyoruz..." Bugün'ü "yaşıyoruz!.." Dün; Hükümet aciz,haysiyetsiz ve korkaktı!.. Devlet içerden ve dışarıdan çökertilmeye çalışılıyordu. Yabancı memur ve ajanlar yurdun her tarafında faaliyette idi! Bir "lider" aranıyordu!. "Demiryolları bizim değildi! Kömür,şehir ışıkları ve suları,rıhtımlar ve limanlar bizim değildi! 'Bu memleketin size ait olduğunu söylüyorsunuz.Neniz var bu topraklarda?' deseler öz canımızı ve camilerimizi gösterebilirdik! Değil bankamız,bankalarda çalışan Türk memuru yoktu. İtalyan,balkan,1.Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşı sırasında iç ve dış tahriklerle irili ufaklı 60 kadar isyan olmuştu! Padişah,halife,vezirler ve paşalar millete ihanet etmişlerdi! Nice edebiyatçılar,şairler halka sövmüşlerdi!.. "Ülkenin genel durumu ve görünüşü" şöyleydi.Mustafa Kemal anlatıyor: "1919 yılı Mayıs'ının 19.günü Samsun'a çıktım.Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, 1.Dünya Savaşı'nda yenilmiş,Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş,şartları ağır bir ateşkes anlaşmasını imzalanmış.Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda.Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve birde tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet aciz,haysiyetsiz ve korkak.Yalnız padişahın iradeesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilaf devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar.Birer bahane ile İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul'da.Adana ili Fransızlar, Urfa, Maraş, Ayıntap(Gaziantep) İngilizler tarafından işgal edilmiş.Antalya ve Konya'da İtalyan askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Nihayet,konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da, İtilaf devletlerinin uygun bulması ile Yunan ordusu da İzmir'e çıkartılıyor. Bundan başka, memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye, devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar. Sonrada elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştırki, İstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul.... Bugün 2000'li yılların başları. "Mütareke dönemi'ne döndük. Falih Rıfkı Atay'ın sözüyle, "Bize ait olduğunu söylediğimiz bu memlekette", bize ait hiçbirşey kalmıyor! Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor;her türlü ulaşım ve haberleşme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor;limanlarımız bizim olmaktan çıkıyor; dev iletişim şirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon şirketlerimiz,Türk Telekom, tüm cep telefonu şirketleri) yabancıların eline geçiyor; televizyon, radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor.Sevr hortlatılıyor; ABD ve AB destekli kürt isyanları çıkartılıyor; madenlerimiz satılıyor; hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere; sözde Türk! kimi edebiyatçı, şair ve yazarlar Türklüğe, Türk Bayrağına, Ulusal Marşımıza ve Dinimize sövüyor; bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB'ye hayali üyelik uğruna Ulusal egemenliğimizi parça parça elden çıkarıyoruz; savaş nedeni olarak açıklanan kırmızı çizgilerimiz birer birer yok oluyor; "müttefikimiz" ABD Kuzay Irak'ta (Süleymaniye'de) "Türk askerinin başına çuval " geçiriyor; Türkiye'de (Adana'da) İncirlik üssünde Türk Binbaşı , yine Amerikan askerleri tarafından "kelepçeleniyor"; resmi ziyaretlerle Yunanistan'a giden askerlerimizin odasına giren Yunanlılar Türk Bayrağını yırtıyor, üzerine çirkin yazılar yazıyor; Genelkurmay Başkanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Yunanistan Genelkurmay başkanı , "ekümenlik" (evrensel) olduğunda ısrar eden Fener Rum Patriği Bartholemeos'un elini öpüyor; Türk yurdu KKTC'yi kendi elimizle Rumlar'a teslim ediyoruz; Batı Trakya'daki (Yunanistan'daki) soydaşlarımız Türkler ile Irak'taki soydaşlarımız Türkmen'lere sahip çıkamıyoruz; ve Kan uykularında ihanetleri görüyoruz ! Mustafa Kemal dün "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu,bugün " Ülkenin bağımsızlığı AB'ye teslim edildi"; Mustafa Kemal dün " Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyordu bugün "Milli egemenlik Brüksel'e devredildi"; Mustafa Kemal dün " Milleti kurtaracak, yine milletin kendi iradesi ve azmidir.Manda kabul edilemez" diyordu, bugün "Kurtuluş için ABD ve AB mandası kabul edildi"; Mustafa Kemal dün " Ne mutlu Türk'üm diyene" diyordu, bugün "Türkiyeliyiz" diye bağırmak "çağdaşlık" diye yutturuluyor. Mustafa Kemal dün "Ulus Devleti" kurmuştu, bugün MİT Müsteşarı bile "Ulus devlet tehdit altında" demek zorunda kaldı. Mustafa Kemal'in her sözünün çiğnenmesinin ardındaki neden, AB'nin uzun zamandır " Kemalizm'den vazgeçin, Kemalizm AB önünde engeldir" dayatması idi. Bu süreçte Kara Kuvvetleri Komutanlığı Birlik Armasından (brövesinden) Atatürk'ün resmi çıkarıldı.!(Yoğun tepkiler üzerine karar geri alındı) Cumhur başkanı Ahmet Necdet Sezer, 2000'li yılların başlarında yaşanan bu süreci Çankaya Köşkü'nde şu sözlerle özetledi! "Cumhuriyet'in Kurtuluş ve Kurtuluş döneminden sonraki en zor dönem!" "Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek; İşte çiğnetmedi namusunu , çiğnetmeyecek." Mehmet Akif Ersoy |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 534
| malesef türkiyeyi türkler yönetmediği için bu haldeyiz. ![]() |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,202
| Tarih tekerrürden ibarettir ama;insanlar aynı kalırsa! İstiklal savaşından sonrası daha doğrusu 1938 den sonrası bu halk her geçen gün, yozlaştırıldı,her geçen gün değerlerinden uzaklaştırıldı.İstiklal savaşında bir lidere bir değere tutkunluk vardı. Şimdi ise ne lider nede değerlerimiz kaldı! 1938 den sonra değerler birer,birer yok edildi.Çünkü lider kalmamıştı. Katiller,hortumcular,hainler bayrak ile öbür dünyaya yolcu edilmeye başlanıp.Vatanı satanlar eller üstünde taşınmaya başlandı. Karşı devrimciler,vatanı peşkeş çekenler lider oldular. Çağdaşlık türban demokrasisi,bağımsızlık ise Abd ve Ab nin kucağına oturmak oldu. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 42
| Ülkemiz haritasını önlerine koyup bölüşen devletlerin başlıcaları ABD,Fransa,Yunanistan,Ermenistan,İtalya ve İngiltere idi.Ancak sadece Yunanistan tarih kitaplarına konu oluyor.artık tüm düşmanlarımız tarih kitaplarında yerlerini alıp çocuklara gençlere anlatılmalı tüm gerçekçiliğiyle. __________________
Bir ölüp bin doğarız!..Kemal'in askerleri. |
|
| #5 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,699
| Alıntı:
saygın muzur, İyi hoş da... Adamların işgal ettiği şehirlerin... Her birinden ... TORUNLARI... Fışkırıyor... Hiç olmazsa , o yıllarda, bu Torunlar ...yoktu.. ![]() | |
|
| #6 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,699
| Alıntı:
Artık bu yorumda silinirse.. Yazıyaz'ın ''Tarafsız'' lığından şüphe edeceğim.. saygın Anadolu'nun.. ''Can Yücel '' alıntısına güzel bir örnek.. ![]() Torunların hakkını vermek gerek!.... | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 42
| Sn. mcpo; ördek yavruları doğduktan sonra, suda anneleri gibi ve yetişkin diğer ördekler gibi yüzebilirler.bu hayvanların genetiği gereğidir; buna programlanmıştır.doğar doğmaz yüzmeyi bilirler.tüm hayvanlar böyledir.Yaradan böyle yaratmış. Ancak insanoğlu hür iradeye sahip canlılardır.Hayvan değillerdir, kısacası hayvanlarla aynı kefeye konulamaz. Annesi veya babası cahil olan veya cani olanın çocuklarıda aynı olacaktır diye birşey sözkonusu olamaz.Birkere bunun bilincinde olmak gerekir. Bir diğer konu ise işgal zamanı, işgal kuvvetlerinin orduları tarafından katledilmiş ve tecavüz edilmiş insanlar tabiki vardır.Herkes kendini özbe öz safkan Türk olarak nasıl kanıtlar?Mesela hiçmi yabancı devletlerden gelin almıyoruz veya gelin vermiyoruz.Doğan her çocuk kafir'mi oluyor?Türk düşmanımı oluyor ozaman? Bu bir ayrımdır.Bu şekilde insanları ayırmamak gerekir diye düşünüyorum. __________________
Bir ölüp bin doğarız!..Kemal'in askerleri. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 534
| Malesef eski durumlara düşüyoruz,2.Kurtuluş savaşını milli bilinçten, saygıdan yoksun, gamsız bir genç nesille yapamayız. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 84
| Dikkat, arkanda deprem var (!) - Dikkat et tam arkanda, dedi. - Hani nerde? Dedim. - Tam arkanda, sakın geri adım atma.. - Ne var arkamda böcek mi? - Yok daha kötüsü.. - Büyük bir havyan mı? Yada yaratık falan? - Çok çok daha kötüsü.. . . - Söylesene ne var ardımda? - Arkanda deprem var.. - ?!? - Arkanda koskoca bir deprem var. - Yani? - Yanisi şu deprem peşin sıra ilerliyor. Hızlı olman gerek, geride kalırsan yutacak. Ardına bakarsan saracak.. Tıpkı senden öncekiler gibi.. Tıpkı geleceği geçmişinde arayıp, kaybolanlar gibi.. &&& Ne desem bilmem ki! Hani arkamızdan sinsice geliyor deprem, geçmiş hataları yapmaya zorluyor bizi.. Ya güzel ülkem, dikkat et arkanda deprem var (!) __________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik----- acı bitti(!) |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,202
| Tarih tekerrürden ibaret!Acaba bu sözü kim ve niçin söylemiştir? Eski çağlarda yaşayan topluluklar için geçerli bir söz. Aptallar içinde çok yerinde bir söz.Çağdaş insan içinse hiç bir anlamı olmıyan bir söz. Geçmişten bir ders alamayanlar için bu söz her zaman geçerli olur. Çünkü onlar aynı yanılgıya her zaman düşmeye mahkumdur. Tarih sayfalarını şöyle bir karıştıralım.Orta çağdan sonra aynı yanıl gılara kimler düşmüş?Kimler ise daha ileriye gitmiştir? Bazı sözler bizlerin uyuşukluğuna birer mazaret,bizleri uykuda tutmak için güzel uyku hapları. Çağdaş ülkeler ile çağdaş bir şekilde mücadele edilmediği sürece, onların oyuncakları olmıya devam ederiz. Bir taraftan doğu aşıklığına canımızı vereceğiz diğer taraftan batı ile flört edeceğiz ![]() Çok basit örneği size aşık olan birini,başkasının kolarınında gördüğünüzde onun sizin için değeri ne olur? Tekrar; kararsızların,ne yapçaklarını bilmeyenlerin kısaca aptalların düştükleri yanılgılardır. Bir seferde bunu deneyelim!! Bir seferle bir şey olmaz!! Seçmekten aciz toplumlar,her türlü tekrarı yaşamak zorundadır. Kendini aydınlatan ışığı göremeyen,her türlü parıltıyı ışık sananlar her zaman yanılmaya mahkumdurlar. Denize düşüpte,kurtulmak için yılana sarılanlar her zaman boğulmaya mahkum olacaktır. Komşuda pişipte bizede düşer diye bekliyenler, beklemeye devam etsin. Bana dokunmıyan yılan bin yıl yaşasın diyenler,fazla uzun ömürlü olamazlar. Daha yüzlerce böyle uyku ilacı niteliğinde olan söz olup,bunları kendilerine baştacı etmiş toplumlar içinde, tarih her zaman tekrar lanacaktır. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tarih nedir? | bozkır | Tarih | 150 | 28-07-08 18:12 |
| Milli tarih ve arşiv Enstitüsü kurulmalı mı? | heptenasi | Türkiye Siyaseti | 5 | 15-11-07 11:15 |
| Tarih Herşeyi Gösteriyor. | flager45 | Türkiye Siyaseti | 6 | 30-05-07 11:33 |
| Tarih Öncesi Dönemde Türkiye :) | stran | Arşiv | 11 | 14-09-06 01:01 |