"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Yurt Milliyetçiliği ve Sol/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,357
| "Sol ile Milliyetçilik arasında bir ilişki var mıdır? Daha özel; bu iki kavram birbirinin karşıtı mı yoksa tamamlayıcısı mıdır? Sorunun, ülkemizde, etraflı olarak tartışıldığı söylenemez. Genel kanı, sağda ve solda, olumsuzdur; İkinci dünya savaşının sona ermesinden bu yana dünyadaki milliyetçi hareketlerin, kurtuluş savaşlarının tamamı sol içerikli olmasına rağmen, bu iki dünya görüşün, bağdaşması bir yana birbirinin karşıtı olduğu düşüncesi hakimdir. Şüphesiz bunda, ülkemize özgü koşulların, Turancı düşüncelerin, soğuk savaş döneminde milliyetçi partilerin sola karşı yürüttükleri siyasi mücadelede kullandıkları aşağılayıcı yöntemlerin payı vardır. Ülkemizde geçen zaman içersinde, biraz da olayların zoru ile bazı konular açıklıklık kazanmağa başlamıştır; bunlardan birisi ve önde geleni de bu konudur. Doğrudur; sosyalizm kapitalizmin karşıtıdır, aynen onun gibi günümüz moda değimi ile global bir dünya görüşüdür, bakış ve değerlendirme açılarının ulusal değil, genel, "zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan bütün dünya işçileri" açısından olması gerekir. Böyle bir bakış açısının; ulus devlet ve onun çıkarları ile sınırlandırılması bu bakımdan genel öğretiye ters düşer,temel değer;ulusal çıkarlar değil,işçi sınıfının çıkarları olmalıdır. Zaten, Marksist öğretiye göre; ulus temelli devlet, egemen burjuva sınıfının emekçiler üzerinde baskı aracından başka bir şey değil midir, o da, eninde sonunda toplumların yaşamından silinip gidecektir. Ama; yaşam,öğretiden farklı gelişmiştir; 1917'de Lenin'de,Troçki'de Avrupa'daki işçi kardeşlerinin kendilerini desteklemesini boşuna beklemişlerdir;; "İşçi kitleleri çıkarlarının nerede olduğunu içgüdüsel olarak görüyorlardı". "Uluslar arası sosyalizm acıklı bir biçimde çökmüştü. Onu yaşatmak için Lenin'in umutsuz artçı hareketi, sadece Rusya'da ve orada da ancak devrimci koşullar kaldığı sürece anlam buldu. "İşçilerin devleti" fiili olarak yerleşince,"tek ülkede sosyalizm" mantıksal sonuç oldu." (1) Stalin'in tek ülkede sosyalizm doktrini,genel öğretinin yerine geçti, kapitalistin yanında sosyalist milletlerden söz edilmeğe başlandı, kapitalist devlet - sosyalist devlet ayrımı doğdu (2), ulus devlet yalnız burjuvaların değil, ayni zamanda işçilerin de devleti oldu, bir bakıma ulusal çıkarlar ile emekçilerin çıkarları özdeşleşti. Bir başka değişle dünya işçileri kavramın yerine her ülkenin kendi emekçisi kavramı geçti. Günümüzde örnek Avrupa Birliği,Fransa,Hollanda, Belçika v.b ülkeler emekçilerinin tutumudur; bilindiği gibi AB anayasasının reddedilmesinin temel sebebi bu ülkeler emekçilerinin, emeğin,yani bir başka ülke emekçilerinin serbest dolaşım hakkından yararlanmasını,kendi ülkesinde çalışmasını, ilke olarak, kabul etmemesidir. Bir başka değişle bu ülkelerin emekçileri, sermayenin ve malların serbest dolaşımı ile kapitalizmin başka ülkelerden kendilerine sağladığı iş imkanlarını, yaşam düzeyini bu başka ülkelerin işçileri ile paylaşmaktan kaçınmaktadırlar. Avrupa Birliğinin temel sorunu, en çok tartışılan konusu budur. Bu bir bakıma, elbette, gelişmiş ülke emekçilerinin, sol terminolojiyi kullanırsak burjuvaları ile birlikte, gelişmemiş ülkeleri, emekçilerini sömürmeğe devam etmek istediği anlamına gelmektedir. Günümüzün gerçeği budur: Ulusçuluk, ulus devletin çıkarlarının korunması solun, sosyalist düşüncenin dışında ve ona karşı bir olgu değildir; aksine sosyalist düşüncenin, sol dünya görüşünün bir gereği, bir şartıdır. ..." CENGİZ İLHAN http://www.tilahan.net/default.asp?l...ord=5&dbId=719 Ülkede mevcut siyasal/ideolojik tartışmaların en sıcak ve güncel olanı, milliyetçilik ve sol kavramlarının yakınlaşması ve sonucunda, klasik sol jargonun ezberini bozmakta zorlanmasıyla ortaya çıkan tablo... Ezberci ve gelişmeyen, statik bir toplumsal tahlil, bugün Türkiye solunun bir kısmında mevcut olan marjinalleşme ve halktan kopma yolcuğunu doğuruyor... Yazıda dile getirilen, emperyalizmin demokrasi ve insan hakları anlayışı dayatması ve bu dayatmaya içeriden çanak sallayan neo-liberal sosyalizmin oldukça aydınlatıcı eleştirisi, ülkedeki capcanlı süren bir diğer tartışma ve saflaşmaya, tarafların tanımlanması bakımından oldukça önemli bir tahlil sunuyor... Yazının tamamı mutlaka ama mutlaka okunmalı. Forumun böyle bir başlığa ihtiyacı vardı diye düşünüyorum. Saygılarımla, Şeyist __________________
Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye! |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| Türkiye Siyaseti bölümünde ''Yurtseverlik mi Ulusalcılık mı?'' gibi bir başlık açılmıştı. Ne yazık ki o başlığa çok fazla cevap yazılmadı ve arada kaynadı sanırım. Umarım bu başlıkta seviyeli ve ''doyurucu'' bir tartışma olur. Öncelikle konuyu sol-sağ bağlamda değerlendirmek istemiyorum. Bence asıl sorgulanması gereken şey milliyetçilik ve yurtseverlik kavramlarının kapsamıdır. Her ne kadar mozaik kelimesi ''ne mozaiği ulan!'' şeklinde zamanında tepkiyle karşılandıysada Türkiye' de farklı etnisitelere mensup birçok halk bulunmaktadır. Dinsel bağlamda bu çeşitlilikten Hristiyan ve Yahudi halkın büyük oranda ülkeyi terketsede kısmen korunduğundan (en azından mezhepsel!) bahsedebiliriz. Açık konuşmam gerekirse sağcıların emperyalizme karşı bir tavırları olduğuna inanmıyorum. Bugün Türkiye' de emperyalizme karşı bir duruş olacaksa bu milliyetçilikle değil yurtseverlik olmalıdır. Örnek vermek gerekirse emperyalist işgale karşı Kurtuluş Savaşı' nda İslam dini çok büyük oranda birleştirici bir rol oynamıştır. Günümüzde de bu birleştirici rol (Eğer gerçekten emperyalizme karşı net bir duruş ortaya konacaksa. Ki bu net duruşun başta İncirlik üssü ve Nato üyeliğine karşı olacağını düşünüyorum..) yurtseverlik mi olmalıdır milliyetçilik mi olmalıdır? Bence kesinlikle yurtseverlik. Bu konuda daha yazacak çok şeyim var aslında. Konunun gittiği yöne göre yazıma devam edeceğim. (Konuyu biraz saptırdıysam özür dilerim.. )fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-06-07 03:57 .Sebep: yanlış yazılan kelimeyi düzelttim.. :) |
|
| #3 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,357
| Yurt milliyetçiliği dediğimiz kavram, yani bizim ulusalcılık olarak savunduğumuz kavram ve yani Atatürk milliyetçiliği dediğimiz kavram... Hepsi aynıdır... Umarım yazının tamamını okumuşsunuzdur Sn. drm. __________________
Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye! |
|
| #4 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,357
| Bu ulusalcı duruşun sosyalizmle olan yakınlaşması, mücadelenin ezilen uluslarda, enternasyonel işçi mücadelesi olarak değil, ulusal sosyalizm mücadelesi olarak ortaya çıkmasından kaynaklanıyor... İşte yazı da bunu oldukça güzel vurguluyor... __________________
Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye! |
|
| #5 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,357
| İşte bu da büyük usta Attila İlhan'ın Cumhuriyet Gazetesinde konuyla ilgili yayınlanan köşe yazısı: 17/01/2005-Cumhuriyet ... 'Anadolu İhtilâli' nin o en sıcak yıllarında, Mustafa Kemal Paşa , bazı hallerde sonu kötüye varan, anlaşmazlıklar içinde idi; buna mukabil, en umulmadık bir şekilde, 'Bolşevikler 'le anlaşmasına ne demeli? Dilimde pelesenk olmuştur, söyleyip dururum: a/ Kurtuluş Savaşı'nın ve Anadolu İhtilâli'nin en muhâtaralı aşamalarında; en ünlü Türkçüler de, en ünlü Müslümanlar da, en ünlü komünistler de Gâzi'nin yanı başındaydılar. b/ Bolşevikler'in tâlihsizliği -belki Anadolu'nun tâlihi- kalkıştıkları Dünya İhtilâli'nin; Emperyalizm'in yeryüzünü, bir ahtapot gibi kollarıyla kuşattığı, bir dönemde vukû bulmasıdır. Bu, XIX. yy. boyunca 'karşıt' sayılan 'Ulusalcılık'la 'Sosyalizm'i fena halde birbirine yaklaştırmıştı. Asya, Afrika ya da Güney Amerika 'daki; XX. yy. 'Ulusal Demokratik Devrimleri 'nin -hemen tamamının- Sosyalizm 'e yakınlığı su götürür mü? Dahası, 'Sovyet Bloku' yla, 'III. Dünya Hareketi', 'Beyaz, Hıristiyan ve Batılı' Emperyalizm' e karşı; XX. yy. boyunca hep yan yana, hatta iç içe olmadı mı? Demek ki 'Ulusalcı Devrimciliğin' öncüsü 'Anadolu İhtilâli' nde, başka türlü olamazdı: Mustafa Kemal Paşa , Meclis Reisi sıfatını alır almaz, Vladimir İlyiç 'ten yardım talebinde bulunmuş; o da, bilindiği gibi Gâzi 'ye ve 'ihtilâli' ne arka çıkmıştır. Peki, bu 'girizgâh' niye? Önce, ilk Meclis'teki iki 'fırka' nın, düpedüz 'komünist' olmasının nedenini anlamak için; sonra da Komintern 'in Müslüman kesiminde Sultan Galiyef 'in yardımcısı olan Mustafa Suphi Bey 'in; Ankara 'da oluşturulan Sosyalist/Kemalist bileşkede yer almayı neden talep ettiğini; ve Gâzi 'nin bunu niye kabul ettiğini kavrayabilmek için! 'Kapitalizm'in Son Aşaması: Emperyalizm', Batı Avrupa'da 'Amele Sınıfı'nı içinden çürütmüş; Üçüncü Dünya'da ise 'Ulusalcılar'ı, Sosyalistlerle iş ve eylem birliğine götürmüştü. Hadi bunu benden duymuş olmayın da, 'Batılı' aydınlarımızın kabul edebilmesi için, ünlü bir 'Batılı' söylesin! İşin ucu 'Jakobenler'e dayanıyor... ''... ulusun toplumsallaşması, doğal sonucu olarak, Sosyalizm'in 'ulusallaşmasını' getirir: 'Ulusal sosyalizm' teriminin, bir Nazi icâdı olmadığını söylemeye gerek bile yok. Bu terimin ilk kez, Frederick Naumann'ın oluşturduğu aydınlar grubu tarafından; 1885 yıllarında, Almanya'da kullanıldığı sanılıyor. (Fakat) Milliyetçilik ile sosyalizm arasındaki 'ittifak', Jakobenlerin 'ihtilalci milliyetçiliği' içindeki ilk tohumlarına kadar geri götürülebilir. Jakoben geleneğinin güçlü kaldığı Fransa'da, 'Sol', ardı ardına gelen sonraki ulusal krizlerde -1871'de, 1917'de ve 1940'ta-; 'Sağ'ın 'uzlaşmacı' ve 'teslimiyetçiler'ine karşı, 'ulusal çıkarların' koruyucusu olarak öne çıktı. Ancak ittifakın tarihi, modern biçimiyle, Lassalle'ın eğittiği Bismarck'a kadar dayanır; Bismarck Alman işçilerine, keskin ve amansız bir milliyetçilikten kazanacakları ne çok şey olduğunu gösterdi...'' ''... aynı dönemde, o zamana kadar görülmemiş bir şeyi -halk yığınlarının milliyetçiliğini- tanımlamak için, Büyük Britanya'da 'aşırı milliyetçilik' terimi bulunmuştu. Bir on yıl sonra da bu, karşı taraftan Harcourt'un ünlü sözleriyle, ''Biz şimdi sosyalistiz' sözleriyle yanıtlandı. Tory (Muhafazakâr) demokrasisinin başarıları, Joseph Chamberlaine'in kariyeri ve Liberal Parti'nin 1906'dan sonra, kapsamlı toplumsal reform tedbirlerini kabul etmesi... bütün bunlar, Milliyetçilik ile Sosyalizm arasındaki yakınlaşmanın ilk belirtileriydi. 'Ulusal' politika, bundan sonra, halk yığınlarının desteği üzerine kurulacaktı; karşılığı, halk yığınlarının ortaklaşa çıkarlarının ve tutkularının aracı haline dönüşmüş olan 'ulusa bağlılık'tı...'' ( Edward Hallett Carr , ''Milliyetçilik ve Sonrası'' , s. 33/34. İletişim Yayınları.) ... http://www.tilahan.net/default.asp?l...ocId=402&fop=1 Devamı okunmalıdır... __________________
Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye! şeyist Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-06-07 04:12 . |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 204
| Bazılarının kesinlikle okuması gereken bir yazı olmuş.Ayrıca ben derim ki biraz da Milli Sosyalizm nedir? Ne değildir araştırmaları gerekir.Hariçten gazel okuyarak insanları faşist ilan etmenin lüzumu yok... Saygılar |
|
| #7 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,357
| Alıntı:
Bu başlık altında bu konuda bilgi vermeye ve araştırmalar sunmaya çalışacağım alıntılarla... Sizin de bu konuya katkınız olacağına eminim... Saygılarımla... __________________
Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye! | |
|
| #8 | |||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| Alıntı:
Yurt milliyetçisi/Atatürk milliyetçiliği/Ulusalcılık/milliyetçilik gibi kavramların hemen hemen aynı olduğunu biliyorum. Benim eleştirdiğimde ''milliyetçilik'' zaten. Birçok etnik yapının bir arada yaşadığı Türkiye' de milliyetçiliğin kesin olarak çözüm olmadığını biliyorum. Alıntı:
![]() | ||
|
| #9 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,050
| Milliyetçilik sadece bir ırka aitmiş gibi algılandığı için birleştirici olmaktan uzaktır,ülke çıkarları için topyekün bir mücadele verilecekse yaşasın halkların kardeşliğinden yola çıkılarak yurtseverlik benimsenen bir kelime olur.Öncelikle emperyalizme,faşizme karşı bir mücadele bu şekilde başlatılabilir. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #10 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| ziya gökalp zamanında turandan başlamış daha sonra ise yurt milliyetçiliğini vatan çizgileri ile sınırlamıştı.Bu önemli.Zira bu içe dönük barışçı bir milliyetçilik olur.Bununla birlikte cumhuriyet dönemi milliyetçilik anlayışını Gökalptan daha çok besleyen isim Yusuf Akçuradır.Akçura nın milliyetçilik anlayışı ise "vulgar sosyalizm" denilecek kadar sol çizgidedir. Bu açıdan vatanseverlik ve milliyetçilik bapında sağlam bir temelimiz var.Sorun bu anlayışın sonradan değişmesi ve ırkçı-islamcı bir yapıya kayması.İşte bu atılan son cilanın temizlenip bir tür öze dönmek gerek. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| SOAD'a ağır cevap | elektron | Arşiv | 8 | 19-03-07 21:50 |
| Acaba Türkiye mi yoksa Yurt Dışı mı ? | ozergroup | Bilişim | 4 | 27-02-07 14:48 |
| Bağımsız Kürt devleti | Kava | Dünya Siyaseti | 536 | 21-11-06 18:40 |
| Özentiyi yok etmeden bu ülke düzelmez | sema | İnsan Bilimleri | 46 | 19-03-06 19:01 |
| Kampus Yaşamı | ozkankirim | Arşiv | 0 | 30-08-05 17:52 |