"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Devrimci Hareket/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Türkiye
Mesajlar: 1,404
| Darbe öncesi "devrimci hareket" bu gün nerede? Devrimciler neden köşelerine çekildiler? Darbe öncesi dönemlerde günümüzden farkı olmayan Türkiye'de, canlarını ortaya koyarak savaşan devrimciler vardı, inandıkları şeyler uğruna gözlerini kırpmadan ölüme gittiler.. O zamanki coşku ve inanç bu dönemlerde ve üstelik Türkiye'nin onlara daha çok ihtiyacı olduğu dönemlerde neden ortada yok.. Darbe dönemi ve daha sonrasında gelen baskılar ve dayatmalar devrimci ruhu mağlupmu etti? Gerçek sol nerede? __________________
Ya özgür olacağız, ya da kahramanlar gibi öleceğiz. |
|
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 183
| Mağlup etti denemez belki ama ciddi tasviye sözkonusu olabilir.. |
|
| #3 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,434
| Aslında bu süreç içinde anayasal değişimleri de göz önünde tutmak lazım. Öyle bir anayasayla karşı karşıyayız ki kişinin "İnsan olma" hakkını bile gaspeden yasalar örgütlenmeye hiç izin verir durumda değil. Yasalarca çok rahat terörist konumuna gelebilirsiniz fikrinizden ötürü. Öte yandan 80 Hareketi mutlaka muhalefeti ezmek için yapılmış bir zorbalık rejimidir. Muhalefetin kolundan kanadından elbette bir şeyleri koparmıştır. Ancak zarer verdikleri sadece fiziksel görünümdür, fikre, düşünceye zarar vermeleri mümkün değildir. Uygulanan yöntemler insanlar üzerinde büyük psikolojik yaralar açmıştır. Hedefini insana göre şekillendiren sol ideoloji de bu psikolojik buhran içinde yine yara almıştır doğal olarak. Çoğu kişi aylarca işkenceden geçmiş, bazıları mülteci olarak yurt dışına yerleşmiş, bazıları gös kırpılmadan öldürülmüş, bazılarına tecavüz edilmiş ve bu kişilerin kamu haklarına son verilmiş, vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Yıllarca iş, aş verilmemiş, aç bırakıldıgı gibi terörist damgasıyla beraber büyük bir ruhsal işkenceye tabi tutulmuştur. Bu kadar insan dışı muameleden sonra toparlanmak da elbette zor olacaktır. Tarihimiz Şili'yle çok benze. Onlar toparllanmıştır, biz ise toparlanmaya başlamışızdır. Devrim uğruna, bu ülke uğruna, bagımsızlık ugruna gözünü kırpmadan ölecek hala çok kişi vardır bizim cephemizde. Biz, yıllar yılı baskı görsek de, acımasızca öldürülüp, yok edilsek de "Burdayız." diyebiliyoruz ve sağlam bir şekilde Faşizmin, Emperyalizmin karşısında durabiliyoruz. Unutmayalım ki son zaferimiz olan "Taksim" zihinlere mücadele günü olarak kazınmıştır, bu mücadele daha da artacaktır. Mücadele filizlenmeye başlamıştır ve filizler bu kez darağacına giden fidanlar olmaktan çıkacaktır. Saygılarımla... __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
| #4 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 183
| 1-Yılmaz Veli GÖÇ 2-Hakan KÜÇÜKDOĞAN 3-Melahat YALÇIN 4-Yurdanur ÖZKAN 5-Umut ÇATAKÇI 6-Süleyman AÇIKEL 7-Hüseyin ÖZALP 8-Cafer CANGÖZ 9-Aydın HANBAYAT 10-Ali Rıza SABUR 11-Okan ÜNSAL 12-Alaattin ATAŞ 13-Cemal ÇAKMAK 14-Ökkeş KARAOĞLU 15-Kenan ÇAKICI 16-Berna ÜNSAL 17-Taylan YILDIZ 18-Binali GÜLER 19-İbrahim AKDENİZ 20-Dursun TURGUT 21-Gülnaz YILDIZ 22-Ersin KANTAR 23-Ahmet PERKTAŞ 24-Çağdaş CAN 25-Özlem EKER 26.. 27.. 28.. 29.. 30.. Saydıkça bitmez, ancak tek neden ölümler değil.Daha derine inmek gerekiyor.Bedeller herzaman olacak ama bedellerin yanı sıra sorgulanması gereken bir süreç sözkonusu.. |
|
| #5 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,114
| Devrimci hareket bitmiş değildir, zaten bitmesinede imkan yoktur.Ancak devrimci hareketin geçmiş olduğu sürecin irdelenmesi gerekir.Devrimci hareket 1970-1973 döneminde kendisine yön veren öncülerini dar ağacında yada Diyarbakır zindanlarında,Kızılderede katledilmesiyle birlikte kaybetmişlerdir.Birçoğuda zindanlara hapsedilmiştir.Bütün bu olumsuzluklara rağmen kendini toparlamıştır.Askeri cuntayla tekrar bir darbe yemiştir ve idam sehpaları tekrar kurulmuştur,devrimciler cezaevlerinde ağır işkencelerden geçmiştir,katledilmiş yada sakat bırakılmıştır.Bütün bu olumsuz gelişmeler ailelerde yılgınlığa,sindirilmeye,ve doğal olarak bunlar devrimcilerede bu şekilde yansımıştır. 1980 sonrası bilinçli bir politika izlendi sorumsuz,bencil,günü birlik yaşayan,apolitik bir gençlik hedeflendi ve başarıldıda.2000 sonrası devrimci harekette ciddi bir canlanma söz konusudur.Son dönemdeki baskılara rağmen ben burdayım diyen,ne istediğimi biliyorum diyen,amacım devrim diyenlerde var.Devrimci hareketin önündeki engelleride görmek lazım,sivil faşistler son dönemde saldırılarını artırmaktadır.Bütün bu olumsuzluklara rağmen diyoruz ki, Faşizme,kapitalizme,emperyalizme ve her türden gericiliğe karşıyız. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #6 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,148
| türkiye dünyanın döndüğü yönden farklı bir noktaya gidemez.Dünya liberalliğe ve küreselliğe giderken türkiyede mecburen sürükleniyor.Ne zaman ki dünyada devrimci hareket canlanır Türkiyede bundan nasibini alır.Dünyanın dönüşünü Türkiye değiştirebilir mi? o biraz zor tabii __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #7 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 978
| Bu süreci Dünya'dan yalıtık ele almamak lazım.Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla beraber "hür" dünya'nın borazanları "yeni dünya düzeni"'ni propaganda etmeye başladılar.Artık Dünya yeni bir döneme giriyordu ve bu dönemin özellikleri bambaşka olacaktı.Kapitalizm,emperyalist formundan uzaklaşacak,demokrasi,insan hakları ve özgürlükler sınırsız genişleyecek ve artık eskinin "sosyalizm" "işçi sınıfı iktidarı" iddiaları unutulacak dünya hepberaber yepyeni bir döneme girecek,küreselleşecekti. Lakin değişen birşey yoktu,Lenin'in 1916 yılında kaleme aldığı "Emperyalizm-Kapitalizm'in en yüksek aşaması" kitabının hala bugün bile güncelleğini koruması,dönemsel ve geçici olguları incelemesinden değil,sistemin'in ana eğilimlerini derinlemesine ve uzun erimli olacak değişmez bir şekilde saptamasından kaynaklanıyordu... Ne oldu?? Yeni dünya düzeni'nin koskoca bir palavradan ibaret olduğu anlaşıldı. Kapitalizm aynı çürüyen ve tek dünya tekeline giden hala "köhnemiş" kapitalizm,yani emperyalizm'di... Sermaye hala yoğunlaşıyor,hala merkezileşiyor hala bölgesel çıkar savaşları gündeme gleiyor ve beraberinde sınırsız bir şiddet ve militarizm boy gösteriyordu. ABD Sovyetler Birliği'nin yokluğunda o güne kadar giremediği boş bıraktığı coğrafyalara büyük bir hışımla saldırdı...Yugoslavya,Balkanlar,Irak ve sıradakiler...Eski'nin ittifaklar politikası artık geçersizdi...İslami renkler taşıyan direnişler gördük,görüyoruz... ![]() Lübnan-hizbullah,İran-mollalar,Afganistan-taliban... Avrupa'da köle kampları boy gösterdi,AB'nin yıldızları döküldü,emperyalist devletler eski'nin toplumsal mücadeleler döneminden kalma bir zorunluluk olan bütün "sosyal" taraflarını bir bir budamaya başladı.İşçi haklarına saldırı başladı... Almanya,İtalya ve diğer muhtelif ülkelerde çıkacak yasalara karşı sokaklara dökülen emekçiler,banliyö ayaklanmaları,anayasa redleri...Ve daha başka birçok diğer veri... Yeni Dünya Düzeni palavrası çökmüştür.Emperyalizm döneminde hala ezilen halklar ve işçi sınıfı'nın mücadelesi zeminini korumaktadır. Düzen bir zafer kazanmıştır. Ama bu mutlak bir zafer değildir. Doğanın,toplumun yasaları.gerçek yasalar İŞÇİ SINIFI'nı çağırmaktadır. Dünya işçi sınıfı ve komünist hareket üstündeki ataleti yavaş yavaş'ta olsa atmaya başlamıştır. Yani arkadaşlar: Göreceğiz..... Bu topraklardada göreceğiz. Bütün çürümeye rağmen göreceğiz. Yeni bir dönem açılıyor ve bu yeni bir mücadele dönemidir. Emperyalizm mezar kazıcısını çağırıyor..... __________________
"Bütün ideolojik ayrılıkların temeli ,devrim isteyip istememeye değil, devrim yapmak için yola çıkmaya, savaşmaya cesaret edip edememeye dayanır. işte bu yüzden, devrim için savaşmayana sosyalist denmez." -MAHİR ÇAYAN- |
|
| #8 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,148
| sn jakoben bizi içinde bulunduğumuz coğrafyada dünyada yalıtamazsınız.Burası Norveç değil.Dünyanın çıkar odaklarının kesiştiği bir coğrafyada kendi dümen suyunuzda başarılı olamazsınız.Türkiyede sol adına ne yapıldıysa ABD-Sovyetler didişmesinin sağladığı bir bağımsızlık döneminde yapılabilmişti.Onun için bu şartlarda sosyalisy bir Türkiye varolamaz, yaşatmazlar.Acı ama gerçek bu. bugün küreselleşme emperyalizmin göbek adıdır.buna sonuna kadar katılırım.ama küreselleşmenin o kadar kolay çökeceğini sanmıyorum.bir kere küreselleşmenin bedelini bugün ağırlıkla üçüncü dünya ülkeri çekiyor.Avrupa kendi emekçisine verdiği sus payı sayesinde içte bir kaç heyecanlı genç dışında tepki görmüyor.Küreselleşmenin sonunu ister istemez üçüncü dünyanın baldırı çıplakları getirecek.Ancak orada da durum vahim.Zira bağımsız olsalarda anti-emperyalist bilince sahip değiller.Zira biz yapısal reformları yapalım yabancı sermaye bizi zenginleştirsin modundalar.Bunun en tipik örnekleri eski doğu blokudur.Benim düdşüncem sosyalist bir seçenek ancak dünyanın yaşayacağı çok büyük bir buhran sonrası yada azgelişmiş milliyetçi hareketlerin yavaş yavaş sahip olacakları anti emperyalist bilinçle gündeme geleceği.Bu durum batılı aktörlerin karını azaltacak ve kendi emekçilerine sus payı veremeyecek bir duruma sürüklenecekler.Böylece kendi içlerinde de bir sosyalist bilinç doğacak.anlıyacağınız küreselleşmenin sonu dıştan güneşin doğduğu topraklardan gelecektir. saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #9 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 978
| Alıntı:
Aslında aynı şeyleri söylüyoruz fakat galiba bir iletişim kopukluğu var ya da farklı terminolojileri kullanıyoruz... Doğrudur.Avrupa ülkeleri yani emperyalist devletler kendi emekçilerine dün de bugün de bir gerçeklik olarak her zaman bu "sus payını sağlıyor". Fakat bu asla (genellikle ip'liler dillendiriyor bu tezi) Avrupa ya da Amerika işçi sınıfı'nın emperyalist yağmadan pay aldığı,"emperyalistlemiş",kendi egemenleriyle çıkar ortaklığı sağlamış emekçi sınıflar olduğu anlamına gelmez... Evet.Ezilen halklar ve işçi sınıfı mücadelesinden bahsediyoruz... Ulusötesi tekeller sermaye ihracı yoluyla sizin kast ettiğiniz üçüncü dünya yani "zayıf halka" ülkelerinde de tekelleşme olgusunu güçlendiriyor ve avrupa emekçileri için geçerli olan mesela Türkiyeli emekçiler içinde geçerli oluyor. Kast ettiğiniz sınıf içi ihanet durumunun öznesi "İşçi Aristokrasisi"dir. Herhalde bu tanımı biliyorsunuz. İşçi aristokrasisi,emperyalist devlerde de,üçüncü dünya ülkelerinde de işçi sınıfı'nın saflarında bozgunculuk yaratmak,olmayan ayırımları olur kılmak ve sınıfsal bilincin önünü kesmek için her zaman,her nesnellikte kayırtılıp,semirtilen "bakın bundan sizde pay alıyorsunuz"'u inandırıcı kılmak için ortaya çıkartılan sınıf için "yapay" "işbirlikçi" bir kategoridir. Avrupada mı? Evet vardır... Ama Türkiye'de de vardır.Bu kast ettiğiniz coğrafyada ki koşullara has,kendi kendine gelişen bir olgu değildir.Zira zaten Avrupa'da kazanılmış haklara yönelin büyük bir taaruz var. Bu burjuvazi'nin komprador da olsa,egemen de olsa özellikle tercih ettiği bir sınıfsal taktiktir.... Diğer taraftan ise,Emperyalist sistemin canını alacak coğrafyaların üçüncü Dünya ülkeleri olduğu konusunda sizinle hem fikirim. Ama bu demek değildir ki sosyalizm hedefi'nin geçerliliği kalmamıştır,sınıfsal mücadele'nin zemini yoktur. Bizzat tüm bu koşullar son tahlilde işçi sınıfı'nı siyaset sahnesine çağıran işaretlerdir. Kimi coğrafyalarda bu yüzleşme ulusal düzlemde olacak,kimi coğrafyalarda sınıfsal... Ama şu bir gerçek ki, Her zaman İşçi sınıfı hareketi'nin önderliğine ihtiyaç duyacak. Saygılar, Jakoben __________________
"Bütün ideolojik ayrılıkların temeli ,devrim isteyip istememeye değil, devrim yapmak için yola çıkmaya, savaşmaya cesaret edip edememeye dayanır. işte bu yüzden, devrim için savaşmayana sosyalist denmez." -MAHİR ÇAYAN- | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,249
| Bunalımlı bir coğrafyada yaşıyoruz.Kapitalizmin/emperyalizmin göz bebeği.Devrimci Hareket'in günümüzdeki bu durumunu bundan bağımsız ele almak yanlıştır.Özel ilgi ve alaka görmüştür yıllarca.Ve işte gene bu sancılı coğrafya nedeniyle Devrimci bir çıkış gene bu ülke topraklarından olacaktır. Biraz daha birikmesi gerekiyor.Birikim sonunda patlayacaktır. __________________
Güçlüler sadece onları omuzlarımızda taşıdığımız için güçlüdür.Onları bir yere silkelersek yere otururlar. Ormee İsyancıları |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Doğu Perinçek'in bir resmi var elimde acaba doğru mudur? | mosquito19 | Türkiye Siyaseti | 377 | 18-07-08 19:31 |
| Yılmaz Güney'den Şiirler | aylüh | Ustalardan Seçkiler | 7 | 26-05-07 00:24 |
| Zekeriya Aydemir'in anısına... | cnk | Türkiye Siyaseti | 12 | 23-01-07 23:36 |