"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Kaç Üçüncü Dünyalı bir ton eder? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 351
| Her fırsatta kendileri dışındakilerin insan hakları ihlallerinden bahseden Batının ne kadar insan hakları savunucusu, ne kadar çağdaş olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. Diğer ülkelere ders vermekten, kendi insanlarının nasıl insanlıktan çıktığını göremeyen Batının insanlığa verdiği değer bu kez de Malta’da belli oldu. İngiliz Independent gazetesinin, “Avrupa’nın Ayıbı” manşetiyle birinci sayfadan duyurduğu habere göre; 27 Üçüncü Dünyalı göçmen Avrupa’nın hemen yanı başında üç gün - üç gece boyunca yalnızca bir balık ağının şamandıralarına sıkı sıkı tutunarak aç ve susuz yaşam savaşı vermişler. Yolcularının çoğunluğunu Gana, Kamerun, Nijerya, Sudan gibi Üçüncü Dünya ülkesi göçmenlerin oluşturduğu ve Libya’dan yola çıktıktan sonra altı gün boyunca Malta ve Libya açıklarında sürüklenen derme çatma gemi sonunda battı. Yapılan tüm yardım çağrılarına karşın ne Libya ne de Malta hükümetleri yaşam savaşı veren insanlara yardım etmedi. İmdat çığlıkları boşa gittiği gibi Malta Hükümeti göçmenlerin kendi topraklarına ayak basmasını engellemek için bir römorkör yardımıyla göçmenleri daha da açık denize sürükledi. Daha sonra açık denizde ton balığı avlayan Malta bandıralı Budafel gemisi, bir Avrupalının gösterebileceği en büyük insan hakkını göçmenlere tanıdı: “Gemiye çıkmazsanız ağdaki şamandıralara tutunmanız serbest.” Gemi kaptanının gerekçesi ise Batı kültürü için son derece normal: “Ağlarda 1 milyon dolar değerinde ton balığı vardı. Onları gemiye alsam Malta’ya dönmek zorunda kalırdım. Bu da seferin 12 gün uzamasına, yani balıkların bozulmasına neden olurdu. Bu riski göze alamazdım.” Böylece 27 tanesi bir ton balığı kadar değerli olmayan göçmenlerin 3 gün 3 gecelik aç susuz yolculuğu başlamış oldu. Neyse ki sonunda şans onların da yüzüne güldü. Bölgede daha önce batan bir geminin kurbanlarını arayan Orione adındaki bir İtalyan savaş gemisi, 27 mülteciyi kurtarıp Sicilya’ya götürdü. Aslında bu, Avrupalı için sıradan ve önemsiz bir olay. Onların değer yargılarına göre de işin içinde para olunca son derece normal; fakat bizim gibi Doğulu toplumlar için inanılması son derece güç bir olgu. Anlayış ve karakter farkı tabiî ki; fakat bizde de yavaş yavaş Batı uygarlığının değer yargıları egemen olmaya başlamış ki, her PKK’lının öldürülmesinin ardından Türk Ordusu’na insanlık dersi vermeyi kendine görev edinmiş olan İHD ve Mazlum-Der gibi kuruluşlar bu olay karşısında seslerini bile çıkarmadılar. Belki de yaşam savaşı veren göçmenler işbirlikçi olmadığı içindir… alıntı - türksolu dergisi 141. sayı yavuz selim'in yazısından. seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 07-06-07 09:54 .Sebep: Kaynak düzenlemesi |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Sevgi ve aşk üzerine beğendiğim şiirler | petricli | Ustalardan Seçkiler | 667 | 12-01-08 14:24 |
| İki Kürt iki söylem | bozkır | Türkiye Siyaseti | 57 | 21-04-07 01:39 |