"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Kyoto Protokolü/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 384
| Kyoto Protokolü Hükümetler Birleşmiş Milletlerin 1992 yılında yapılan İklim Değişikliği ile ilgili çerçeve sözleşmesini kabul ettiklerinde, bunun gelecekte daha etkili bir çalışma için sıçrama tahtası olabileceğini düşünmüşlerdi. Gözden geçirme, tartışma ve bilgi alışverişi sürecinin başlatılmasıyla toplantı, bilimsel anlayış ve politik amaç hususlarındaki değişimlere bir yanıt olarak diğer taahhütlerin de benimsenmesini mümkün kılmıştır. Berlin’de 1995 yılında yapılan Taraflar Konferansı’nın (COP-1) ilk toplantısında talep edildiği şekliyle, gelişmiş Ülkelerin taahhütlerinin yeterliliğine ait ilk revizyon gerçekleştirilmiştir. Taraflar, emisyon değerlerini 2000 yılına kadar 1990’daki seviyesine indirme hususunda gelişmiş ülke taahhütlerinin sözleşmesi uzun vadedeki “tehlikeli antropojenik(insan kökenli) maddelerin iklim sistemine olan zararını” önleme amacını başarabilmede yetersiz olduğu kararına varmışlardır. Protokolün devamı: Çevre ve Orman Bakanlığı __________________
"Toprak yaratıldığında üzerinde sınır ve çizgiler yoktu, onu bölmek insanlara düşmez." Kızılderililer |
|
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Sayın Paradigma;daha önce çalıştığım işyerlerinde LPG veya Doğal gazla yüksek ateş altında birçok kimyasaldan eritiş yapılırdı.(1350-1450 C)Sonra bu eritiş suda şoklanırdı.Eritiş yapma ve şoklama esnasında çıkan gazlar aynen atmosfere tabi.Karbondioksit,kükürtdioksit,azotdioksit,..... .Yasal olarak baca gazlarının periyodik olarak kontrol edilmesi ve yasal sınırlar içinde tutulması gerekiyor.Ne hikmetse bu değerler hep yasal sınırların dışına hiç çıkmazdı.Çıksa bile çıkmazdı.Tabi bizi ilgilendiren tarafı emekçiler için zararlı olup,olmadığıydı.Onların koruyucu malzemelerinin yeterli olup,olmamasıydı.Emekçilere koruyucu malzeme almayı angarya olarak gören işletme sahipleri;baca gazlarını sınırlar içinde tutmayı,arıtmaları olmadan tüm atıklarını zararsız hale getirmeyi başarıyorlardı. Ülkemizin işverenleri önlerindeki bu tür zorlukları aşmada oldukça beceriklidir.Bu aynıyla devletimizin de düşüncesidir.Bu manzarayı gördükçe;emekçisine,vatandaşına insan muamelesi yapmayanların çevreye verdikleri zararın boyutunu düşünmek bile istemiyorum.Saygılarımla. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #3 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Türkiye’nin en önemli petrokimya işletmesi olan PETKİM’de çok ciddi bir tehlike atlatıldı. Onbinlerce kişinin yaşadığı Aliağa ilçesi adeta uçurumun kıyısından döndü. Türkiye’nin en önemli petrokimya işletmesi olan PETKİM’de çok ciddi bir tehlike atlatıldı. Basına ve kamuoyuna yansımayan tehlike, o derece ciddiydi ki onbinlerce kişinin yaşadığı Aliağa ilçesi adeta uçurumun kıyısından döndü. Geçtiğimiz 25 Mayıs akşamında atmosfere 60 bin ton zehirli VCM gazı salınırken, küçük bir kıvılcımla bütün Aliağa’yı havaya uçuracak bir patlama ya da gazın çökmesi sonrası yaşanacak zehirlenmeler an meselesi haline geldi. Devamı:http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=11641 Hangi boyutundan ele almak gerekiyor,aklım karıştı benim.Zaten neresinden bakarsan bak tek sorumlusu var. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İran ile Suriye savunma protokolü | harbey | Dünya Siyaseti | 4 | 13-03-07 10:53 |