| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| SANTİM HESABI YAPA YAPA MEDENİYET TRENİNİ KAÇIRDIK Arkadaşlar yazıyı okuyunda sonra bana kızarsanız kızın Posta gazetesine gelen binlerce mektuba bir göz atınca, Dümen'in otuz yıldır bu dalgalı denizde boş yere dümen kırdığını fark ettim. Zira sorunlar aynıydı. Mektuplarda erkeklerin en büyük sorunu cinsel organ boyutuyken, kızlar ise 'zar' meselesine takılıp kalmışlardı. Her erkek hayatının bir bölümünde (belki de hep) penisinin boyunu bir cetvelle ölçmüştür, bunun çetelesini, grafik olarak da değerlendirmiştir. Ama Dümen'e gelen mektuplara göre artık kızlar da konuya el atmış. Örneğin bir arkadaş; Santim hesabı "Sevgili Haydar abi. Ortaokul öğrencisi beş kızız. Bir erkeğin penisinin uzunluğunun ayakkabı numarasının yarısıyla eşdeğer olduğu söyleniyor. Bu doğru mu?" diye sormuş. Haydar abi ise soruya şöyle demiş: "Eller aya, biz hâlâ yaya. Daha önünüzde uzun yıllar var. Bu işlerle uğraşmayın." Eskiden erkeklerin boyut konusundaki tedirginlikleri şimdi farklı bir noktaya gitmiş. Günümüz erkekleri büyüklükten şikâyetçi: "Sorunum biraz trajikomik. Penis boyum 24 santim yani biraz büyük. Operasyonla düzeltilme imkânı var mı?" Başka bir arkadaşın ise derdi başka: "Sorunum penisimin uzunluğu. Ereksiyona uğradığında çok uzun oluyor. Sevgilimin penisimden korkmasından dolayı ilişkiye giremiyoruz. Ameliyatla kısalır mı?" Tabii yine de ufaklığı sorun edenler var: Nişanlımla kendimizi kaybederek ilişkiye girdik. Kızlık zarı bozulmasın diye ters ilişki yaptık. Şimdi sorum şu, çocuğum olur mu? Merhaba, eşimle haftada iki veya üç kez seviştiğimizde çocukların ikiz ya da üçüz olma ihtimali artıyor mu? Haydar bey, ben günde en az üç kez ilişkiye giriyorum. Bunun bana ve kız arkadaşıma bir zararı olur mu? Öğrenmek istiyorum. 20 yaşında bir gencim. Bayanların vajinasında iki delik var olduğunu okudum. Biri idrar biri penisin gireceği delik. Peki, biz bunları cinsel ilişki sırasında nasıl ayırt edebileceğiz? (Dümen, bu gibi soruları genelde şöyle yanıtlıyor: 'Cinsel organınızı bırakın o kendi yolunu bulur.) 20 yaşında bir gencim. İlk ilişkim için geneleve gittim ama hedefe ulaşamadım. O günden beri erkeklere ilgi duymaya başladım. Yoksa eşcinsel mi olacağım? Yalvarırım yardım edin bana. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=163241 |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| ayın ugurozaltn, cinselliği kişi ergenliğe girince en üst düzeyde hisseder. bu biyolojık bir gerçektir. bunun duygusal yönüde vardır. yazdıklarınız insanların cinselliğe pekte ahlaki kaygılar taşımadan yaklaştıklarının bir ispatı. bu aysbergin görüneni! 'İNSANLAR GERÇEKTEN BİRBİRİNİ SEVSE, AŞIK OLSA, HAYATI PAYLAŞMAK TASASI İLE İLİŞKİYE GİRMİŞ OLSALAR, VE HATTA HOŞLANIP, ŞEVHET DUYUP SEVİŞSELER ALLAH HİÇ ZİNAYI HARAM EDERMİYDİ' bakış açısının haklılığını gösteriyor. zaten bu konularda samimi olanlar evlenirler. tabi günümüz şartlarındada bunların haram yolu, helal yolu ile karşılandığı tartışılır. yani haramların mı önü açık, yoksa helallerin mi önü açık. türkiyede neden bilim adamı yetişmiyorun başka etkilerinden biride budur! |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Türkiye´de bilimadami yetismemesinin en önemli nedenini sayin ugurözaltin da listedeki yakinmalarla vermis. Saglikli, bilimsel cinsel egitim verilmeyen ve cinselligin dinsel yasaklar liste basi oldugu toplumlarda, insanlarin aklilari fikirleri santim hesaplarina takilip kalacaktir. Böyle yetisen bir ögrencinin egitim sürecini ne denli sakat gecireceginden kuskunuz olmasin. Bunun sonucu olarak, bakanlarimiz, mecliste kadin memurlarin uzun etegin altindan görünen ayaklarina takilir durur iste. Ülke sorunlari dursun varsin. Cocukluklarindan bu yana cözemedikleri sorunlarin daha önemli oldugunu böylece görüyoruz. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| her iki arkadaşım da hedefi tam 12 den vurmuşlar, çok teşekkürler sevgi kalptedir yani göğüs hizasında peki cinsellik ve mide nerdedir göbek ve altı işte aklını göbek üstüne çıkaramamış toplumlarda maalesef SEVGİ yetişmiyor. sevginin yetişmediği toplumlarda HAYDAR DÜMEN gibi kişiler 30 yıl haybeye kürek çekerler cinsellik tabusu kırılmadıkça da ziplenmiş cinsel duygular insanlara her türlü tuhaflığı yaptıracaktır |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Alıntı:
Göbek üstü sorununun cözülmesi, yani sevginin ortaya cikabilmesi icin, cinsel sorunlarin gercekten öncelikle cözülmesi gereken ciddi bir konu oldugu anlasiliyor. Ama bu egitim; genci, capitlara sarip sarmalamadan, cinsel pehrize sokarak degil, egiterek, dirimsel enerjisini saptirarak degil, yasatarak, üretken kilarak, ögreterek, cinselligi tabulastirmadan egiterek olmali. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| bir başka açıdanda: parasal sosyal destek sağlayıp (zekat gibi birşey) evliliğin kolaylaştırlıp, herkesin kabul ettiği cinsel ahlak değerleri çerçevesinde yaşayıp, cinselliğin tabu olmaktan çıkması lazım. o yüzden mecburi 11 yıl eğitim öğretim olduğundada okulmu, yani cinselliği haram olarak yaşamak, yada okulu dışarıdan okuyup helal evlilikmi, çelişkisini git gide artıracaktır! ama şundan eminim şimdiki gençlik cinsel olarak bilinmesi gerekenleri biliyor. olanlar insanların zihniyet bozulması! ulubatli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-12-05 17:07 . |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| sayın ulubatlı cinsellik tabusu kırılmalı da bir de evlilik tabusu o daha da berbat, o nasıl kırılacak ? evlilik iki seven kişinin yaşamını dürüstçe birleştirmesidir, gerisi ise ıvır zıvırdır ama o ıvır zıvırlar öyle putlaştırılmış ki, evlilik ya bir borç batağı, ya dolandırıcılık kisvesi yada servet avcılığı halini almış zihniyet bozuklukları ruhsaldır, psikolojiktir yani bizim okullarda en dandik gördüğümüz derstir eyvah eyvah eyvah |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Kapitalizmin bulusu olan ve dinlere sokusturulmus evlilik tabusu, toplumun egitim ve refah düzeyine paralel olarak kirilacak, yerini gercek birliktelikler alacaktir. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş, "47 ilde bin 33 gençle" konuşarak yapılan araştırmanın sonuçlarını açıkladı:. "Türk insanının aklına 'bilim adamı' deyince Zekeriya Beyaz geliyor. Az okuyan, çok televizyon seyreden, hayatında sadece müzik olan bir gençlikle karşı karşıyayız. 'Bilim' denilince gözlerinde canlanan görüntü ise ciddi, asık suratlı, orta yaşlı bir erkek..." "Türk genci bilime vakit ayırmıyor... İnsanlara, yatıra gidip tükürükle taşı yapıştırmak yerine, taşı işlemeyi öğretmeliyiz. Tüp bebek yapıp, yatıra 'çok şükür' diyorlar. Tüp bebek bilim değil mi?" http://www.sabah.com.tr/gnd101.html |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| maalesef geleceğimizi emanet edeceğimiz gençliğimizin hali bunu kimler nasıl sağladı acaba? __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|