| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Bilindiği üzere, Kutsal adledilen kitaplarda Nuh Tufanı'ndan bahsedilmekte. Öncelikle bu tufanı Kur'an-ı Kerim'den tanıdık. Fakat aynı öykü aslında daha da ayıntılı şekilde yüzyıllarca önce Tevrat'ta da yazılıydı. Fakat, zaten bu öykü Tevrat'dan alındığı için ortada bir sorun yoktu. Fakat bir de Sümerler'in Gılgamış Destanı var ki, tartışılmaz gerçek; burada anlatılan tufan efsanesi neredeyse birebir aynı. Fakat bunu yapanlar Tanrı değil, Tanrılar. Gılgamış destanında da Nuh Tufanı hikayesinde de, üstü kapalı bir gemi yapım emri veriyor tanrı. Bu gemiyi "ziftle" diyor, Her ikisinde de... Her iki gemide de hayvanlar mevcut. Her iki tufan da günler sürüyor. Her iki tufanda da, baş karakter, yerlerin kuruyup kurumadığını anlamak için dışarıya kuş gönderiyor. Yani kesinlikle iki öykünün kaynağı aynı. Gılgamış'ın M.Ö 2000'li yıllarda yazıldığı söylenirken, Tevrat'ın bu öyküyü içeren Genesis (Yaratılış) kısmı ise, M.Ö 400'lü yıllarda yazıldığı söylenmekte. Şimdi sizlere konuyu daha derin inceleme imkanı sunması açısından Gılgamış destanının Tufan bölümü ile, Tevrat'taki Nuh Tufanı'nı ve Kuran'daki Tufan ayetlerini sunuyorum. Ekler kısmından, Tufan.zip dosyasını indirin ve içinde 3 adet dosya bulacaksınız, Gılgamış, Tevrat ve Kuran'daki Tufan hikayesi. Bunları görüntüleyebilmek için Bilgisayarınızda Acrobat Reader Programı olmalı (muhtemelen vardır) Eğer yoksa şu adresten indirebilirsiniz: http://ardownload.adobe.com/pub/adob...M_enu_full.exe __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #2 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Eğer Acrobat Reader'ınız yoksa ve yüklemek için de uğraşamam diyorsanız, MS Word formatında yüklüyorum aynı dosyaları: __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Cok nefis ve cok yararli bir calisma sayin Türker. Tüm arkadaslara konuyu incelemelrini öneririm; zira cok zevkli bir calisma ve karsilastirma olanagi veriyor insana. Ilk gencligimde, tarih kitaplarinda Gilgamis destaninin tabletlerinin henüz aydinlanmadigi icin o dönemlerin bilinmedigini yazardi. Nuh tufani üzerine elimizdeki bilgiler yalnizca kutsal kitaplardan ibaretti. Sonunda tabletler cözülüp, tevratin´da türkce bicmi piyasaya cikinca dinsel bilgilerin kaynaklarina da ulasmis olduk. Iste bu calismalari ortacag avrupasi 1550 yillarinda yapmis, 1570 te, Ingiliz Krali III Henry, papaliga yazdigi mektupta: "matbaanin kulanimindan sonra halkin kendi dili ile dinin gereklerini ve icaplarini ögrendigi icin, artik halktan elinizi cekmeniz gerekmektedir. Halktan para toplamayacaksiniz...".demistir. Daha sonra bu mektubun etkileri tüm avrupaya yayildiginda Frasa-st BArstel´de katolikler 60.000 insani bir gecede yakmislar, krallar, kiliseye karsi fransiz devrimine dek savasmislardir. Bunlari neden söylüyorum? Aydinlanma dönemi sert ve acimasizdir. Biz daha Nuh tufanini cesitli kaynaklardan karsilastirmali ögrenmege adim attik. Yani, matbaanin nimetlerinden yararlaniyoruz nihayet:-) Düsünce sahibi olmamiz icin de epeyce bilgi sahibi olmamiz gerektigi bir gercektir. saygilar. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #4 | |||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Alıntı:
Belirttiğiniz gibi, insan büyük bir keyifle araştırıyor, 3 kaynak da elimizin altında olduğuna göre... Alıntı:
Saygılar... __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) | ||
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Güzel bir saptama sayin Türker. Ortacagdaki matbanin gücünün yerini bu gün gercekten de internet daha etkin bicimde aldi. Daha aktif, daha hizli, daha canli, daha yalansiz(yalana ramen!) ama karsilastirmali. Bunun, toplumsal gelisim sürecini kisaltacagina ben de inaniyorum. Zaten, bilimsel devrimlere paralel ilerleyen toplumsal gelismeleri aritmetik degil, geometrik artisla degerlendirdigimizde karsimiza cikacak yeniliklerin cok uzak olmadigi inancindayim. Belkide dünyadaki bunca ani karisiklign nedenlerinden biri de bu hizli degisime baglayabiliriz. saygilar saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #6 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Çok Haklısınız Sayın Canugur. Bununla birlikte, hikayenin en detaylı şekilde Gılgamış Destanı'nda, daha az detaylı şekilde Tevrat'ta ve en yüzeysel şekilde de Kuran'da anlatılması birilerinin aklında kıvılcım yaratmalı diye düşünüyorum. Saygılar... __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #7 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| http://www.gizlitarih.com/index.php?e=239 ' den alıntıdır. Alıntı:
Esasında aradığım bu değildi. Dinler Tarihinde doktora yapan çok değerli bir dostumla yaptığımız sohbetlerde bana Nuh Tufanı'nın bütün toplumlarda ortak olduğunu aborgin efsanelerinde dahi nuh tufanının olduğunu söylüyordu. İnternetten bu bilgiye uğraşmaya uğraştım. Kütüphanemdeki Dinler tarihiyle ilgili eserleri analiz ettim ama maalesef aborjinlerle ilgili kısmı bulamadım. Yalnız yukardaki alıntıda Nuh Tufanı hakkında benim aradığımdan daha geniş bir yelpazeye rastladım. Yapılan izahat da tam benim ortaya koymayı düşündüğüm fikirleri kapsıyor. Sadece sümer ve tevrat'a bakarsanız bir takım evhamlara kapılabilirsiniz. Ama bu geniş çerçeveye baktığınızda İnsanlığın bütün dinlerinin tek bir dinden türediğini anlarsınız. Ayrıntıların azalmasını ise hikaye etmeyle ilgilidir. Size bir öneri, herhangibir kitabevine gidin. Müslümanlar tarafından yazılmış bir nuh tufanı kitabı isteyin. Orada hikaye edilen olaylarda ayrıntı nasıl olurmuş görebilirsiniz. Tevrattaki metine bakarsanız, ordaki üslubun köy vaizi seviyesinde olduğunu görürsünüz. Sümerde ise aynı hikayeyi kendi tanrı inanışlarına uydurmuşlar. Dikkat ederseniz promotheus ' yi hatırlatan öğelerde var. | |
| #8 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Sayın Hancı, söylediklerinizi araştıracağım. Fakat bir de şöyle bir durum var ki, zaten, insanlık aynı kökten (bölgeden) çıktığı için ve bu efsane de çok eskilere dayandığından çeşitli toplumlarda da olması pek yadıganmamalı belki de. Verdiğiniz linke bir gözattım. Diğer milletlerdeki efsanelerden bahsedilmekte, fakat dikkat ederseniz hiçbiri gılgamış - tevrat - kuran üçlüsü kadar birbirine benzer değil. Ayrıca, şu unsura da dikkat çekmek istiyorum, eğer tüm bunlar bir din tebliğinde anlatılmışsa neden bu efsane çoğu ayrıntısıyla korunurken, "dinsel unsurlar tamamıyla farklı?" Bu bence basit bir `sapkınlık`la izah edilemez. . İlk insan Allah'ın elçisiyse ve Tüm uluslara bu peygamberler gönderilmiş ve aynı şey anlatılmışsa, önce inanıp sonra neden sapkınlığa düşülmüş? . Dini terketmek, tabuları yıkmak o kadar kolay mı? Tüm bu soruları derin derin düşünmek gerekli kanısındayım. Saygılarımla. __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-12-05 18:03 . |
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Alıntı:
Bunu dahi hesaplamadan insanlarin gözleri boyanmak isteniyor gib:-) Eger gecmis tek din ise, cok tanrili dinler, dinlerin cikis ve elisim sürecine de ters düsüyor. Nedense, insanlik tarihini yavas yavas bir yere birakip, insanligin var olus tarihinin tümünü islamlastirma gayreti gibi bir tutum görünüyor. Adem denen efsanevi erkegin llk peygamber olusu, isa dönemindeki arap düsünenleri ya da kahramanlarinin inatla islam olduklari iddialari almis yürümüs. Nuh sorununa gelince sayin hanci zaman kavamini unutmus olmali. Gilgamis tabletlerindeki nuh anlatimi, gilgamis tarihinde ise kesinlikle bilinmeyen en eski tarihlerde oldugu kazinmis, ki olayin taslara kazinma tarihi 5000 yila dayaniyor sanirim. 1400 yil önceki anlatimin ise daha arabesk olacagi muhtemeldir. Bu bilgilerin, yakilan Iskenderiye kütüphanesinde oldugunu da düsünürsek, nuhun kutsal kitaba süselenerek girmesi sasilacak bir sey olmasa gerek. Kaldi ki dünyanin ancak yasanilan bölge kadar büyük oldugu sanilan bir cagda, binlerce yil önce iki nehrin tasmasiyla ortaya cikan bir sel olayinin, dinlere kaynak edilerek insanlik tarihinin basini bunca agritmasi sasilacak denli aptalca bir inanc tutkunlugundan baska ne olabilir demekten kendimi alamiyorum artik. Bir cocugun dahi böyle bir efsaneye akil mantigi ile baktigi bir cagda, Nuh olayinin hala dinsel icerige dönüstürülme cabasi, inanc adina artik elde avucta hic bir malzeme kalmadiginin göstergesi degil de nedir? Nuh hikayesinin kutsal kitapta daha süslü ve detayli anlatmasi neyi degisitirir. Dünyanin her yerini de kapsamis olsa, kurandan en az 2500 yil once taslara kazinmis olan efsanenin kutsal kitaba yerlestirilmesi neyi kanitlar? Soruyu ortaya atanlar bunu hic düsünmüsler midir acaba? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-12-05 10:39 . | |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Bakın Mevlana Nuh kıssasından ne anlamış ? NUH CAN, GEMİ BEDEN Bu beden, canin otagidir; yahut da Nuh'un gemisine benzer. [II, 456] Iste Hak eri, Nuh'un gemisi gibidir. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Tanrı Üzerine | Antioksidan | Arşiv | 8 | 19-10-05 17:05 |
| Bayram değil, seyran değil... | ibra | Arşiv | 2 | 15-08-05 13:19 |