"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski18-06-07, 18:06  #1
ahmetseyit
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 575
Doğunun yıldızı Yüzü ay gibi parlayan Mehdi (a.s) Görevdemi.



Kuranın ve hadislerin işaret ettiği Muharef dahi olsalar semavi dinlerin dünya için beklediği kiyamet ne kadar yakın.
Doğunun yıldızı mehdi (as) çıktımı Bazı alimlerin ebcet hesabıyla 27 yıldır görevde diye hesapladıkları.
Döneminde boluk ve bereketin büyük ölçüde yaşanacağı.
Methi (as) ve Hıristiyan alemininde beklediği ve mehdi (as)ile buluşacağı söylenen Mesih(Hz İsa) Geldilermi biz o zamanımı yaşıyoruz.
Kıyamet savaşını kim çıkartır.
Bu konuda bilgisi ve birikimi olanlardan ve lütfen inanalardan bilgi paylaşımı ve karşılıklı istişere rica ediyorum.
Bu meselelere inanmayanlar lütfen buraya herhangi bir cevap yazmasınlar.
__________________
Artık yeni şeyler söylemek lazım.(mevlana c.rumi)

ahmetseyit Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-08-07 09:40 .
ahmetseyit is offline  
Eski18-06-07, 18:26  #2
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Öncellikle methi değil mehdi olarak düzletme gereği duydum.

Mehdi ve hz.İsa olaylarında değişik aşamalar geçirdim.Gelenekçi medrese eğitiminden geçerken ikisini de nerdeyse islamın bir şartı olarak görüyor ve bunları kabul etmeyenleri kafir olarak niteliyordum.

Sonra ilahiyat fakültelerinde değişik bakış açılarını öğrendikten sonra tam bir red havasına girdim.Çünkü bu konu ile ilgili hadisler birebirlerini tutmuyor ve onrlar hakkında olduğu düşünilen ayetlerde de bayağı bir zorlama görüyordum.

Ama burada biraz daha da geniş bakış açılarını yakaladığımı düşünüyorum.Şuan gelecek veya gelmeyecek gibi kesin yargılarla konuşmak istemiyorum.

Bu aslında sosyal bir ilahi kanun. Toplumlar büzülür büzülür ve son noktaya gelince büyük patlama olur buna da Allah birini veya birilerini vesile kılar. Bu konu istismara açık ve benim derdim mehdi meselesinin tarihte olduğu gibi bugün de bir takım fırsatçı ve cahillerin ekmek kapısı haline gelmesini önlemek
özedönüş is offline  
Eski18-06-07, 22:47  #3
ahmetseyit
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 575

düzeltmeyi hatırlattığınız için teşekkürler.
Ancak bu konudaki hadisişeriflerin birbirinden çok farklı olduğunu söylemek pek kabül edilir türden değil.
Farklı insanların rivayetlerinden kaynaklanan bazı farklar olabilir ancak anlatılmak istenen sonuç farklı değil.
__________________
Artık yeni şeyler söylemek lazım.(mevlana c.rumi)
ahmetseyit is offline  
Eski18-06-07, 23:49  #4
ReMaT
Genel Moderatör
 
ReMaT'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,857

Ben mehdi falan geleceğine inanmıyorum,Kur'an 'da yazmayan birşeyi kesin inanılması gereken birşey gibi lanse ediyorlar,mesela birçok kımat alameti de uyduruldu,bu da ona bir örnek bence.
__________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz"
Uğur Mumcu..
ReMaT is offline  
Eski19-06-07, 14:11  #5
ahmetseyit
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 575

Arkadaşlar bakıyorumda bu konudaki fikirlerinizde diğerleri gibi nafile.
Eğer bu ülkenin okur yazarı diye kendimize diyorsak vay halimize.

Özellikle bu konu hakkında bilgilenmek istediğimi ve benim için önemini belirtmiştim.

Sadece bu konuyu bilen ve inananların düşüncesini almak istemiştim.

Peki bu şekilde konuşabilirmiyiz?

birbirimizle dalga geçerek.

Sizin hakkınızda ne düşünmemi bekliyorsunuz? Ama tabi bunun sizin için ne önemi var.
Önemli olan gırgır şamata.

Yarabbi beni ve tüm inananları esirge yardımını ve rahmetini üzerimizden eksik etme.
Yoldan çıkmışlara yardım et onları ıslah eyle ıslah olmayacaklarsa kahhar ismi şerifinle kahr-u perişan eyle.AMİN
__________________
Artık yeni şeyler söylemek lazım.(mevlana c.rumi)
ahmetseyit is offline  
Eski19-06-07, 15:16  #6
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Alıntı:
Sayın ahmetseyit şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bu konuda bilgisi ve birikimi olanlardan ve lütfen inanalardan bilgi paylaşımı ve karşılıklı istişere rica ediyorum.
Bu meselelere inanmayanlar lütfen buraya herhangi bir cevap yazmasınlar.
Sayın Ahmetseyit

Bu konuda inanmayanlarınyorum yapmammaları temenniniz vardı.Eğer o şekil devam edilseydi belki bişeyler konuşacaktık.
özedönüş is offline  
Eski19-06-07, 15:22  #7
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Alıntı:
Sayın ahmetseyit şöyle demiş:

Mesajı Göster
düzeltmeyi hatırlattığınız için teşekkürler.
Ancak bu konudaki hadisişeriflerin birbirinden çok farklı olduğunu söylemek pek kabül edilir türden değil.
Farklı insanların rivayetlerinden kaynaklanan bazı farklar olabilir ancak anlatılmak istenen sonuç farklı değil.
Bu arad başlık hala mehdi yerne methi.Modlar bunu hz.mehdi olarak düzeltebiirler.

Sayın Ahmetseyit

Mehdi ve Mesih meselesi tarih boyunca bazı açıkgözlerin ekmek kapısı olarak devam edegelmiştir.Ben evet veya hayır demediğimi söyledim bu konu hakkında..

Mehdi ile ilgili hadisler mütevatir değildir.Yani varlığı kesin olan hadislerden oluşmuyorlar.Mehdi inancı kesin bir inanç unsuru/ögesi değildir. Kur'an'da yoktur. Hadislerde geçen de yoruma bağlıdır; her zaman bize rehberlik edecek iyi insanlar anlamına da gelir. O'nun geleceğine inanmayan da müslümandır. Mesela İbn Haldun Mehdi ile ilgili hadislerin kesin dini bilgi kaynağı olacak nitelikte bulunmadığını ileri sürmüştür. Geleceğine inananlara göre de vakti belli değildir.

Bir kurtarıcı beklentisi hep olagelmiştir; sebebi de acizlik, zaaf, himmeti ve hizmeti başkasından bekleme psikolojisidir. Fatih İstanbul'u fethederken Mehdi beklemiyordu, bu vazifenin kendisine ait olduğuna inanıyor ve gerekeni yapıyordu. Bir küçük İsrail karşısında darmadağınık hale gelen bugünkü müslümanlar ise akıl, imkan ve güçlerini bir araya getirecek, Allah'ın verdiği imkanları sonuna kadar kullanacak yerde oturup Mehdi bekliyor, gelişinin yaklaştığına dair alametler arayıp bularak avunuyorlar.
özedönüş is offline  
Eski19-06-07, 15:33  #8
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

Mehdi gelecek iddiasında olan hemen herkes, kendini bir şekilde mehdi ilan etmiştir. Böyle değilse, müritleri şeyhlerini mehdi ilan etmiştir diğer vakalarda hep.. Bu da meseleyi anlamayı kolaylaştırır.

Bu açıdan, kişiler işlerine gelecek şekilde bir mehdi tanımı vs. yapmaktan hiç çekinmezler.. Örneğin Said-i kürdi'nin mehdi tanımı, her asırda bir mehdi yollanması şeklindedir.. Ve kendinin mehdi olduğunu ima eden pek çok atıflarda bulunur.. Mesela, şöyle bir şey söyler:

İmam Rabbânî'nin Mektubât kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefeül ederek açtım. Acâip-. tendir ki, bütün Mektûbât'mda yalnız iki yerde Bediüzzaman lafzı var. O iki mektup bana birden açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektupların başında "Mirza Bediüzzaman'a Mektup" diye yazılı olarak gördüm. "Fesübhanallah" dedim. "Bu bana hitap ediyor." O zaman eski Said'in bir lakabı Bediüzzaman di.

Rabbani, o devrin mehdisidir, bu devrin mehdisine seslenmektedir..
anibal is offline  
Eski02-08-07, 09:57  #9
ahmetseyit
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 575

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
Mehdi gelecek iddiasında olan hemen herkes, kendini bir şekilde mehdi ilan etmiştir. Böyle değilse, müritleri şeyhlerini mehdi ilan etmiştir diğer vakalarda hep.. Bu da meseleyi anlamayı kolaylaştırır.

Bu açıdan, kişiler işlerine gelecek şekilde bir mehdi tanımı vs. yapmaktan hiç çekinmezler.. Örneğin Said-i kürdi'nin mehdi tanımı, her asırda bir mehdi yollanması şeklindedir.. Ve kendinin mehdi olduğunu ima eden pek çok atıflarda bulunur.. Mesela, şöyle bir şey söyler:

İmam Rabbânî'nin Mektubât kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefeül ederek açtım. Acâip-. tendir ki, bütün Mektûbât'mda yalnız iki yerde Bediüzzaman lafzı var. O iki mektup bana birden açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektupların başında "Mirza Bediüzzaman'a Mektup" diye yazılı olarak gördüm. "Fesübhanallah" dedim. "Bu bana hitap ediyor." O zaman eski Said'in bir lakabı Bediüzzaman di.

Rabbani, o devrin mehdisidir, bu devrin mehdisine seslenmektedir..
Evet haklısınız İslam tarihi boyunca Hz Hüseyin'in katlinden bu yana çoğu ulemaya ve lidere bu sıfat yakıştırılmış ama Saidi kürdi haricinde kimsede evet ben oyum dememiştir.Hatta Saidi kürdi'de daha sonra bu iddasından vaz geçmiş diye biliyorum.
Ama bütün bunlar yaşanmış diye bu hakikatı yok sayamayız.Hatta bu devri idrak edenler için iki tercih var ya Mehdi as tarafında olmak yada karşısında olmak.Bu sebeple müslümanlar tarih boyunca bu konu üzerine çok büyük bir ciddiyetle durmuşlardır.
Ayrıca alametlerin bu kadar açık olduğu bir tarih daha yaşanmamıştır.
Bu konuya kafa yormak vede iyi anlamak her müslümanın temel vazifelerindendir diye düşünüyorum.
__________________
Artık yeni şeyler söylemek lazım.(mevlana c.rumi)
ahmetseyit is offline  
Eski08-08-07, 16:22  #10
Yusufi
Ayrıldı
 
Yusufi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Ülke / Şehir: Istanbul
Mesajlar: 786

Bu konu hakkında naçizane fikirlerimi sunmak isterim. Kesin biliyorum vs... diye değil elbet.

Kuranda her canlı ölümü tadacaktır demekte. Ancak Hz. İsa (a.s) ölümü tatmamıştır. Allah O'nu kendi katına yükseltmiştir. Bu da O'nun tekrar gelme ihtimalini doğurmakta. Bilmem ne kadar doğru düşünüyorum.

Ama diğer taraftan, O ALLAH...
İsterse Kıyamet gününde ölümü tattırır Hz İsa(a.s)'a ama neden beklesin ki? Neden kendi katına yükseltti? Öldürmedi? Ölüm sadece bir keredir. Bir amacı vardır. Yeniden dirilmeyi gösterir.

Kaldı ki Hz İsa (a.s) bebekken dile geldi bildiğiniz gibi. Sözlerinin içinde "doğduğum günde, öleceğim günde, tekrar dirileceğim günde bana selam olsun" demiştir.
Doğduğu açık. Ölümü daha değil. Dirilmesi kıyamet.
Sizce de açıklıklar yok mu bu konuda.


Kıyamet ile ilgili bir şey öğrenmiştim aktarmak isterim.

Kuranda "Kamer" süresi vardır. Kamer, AY demektir. Yani AY SÜRESİ.
Kamer suresinin 1. ayetinde derki:
"Kıyamet saati yaklaşmıştır, ay yarılmıştır."

Bu ayetten sonra Kuran-ı Kerim'de 1389 ayet kalmakta.
1389, miladi takvime göre 1969'a tekabül etmekte. 1969 ise Ay'a çıkılma tarihidir.

Yarılma olayına gelince. Yarılmak, arapçada ŞAKKA olarak geçer. Bu da "kazma, eşeleme" anlamlarında da kullanılır. 1969'da Ay'a çıkıldı, Ay kazıldı eşelendi toprak alınıp dünyaya gelindi. Dolayısı ile bu bize çok büyük bir işarettir. Anlayana tabi...


Hz İsa(a.s)'ın dünyaya tekrar gelip 40 yıl ömür sürmesi meselesi vardır biz kendimizi bildik bileli. Neden?


Hıristiyan ve Müslümanları birleştireceği söylenir. Bu neden olmasın diyor insan. Çünkü, Hıristiyanların Teslis inancı dışındaki tüm ahlâki ve toplumsal değerlerleri bizimkiler ile aynıdır. Zira, Hz İsa(a.s)'a Tanrı demeleri ayrı bir mevzu tabi.

Birleşmemiz çok önemli, istememki bu kadar büyük çoğunluk bir anda cehenneme gitsin


Diğer taraftan Hıristiyan ve Müslümanları birleştirme olayında anlamadığım ve nedendir dediğim bir durum daha var. Hz İsa (a.s) eğer gelip bu iki dini birleştirecek ise, birleşmeden önce ölenler ve bunu görmesi kısmet olmayanlar ne olacak? Onlara bir haksızlık değil midir?


Dinler arası dialog olayı bununla bağlantılı olabilir. Mesela düşünsenize, PAPA MÜSLÜMAN OLMUŞ. Bütün hıristiyan alemi darmaduman olur din konusunda. İslama zaten avrupada çok ciddi bir akım var.


Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzerine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)


Yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Bu cümlenin Arapça karşılığı şu şekildedir:
"... ve in min ehlil kitabi illa leyüminenne bihi kable mevtihi"
Burada bazı tefsirciler "o" zamirinin Hz. İsa yerine Kuran'a baktığını düşünmüşler ve ayete Kitap Ehlinin ölmeden Kuran'a iman edeceği şeklinde bir yorum yapmışlardır.

Oysa bu ayet öncesindeki iki ayette de "o" zamiri tartışmasız bir biçimde Hz. İsa için kullanılmıştır:

Nisa Suresi, 157. ayet:
Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.

Nisa Suresi, 158. ayet:
Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu şekilde

Şimdi devam edelim.

Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

Bu ayette Hz. İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne dönüşü haber verilmektedir. Çünkü Hz. İsa, Kuran'ın indirilişinden yaklaşık altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği anlam, Hz. İsa'nın, ahir zamanda, yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)


Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun..." (Maide Suresi, 110)


Her iki ayette de geçen "kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kuran'a işaret ettiğini görürüz. Ayetlerde Tevrat ve İncil dışında gönderilen son hak kitabın Kuran olduğu bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, yine Kuran'ın bir başka ayetinde, Al-i İmran Suresi 3. ayette, "kitap" kelimesi, İncil ve Tevrat'ın yanında Kuran'ı ifade etmek için kullanılmıştır:


Kitap kelimesi farklı ayetlerde KURAN olarak kullanılmaktadır.

Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik. (Bakara Suresi, 151)



Hadislere bakalım.

Kırk (40) yıl Allah'ın Kitab'ı ve benim sünnetimle hükmeder, vefat eder. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 92)

Bu ifadeden de açık olarak anlaşıldığı gibi Hz. İsa yeniden yeryüzüne geldiğinde, Kuran'da yer alan hükümler ile hükmedecek, Hz. Muhammed (sav)'in sünnetini devam ettirecektir. Bu da ayetlerdeki manaya tam olarak uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)

Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cüc'ün çıkması, Güneş'in batıdan doğması, Hz. İsa'nın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde aktarıldığı üzere, haktır, olacaktır. (Ebu Hanife, Nu'man b. Sabit (150/767), Fıkh-ı Ekber, Çeviren: H. Basri Çantay, Ankara, 1982)


Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek... (Sahih-i Müslim, Bir Şerhin-Nevevi, Cilt II, s. 192; Kitab-ul İman, Bab-u Nuzül-i İsa İbn-i Meryem, Kenzul Ummal, 14/332)

Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır... (Ebu Hureyre ra / Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242 (155); Ebu Davud, Melahim 14 (4324); Tirmizi, Fiten 54 (2234)


Onunla (Hz.İsa ile) benim aramda hiçbir peygamber yoktur. O (Hz.İsa) şüphesiz inecektir. Onu gördüğünüz zaman tanıyın! O, orta boylu, beyaza çalar kırmızı renktedir. Sarıya boyalı iki elbise içinde olacak. Yağmur yağmasa da saçından su damlayacaktır. İslam için mücadele edecektir. Deccaliyeti kaldıracak, sonra yeryüzünde tam kırk sene kalacak. Sonra ölecek ve namazını Müslümanlar kılacaklardır. (Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani, 5.cilt, s.380)

Yazılanlardan anlaşılacağı üzere geleceğine dair rivayetler var. Ama ben derim ki fazla umutlanmayalım Yani bu tür şeylere meyletmek odaklanmak pek doğru değil. Hadislerin %100 gerçek olduğu belli değildir.

Ben bunları Harun Yahya'nın eserlerinden buldum.



__________________
Hoyrat Bir Rüzgâr Artık Zaman, Geriye Kalan Ancak İman...
Yusufi is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Sevgi ve aşk üzerine beğendiğim şiirler petricli Ustalardan Seçkiler 667 12-01-08 14:24


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:08.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz