"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
| #1 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309
| V.Wolf, hayatına intihar ederek son vermişti.. Syvia Plath de.. yanılmıyorsam Wolf un sözüydü; "İntihar edenler bir seylere son verebilmenin kararlılığı ve hazzıyla giderler, ancak eceliyle(!) ölenler hep bir seyleri yetiştirememenin üzüntüsüyle hayata veda ederler" İntihar hakkında ne düşünüyorsunuz, Yaşamak da bir çeşit intihar mıdır yoksa intihar edenler manyak mıdır? Manyaksa neden edebiyatcılar ve düşünürler arasında bu tür olaylar daha fazla? Bir dipnot gibi hep çizgi altında kalmışsa hayatınız, yine altlarda yaşamaya devam etmek mi yoksa? portia Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-12-05 23:08 . |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 199
| İntihar bulanım sonucu gelen bir eylemdir.Başarılı aydınlara baktığımızda yaşamlarının çok entrikalı olduğunu görürüz ve bence intihar etmeleri bundandır. |
| #3 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309
| Entrikadan kastınız nedir? |
| #4 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309
| İntihar ve edebiyatcıların baglantısını, şair hassasiyeti diye yorumlamıstı okudugum bir yazı, devamı ise şöyleydi; "Yaşamak bir zindan olunca galiba yalnızca ölüm kapısı açık kalıyor; duvarlaşmaya tepki... kişinin bile isteyerek ölümü seçmesi cesurluk doğrusu. Bir de sanatçı hassasiyeti var, başkalarının sıradan bildiği şeylerin aslında sıradan olmadığının farkına varması. Bu süreç sanatçıyı kendi oluşunu sorgulamaya götürüyor. Sonuçta vadeli bir hayatı yaşıyorsunuz, ölümsüz değilsiniz. Ruhumuzu azat etmeniz, onu bedenden kendi iradenizle ayırmanız sonucu değiştirmiyor. O muhteşem dönüşüme yine katılıyorsunuz." Bir intihardır yaşamak Kaybolmuşluklarda Kaybetmişliklerde. Çaresizliğin kolları arasında Bir o yana, bir bu yana Dans etmek ise yaşamak Evet Bir intihardır yaşamak... |
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,515
| Yani şimdi, geceyarısı, dışarda da usul usul yağarken kar...intihar'ı mı konuşacağız.! Aslında bir dönem intihar olgusunu da araştırmaya çalışmıştım. Hiç unutmuyorum-aslında şimdi aklıma geldi-, bir arkadaşıma fakültedeyken "intiharın hiç bir nedeni yoktur" demiştim. O tepki göstermişti. Oysa A. Camus'nun sözüydü... Benzer tanımlamalara Dostoyevski'de de rastlamak mümkün. Belki sara hastalığının içindeki duygulanımlar... "İntihar etmek dünyaya ve insanlara inanmamak demektir." Böyle demişti Mayakovski...Ama sonunda; o da intihar etmişti. ( İşin yüzeyselliği bu. Derinliğe indiğimizde kimbilir neler çıkar karşımıza. Belki.? ) melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-12-05 23:56 . |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186
| Bir yerde okumuştum ama nerde hatırlayamıyorum. 2 tür intahar vardır diyordu: 1.Sebepli:Bir bunalım, psikolojik bir tramva..vb. sonrası 2.Sebepsiz:Hayatında hersey aslında gayet düzgün giderken(yani genelde insanların sorun ettiği türden sorunları yokken)intihar edenler. Bunlar hayatın anlamsızlığına o kadar yaklaşıyorlar ki bir noktadan sonra hayata devam etmek ölmekten daha ağır geliyormuş.Tabi bunları intihar eden birinin ağzından duymadıktan sonra ne kadar inandırıcı olur tartışılır. Ama herkesin -anlamsızlığı- ve -hiçliği- çok net duyumsadığı zamanlar olmuştur heralde. Attığınız adım bile zor gelir, konuşmak gerksiz gelir, hiçbir şey güldürmez artık sizi. Üstelik ortada bir sorun da yoktur. Tek sorun anlamsızlıktır. Ben bu ruh halini çok kısa dönemler de olsa yaşadım ama vücudun öyle bir savunma mekanizması var ki, Ölümü aklınıza getirdiğiniz anda, herşeyin anlamsızlaştığı o sınırda dibe vurmanızla beraber çarpmanın etkisiyle hızla yukarı çıkıyorsunuz. Anlamsız bir neşe ve hayat sevinciyle doluyorsunuz. Ama sanırım o sınırda bilinçli olarak uzun süre kalınsa intihar kaçınılmaz olur. |
| #7 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309
| Evet sevgili anka, manik ataklarla yüzlesir cogu zaman kişi, tabandan tavana vurduran budur.. hayatın anlamsızlaşması karsısında "savunma mekanizması" neyi savunabilir ki. İnithar kaçınılmaz olabilir diye bir sey olmasa gerek, onu kaçınılmaz kılan bir seye ihtiyac yoktur. Nokta koyup gidebilmek ya da gidememek, taabi ugruna nokta koyabiliceğiniz bir sey varsa... |
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,515
| Sevgili Anka, Tam tersine "o sınırı" olabildiğince uzatmak gerekir.Bu konuda bir kitap olması gerekli... Sanırım A. Camus'un "Edebiyatta ve Sanatta Sıkılganlar" olmalı kitabın adı. Bu konu orada işleniyor. Ölüm akla geldiğinde o an'ı mutlaka uzatmalıyız. Ölüm düşüncesini yenene kadar... |
| #9 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309
| katılmıyorum... intiharın sadece sonucunu ele alarak düşünürsek evet belki ama j.p sartre ın dediği gibi intihar bir "kaçış" değil,reddediştir |
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186
| Alıntı:
Şimdi anımsadım Camus'nun bir kitabıydı ama o değil galiba.. "Yabancı" olması lazım.. Hiçbir zaman intihara yaklaşmadım ama sadece anlamsızlık hissini çok yakından duyumsadığımı söyleyebilirim ve bu kadarı bile inanın çok ağır yani o süreyi uzatmak kolay değil. | |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Koyunlar intihar edebilirler mi? | ibra | Konu Dışı | 5 | 07-04-08 07:59 |
| Paradoks | petricli | Bilim (Genel) ve Rasyonel Bilimler | 77 | 03-04-08 15:41 |